Şehadetiyle sevenlerinin kalbine gelincik çiçekleri eken Halil Kantarcı'nın insanı yutkunduran tweetleri

İman edenler bilir ki, dinimizde şehadet mertebesinin üzerinde bir mertebe bilinmez... O sebepledir ki, bir genç öldüğünde, bir ekin toprakta değil gökte biçildiğinde mertebesinin yüzü hürmetine ağıtlar yakılmaz.
Zarifoğlu, "Adam, acı mümkün olduğu kadar kendi içine aksın diye yüzünü öne eğmişti" diyor Yaşamak'ta.

Bizim acımız kendi içimize akarken bu durum başkalarının ihanet coşkusuna, zafer sarhoşluğuna, Firavun enaniyetine meydan vermesin diye 15 Temmuz'da şehit oldu Halil Kantarcı...

Halil Abi, ki artık hepimizin abisidir, 37 yaşında FETÖ'nün kanlı darbe girişimine karşı Çengelköy'de 'savaşırken' çocukluğundan kalma bir teslimiyet şuuru ile hareket ediyordu. Külli iradeye teslimiyetti bu çünkü 28 Şubat döneminde İBDA/C terör örgütü üyesi olduğu iddiasıyla henüz 15 yaşındayken tutuklanıp cezaevine gönderilmiş ve 'genc iken ihtiyarlamak' nedir bunu orada öğrenmişti.

Halil Kantarcı'dan bize okuyup okuyup iç çektiğimiz tweetleri kaldı, belki bir idrak, bir irfan ve bir iman şuuruna sahip olmamıza, sahip isek kaybetmememize vesile olurlar...









Bugünün gazete manşetleri için tıklayın >