Filistinli grupların çatışmaları, Lübnan'daki mülteci kampını tanınmaz hale getirdi

Lübnan'daki 12 Filistin mülteci kampının en büyüğü olan Aynu'l-Hilve'de 55 bine yakın Filistinli yaşam mücadelesi veriyor.
Lübnan'daki 12 Filistin mülteci kampının en büyüğü olan Aynu'l-Hilve'de 55 bine yakın Filistinli yaşam mücadelesi veriyor.

Lübnan'da Filistinli mültecilerin yaşadığı en büyük kamp olan Aynu'l-Hilve'de 28 Temmuz-3 Ağustos ve 7-11 Eylül tarihlerinde Fetih Hareketi ile diğer Filistinli gruplar arasında çıkan kanlı çatışmalardan etkilenen mülteciler, meydana gelen büyük yıkımın ardından evlerin yeniden imarı ve temel hizmetlerin yerine getirilmesini bekliyor.

Lübnan'ın güneyindeki Sayda kentinde 55 bine yakın Filistin mültecinin yaşadığı Aynu'l-Hilve, 28 Temmuz-3 Ağustos ve 7-11 Eylül tarihlerinde Fetih Hareketi ile diğer Filistinli gruplar arasında, 28 kişinin ölümü ve yüzlerce kişinin yaralanmasına yol açan çatışmalara sahne oldu.

Tarafların 14 Eylül'deki ateşkesi kapsamında, çatışan tarafların arasına 26 Eylül'de "Filistin Ortak Güvenlik Gücü" yerleştirildi.

  • Ateşkesin maddeleri büyük oranda yerine getirilip çatışmasız ortam sağlansa da yıkılan ev ve yollar, kesilen elektrik ile su nedeniyle binlerce mülteci, evsiz kalmaya devam ediyor.
Temmuz ve Eylül aylarında Filistinli gruplar arasında patlak veren çatışmalarda 28 kişi vefat etti, 200’ün üstünde kamp sakini hayatını kaybetti.
Temmuz ve Eylül aylarında Filistinli gruplar arasında patlak veren çatışmalarda 28 kişi vefat etti, 200’ün üstünde kamp sakini hayatını kaybetti.

"Filistinlilerin silahlarının namlusu İsrail'e dönük olmalı, kardeşlerine değil

Aynu'l-Hilve Kampı'daki Hatin Mahallesi'nde evi tamamen yıkılan 70 yaşındaki Haciye Hatice, Filistinlilerin kendi aralarında çatışması ve kampın bu hale dönüşmesinden duyduğu üzüntüyü, göz yaşlarıyla anlattı.

Evinde herhangi askerî hedef veya silahlı milislerin bulunmadığını belirten Hatice, "Evimi tamamen yıkmaya sebep olan bu kin ve nefret nereden geliyor? İsrail'e karşı birleşmek yerine Filistinlilerin kardeş kavgası içerisine girmesi beni derinden üzdü." diye konuştu.

Tamamen yıkılan ve yakılan dükkânı önünde duran 55 yaşındaki Um Kamil, çatışmaların hedefinin Filistinlilerin ikinci defa göç ettirilmesi ise buna karşı çıkacaklarını ve evlerini terk etmeyeceklerini, burayı yeniden imar edip yaşamaya devam edeceklerini dile getirerek sözlerine şöyle devam etti:

Filistinlilerin silahlarının namlusu İsrail'e dönük olmalı, kardeşlerine değil. Ancak İsrail böylesi bir yıkıma yol açabilirdi.
Kampta ateşkesin uygulanması için 165 üyeden oluşan bir "Filistin Ortak Güvenlik Gücü" konuşlandırıldı ve Fetih Hareketi ile diğer Filistinli gruplar arasında "temas hattı" olan iki bölgeye yerleştirildi.
Kampta ateşkesin uygulanması için 165 üyeden oluşan bir "Filistin Ortak Güvenlik Gücü" konuşlandırıldı ve Fetih Hareketi ile diğer Filistinli gruplar arasında "temas hattı" olan iki bölgeye yerleştirildi.

Tek gelir kaynağı kamp içerisindeki marketi yerle bir olan Muhammed İhsan ise iş yerinin üzerindeki 3 dairesinin de tamamen kullanılmaz hale geldiğini kaydetti.

Marketinin kamp içerisindeki en büyük dükkân ve çatışmalardan önce ekonomik durumunu "gayet iyi" olduğunu anlatan İhsan "Ancak şimdi hem işsiz hem de evsiz kaldık. Yardım alamadan market ve evlerimi yeniden imar etmem mümkün değil. Sahip olduğum her şey gitti." şeklinde konuştu.

Kamp sakinlerinden Hacı Ebu Vail de çatışmaları bitiren ateşkesten sonraki sürecin, yerinden olanların geri dönüşünü sağlayacak "yeniden imar" sürecine girilmesi gerektiğini vurguladı.

Kamptaki mültecilerin insanî durumunu "trajik ve en dipte" şeklinde nitelendiren Ebu Vail, yerinden olan çok az sayıda kişinin evlerine geri dönebildiğini, binlerce evin yıkık durumda olduğunu paylaştı.

Ebu Vail, "Filistinli yetkililer, geri dönüş konusundaki vaatlerini pratikte de yerine getirmesi gerekiyor." dedi.

Aynu'l-Hilve’deki büyük yıkımın ardından kamp sakinleri evlerin yeniden imarı ve temel hizmetlerin yerine getirilmesini bekliyor.
Aynu'l-Hilve’deki büyük yıkımın ardından kamp sakinleri evlerin yeniden imarı ve temel hizmetlerin yerine getirilmesini bekliyor.

Çatışmarda 2 bin ev yıkıldı

Aynu'l-Hilve'deki Hamas Sorumlusu Halid Zayter, 2 defa yaşanan çatışmalardan sonra ateşkes kapsamında, "Filistin Ortak Güvenlik Gücü"nün kampa yerleştirilmesiyle, kamp sakinlerinin güvenliğinin sağlanmasında olumlu sonuçlar elde edildiğini söyledi.

Sayda kentindeki Filistin Ortak Çalışma Konseyi Üyesi Fuad Osman da ateşkes maddelerinin büyük oranda uygulandığını belirterek, şöyle devam etti:

"Çatışmaların yaşandığı bölgelere Filistin Ortak Güçleri yerleştirildi. Birleşmiş Milletler'e ait okullar yeniden boşaltıldı. Ateşkesin geriye kalan son maddesi ise çatışmaların faillerinin Lübnan yargısına teslim edilmesi."

  • Çatışmalar ve can güvenliği nedeniyle 2 bin ailenin kamptan ayrıldığını tahmin ettiklerini aktaran Osman, Kamp içerisinde tamamen veya kısmen yıkılan evlerin sayısının 1500 ila 2 bin arasında olduğunu söyledi.
Kamptaki yol, altyapı sistemi, elektrik hattı ve su şebekesi de yıkıldı.
Kamptaki yol, altyapı sistemi, elektrik hattı ve su şebekesi de yıkıldı.

Öte yandan ateşkesin yeniden ihlal edilmemesi, kamp içerisine silah sokulmaması ve güvenliğin sağlanması için kamp çevresinin güvenliğini sağlayan Lübnan ordusu, güvenlik tedbirlerini sıkı bir şekilde uyguluyor.

Ordunun kamp çevresinde ve giriş-çıkışlarda 7 adet kontrol noktası bulunuyor. Lübnan vatandaşlarının girişine kısıtlama getirilen kampta, "can güvenliği" gerekçesiyle yabancı gazetecilerin kampa girişine izin verilmezken, yerel basın mensupları ise normal bir sivil gibi kampa girip çekim yapabiliyor.

Aynu'l-Hilve Kampı

Lübnan'daki 12 Filistin mülteci kampının en büyüğü olan Aynu'l-Hilve'ds 55 bine yakın Filistinli yaşam mücadelesi veriyor.

  • Lübnan ile Filistinli gruplar arasında 1969'da yapılan Kahire Anlaşması'na göre, kampların iç güvenliği Filistinli gruplarca sağlanırken, giriş ve çıkışlar ise Lübnan ordusunun denetiminde bulunuyor.

Mülteci kampında 29 Temmuz'da başlayan çatışmalarda 13 kişi yaşamını yitirmiş, 60'tan fazla kişi yaralanmıştı. Kanlı çatışmalar nedeniyle yaklaşık 4 bin kişi evlerini terk etmek zorunda kalmıştı.

Kamptaki Filistinli gruplar arasında 31 Temmuz'da Lübnanlı tarafların arabuluculuğunda ateşkes sağlandığı duyurulsa da çatışmalar aralıklarla devam etmişti.
Kamptaki Filistinli gruplar arasında 31 Temmuz'da Lübnanlı tarafların arabuluculuğunda ateşkes sağlandığı duyurulsa da çatışmalar aralıklarla devam etmişti.

Bir süre devam eden sükunetin ardından 7 Eylül'de yeniden çatışmaların başladığı kamptaki olaylarla ilgili Lübnan Başbakanı Necib Mikati'nin öncülüğünde, 11 Eylül'de "acil ve kalıcı bir ateşkesin" sağlandığı ilan edilmiş ancak hemen ertesi gün çatışmalar yeniden başlamıştı. Kampta, bu dönemdeki çatışmalarda 15 kişinin öldüğü, 150 kişinin yaralandığı belirtilmişti.

Son olarak 14 Eylül'de Filistinli mülteciler arasındaki çatışmaların durması için yeniden bir ateşkesin sağlandığı duyurulmuştu.