Gündem2019'da Libya'da ölüm ve yıkım hâkimdi

2019'da Libya'da ölüm ve yıkım hâkimdi

Darbeci General Halife Hafter'in, 4 Nisan'da başkent Trablus'a saldırı başlatması 2019'da Libya'ya şiddet ve yıkım getirdi. Hafter, 15 Ocak'ta "Libya'nın toprak bütünlüğünü korumak için terör örgütleri DEAŞ ve El Kaide'ye karşı operasyon" bahanesi ile ülkenin petrol zengini güney kentlerine saldırı başlattı. Şubat ayına gelindiğinde, Serrac ile Hafter’in, BM ara buluculuğunda BAE'de gerçekleştirdikleri görüşmeler neticesinde "geçiş döneminin yıl sonunda yapılacak seçimlerle tamamlanması konusunda anlaştıkları" duyuruldu. UMH'nin 26 Haziran'da Hafter milislerinin saldırı ve ikmal merkezi olarak kullandığı başkentin güneyindeki Giryan kentini ele geçirmesi dönüüm noktası oldu ve rüzgarın yönü meşru yönetim lehine çevrildi. Hafter saldırıları nedeniyle 2019'da en az 200'ü sivil 1500'den fazla insan hayatını kaybetti, 300 bine yakın Libyalı ise ülke içinde yer değiştirmek zorunda kaldı.

HABER MASASI DİĞER, AA, MECRA 3 DAKİKADA OKUNUR
2019'da Libya'da ölüm ve yıkım hâkimdi
Libya'nın başkenti Trablus'un güneyinde Hafter güçleri tarafından gerçekleştirilen hava saldırısı sonrası.

Darbeci General Halife Hafter'in, 4 Nisan'da başkent Trablus'a saldırı başlatması 2019'da Libya'ya şiddet ve yıkım getirdi. Hafter, 15 Ocak'ta "Libya'nın toprak bütünlüğünü korumak için terör örgütleri DEAŞ ve El Kaide'ye karşı operasyon" bahanesi ile ülkenin petrol zengini güney kentlerine saldırı başlattı. Şubat ayına gelindiğinde, Serrac ile Hafter’in, BM ara buluculuğunda BAE'de gerçekleştirdikleri görüşmeler neticesinde "geçiş döneminin yıl sonunda yapılacak seçimlerle tamamlanması konusunda anlaştıkları" duyuruldu. UMH'nin 26 Haziran'da Hafter milislerinin saldırı ve ikmal merkezi olarak kullandığı başkentin güneyindeki Giryan kentini ele geçirmesi dönüüm noktası oldu ve rüzgarın yönü meşru yönetim lehine çevrildi. Hafter saldırıları nedeniyle 2019'da en az 200'ü sivil 1500'den fazla insan hayatını kaybetti, 300 bine yakın Libyalı ise ülke içinde yer değiştirmek zorunda kaldı.

BEĞEN

Darbeci General Halife Hafter'in nisan ayında Libya'daki tüm aktörlerin katılımıyla düzenlenmesi beklenen Ulusal Diyalog Konferansı'na günler kala başkent Trablus'u ele geçirmek için saldırı başlatması ülkeyi 2019'da şiddet ve yıkım sarmalına sürükledi.
Muammer Kaddafi rejimine son veren 2011'deki devrimin ardından çalkantılı geçiş dönemini geride bırakmaya çalışan Libya, uzlaşı umutlarıyla girdiği 2019'u ölüm ve yıkımlarla geçirdi.

Hafter'in tehlikeli güney hamlesi

Hafter, 15 Ocak'ta "Libya'nın toprak bütünlüğünü korumak için terör örgütleri DEAŞ ve El Kaide'ye karşı operasyon" gibi meşru bahanelerle ülkenin petrol zengini güney kentlerine saldırı başlattı.

Güneydeki Sabha kentinde Hafter güçlerinin kendilerine destek vermeyen aşiretlere karşı uyguladığı alıkoyma ve yargısız infaza varan insan hakları ihlalleri, yerel ve uluslararası basına da yansıyan birçok görüntüyle belgelendi.

Bu konuda özellikle Çad-Mali bölgesine kolları uzanan "Tebu" kabilesi öne çıktı. Hafter güçlerinin kendilerine karşı çıkan Tebu kabilesi mensuplarının evlerine baskın düzenlediği, erkekleri alıkoyduğu ve bazı kabile üyelerini ise yargısız infaz ettiği uluslararası insan hakları örgütlerince yayımlanan raporlarda geniş yer aldı.

Libya'nın güneyindeki Murzuk'taki merkezlerinde, Tebu kabilesine mensup savaşçılar.
Libya'nın güneyindeki Murzuk'taki merkezlerinde, Tebu kabilesine mensup savaşçılar.

Fransa'nın aynı dönemde Çad sınırına hava saldırıları düzenlemesi Hafter ile Paris arasındaki iş birliğini bir kez daha gözler önüne serdi.

Hafter ile Serrac 2019 sonunda seçime gidilmesi konusunda anlaştı

Takvimler şubat ayını gösterdiğinde, Libya'nın uluslararası tanınırlığa sahip tek yasal temsilcisi Ulusal Mutabakat Hükümeti (UMH) Başbakanı Fayiz es-Serrac ile ülkenin doğusundaki silahlı güçlerin lideri Halife Hafter’in, Birleşmiş Milletler (BM) ara buluculuğunda Birleşik Arap Emirlikleri'nin (BAE) başkenti Abu Dabi'de gerçekleştirdikleri görüşmeler neticesinde "geçiş döneminin yıl sonunda yapılacak seçimlerle tamamlanması konusunda anlaştıkları" duyuruldu.

Ancak Hafter'in seçim dışında başka hesaplar peşinde olduğunun anlaşılması çok da uzun sürmedi.

Hafter 4 Nisan'da Trablus'a saldırı başlattı

BM Libya Özel Temsilciliği'nin Libya'daki anlaşmazlığın çözümü için ortaya koyduğu uluslararası yol haritasının bir parçası olarak ülkedeki tüm aktörlerin katılımıyla 14-16 Nisan'da Gadamis kentinde "Ulusal Diyalog Konferansı" düzenlenmesi bekleniyordu.

Ancak, söz konusu konferansa günler kala, darbeci General Hafter, Libya'daki tüm diplomatik temsilcilikler ile bağımsız devlet kurumlarının bulunduğu ve ülke nüfusunun üçte ikisine ev sahipliği yapması sebebiyle muhtemel bir seçimde kritik önem taşıyan başkent Trablus'u ele geçirmek için 4 Nisan'da saldırı başlattı.

Trablus'ta Hafter güçleri tarafında vurulan bir mülteci barınağı.
Trablus'ta Hafter güçleri tarafında vurulan bir mülteci barınağı.

Bunun üzerine BM tarafından tanınan Libya'nın yasal temsilcisi UMH'ye bağlı birlikler de Burkan el-Gadab adı altında karşı operasyon başlatıldığını duyurdu.

Hafter, Trablus'u 48 saat içinde ele geçireceği iddiasıyla başlattığı saldırıların ilk günlerinde başkent çevresindeki birçok noktada kontrolü sağlasa da UMH'nin hızlı refleksi ve güçlü direnişi sebebiyle Trablus rüyasını gerçekleştiremedi.

UMH'ye bağlı birlikler.
UMH'ye bağlı birlikler.

UMH güçleri rüzgarın yönünü Giryan'da değiştirdi

Libya'nın meşru temsilcisi UMH, 26 Haziran'da Hafter milislerinin saldırı ve ikmal merkezi olarak kullandığı başkentin güneyindeki yüksek bir konumda bulunan Giryan kentini ele geçirdi. Bu gelişme, bir dönüm noktası oldu ve Libya'daki rüzgarı UMH lehine çevirdi.

Hafter güçlerinin kaçarken geride bıraktıkları gelişmiş yüksek teknoloji silahlar, BM'nin silah ambargosuna rağmen başta Fransa olmak üzere darbeci generale askeri destek sağlayan ülkeleri zor durumda bıraktı.

Hafter güçlerinin kaçarken geride bıraktıkları silahlar.
Hafter güçlerinin kaçarken geride bıraktıkları silahlar.

Giryan'daki hezimetin ardından başta BAE ve Mısır olmak üzere Hafter'e destek veren ülkeler, silahlı insansız hava araçları (SİHA), silah ve paralı asker göndermek suretiyle söz konusu milislere desteğini daha da artırdı.

Hafter 8 aydır Trablus rüyasını gerçekleştiremedi

Hafter, 48 saatte ele geçireceğini ileri sürdüğü Trablus'a bir türlü giremedi ve müttefiklerine vadettiği "hızlı ve kesin" zaferi aradan geçen 8 aya rağmen sağlayamadı.

Ancak Hafter, saflarındaki Rus paralı askerleri, Cancavid milisleri, Çadlı silahlı isyancılar ve BAE SİHA'larıyla Libya'ya 2019'da sadece şiddet ve yıkım getirdi.

BM'nin açıkladığı rakamlara göre, Trablus saldırılarının başladığı 4 Nisan'dan bu yana Hafter'in SİHA'ları 800'den fazla yeri bombaladı.

Libya'da 2019'da şu ana kadar 200'den fazlası sivil olmak üzere 1500'e yakın insan hayatını kaybetti, yaklaşık 300 bin Libyalı ise ülke içinde yer değiştirmek zorunda kaldı.

Libya'nın güneyinde faaliyet gösteren Hafter güçlerinin kontrol ettiği bölgelerdeki yerli halk evlerini terk ederek güvenli bölgelere kaçmak zorunda kaldı.
Libya'nın güneyinde faaliyet gösteren Hafter güçlerinin kontrol ettiği bölgelerdeki yerli halk evlerini terk ederek güvenli bölgelere kaçmak zorunda kaldı.

Uluslararası toplumdan tepki, kınama ya da bu eylemlerin savaş suçu sayılabileceği yönünde beyanlar gelmesine rağmen, saldırıların sorumlusu Hafter'e henüz hiçbir yaptırım uygulanmadı.

Yaptıklarının cezasız kalmasından cesaret alan Hafter, sivillerin de hedef alındığı saldırılarını son dönemde daha da artırdı.

Bunları en dikkat çekeni geçen ekim ayında yaşandı. Hafter'e bağlı savaş uçaklarının 14 Ekim'de başkentteki Furnac Mahallesi'nde gerçekleştirdiği hava saldırısında aynı aileden 3 kız kardeş yıkılan evlerinin altında can verirken, anne ve bir diğer kardeş ise ağır yaralandı. Bu saldırı üzerine, uluslararası toplumdan sert kınamalar gelse de herhangi bir yaptırım kararı çıkmadı.

14 Ekim'de başkentteki Furnac Mahallesi'nde gerçekleştirilen hava saldırısı sonrası.
14 Ekim'de başkentteki Furnac Mahallesi'nde gerçekleştirilen hava saldırısı sonrası.

2019'un sonuna yaklaşırken Hafter, 12 Aralık'ta Trablus'a yönelik "Belirleyici Savaş" adı altında yeni bir saldırı başlattı. Hafter saflarındaki, Wagner Grubu'na mensup Rus paralı askerler ve Sudanlı savaşçıların sayısının giderek arttığına ilişkin çok sayıda haber kamuoyuna yansıdı.

YORUMUNUZU YAZIN, SORUNUZU SORUN
{{ entity.comments.quantity }} KİŞİ YORUM YAZDI
İLK YORUM YAZAN SİZ OLUN
BEĞEN

HAFTANIN ÖZETİ

Tunus parlamentosunda Gannuşi dönemi
Tunus parlamentosunda Gannuşi dönemi
İslam coğrafyasında bu hafta, Tunus'ta Nahda Hareketi lideri Raşid el-Gannuşi'nin Meclis Başkanı seçilmesi, Hindistan'ın tartışmalı cami kararına karşın Pakistan'ın Sihlerin tapınaklarını güvence altına alması, Ürdün'ün 25 yıldır kira karşılığı İsrail'de duran El-Bakura ve El-Gamr" arazilerinin kontrolünü ele alması, İslami Cihad ile İsrail arasın...

PORTRELER

Afrika'da İslam'ı ihya eden âlim: Ebubekir Efendi
Afrika'da İslam'ı ihya eden âlim: Ebubekir Efendi
Sömürgeci devletler arasındaki rekabetin en hararetli döneminin yaşandığı 18. yüzyılda milyonlarca Müslüman, Hollandalılar tarafından Cava Adaları’ndan esir olarak getirildi ve tecrit edildi. Ümit Burnu’nun ilk Müslümanları olan bu halk, Güney Afrika’da yerleşik hayata geçseler de 143 yıl boyunca ana dillerinden, dinlerinden ve geleneklerinden kopu...

HAREKETLER

Leşker-i Tayyibe Örgütü
Leşker-i Tayyibe Örgütü
Güney Asya’nın düşman kardeşleri Hindistan ve Pakistan arasında önemli sorunlardan bir tanesi de bölgedeki tansiyonun zaman zaman yükselmesine ve karşılıklı çatışmalara sebebiyet veren yerel örgütlerdir. Bunlardan biri de Leşker-i Tayyibe örgütüdür. Saf, temiz ordu anlamına gelen Leşker-i Tayyibe 1987 yılında kuruldu. Hedefleri arasında; cihadın Al...

MALUMAT

Yahudi fanatik Goldstein’in İbrahimî Cami Katliamı
Yahudi fanatik Goldstein’in İbrahimî Cami Katliamı
Baruch Goldstein adlı Yahudi fanatiğin 25 Şubat 1994 tarihinde 29 Müslümanı öldürdüğü Harem-i İbrahim Camisi’ndeki katliam, tarihe "El Halil Camii (Harem-i İbrahim) Katliamı" olarak geçti.Harem-i İbrahim Camisi, Yahudi inancına göre Mescid-i Aksa’da olduğuna inanılan “Süleyman Mabedi”nden sonra yeryüzündeki en kutsal mabet kabul ediliyor. İşgal alt...
YUKARI DÖNÜN

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz