GündemAbdullah Mursi’yi Mısır makamları mı öldürdü?

Abdullah Mursi’yi Mısır makamları mı öldürdü?

FİRDEVS ÇAĞLAR DİĞER, MECRA 3 DAKİKADA OKUNUR
Abdullah Mursi’yi Mısır makamları mı öldürdü?
Abdullah Mursi.
BEĞEN

Mısır’ın demokratik yollarla seçilmiş ilk Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’nin en küçük oğlu Abdullah Mursi’nin araba kullanırken, Kahire’de kalp krizi geçirerek yaşamını yitirmesinin ardından özellikle sosyal medyada Mursi’nin ölümünün şüpheli olduğu ve Mısır makamlarının Abdullah Mursi’nin ölümünde payı olabileceği iddiaları yer aldı.

Bazı sosyal medya kullanıcıları Mısır eski Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’nin en küçük oğlunun ölümünden Mısır makamlarını sorumlu tuttu.

25 yaşındaki Abdullah Mursi’nin Çarşamba günü Kahire’de arabadayken kalp krizi geçirerek hayatını kaybettiği açıklanmıştı.

Abdullah Mursi, 2013 yılında Abdulfettah Sisi’nin liderliğinde gerçekleşen kanlı, askeri darbeyle görevinden edilen, Mısır rejiminin “terör örgütü” kabul ettiği Müslüman Kardeşler Teşkilatı’nın lideri Muhammed Mursi’nin oğluydu.

Seçilmiş Cumhurbaşkanı Mursi, darbeyle görevinden alınmasının akabinde gözaltına alındı, hücre hapsinde tutuldu, işkence gördü ve tıbbı tedavi talepleri karşılanmadı; bu yüzden Mursi'nin sağlığı git gide kötüleşti ve Haziran 2019’da mahkeme salonundan geçirdiği kalp krizi sonucu yaşamını yitirdi.

Ailesi ve özellikle küçük oğlu Abdullah, babasının ölümünden Mısır rejimini sorumlu tuttu. Abdullah Mursi bir sosyal medya paylaşımında: Arapça “Sisi, Mursi’yi öldürdü” heştegiyle “Onlar babamı öldürdü. Allah onları misliyle cezalandırsın” ifadelerini kullanmıştı.

Babasının vefatından Mısır makamlarını sorumlu tutan Abdullah Mursi’nin babasından kısa bir süre sonra kalp krizi geçirerek yaşamını yitirmesi Twitter kullanıcılarının genç Mursi’nin ölümünü şüpheli olarak nitelemesine yol açtı.

Twitter kullanıcısı Selma Eşref yaptığı paylaşımda, “Mısırlı gençlerin; kalp krizinden vefat eden, sağlam iradeli genç adam Abdullah Mursi gibi adaletsizlik, baskı ve çaresizlik hissinden dolayı yaşamını yitirebileceği korkusu taşıyorum” ifadelerini kullandı.

Diğer bir kullanıcı Ifhat Smith de Abdullah’ın Mursi’nin ölümü karşısındaki üzüntüsünü “Özgürlük ve adalet için çaba sarf edenler “Bedelini yaşamları ile ödüyor”” sözleriyle dile getirdi.

Mursi heştegini kullanan diğer bir twitter kullanıcısı da “Abdullah Mursi’nin sadece 80 gün sonra, babasıyla aynı şekilde ölmesi “şüphe uyandıran bir tesadüf”" notunu düştü.

Bazı kullanıcılar, Abdullah Mursi’nin babasının ölümünü araştırması, onun Mısır makamlarınca hedef alınmasına yol açtı iddiasını paylaşırken Ahmed Nazim gibi bazı kullanıcılar da Abdullah Mursi’yi, babası Muhammed Mursi gibi hak ve adalet için savaşan “şehitlerden biri” olarak niteledi.

Türkiye’deki sosyal medya kullanıcıları tarafından da benzer iddialar gündeme getirildi. Alper Tan adlı bir kullanıcı Abdullah Mursi’nin babasıyla aynı şekilde kalp krizinden vefat etmesinin şüpheleri artırdığını vurguladı.

Öte yandan, Mursi’nin ölümüne ilişkin Türkiye’den gelen yorumlar, Abdullah Mursi’nin ölümünün şüpheli olmasından ziyade, genç Mursi’nin kalbinin babasının acısına, zulme ve haksızlığa dayanamadığı yönünde oldu.

Sosyal medyada dolaşan iddialara karşın, Mursi ailesi tarafından yapılana açıklamada, Abdullah Mursi’nin vefatına ilişkin herhangi bir cinayet şüphesinin bulunmadığı belirtildi.

Orijinal kaynak: https://www.middleeastmonitor...

YORUMUNUZU YAZIN, SORUNUZU SORUN
{{ entity.comments.quantity }} KİŞİ YORUM YAZDI
İLK YORUM YAZAN SİZ OLUN

Boğaziçi Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatını bitirdi. Yaklaşık 1 yıllık editörlük tecrübesi var.

BEĞEN

HAFTANIN ÖZETİ

Haşdi Şabi destekçileri ABD Büyükelçiliği'ni bastı
Haşdi Şabi destekçileri ABD Büyükelçiliği'ni bastı
Bu hafta İslam coğrafyasında; Irak'taki Haşdi Şabi taraftarlarının ABD'nin Bağdat Büyükelçiliği'ni baskını, İdlib'de bombardımandan kaçarak camiye sığınan siviller, Müslüman Kardeşler Teşkilatı'nın (İhvan) Mısır muhalefetiyle uzlaşıya varması, 2019 yılında Libya'da yaşanan ölüm ve yıkım, Çin'in Uygur Türklerine yönelik baskı ve zulüm politikası hab...

PORTRELER

Moğollara karşı: Celâleddin Harizmşah
Moğollara karşı: Celâleddin Harizmşah
12.asrın hemen başlarında, Asya'nın orta ve batı kesim şehirleri; ilim, sanat ve ticarette altın devirlerini yaşıyorlardı. Her biri, Kaf dağının ardından sıyrılıp gelmiş süslü masal şehirleri gibi olan; Semerkant, Buhara, Gürgenç, Nişabur, Belh güzellik ve estetikte birbiriyle yarışıyorlardı. O günlerde, bölgede bir büyük güç hüküm sürüyor, onun ya...

HAREKETLER

Leşker-i Tayyibe Örgütü
Leşker-i Tayyibe Örgütü
Güney Asya’nın düşman kardeşleri Hindistan ve Pakistan arasında önemli sorunlardan bir tanesi de bölgedeki tansiyonun zaman zaman yükselmesine ve karşılıklı çatışmalara sebebiyet veren yerel örgütlerdir. Bunlardan biri de Leşker-i Tayyibe örgütüdür. Saf, temiz ordu anlamına gelen Leşker-i Tayyibe 1987 yılında kuruldu. Hedefleri arasında; cihadın Al...

MALUMAT

Şam’ın kalbi: Emevî Camii
Şam’ın kalbi: Emevî Camii
Üçüncü halife Hz. Ömer, Suriye cephesinde mücadele eden İslam ordularının baş kumandanlığına sahabenin büyüklerinden Ebu Ubeyde Bin Cerrah’ı getirmişti. Ebu Ubeyde komutasında Müslümanlar; Bilâdüşşam ismi verilen ve bugünkü Suriye, Filistin, Lübnan, Ürdün devletlerinin topraklarını kapsayan coğrafyayı, birkaç sene içerisinde Bizans’ı mağlup ederek ...
YUKARI DÖNÜN

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz