Sevdiğimiz şeylere dair duygularımızı sorgulayacağımız bir oyun: ‘Sen hiç ateşböceği gördün mü?’

Sen Hiç Ateşböceği Gördün mü oyunu afişi
Sen Hiç Ateşböceği Gördün mü oyunu afişi

'Bunda şaşılacak bir şey yok adettir; benim sevdiklerim çabuk ölürler'... Hayatı ve yaşadıklarımızı bizlere farklı bir pencereden sunan film tadında bir oyunla buluşturuyoruz bugün sizleri.

'Bir Demet Tiyatro', 'Otogargara', 'Sen Hiç Ateşböceği Gördün mü?', 'Bana Bir Şeyhler Oluyor' ve 'Haybeden Gerçeküstü Aşk' ... Tiyatroyu hem sahnelerine hem de evlerimize taşıyan BKM oyuncularının az ve öz tiyatro eserleridir bunlar.

Her biri orijinal hikaye her biri içerisinde edebiyatı taşır. Ama içlerinde bir oyun var ki; o hem seyircisine hem de oyuncusuna en unutulmazı yaşatmıştır.
Öyle ki oyunun başrol oyuncusu Demet Akbağ bile "Çocukluğundan yaşlanana dek tüm yaş evrelerini oynadığım bir roldü. Üstelik bunu iki saat içinde yapıyordum. Gülseren'in her oyuncunun ağzını sulandıracak bir rol olduğunu düşünüyorum." diyerek oynadığı rolden ne kadar etkilendiğini belirtmiştir.


Kuşkusuz Gülseren karakteri Akbağ'ın oynamış olduğu tüm roller içerisinde en unutulmazı en dışadönük olanıydı. Herkesin kendinden bir şeyler bulabileceği, ateşböcekleri ile bağ kurabileceği kimi zaman aslında ben böyle bir kadın olmak istiyorum diyebileceği...
Bizlere sevgiyi yansıtan sahneleri ve başarılı oyunculuk performanslarıyla 'Sen Hiç Ateşböceği Gördün Mü?' oyununun sinema filmi olma projesi de var. Umarız bu güzel eseri tıpkı 'Haybeden Gerçeküstü Aşk' gibi beyaz perdede de izleriz...

Oyunun kaleme alınma süreci

                                    
                                    
                                    
                                    
                                    Oyunun yazarı ve yönetmeni Yılmaz Erdoğan'dı. Hava Harp Akademisi'nde yaptığı askerliği sırasında yazmıştı. Oyun ilk kez 23 Ocak 1999 tarihinde İstanbul'da, Beşiktaş Kültür Merkezi oyuncuları tarafından Beşiktaş Kültür Merkezi'nde sahnelendi. Yılmaz Erdoğan oyunun ilk gösterimine, taburundan bir günlük izin alarak katıldı. Erdoğan oyunda barkovizyon gösterimi ile yayınlanan sahneler ile yer alabilmişti. Özel görüntü ve efektlerin kullanıldığı oyunun bütçesi 110 milyardı ve oyun için 2 bin 100 ateş böceği yapılmıştır.
Oyunun kaleme alınma süreci Oyunun yazarı ve yönetmeni Yılmaz Erdoğan'dı. Hava Harp Akademisi'nde yaptığı askerliği sırasında yazmıştı. Oyun ilk kez 23 Ocak 1999 tarihinde İstanbul'da, Beşiktaş Kültür Merkezi oyuncuları tarafından Beşiktaş Kültür Merkezi'nde sahnelendi. Yılmaz Erdoğan oyunun ilk gösterimine, taburundan bir günlük izin alarak katıldı. Erdoğan oyunda barkovizyon gösterimi ile yayınlanan sahneler ile yer alabilmişti. Özel görüntü ve efektlerin kullanıldığı oyunun bütçesi 110 milyardı ve oyun için 2 bin 100 ateş böceği yapılmıştır.

                                    
                                    
                                    
                                    
                                    
                                1948 yılında İstanbul'da doğan Gülseren, dört rakamlı sayıları aklından çarpabilen üstün zekalı bir kadındır. Oyun 50 yıllık bir dönemde, arka planda Türkiye'nin panoroması eşliğinde Gülseren'in hayatından kesitler sunmaktadır.
1948 yılında İstanbul'da doğan Gülseren, dört rakamlı sayıları aklından çarpabilen üstün zekalı bir kadındır. Oyun 50 yıllık bir dönemde, arka planda Türkiye'nin panoroması eşliğinde Gülseren'in hayatından kesitler sunmaktadır.

                                    
                                    
                                    
                                    
                                    
                                Hayata dokunan, size sevgiyi aktaran hatta her izleyişinizde yine yeniden ağlatan bir oyundur. Yılmaz Erdoğan'ın kaleminden dökülen bu replikler halen daha tüm içselliğini korur. Her döneme inen oyun içerisinde Gülseren'in bir dönemi ve bu dönemin bir önceki döneme oranla etkilediği yaşam biçimlerini yansıtır.
Hayata dokunan, size sevgiyi aktaran hatta her izleyişinizde yine yeniden ağlatan bir oyundur. Yılmaz Erdoğan'ın kaleminden dökülen bu replikler halen daha tüm içselliğini korur. Her döneme inen oyun içerisinde Gülseren'in bir dönemi ve bu dönemin bir önceki döneme oranla etkilediği yaşam biçimlerini yansıtır.