GündemHasan el-Benna'dan günümüze İhvan liderleri

Hasan el-Benna'dan günümüze İhvan liderleri

HABER MASASI MECRA 4 DAKİKADA OKUNUR
Hasan el-Benna'dan günümüze İhvan liderleri
Me'mûn el Hudeybi (solda) ve Mustafa Meşhur(sağda), 1995'te vefat eden Hamid Ebu'n-Nasr'ın cenazesinde.
BEĞEN

Mısır halkının içinde bulunduğu toplumsal bunalımdan, İslam’ın hafızalardan silinmeye yüz tutmasından rahatsız olan yedi genç, İsmailiye’de, aralarında lider olarak gördükleri Hasan el Benna’nın evinde toplanmıştı. 1928 yılının bir Mart gecesinde, bu yedi insanın istişareleri sonucunda kurulması karar verilen İhvan-ı Müslimin (Müslüman Kardeşler), kısa sürede sadece Mısır’ın değil, bütün İslam dünyasının problemlerini çözmeyi hedefleyen büyük bir cemaate dönüştü. Mısır’dan Suriye, Irak, Filistin, Ürdün, Yemen’e; Ortadoğu’dan Afrika’ya ve Avrupa’ya yayılan bu oluşumun Mürşidü’l Âm’ı (Genel Başkanı) olmak büyük bir sorumluluk; bizatihi, önemli vakıalarla karşı karşıya gelineceğinin bir habercisiydi.

İşte, Hasan el Benna’dan bu yana Müslüman Kardeşlerin genel başkanlık koltuğuna oturmuş ve bu büyük yükü omuzlamış kişiler:

1. Hasan el Benna (1928–1949)

İhvan-ı Müsliminin kurucusu olan Hasan el-Benna 1949 yılında Kahire'de suikasta kurban gitti.
İhvan-ı Müsliminin kurucusu olan Hasan el-Benna 1949 yılında Kahire'de suikasta kurban gitti.

1906 yılında doğduğu Mahmudiye kentinde, babasından hem ilim hem de zanaat öğrenen Hasan el Benna üniversite mezuniyetinin ardından öğretmen olarak geldiği İsmailiye’de İhvan-ı Müslimini kurdu ve ilk başkanı oldu. Onun başkanlığında Müslüman Kardeşler, Hasan el Benna’nın saygın kişiliği ve karizmatik liderliğinin de etkisiyle, çok geniş bir kitleye ulaştı. Teşkilatın Mısır genelinde binlerce kişiye ulaşması ve verilen konferanslardaki siyasi söylemler doğal olarak yönetimin dikkatini çekti. Kral Faruk, ülkenin en kalabalık muhalif grubu olarak sayılabilecek bu teşkilatı varlığına bir tehdit olarak görüyordu. 12 Şubat 1949 gecesi, Kral Faruk’un arzularına paralel bir şekilde, tenha bir sokakta Hasan el- Benna’ya doğrultulan silah ateş aldı. Öğrencisi tarafından güçlükle hastaneye taşınsa da, hiçbir görevli Hasan el-Benna’nın ağır bir şekilde kanayan yarasına müdahale etmek istemedi ve Benna o gece, bir sedyede terkedilerek, kan kaybından vefat etti.

2. Hasan el Hudeybi (1949–1972)

Hasan el-Hudeybi (ortada)Mısır yönetimi tarafından çıkartıldığı mahkeme salonunda.
Hasan el-Hudeybi (ortada)Mısır yönetimi tarafından çıkartıldığı mahkeme salonunda.

1891 yılında doğan, 1943’te bölgenin savcısı olarak davet edildiği bir konferansta Hasan el-Benna’nın konuşmasında oldukça etkilenerek Müslüman Kardeşlere katılan Hasan el-Hudeybi, Hasan el-Benna’nın vefatından liderlik koltuğuna geçti. Hasan el-Benna’nın vefatından sonra İhvan üzerindeki baskılar ve tutuklamalar artarken, resmen olmasa da, harekete liderlik yapan Hudeybi, teşkilat üzerindeki baskılar hafiflediğinde, takriben 1 yıl sonra resmen Genel Mürşid olarak seçildi. Cemal Abdunnâsır ’ın Kral Farku’u devirerek yönetimi ele geçirmesinin ardından, Abdunnâsır ’ın başlattığı Müslüman Kardeşleri tutuklama faaliyetlerinde Hudeybi de hapse mahkûm edilenler arasında oldu. 1973 yılına değin sürdürdüğü, çoğunu tutuklu olarak geçirdiği başkanlık görevinde İhvan içinde çıkan tekfirci hareketlere karşı “Davetçiyiz, yargılayıcı değil.” sloganıyla mücadele etti ve Hareketi bir arada tutmaya çalıştı. 8 Kasım Perşembe günü 1973 yılında vefat etti.

3. Ömer el Tilmisani (1972–1986)

Ömer el Tilmisani cemaate kuruluş yıllarındaki havayı tekrar kazandırdığı için ''İkinci Hasan el-Benna'' olarak adlandırıldı.
Ömer el Tilmisani cemaate kuruluş yıllarındaki havayı tekrar kazandırdığı için ''İkinci Hasan el-Benna'' olarak adlandırıldı.

1904 doğumlu olan, Hasan el-Benna’nın Mısır’ın Neva köyüne yolladığı davetçi birliklerle tanışarak 1933’de Müslüman Kardeşlerin bir parçası olan, İhvanın Filistin cihadına katılan Ömer el Tilmisani, Hasan el Hudeybi ile birlikte 1971’e kadar, 17 yıl boyunca hapis yatmıştı. Hasan el Hudeybi’nin vefatının ardından 1974’te İhvanın genel mürşidi oldu. Abdunnâsır ’ın ardından Envar Sedat’ın başa geçmesiyle Müslüman Kardeşler kısmen rahatlamıştı. Bu sürede, Hareketin yöntemlerini ısrarla takip ederek yeni bir yöntem belirlemeyen, İslami diriliş için çabaların fertten başlaması gerektiği düşüncesine sadık kalan, dünya Müslümanlarının sıkıntılarıyla ilgilenen Tilmisani, çabalarıyla teşkilatın manevi yapısını düzelttiği için “İkinci Hasan el Benna” olarak anıldı. Envar Sedat yönetimi ilk başlarda İhvana karşı yumuşak bir tutum sergilemişken sonraları, teşkilat üzerindeki baskı arttırıldı. Muhalif tutumları dolayısıyla cemaatin üyeleri tutuklandı. Sedat’ın resmi bir törende, askeri bir klik tarafından öldürülmesi üzerine “Osman b. Affan gibi öldürülmüştür.” açıklamasında bulunan Tilmisani’nin bu sözleri büyük bir tartışma çıkardı. Ömer el Tilmisani 22 Mayıs 1986’da, 82 yaşındayken Kahire’de öldü.

4. Muhammed Hamid Ebu’n-Nasr (1986–1996)

Muhammed Hamid Ebu’n-Nasr döneminde teşkilat Amel partisi ile ittifak kurarak resmen siyasete girdi.
Muhammed Hamid Ebu’n-Nasr döneminde teşkilat Amel partisi ile ittifak kurarak resmen siyasete girdi.

1913’te doğan, Ömer el Tilmisani’nin vefatının ardından başkanlık koltuğuna geçen Muhammed Hamid Ebu’n-Nasr, İhvan’ın klasik davet yöntemini koruyarak, davet konuşmaları yapmak üzere Mısır şehirlerini ve köylerini gezdi. Ebu’n-Nasr döneminde fiilen siyaset giren teşkilat, Amel Partisi ile ittifak yaparak girdiği seçimlerde 36 koltuk kazandı. Hastalığı üzerine Mustafa Meşhur’a yetki veren Ebu’n-Nasr 20 Ocak 1996’da Kahire’de vefat etti.

5. Mustafa Meşhur (1996-2002)

İkinci başkanlık dönemi için seçilmiş olan Mustafa Meşhur, seçimden kısa bir süre sonra vefat etti.
İkinci başkanlık dönemi için seçilmiş olan Mustafa Meşhur, seçimden kısa bir süre sonra vefat etti.

1921’de hayata gözlerini açan, Ebu’n-Nasr’ın yardımcısı olan ve Abdunnâsır zamanında 20 yıl hapis yatan Mustafa Meşhur, 4. Başkanın vefatından sonra, 5. Mürşid olarak seçildi. Seçilmesinin ardından, İhvan’ın seçim ve başkanlık yöntemini değiştirdi. Mustafa Meşhur’un uyguladığı değişiklikten sonra, ömür boyu olmak üzerine seçilen liderler artık 6 yıllı bir süre için seçiliyordu. Kendisi de bu kurala uydu ve 2002’de görev süresinin bitmesi üzerine yeniden seçime girdi. 6 yıllık bir süre daha için yeniden seçilmiş olmasına rağmen 6 yılı dolduramadan 8 ay sonra vefat etti.

6. Me'mûn el Hudeybi (2002–2004)

Seçimden bir yıl sonra vefat eden Me'mûn el Hudeybi'nin başkanlığı çok uzun sürmedi.
Seçimden bir yıl sonra vefat eden Me'mûn el Hudeybi'nin başkanlığı çok uzun sürmedi.

İkinci başkan Hasan el Hüdeybi’nin 1921 doğumlu oğlu olan Me'mûn el Hudeybi , 1956’da çıkan İsrail-Mısır savaşında Mısır saflarında savaşanlardan biriydi. Savaşın Mısır’ın aleyhine bitmesinin ardından İsrail askerlerine esir düşen Me’mûn, Gazze’de 1 yıllık bir esaret yaşadı. Ülkesine geri dönerek temyiz mahkemesinde çalışarak geçirdiği 10 yılın ardından 1966’da Seyyid Kutub ile birlikte tutuklananlar arasında oldu. Hapisten çıktıktan sonra cemaatte daha fazla görev alan Me’mûn, Mustafa Meşhur’un vefatından sonra başkanlığa seçildi fakat kısa bir süre sonra, seçimden 1 yıl sonra 2004’te vefat etti.

7. Muhammed Mehdi Akif (2004–2009)

Muhammed Mehdi Akif, genç ve başarılı kişilerin önünü açmak niyetiyle kendi rızasıyla başkanlığı bıraktı.
Muhammed Mehdi Akif, genç ve başarılı kişilerin önünü açmak niyetiyle kendi rızasıyla başkanlığı bıraktı.

1928 yılında doğan, 1948’de Müslüman Kardeşler tarafından başlatılan Filistin cihadına katılan Muhammed Mehdi Akif, Mısır’a dönüşünün ardından diğer başkanlar gibi Abdunnâsır zamanında hapis yatmıştı. 2004’te Me’mun el Hudeybi’nin vefatından sonra başkanlık koltuğuna geçen Mehdi Akif, 2009 yılında kendi rızasıyla başkanlığı bıraktı. 2013 yılında Mısır’da gerçekleşen darbenin ardından tutuklananlar arasından olan Mehdi Akif, 2017’de hapishanedeyken yaşadığı rahatsızlık sebebiyle vefat etti.

8. Muhammed Bedî’ (16 Ocak 2010 - ?)

38 ayrı suçla yargılanan Muhammed Bedî' 2013'ten beri tutuklu.
38 ayrı suçla yargılanan Muhammed Bedî' 2013'ten beri tutuklu.

Mehdi Akif’in ardından Genel Mürşid seçilen, 1943 doğumlu Muhammed Bedî’ , Abdunnâsır zamanlarında tutuklanan İhvan üyelerindendi. İhvan içinden yetişmiş olan Muhammed Mursi’ye gerçekleştirilen darbenin ardından tutuklanan Bedî’, 38 davadan yargılanmayı bekliyor. Görülen davalarda 168 hapis ve iki idam cezasına çarptırılan Bedî’nin idam cezaları itirazlar üzerine düşürülmüştü.

YORUMUNUZU YAZIN, SORUNUZU SORUN
{{ entity.comments.quantity }} KİŞİ YORUM YAZDI
İLK YORUM YAZAN SİZ OLUN
BEĞEN

HAFTANIN ÖZETİ

Tek yürek olan Lübnan halkının yolsuzluk savaşı
Tek yürek olan Lübnan halkının yolsuzluk savaşı
Lübnan'da 17 Ekim'den bu yana devam eden gösterilerde Lübnan halkının hükumetin vergi politikaları ve yolsuzluklara karşı ortak duruş sergilemesi, Lübnan eski Cumhurbaşkanı Mikati, oğlu ve kardeşine yöneltilen yolsuzluk suçlamaları, Lübnan Cumhurbaşkanı Mişel Avn'ın göstericilerin taleplerini dinlemek üzere görüşme çağrısında bulunması, Hükümet kur...

PORTRELER

Moğollara karşı: Celâleddin Harizmşah
Moğollara karşı: Celâleddin Harizmşah
12.asrın hemen başlarında, Asya'nın orta ve batı kesim şehirleri; ilim, sanat ve ticarette altın devirlerini yaşıyorlardı. Her biri, Kaf dağının ardından sıyrılıp gelmiş süslü masal şehirleri gibi olan; Semerkant, Buhara, Gürgenç, Nişabur, Belh güzellik ve estetikte birbiriyle yarışıyorlardı. O günlerde, bölgede bir büyük güç hüküm sürüyor, onun ya...

HAREKETLER

Leşker-i Tayyibe Örgütü
Leşker-i Tayyibe Örgütü
Güney Asya’nın düşman kardeşleri Hindistan ve Pakistan arasında önemli sorunlardan bir tanesi de bölgedeki tansiyonun zaman zaman yükselmesine ve karşılıklı çatışmalara sebebiyet veren yerel örgütlerdir. Bunlardan biri de Leşker-i Tayyibe örgütüdür. Saf, temiz ordu anlamına gelen Leşker-i Tayyibe 1987 yılında kuruldu. Hedefleri arasında; cihadın Al...

MALUMAT

Güçlü Afrika'nın kara savaşçısı: Rabih
Güçlü Afrika'nın kara savaşçısı: Rabih
Avrupalı denizcilerin 15. yüzyılın sonlarında Hint Okyanusu’na doğru başlattıkları deniz seferleri, tarihte eşi benzeri görülmemiş bir kıyımın ilk adımlarıydı. Yeni yerlerin keşfi adı altında çıkılan bu yolculuk, dünyanın en büyük ikinci kıtası olan Afrika’nın kağıt üzerinde paylaşılmasıyla birlikte akıl almaz yıkımları beraberinde getirecekti.Topr...
YUKARI DÖNÜN

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz