Düşmanla yüz yüze

Çeçenistan Cumhurbaşkanı Vekili Yandarbiyev, 1996’daki barış görüşmelerinde Rusya Başkanı Boris Yeltsin’i 'eşit şartlarda' karşısına oturtmasıyla akıllarda kalmıştı.
Çeçenistan Cumhurbaşkanı Vekili Yandarbiyev, 1996’daki barış görüşmelerinde Rusya Başkanı Boris Yeltsin’i 'eşit şartlarda' karşısına oturtmasıyla akıllarda kalmıştı.

Zelimhan Yandarbiyev, 27 Mayıs 1996’da Çeçenistan Cumhurbaşkanı Vekili sıfatıyla Kremlin’in kapısından heyetiyle birlikte girdiğinde, omuzlarında büyük bir sorumluluk taşıyordu. 1994 yılının sonunda başlayan Rus işgali, başta başkent Grozni olmak üzere neredeyse tüm Çeçenistan’ı tarumar etmiş, yaklaşık 100 bin Çeçen sivil Rus ordusunun bombardımanlarında can vermişti. Rusya Savunma Bakanı Pavel Grachev’in savaşın başında “Bir hava indirme birliğiyle, birkaç saat içerisinde bitirebileceğini” söylediği Çeçen direnişi, bir buçuk senedir sürmekteydi. Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra ilk askerî macerasına atılan Rusya da 5 ila 10 bin askerini kaybetmiş, prestiji ağır yara almıştı.

Rusya, 1996’nın Nisan ayında Çeçen lider Cevher Dudayev’i öldürmeyi başarsa da, aynı aylarda Çeçen direnişçiler tarafından art arda düzenlenen baskınlarda yüzlerce askerini kaybetti. Bağımsız Rus medya kuruluşlarının Çeçenistan’dan aktardığı korkunç görüntülerse, 1996’nın Haziran ayında başkanlık seçimine hazırlanan Rusya Başkanı Boris Yeltsin üzerindeki baskıyı ciddi şekilde artırmıştı. Çeçenlerle barış olmadan zaten sallantıda olan seçilme şansının iyice düştüğünü sezen Yeltsin, ateşkes görüşmeleri için masaya oturmaya karar verdi.

Çeçenistan Cumhurbaşkanı Vekili Zelimhan Yandarbiyev, 27 Mayıs 1996’da müzakere için Kremlin’e bu şartlarda girdi ve doğruca kabul salonunun yolunu tutu. Bir süre sonra salona gelen Yeltsin, muhtemeldir ki Yandarbiyev’i bağımsız bir devletin temsilcisi görmediği için, masanın baş köşesine oturarak Çeçen liderden sol yanına oturmasını istedi.

  • Yeltsin’e iki eşit temsilci olduklarını hatırlatırcasına “Kanın akmasını durdurmak için karşı karşıya oturacağız.” diye ısrar eden Yandarbiyev, talebinin reddedilmesi üzerine görüşmeye başlamadan bitirmek için kapıya doğru yöneldi. Yeltsin her ne kadar “Tamam, savaştınız bitti, oturun!” cümleleriyle muhatabına emreder şekilde hitap etse de sonunda Yandarbiyev’in kararlı duruşu meyvesini verdi.

Sağ tarafında oturan kendi delegasyonunun yerlerini tamamen yeniden organize eden Yeltsin, oturduğu yerden kalkıp onların arasına geçerek Yandarbiyev’le karşılıklı oturmak zorunda kaldı.

Yandarbiyev’in hareketini“onurlu bir duruş”olarak da, müzakereleri riske ettiği için “diplomatik olmayan, hatalı bir davranış”olarak değerlendirmek de mümkün. Ancak Rusya Başkanı’na karşı istediğini aldığı için en azından politik olarak başarılı olduğu ve takdir edilmesi gerektiği muhakkak. Yeltsin ise her ne kadar “Çeçenlere boyun eğdiği için” kamuoyunda büyük eleştiriler alsa da muhtemeldir ki sağladığı ateşkesin de etkisiyle 3 ay sonra yapılan başkanlık seçimlerinin ikinci turunu kazandı. Üstelik ilk turda Rusya’nın 89 seçim bölgesi arasından en yüksek oyu yüzde 65’le, savaştan dolayı baştan sona yıkılan Çeçenistan’dan alarak.