Umuda kapılarını kapatanların anahtarı ''Demir kadın hikayesi'' Neslican Tay

Neslican
Neslican

19 yaşındaki Neslican Tay'ın bacağı kesildi, üçüncü kez kansere yakalandı; ama o umudunu kaybetmedi. İşte demir kadının hayata meydan okuyan hikayesi!

Henüz 19 yaşındayken kanser olduğunu öğrenen Neslican Tay'ın, tümör nedeniyle bacağı kesildi. Hayatını, yaşadıklarını ve tedavisini sosyal medya hesabında sık sık paylaşan Neslican, üçüncü kez kansere yakalandığını duyurdu. Tek bacağıyla tüm umutsuzluklara kapılarını kapatan demir kadın Neslican, herkese umut dağıtmaya ve güçlü durmaya devam ediyor.

''Dayanabileceğimizi sandığımızdan çok daha fazlasına dayanabiliyoruz'' 

                                    ''Dayanabileceğimizi sandığımızdan çok daha fazlasına dayanabiliyoruz'' demiş Frida Kahlo... Böyle başlamıştı onun hikayesi; ''Ben hayatıma devam edeceğim. Kendime bir söz vermiştim. Tümör küçülse de büyümeye devam etse de beni asla güçsüz bırakmasına izin vermeyecektim. Hayat, yaşamak o kadar güzel ki...'' diyerek karşılıyor her zorluğu...
''Dayanabileceğimizi sandığımızdan çok daha fazlasına dayanabiliyoruz'' ''Dayanabileceğimizi sandığımızdan çok daha fazlasına dayanabiliyoruz'' demiş Frida Kahlo... Böyle başlamıştı onun hikayesi; ''Ben hayatıma devam edeceğim. Kendime bir söz vermiştim. Tümör küçülse de büyümeye devam etse de beni asla güçsüz bırakmasına izin vermeyecektim. Hayat, yaşamak o kadar güzel ki...'' diyerek karşılıyor her zorluğu...

Dayanabiliceğimizi sandığımızdan çok daha fazlasına dayanabiliyoruz demiş Frida Kahlo.Ne kadar da doğru. En büyük acımıza bile alışıp bir şekilde devam ediyoruz yaşamaya. Hayat güzel yaşamak güzel diyoruz bir süre sonra. Benim içinde öyleydi. Hayat işte daha 19 olmadan hazırlandığım üniversite sınavından 2 hafta önce kanser olduğumu öğrendim. Bir anda hayatım tepetaklak oldu. Gördüğüm tedavi çok ağırdı, bacağımdaki ağrı beni eve mahkum etmişti. Tümör hem beni ağrılarla yaşamaya acı çekmeye alıştırırken aldığım 3 ağırlaştırılmış kemoterapiye de direniyordu, az derecede küçülüyordu. Damar tutunumlu bi tümör olduğu için ameliyatı ve bacağı kurtarmayı mümkün kılmıyordu. Daha ağır dozu bünyemin kaldırıp kaldıramayacağının tartışıldığı o kemoterapiyi aldığım gün arkadaşlarım lys sınavında ter döküyordu bende onkoloji servisinde... Ve tüm bunlar hayatımda olurken üzülme lüksüm yoktu. Sağlam durmak zorundaydım. Durmuştum da. Etrafımdakilere moral veren ben oldum. Asla pes etmedim. Son aldığım iki ağır dozun tümörle savaşında yenilip tümörü beslediğini, tümörün büyümeye devam ettiğini öğrendiğimde bile umudum yitirmedim. Ama yetmedi.. Tümör en ağır kemoterapiyle savaşıp onu yendiği için ve akciğere metastaz-sıçrama-yapıp ölümcül bir kansere dönüşmemesi için bacağım yarısı kesildi. Evet şimdi tertemiz olmuştum kanser yoktu vücudumda. Peki inancım? Onu narkozdan uyandığımda bacağımın yarısını göremediğimde yitirmiştim. İçime doğmuş gibi ameliyata giderken o sedyede ayaklarımı birbirine dokundurup durdum. Sanki o masadan kalktığımda bunu yapamayacağımı biliyormuş gibi.. Peki şimdi ne mi olacak?Ben hayatıma devam edeceğim. Kendime bir söz vermiştim. Tümör küçülse de büyümeye devam etse de beni asla güçsüz bırakmasına izin vermeyecektim. Vermedim, vermiyorum da. Gülüyorum, fır dönüyorum bu değeneklerle ve yaşamaya devam ediyorum. Hayatta güzel şeylerin beni de bulacağını biliyor ve buna inanmak istiyorum. Her şeye rağmen Hayat, yaşamak o kadar güzel ki! #kanserledans #engüçlübiziz 💪🏻

Neslican Tay (@neslicantay)'in paylaştığı bir gönderi ()

20 Temmuz 2017 saat 16’yı geçiyor biraz. Bir hastane odasındayım, elimde rujum.. Ameliyata girmeden önce uyandığımda kendimi güzel görmek istediğim için, iyi hissetmek için sürmüştüm. Bacağımla olan son resmim olacağına, bacağımı geride bırakacağıma inanmıyordum, inanmak istemiyordum. Bacağımın bende kalacağına inanıyordum. 5 ay kemoterapi görmüştüm, tümör küçülsün bacağım bende kalsın diye. Tüm kötü zamanların ödülü olacaktı ameliyattan çıktığımda bacağımı görmek. Doktorumda kurtarmak için uğraşacağını söylemişti. Ben bu umuda tutunarak girdim ameliyata. Aynı gün saat 18.30 uyandım.. 19 yılımın içindeki en kötü uyanıştı. Herkes başımda ama kimse umrumda değil ilk kez. Saati soruyorum uyanır uyanmaz. Altı buçuk diyor birisi. Anlıyorum ki uğraşılmadı ve kesildi bacağım. Üstümdeki pikeyi üzerimden atışımı hatırlıyorum, bacağımı göremeyişimi. Acıyı tüm hücrelerimde hissediyorum. Tekrar tekrar uyuyup uyanıyorum narkozdan. Her seferinde o pikeyi kaldırıp bacağımı görmeyi bekliyor ve her uyanışımda tekrar kaybediyorum onu. Kendime gelemiyorum her pikeyi kaldırışımda canımdan can gittiğini hatırlıyorum. Ki gitmişti de.. Bırakın aynaya bakmayı kendimi unutuyorum. Nasıl olur diyorum nasıl devam ederim bilmiyorum. Yerimde duramazdım ki ben nasıl yaşayacaktım öyle? İş kadını olduğumda topuklu ayakkabı giyemediğimde? İlerde çocuklarım olurda peşlerinden koşamazsam? Peki toprak nasıl kabul edicek bacağımı? Ben nasıl kabul edeceğim böyle olmayı? Sanki o masada bacağımla beraber tüm geleceğimi, hayallerimi bırakmışım gibi hissediyordum. Bir süre izin verdim kendime. Acı çekmeme zaman tanıdım. Zaman iyileştirmeyecek gibi geliyordu ilk başlarda. Acımın altında ezilmemek için hep üstüne gittim. İmkansız değildi, zaman ve yaşama olan sevincim benim acıma ilaç oldu. Ve şimdi bugün burdayım ve hayatımda hiç bu kadar kendimden emin olarak ayaklarımı yere basmamıştım. Gerçekten ben tek bir bacaktan ibaret değildim ve olmayacaktım da! #kanserledans 🎈

Neslican Tay (@neslicantay)'in paylaştığı bir gönderi ()

Gelecek güzel gelecek! Sağlımız gelecek, özgürlüğümüz gelecek, saçlarımız gelecek yeter ki inanalım! Yeter ki vazgeçmeyelim biliyorum çok zor. Neden ben diye sorup cevap bulamamak, aynada aksine bakınca kendini tanıyamamak, özgür hissedememek, her üzülüşünde acaba büyüyor mu tümör diye düşünmek çok zor biliyorum. Kapat gözlerini yaşadığın tüm acıları düşün.Pes etmek için mi o kadar acı çekmiştin?O yüzden mi belki güzel güneşli bi günde kemoterapi alacakken geri geri giden ayaklarına rağmen o koltuğa oturdun saatlerce. Pes etme! Etme ki deysin çektiğin tüm acılara. Ve sabret. İnan bana uğrunda savaşır, ona prim vermezsen seni yenemez🎈#kanserledans #köküsende #aslapesetme

Neslican Tay (@neslicantay)'in paylaştığı bir gönderi ()

Herkese umut dağıtıyor!

                                    Bacağındaki tümör nedeniyle üç kez ağırlaştırılmış kemoterapi gördükten sonra, bacağı kesildi. Yaşadığı tüm zorluklara rağmen yaşama sımsıkı tutunan Neslican, herkese umut aşılıyor.
Herkese umut dağıtıyor! Bacağındaki tümör nedeniyle üç kez ağırlaştırılmış kemoterapi gördükten sonra, bacağı kesildi. Yaşadığı tüm zorluklara rağmen yaşama sımsıkı tutunan Neslican, herkese umut aşılıyor.
Sonuna kadar savaşacak!

                                    Üçüncü kez kansere yakalanan ve tümörü akciğer zarında olduğu için ameliyat olamayan Neslican, kemoterpiye başlayacağının haberini de paylaşarak sonuna kadar savaşacağını açıkladı.
Sonuna kadar savaşacak! Üçüncü kez kansere yakalanan ve tümörü akciğer zarında olduğu için ameliyat olamayan Neslican, kemoterpiye başlayacağının haberini de paylaşarak sonuna kadar savaşacağını açıkladı.

Merhabaaa😜 Bu gün pazar yine güzel bir haber yok maalesef. Bu sefer belki siz bana güzel haberler, yeni tedaviler önerebilirsiniz diye danışmak için geldim. Çünkü akciğer zarındaki tümör sürekli bu şekilde su toplanmasına sebep olursa kemoterapi tedavisi göremeyebilirim. Belki farklı bir yol izlenebilir. Yumuşak doku kanserinin (yüksek gradlı malign mezenkimal tümör) akciğer metestazı konusunda iyi bir cerrah, onkolog belki başka bir alternatif tedavi varsa eğer lütfen bize ulaşabilir misiniz? Raporlar İngilizcesine kadar bizde mevcut. Ablamın mail adresini buraya bırakıyorum. Ben çok bakamıyorum çünkü. Su çıktıkça akciğerden ataklar geçirebiliyorum anlık olarak. O yüzden lütfen ona yazın. Şimdiden çok teşekkür ederim🙏🏻 İyi olacağım iyi 🎈 İletişim; taynazli@outlook.com

Neslican Tay (@neslicantay)'in paylaştığı bir gönderi ()