GündemCenazesinden bile korktular

Cenazesinden bile korktular

Mısır'ın demokratik yöntemlerle seçilmiş ilk Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi'nin cenazesi, yoğun güvenlik önlemleri altında, Leman mescidinde sabah namazına müteakiben kılınan cenaze namazının ardından toprağa verildi. Cenaze törenine Muhammed Mursi'nin avukatı Abdulmunim Abdulmaksut ve ailesi katılırken vatandaşların katılmasına izin verilmedi.

HABER MASASI AA, MECRA 5 DAKİKADA OKUNUR
Cenazesinden bile korktular
Darbeyle görevinden uzaklaştırılan Muhammed Mursi, 8 Ocak 2015 tarihinde Kahire'deki polis akademisinde görülen duruşma sırasında parmaklıkların arkasından mahkeme salonunda bulunanları selamlıyor.

Mısır'ın demokratik yöntemlerle seçilmiş ilk Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi'nin cenazesi, yoğun güvenlik önlemleri altında, Leman mescidinde sabah namazına müteakiben kılınan cenaze namazının ardından toprağa verildi. Cenaze törenine Muhammed Mursi'nin avukatı Abdulmunim Abdulmaksut ve ailesi katılırken vatandaşların katılmasına izin verilmedi.

BEĞEN

Mısır'ın demokratik yöntemlerle seçilmiş ilk Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi'nin cenazesi, yoğun güvenlik önlemleri altında yerel saatle 05.00'te Kahire'de defnedildi.

Alınan bilgiye göre, Muhammed Mursi'nin defni sırasında yoğun güvenlik önlemleri alındı.

Muhammed Mursi defnedilirken yoğun güvenlik önlemleri alındı.
Muhammed Mursi defnedilirken yoğun güvenlik önlemleri alındı.

Cenazeye vatandaşların katılmasına izin verilmedi

Muhammed Mursi'nin avukatı Abdulmunim Abdulmaksut, Mursi'nin cenazesinin, Kahire'nin doğusunda, Medinet'un Nasr semtindeki Müslüman Kardeşler Teşkilatı (İhvan) mürşitlerinin defnedildiği kabristanlıkta toprağa verildiğini, defin işlemlerine ailesi ile kendisinin katıldığını, vatandaşların katılmasına ise izin verilmediğini belirtti.

"Benimle mezara gidecek sırlarım var"

Muhammed Mursi'nin avukatı Abdulmaksut, vefatından hemen önce Mursi'nin son sözlerinin "Ülkemin güvenliği ve selameti için benimle mezara gidecek sırlarım var" olduğunu söyledi.

Muhammed Mursi'nin defnedildiği Kahire'deki Al-Vefa halk mezarlığı.
Muhammed Mursi'nin defnedildiği Kahire'deki Al-Vefa halk mezarlığı.

Abdulmaksut, Mursi'nin defin işlemine eşi, çocukları ve iki kardeşin katılmasına müsaade edildiğini, ayrıca halen cezaevinde bulunan ortanca oğlu Usame'nin de cenazenin defni esnasında hazır bulunduğunu aktardı.

Avukat ayrıca, cenaze namazının Tora Cezaevindeki Leman mescidinde sabah namazına müteakiben kılındığını ve Mursi'nin naaşının cezaevinden mezarlığa götürülerek defnedildiğini kaydetti.

Muhammed Mursi defnedilirken güvenlik görevlileri dışarıda nöbet tuttu.
Muhammed Mursi defnedilirken güvenlik görevlileri dışarıda nöbet tuttu.

Mahkeme salonunda vefat etti

Mısır'da askeri darbeyle iktidardan uzaklaştırılan 67 yaşındaki Mursi, "casusluk" suçlamasıyla yargılandığı mahkeme salonunda vefat etmişti.

Muhammed Mursi, eski Cumhurbaşkanı Hüsnü Mübarek'i istifaya zorlayan 2011 yılındaki halk devriminin ardından 2012'de ülke tarihinde demokratik yollarla göreve gelen ilk Cumhurbaşkanı olmuştu.

Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi, Başkanlık sarayında gazetecilerin sorularını yanıtlıyor. 2012.
Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi, Başkanlık sarayında gazetecilerin sorularını yanıtlıyor. 2012.

Mursi, 3 Temmuz 2013'te dönemin Savunma Bakanı ve ardından Cumhurbaşkanı olan Abdulfettah es-Sisi tarafından gerçekleştirilen askeri darbeyle görevinden uzaklaştırılmıştı.

Mısır devlet televizyonunda, "Muhammed Mursi'nin iyi huylu bir tümörü bulunduğu, sürekli tıbbi gözetim altında olduğu ve ölümünün kalp krizinden kaynaklandığı" iddia edilmişti.

Mısır Başsavcılığı daha önce yaptığı açıklamada, Mursi'nin hastaneye getirildiğinde vefat etmiş olduğunu bildirmişti.

Mısır'ın seçilmiş ilk Cumhurbaşkanı Mursi kimdir?

Mısır'ın demokratik yöntemlerle seçilmiş ilk Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi 8 Ağustos 1951 yılında Mısır’ın Şarkiyye kenti Heyya ilçesi Adve köyünde doğdu.

Mısır’da 2011 yılında gerçekleşen 25 Ocak Devrimi’nin ardından, Haziran 2012'de yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde oyların yüzde 51,73’ünü alarak Mısır Cumhurbaşkanlığı görevine geldi.

24 Temmuz 2012'de Mursi'nin Cumhurbaşkanlığını kazandığı resmen açıklandı ve Mursi, 30 Temmuz 2012'de yemin ederek görevine başladı.

Müslüman Kardeşler Teşkilatı’nın (İhvan) siyasi kanadı Hürriyet ve Adalet Partisi’nin Başkanlığını da yapan Mursi, 2000-2005 yılları arasında Mısır parlamentosunda milletvekilliği yapmıştı.

Makine mühendisi olan Muhammed Mursi, evli ve 5 çocuk babasıydı.

Darbe’nin ardından hakkında açılan "Hapishaneler baskını" davasında, Mursi idama mahkum edildi. Ancak bir buçuk yıl sonra Yüksek Mahkeme kararı bozarak Mursi’nin yeniden yargılanmasına karar verdi.

Mursi hakkında görevden uzaklaştırıldıktan sonra 6 ayrı dava açıldı. Mursi'nin 4 davası karara bağlanmış, 2 davasında ise yargılama süreci devam ediyordu.

Muhammed Mursi, eski Cumhurbaşkanı Hüsnü Mübarek'i (1981-2011) istifaya zorlayan 2011 yılındaki halk devriminin ardından, 2012 yılında ülke tarihinde demokratik yollarla göreve gelen ilk Cumhurbaşkanı olmuştu.

Mursi, 3 Temmuz 2013'te dönemin Savunma Bakanı ve ardından Cumhurbaşkanı olan Abdulfettah es-Sisi tarafından gerçekleştirilen askeri darbeyle görevinden uzaklaştırılmıştı.

Darbe öncesi yaptığı son açıklama hafızalara kazınmıştı

Mursi'nin, bugün mahkeme salonunda hayatını kaybetmesi, darbe öncesi yaptığı son konuşmayı yeniden akıllara getirdi.

Temmuz 2013'te askeri darbeyle görevinden uzaklaştırılan Mursi, bilinmeyen bir yere götürülmeden önce Mısır halkına seslenerek, akıllara kazınan tarihi konuşmasını yapmıştı.

"Hakkı ve hukuku korumanın bedelini gerekirse hayatımla öderim"

25 Ocak 2011 devriminde elde edilen hakları ve meşruiyeti korumanın bedelini hayatı pahasına ödemeye hazır olduğunu vurgulayan Mursi, "Hakkı ve hukuku korumanın bedelini gerekirse hayatımla öderim." demişti.

Mursi, konuşmasında şu ifadeleri kullanmıştı:

"Sizleri, çocuklarımızı, bizden sonra gelecek evlatlarımızı korumak istiyorum. Kızlarımızı, geleceğimizin annelerini korumak istiyorum. Onlar çocuklarına sizin babalarınız ve ecdadınız erkektiler, haksızlık ve bozuk görüşler karşısında asla boyun eğmediler, vatanlarından, haklarından ve dinlerinden en ufak taviz vermediler, diyecekler."

Mısır halkının haklarını muhafaza için canını ortaya koyduğunu vurgulayan Mursi, şöyle devam etmişti:

"Bu haklarımızın bedeli için benim kanım akacaksa, ben hazırım. Vatan uğruna canımı kolayca veririm. Allah her şeye kadirdir. Kimse sizi aldatmasın. Sakın tuzaklara düşmeyin."

Muhammed Mursi ayetlerle dua ederek konuşmasını tamamlamış, "Rabbimiz! Bizi doğru yola eriştirdikten sonra kalplerimizi eğritme, bize tarafından bir rahmet bağışla. Hiç kuşku yok, lütfu en bol olan yalnız sensin. Allah, emrini yerine getirmeye kadirdir. Fakat insanların çoğu bunu bilmezler." demişti.

Mursi, o konuşmanın ardından bilinmeyen bir yere götürülmüş, aylarca kendisinden haber alınamamıştı.

Mursi, hapiste sağlık hizmetlerinden mahrum bırakıldı

İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW), Mısır'ın demokratik yöntemlerle seçilmiş ilk Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi'nin hapishane hayatını ve aile hasretini 19 Haziran 2017'de yayımladığı bir raporla gözler önüne serdi.

Muhammed Mursi'nin mahkemede duruşma esnasında çekilen fotoğrafı, 2016.
Muhammed Mursi'nin mahkemede duruşma esnasında çekilen fotoğrafı, 2016.

Rapora göre, Mısırlı makamlar, "kanunsuz" şekilde Mursi'nin ailesi ve avukatlarıyla iletişim kurmasını ve bu kişilerin Mursi'yi ziyaret etmesini engelledi.

Ayrıca Mursi, sağlık hizmetlerinden de mahrum bırakıldı.

Mursi'nin cezaevine girdiği 4 yıl içerisinde, 4 Haziran 2017'de ilk kez ailesi ve avukatının ziyaretine izin verildi. Bu durum, Mursi'nin tutukluluğuna hukuki itirazını dile getirme ve kendisine karşı yöneltilen birçok suçlamaya karşı kendini savunma hakkını baltaladı.

HRW'ye konuşan ve adı açıklanmayan Mursi'nin bir akrabası, 4 Haziran'da Mursi'nin eşi ve kızını sadece 30 dakika görmesine izin verildiğini, 4 oğlu ve diğer akrabalarıyla görüşmesinin engellendiğini ortaya koydu.

Aynı tarihte, Mursi avukatıyla Ocak 2015'ten sonra ilk kez 10 dakika görüşebildi.

Mursi'nin avukatları, 8 Haziran 2017'de başsavcılığa dilekçe yazarak müvekkillerinin hayatının tehlikede olabileceğini ve muayene için özel bir sağlık merkezine naklini talep etti.

Mursi'nin akrabası da 4 Haziran'daki aile ziyaretinde Mursi'nin sağlığının çok iyi olmadığını ve ciddi oranda kilo verdiğini aktarmıştı.

Söz konusu ziyaretten 3 gün sonra yapılan duruşmada ise mahkeme Mursi'nin konuşmasına izin vermedi.

Telefonla konuşması, gazete okuması, TV izlemesi yasaktı

Mursi'nin akrabası, ailenin mahkeme günü Mursi'nin yakınında tutulan başka mahkumlardan, Mursi'nin bayıldığına ve şeker komasına girdiğine dair bilgi aldığını söyledi.

Akrabası, Mursi'nin diğer mahkumlara hayatından endişe ettiğini ve konserve gıdaları yemekten kaçındığını söylediğini de aktardı.

Hapishane hemşiresi ya da doktorunun, Mursi'nin düzenli tansiyon ve şekerini ölçtüğü ancak başka bir sağlık hizmeti sunmadığı bilinirken, Mursi'nin ailesinin de hapishaneye yiyecek ya da ilaç getirmesine izin verilmedi.

Ayrıca, Mursi'nin gazete okuması, televizyon izlemesi ya da telefon görüşmesi yapması yasaktı.

Mursi sağlık durumunun iyi olmadığını söylemişti ancak mahkeme dikkate almadı

Kahire Ceza Mahkemesinde, "yargıya hakaret" suçlamasıyla 6 Mayıs 2017'de hakim karşısına çıkarılan Mursi, yaklaşık dört yıl boyunca görüşmediği ailesi ve savunma heyeti ile görüşme talep etmiş, ayrıca "hayatını tehdit eden bazı durumlar" olduğunu belirterek, bu meseleyi avukatı ile görüşmek istediğini dile getirmişti.

Muhammed Mursi'nin küçük oğlu Abdullah.
Muhammed Mursi'nin küçük oğlu Abdullah.

Mursi'nin oğlu Abdullah, o dönem mahkemeden sonra yayımladığı açıklamada, "hukuksuz yargılama" sırasında babasının, hayatını tehdit eden bazı durumlardan şikayet ettiğine dikkat çekmesine rağmen mahkeme tarafından dikkate alınmadığını belirterek, 3 Temmuz 2013'ten bu yana alıkonulan babasının hayatından Mısır yönetiminin sorumlu olduğunu vurgulamıştı.

Öte yandan Mursi’nin ailesi, bu yıl ramazan münasebetiyle yaptığı yazılı açıklamada, Mursi’nin hukuksuz şekilde, tek başına bir hücrede tutulmasından şikayet etmiş ve sağlık durumu hakkında bilgileri olmadığına dikkati çekmişti.

Ailesi, Mursi'ye yapılanların Mısır'da ve tüm dünyada hukuka aykırı olduğun ifade edilmişti.

YORUMUNUZU YAZIN, SORUNUZU SORUN
{{ entity.comments.quantity }} KİŞİ YORUM YAZDI
İLK YORUM YAZAN SİZ OLUN
H HABER MERKEZİ GZT Editörü

Son dakika gelişmelerini, gündemdeki haberleri, bildiğiniz haberlerin bilmediğiniz detaylarını sizlerle buluşturuyor.

BEĞEN

HAFTANIN ÖZETİ

44 kişinin öldüğü Irak’ta sular durulmuyor
44 kişinin öldüğü Irak’ta sular durulmuyor
Bu hafta İslam coğrafyasında, Irak'ta 44 kişinin yaşamını yitirdiği binlercesinin yaralandığı protestolar, Prens Selman'ın Kaşıkçı cinayeti için Peygamberler bile hata yapmış yorumu, fanatik Yahudilerin İsrail polisinin korumasında Mescid-i Aksa'ya düzenlediği baskın, evinin bahçesine kilise inşa edilen Fata Nine'nin AİHM zaferi, Husiler'in esir al...

PORTRELER

Beni komünist yapan ne ise Müslüman yapan da odur!
Beni komünist yapan ne ise Müslüman yapan da odur!
Yahudi asıllı Fransız felsefeci, siyasetçi ve komünist yazar Roger Garaudy, 1913’te Fransa'nın Marsilya kentinde, yoksul bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Babası ateist olan Garaudy’nin annesi Katolik olmasına karşın kendisi de babası gibi dine karşı mesafeliydi. Ancak ‘mutlak bir hakikatin’ peşinde olduğunu inkar etmeyen Garaudy, ‘hayatının...

HAREKETLER

Leşker-i Tayyibe Örgütü
Leşker-i Tayyibe Örgütü
Güney Asya’nın düşman kardeşleri Hindistan ve Pakistan arasında önemli sorunlardan bir tanesi de bölgedeki tansiyonun zaman zaman yükselmesine ve karşılıklı çatışmalara sebebiyet veren yerel örgütlerdir. Bunlardan biri de Leşker-i Tayyibe örgütüdür. Saf, temiz ordu anlamına gelen Leşker-i Tayyibe 1987 yılında kuruldu. Hedefleri arasında; cihadın Al...

MALUMAT

Halep'in savaşzede kedileri ona emanet
Halep'in savaşzede kedileri ona emanet
Muhammed Ala El Celal Suriye’de savaş başlamadan önce Halep’in doğusunda yaşayan bir elektrik teknisyeniydi.Suriye’de 2011’de savaş başladığında, yaşadığı şehirden ayrılma imkânı vardı fakat o, Suriye’de kalmayı ve sivillere yardım etmeyi seçti. Ala, Suriye’de herhangi bir gruba veya partiye bağlı değil, kendi halinde yaşamını sürdüren sade bir vat...
YUKARI DÖNÜN

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz