Türkiye'de denenen Çin aşısından iyi haber: Hızlı bağışıklık tepkisi oluşturdu

Arşiv
Arşiv

Son aşama denemeleri Türkiye’de de yapılan Çinli Sinovac şirketinin geliştirdiği CoronaVac koronavirüs aşısının hızlı bağışıklık tepkisi oluşturduğu belirtildi. Bununla birlikte, aşının COVID-19’u yenen insanlarda, hastalığa hiç yakalanmayanlara göre daha düşük seviyelerde antikor oluşumuna neden olduğu açıklandı. Ayrıca aşının buzdolabı soğukluğunda üç yıl kalabildiği belirtildi.

Çinli Sinovac tarafından geliştirilen CoronaVac adlı aşının 700 kişi üzerinde gerçekleşen birinci ve ikinci aşama klinik denemelerinde, aşının gönüllülerde hızlı bir bağışıklık tepkisine neden olduğu ve koronavirüsü etkisiz hale getirdiği belirtildi. Bununla birlikte şirket tarafından yapılan açıklamada, CoronaVac’ın COVID-19’u yenen katılımcılarda, daha önce hastalığa yakalanmayanlara göre daha az antikor ürettiği ifade edildi.

Klinik denemelerin sonuçları The Lancet adlı bilimsel dergide yayımlandı. Bununla birlikte Sinovac aşısının üçüncü aşama klinik denemeleri Türkiye, Endonezya, Brezilya ve Çin’de on binlerce katılımcıyla devam ediyor. Son aşama insan deneylerine ilişkin ara sonuçların önümüzdeki haftalarda çıkması bekleniyor.

İlginizi çekebilirAcil onay bekleniyor: Pfizer/BioNTech aşısı yüzde 95'ten fazla koruma sağladı

"4 haftada gerekli bağışıklığı sağlıyor"

Aşı çalışmalarında yer alan araştırmacılardan Zhu Fengchai, “Bulgularımız 14 gün arayla iki doz aşı alan katılımcılarda, CoronaVac’ın 4 haftada gerekli bağışıklığı sağladığını gösterdi. Bu durumun aşının acil kullanım onayı almasına yeteceğini düşünüyoruz” dedi.

İlginizi çekebilirTüm dünyayı umutlandırmıştı: COVID-19 aşısında beklenmedik durum

"Buzdolabında bozulmadan üç yıl kalabilir"

  • Bununla birlikte, CoronaVac aşısının arkasındaki bir diğer bilim insanı Gang Zeng, geliştirdikleri aşının diğer rakiplerine göre daha güçlü bir tercih olabileceğini söyledi. Aşının normal buzdolabı sıcaklığı olan 2 ile 8 santigrat derece arasında üç yıl saklanabileceğini belirten Zeng, bunun aşının dağıtımının ve gerekli teknolojik altyapıya sahip olmayan yoksul ülkelere taşınmasını oldukça kolaylaştırdığını vurguladı.