Filistin'deki iç çatışmanın kökleri

HABER MASASI MECRA 3 DAKİKADA OKUNUR
Filistin'deki iç çatışmanın kökleri
Hamas taraftarlarının Gazze'deki gösterilerinden bir kare.
BEĞEN

İsrail işgali altındaki Gazze’de 8 Aralık 1987 günü gerçekleşen bir trafik kazasının, yakın tarihin en uzun süreli halk ayaklanmasını tetikleyeceğini elbette kimse tahmin edemezdi. Bir İsraillinin kullandığı aracın iki Filistinlinin araçlarına çarpması sonucu 4 Filistinli hayatını kaybedince, tansiyon birden bire yükseldi. Ertesi gün, 9 Aralık’ta bu kez Filistinliler sokaklara dökülerek olayı protesto etmeye başladı. Gösteriler sırasında 17 yaşındaki Hatem Ebu Sisi adlı Filistinli gencin İsrail askerleri tarafından öldürülmesi, ayaklanmanın Batı Şeria’ya da yayılmasına yol açtı. Birkaç gün içinde yüz binlerce Filistinli sokaklara inmiş, İsrail askerleriyle çatışmaya başlamıştı. Bir tarafta zırhlı araçların ve otomatik silahların, diğer tarafta ise sapan taşlarının yer aldığı, dengesiz ve adaletsiz bir çatışmaydı bu.

1987'de patlak veren olaylar, tarihe ''Birinci İntifada'' olarak geçti.
1987'de patlak veren olaylar, tarihe ''Birinci İntifada'' olarak geçti.

Tarihe “Birinci İntifada” (İntifada kelimesi, “ayaklanma, patlama, kalkışma” gibi anlamlara gelir) olarak geçen bu sürecin ilk yılında 285 Filistinli hayatını kaybetmiş, 18 binden fazlası da tutuklanmıştı. İsrail’in bütün askeri tedbirlere rağmen bastıramadığı ayaklanma 1991’e kadar devam edecek, geride binlerce kurban, tutuklu ve sürgün bırakacaktı.

Gazze İslam Üniversitesi, İsrail tarafından birçok defa bombalanmıştır.
Gazze İslam Üniversitesi, İsrail tarafından birçok defa bombalanmıştır.

Birinci İntifada, sadece Filistinlilerin işgale karşı gösterdiği ısrarlı direniş nedeniyle değil, Filistin davasının önemli temsilcilerinden Hamas’ın kuruluşu açısından da önemlidir. Ayaklanmanın başlangıcından itibaren, gösterileri örgütleyen ve direnişi organize eden gruplar, Gazze İslam Üniversitesi merkezliydi. 1978’de Ahmed Yasin ve Mahmud Zahar adlı iki Filistinli eğitimci tarafından kurulan okul, kısa zamanda sadece Filistin’in değil bütün Arap dünyasının en dikkate değer eğitim kurumlarından birine dönüşmüştü. İntifada’nın ilk evresinden itibaren, Ahmed Yasin ve çevresindeki arkadaşları olaylarda aktif biçimde yer aldılar. 12 yaşında geçirdiği bir deniz kazasının ardından tekerlekli sandalyeye mahkûm olarak yaşayan Ahmed Yasin, özellikle İsrail’e karşı direniş fikri çerçevesinde Filistinliler üzerinde önemli bir etkiye sahipti.

REKLAM

12 yaşından itibaren tekerlekli sandalyeye mahkum yaşayan Ahmed Yasin, Hamas'ın kurucu lideriydi.
12 yaşından itibaren tekerlekli sandalyeye mahkum yaşayan Ahmed Yasin, Hamas'ın kurucu lideriydi.

İntifada’nın ilk zamanlarında Ahmed Yasin’in önderliğinde kurulan bir direniş hareketi, sonraki sürecin en önemli aktörlerinden birine dönüşecekti: Hamas.

“İslami Direniş Hareketi” anlamına gelen “Hareketu’l-Mukâvemeti’l-İslâmiyye” kelimelerinin kısaltılmış hali olan Hamas’ın kuruluşu, Filistin halkı içindeki fikrî bir yönelişin de doğal sonucuydu. 1928’de Mısır’ın İsmailiyye şehrinde genç bir öğretmen olan Hasan el Benna tarafından kurulan Müslüman Kardeşler Teşkilâtı (İhvân), Hamas’ın kurucularının da ilham ve örnek aldığı bir siyasal hareketti. Hamas, uzun yıllar boyunca kendisini “Kökleri İhvân fikriyatına dayanan bir direniş hareketi” olarak tanımladı. Bu yönüyle Hamas, aslında Filistin içindeki “İslâmcı” çizginin de ana temsilcisi konumuna yükseliyordu. 1979’da Şahlık rejiminin yıkılarak “İslam Cumhuriyeti”ne dönüşen İran, Hamas’ın kurulduğu süreçte Irak’la kanlı bir savaşa tutuşmuş bulunduğundan, Filistin siyasetindeki yeni süreç dış etkilerden ve yönlendirmelerden tamamen uzak, Filistinlilerin kendi kararlarıyla başlattıkları bir döneme işaret ediyordu.

Arafat'ın İsrail'le diyaloga açık çizgisi, Filistinlilerin bir kesimi arasında öfke uyandırıyordu.
Arafat'ın İsrail'le diyaloga açık çizgisi, Filistinlilerin bir kesimi arasında öfke uyandırıyordu.

1965’te Ahmed Şukeyrî tarafından resmen kurulan, daha sonra Yaser Arafat ve arkadaşlarının tekeline geçen Filistin Kurtuluş Örgütü çizgisi, zamanla İsrail’le müzakere ve diyalog noktasına gelmişti. Arafat’ın dünya sahnesinde “Filistin’in tek meşru temsilcisi” olarak kabul edilmesi sonucunu doğuran bu durum, İsrail işgalinin ağırlığı altında ezilen kesimlerde derin bir hayal kırıklığına yol açmıştı. Arafat ve ekibinin solcu, Komünist, Marksist, Sosyalist tonlara sahip oluşları da “İslâmcı” yönelimlere sahip Filistinli kesimleri rahatsız eden bir başka husustu. Tüm bunların üzerine, FKÖ çevrelerinde ortaya çıkan bazı yolsuzluk ve suiistimal iddiaları da eklenince, Filistin cephesinde yeni bir siyasal hareketin doğuşu kaçınılmaz hale geldi.

REKLAM

Hamas, bu yönüyle, tümüyle ihtiyaçların meydana getirdiği ve tarihsel gidişatın mecbur kıldığı bir oluşumdu. Filistin içinde bir boşluğa cevap verdiği için de, sonraki süreçte İsrail işgalinin ve ablukasının bütün şiddetine rağmen, Hamas’ın destekçi kitlesi kaybolmadı ve azalmadı.

Hamas lideri İsmail Haniye, Gazze'de bir basın toplantısı sırasında.
Hamas lideri İsmail Haniye, Gazze'de bir basın toplantısı sırasında.

Bu noktadan baktığımızda Filistin içerisindeki en önemli iki siyasal hareket olan Hamas ve Fetih’in arasındaki ayrışmanın temel meselelere bakış açısından ve dünya görüşü farklılıklarından kaynaklandığı anlaşılır. Her iki hareket de ideolojik yönden birbiriyle epey uzak noktalarda durduğundan, Filistin içinde “birlik hükümeti” kurma denemelerinin uzun soluklu ve sorunsuz olacağı da beklenemez. Zaten şimdiye kadarki bütün girişimlerin başarısızlıkla sonuçlanmış olması da, iki hareket arasındaki uzlaşmaz yönlerin derinliğini göstermesi açısından dikkat çekicidir.

Filistin siyasal hareketine etki etmeye çalışan dış faktörlerin (İsrail, İran, Suudi Arabistan vb.) çabaları ne yönde olursa olsun, Hamas-Fetih ayrışmasının kökleri toprağın altında birleşecek gibi görünmüyor. “İslami bir siyaset” ihtiyacı hiç yok olmayacağına göre, Filistin içindeki ayrışmanın da, bu yöndeki talepler nedeniyle, ortadan kaldırılamayacağını söylemek mümkün. Özellikle Mahmud Abbas sonrası dönemde, Filistin siyasetini bu “dünya görüşü farklılıkları” noktasından izlemek, epey öğretici olacaktır.

YORUMUNUZU YAZIN, SORUNUZU SORUN
{{ entity.comments.quantity }} KİŞİ YORUM YAZDI
İLK YORUM YAZAN SİZ OLUN
BEĞEN

HAFTANIN ÖZETİ

General Hafter'den IŞİD'li militan itirafı
General Hafter'den IŞİD'li militan itirafı
Bu hafta İslam dünyasında, Libyalı emekli General Halife Hafter'ın yakaladıkları IŞİD militanlarını yeniden ülkelerine gönderdiklerini itiraf etmesi, İran'daki sistem sorunu, Ürdün Kralı Abdullah'ın halası Prenses Besme'nin işadamı kocası Velid el Kurdî'ye gönderilen "teslim ol" çağrısı, KKTC'de hükümeti kurma görevinin UBP Başkanı Ersin Tatar'a ve...

PORTRELER

Etiketlere lanet eden adam: Necib Mahfuz
Etiketlere lanet eden adam: Necib Mahfuz
Mısır’ın büyük romancısı Abdülaziz Necib Mahfuz Birinci Dünya savaşından yaklaşık üç yıl önce 1911 yılında el-Cemaliye’de dünyaya geldi.Daha sonra yazacağı birçok romana da konu olacak olan el-Cemaliye; Kahire’ye bağlı ve daha çok orta sınıfa mensup insanların yaşadığı bir yerdir. Mahfuz’un çocukluğunun bitmesine denk gelen zamanlarda Kahire ve el-...

HAREKETLER

Jön Türkler’in Araplardaki izdüşümü
Jön Türkler’in Araplardaki izdüşümü
Çeşitli nedenlerle (ilim tahsili, seyahat, iltica, siyasi mücadele vb.) Avrupa’da toplanan ve bilhassa Sultan İkinci Abdulhamid’in iktidarına karşı muhalefet ortak paydasında bir araya gelen “Jön Türkler”, Osmanlı İmparatorluğu’nun yıkılış döneminin belki de en önemli toplumsal hareketini oluşturuyordu. 1850’lerden itibaren ilk kez Batılılar tarafı...

KARENİN SÖYLEDİĞİ

Kuzey Afrika'nın devrik liderleri
Kuzey Afrika'nın devrik liderleri
15 Ağustos 2005'te çekilen bu fotoğrafta, Libya lideri Muammer Kaddafi, Libya'nın başkenti Trablus'un doğusunda, Akdeniz kıyısındaki Sirte'de gerçekleştirilen bir toplantının ardından müttefikleri; Mısır lideri Hüsnü Mübarek, Cezayir lideri Abdülaziz Buteflika, ile görülüyor.Devlet televizyonundan bildirildiğine göre, Cezayir’in kıdemli Cumhurbaşka...

MALUMAT

Bir etnik kıyım hikayesi: Moriskolar
Bir etnik kıyım hikayesi: Moriskolar
Endülüs (İber Yarımadası) toprakları Müslümanlar tarafından 711-714 yılları arasında, Emevi iktidarı döneminde, Tarık Bin Ziyad’ın komutasında fethedilmiştir.Müslüman fatihler Vizigot Krallığı’nın baskılarından bıkmış olan yerli halkın desteğini de alarak kısa sürede bütün yarımadayı fethetmiş ve Pirenelere kadar ilerleyerek Fransa sınırına yaklaşm...

NE OKUMALI?

Azrail'in Vilayetine Yolculuk sonrası başkalaşmak
Azrail'in Vilayetine Yolculuk sonrası başkalaşmak
2018 yılında Zeynep Özel ve Zeynep Akçora çevirisiyle Ketebe Yayınları tarafından dilimize kazandırılan İranlı düşünür Celal Ali Ahmed imzalı "Azrail'in Vilayetine Yolculuk" isimli eserde, bir "Acem"in sosyalist düşünceyle başlayan hayatının, yaptığı İsrail gezisi ile farklı bir yöne evrilmesi konu ediliyor. Bu kitabı okuduğum da aklıma en çok sevd...
YUKARI DÖNÜN

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz