Avrupa Adalet Divanı Başsavcısı, helal kesim yasağını hukuka uygun bulmadı

Belçika'nın Flaman ve Valonya bölgesinde helal kesim yasağının yürürlüğe girmesinin ardından ülkedeki Müslüman ve Musevi toplum sert tepki göstermişti.
Belçika'nın Flaman ve Valonya bölgesinde helal kesim yasağının yürürlüğe girmesinin ardından ülkedeki Müslüman ve Musevi toplum sert tepki göstermişti.

Avrupa Adalet Divanı Başsavcısı Gerard Hogan, Belçika'nın Flaman bölgesinde yürürlüğe giren helal kesim yasağının Avrupa Birliği (AB) hukukuna uygun olmadığı yönünde görüş bildirdi.

İÇİNDEKİLER

Lüksemburg merkezli AB'nin en yüksek hukuk mercisi Avrupa Adalet Divanının Başsavcısı Gerard Hogan, Belçika’nın Flaman bölgesinde geçen yıl yürülüğe giren helal kesim yasağına karşı Müslüman ve Musevi toplum tarafından açılan davada mütalaasını açıkladı.

  • Başsavcı Hogan, mütalaasında, dini yöntemlerle gerçekleştirilen kesimler de dahil bayıltma yapılmadan hayvanların kesilmesini yasaklayan Flaman yasasının AB hukukuna aykırı olduğuna dikkati çekti.

Hogan, AB üyesi ülkelerin helal kesim konusunda dini özgürlüklere saygı göstermesi gerektiğini belirtti. Başsavcı'nın görüşü bağlayıcı olmasa da büyük ölçüde mahkemenin kararını yansıtması bekleniyor.

Süreç hakkında

Belçika'nın Flaman ve Valonya bölgesinde helal kesim yasağının yürürlüğe girmesinin ardından ülkedeki Müslüman ve Musevi toplum sert tepki göstermişti.

Belçika Anayasa Mahkemesi, davayı, Avrupa Adalet Divanına sevk ederek görüş istemişti.
Belçika Anayasa Mahkemesi, davayı, Avrupa Adalet Divanına sevk ederek görüş istemişti.

İslam inancında "helal", Yahudi inancında "koşer" olarak bilinen hayvanların şoklanmadan ve uyutulmadan kesilmesine getirilen yasaklar, ülkedeki Müslüman ve Yahudi toplumu rahatsız etmişti.

  • Belçika nüfusunun yaklaşık yüzde 6'sını oluşturan Müslüman ve Musevi toplumlar, hayvanların şoklanmadan ve uyutulmadan kesilmesini yasaklayan kararın, iki toplumun dini özgürlüklerini kısıtladığını ve toplumlara saygısızlık olduğunu savunuyor.

Kararın, Flaman bölgesinde kabul edilmesinin ardından yasağa karşı Belçika İslam Temsil Kurumu ve Belçika İslam Koordinasyonu gibi çeşitli kuruluşlar Belçika Anayasa Mahkemesinde dava açmıştı.

Belçika Anayasa Mahkemesi, davayı, Avrupa Adalet Divanına sevk ederek görüş istemişti.