İslâm’a adanmış bir ömür: Seyyid Kutub
15:00, 20/02/2026, Cuma

İslâm’a adanmış imtihanlarla dolu bir ömür geçiren Seyyid Kutub, Cemal Abdunnâsır'ın kararıyla idam edilmişti.
Yaşadığımız coğrafyada fazlasıyla tahkir edilen isimlerden biri olsa da hayatının tamamını İslâm adına yaşama gayesiyle geçirdi Seyyid Kutub. 1950’li yıllarda kapitalizme ve sömürüye karşı sosyalizmin yükselen bir değer haline geldiği dönemlerde idam edilen Seyyid Kutub, İslâmiyet için yoğun şekilde çalışmalar yaptığı dönemlerde Mısır komünizm tehlikesi altındaydı. Kutub, çeşitli eserleriyle komünizme ihtiyaç olmadığını, eşitlik ve adalet ilkelerinin İslâm’da en güzel haliyle var olduğunu anlatmaya çalıştı. İsrail’in kurulma döneminde Batı dünyasına karşı sert üsluplarla makaleler kaleme alan Seyyid Kutub, o dönemde Müslüman Kardeşler’in manevi lideri haline geldi. 1954 yılından itibaren aralıklarla cezaevine giren Kutub, "Yoldaki İşaretler" kitabı sebebiyle 1965 yılında yeniden tutuklandı ve çeşitli işkencelere maruz kaldı. 1966 yılında hakkında idam kararı çıkan Kutub, 29 Ağustos 1966 tarihinde idam edildi.
Seyyid Kutub
, 1950’li yıllarda kapitalizme ve sömürüye karşı sosyalizmin yükselen bir değer haline geldiği dönemlerde
idam edildi. Sosyalizm Arapçada iştirakiyye/bölüşümcülük olarak kullanılmaya başlandıktan sonra daha dikkat çekici bir kavram haline gelse de Seyyid Kutub’un hayatına mâl olan bu durum
, yeni yeni anlaşılmaya başlandı.
Gençlik yıllarında Seyyid Kutub.
Yaşadığımız coğrafyada
fazlasıyla tahkir edilen isimlerden biri
olsa da hayatının tamamını İslâm adına yaşama gayesiyle
geçirdi Seyyid Kutub. İslâm’ın güzelliklerini kavradığı ve şiirsel bir üslupla kaleme aldığı
isimli kitabı, "Kur’ân’ın Gölgesinde"
11 yaşında hafız olduktan sonr
a buna en güzel örneklerden biri oldu.Babasını küçük yaşta kaybeden Seyyid Kutub,
o dönemlerde Kahire’de okuyordu. Annesinin ve Hamide, Emine ve Muhammed
ismindeki kardeşlerinin mesuliyeti üzerine kalmıştı. Bu olayın ardından tüm aile Kahire’ye yerleşti
. Ortaokul ve lise eğitimini El-Ezher’de
bitirdikten sonra üniversite eğitimine Kahire Üniversitesi’nde
başladı. 1933 yılında mezun olduktan sonra
aynı üniversitede öğretim görevlisi olarak göreve başladı. 1946 yılında İslâmî düşünceye girişini temsil ettiği düşünülen Konum Dersleri makalesi
yayınlandı.
Mecra
Siyasetin koridorlarında bir dinî kurum: Ezher
Toplumun ıslah edilmesi üzerine çalışmayı her Müslümanın vazifesi olarak gören Seyyid Kutub, o dönemde Mısır’daki toplumsal yapının nasıl dejenere olduğunu söylüyordu.
Seyyid Kutub'un İslâmiyet için yoğun şekilde çalışmalar yaptığı dönemlerde Mısır, komünizm tehlikesi altındaydı.
1949 yılında
yolu Amerika’ya düştü
ve oradaki insanların yaşam tarzını ve yaşanan yoğun ırkçılığı
eleştiren yazılar yazdı. Hatta Amerika’yı tamamıyla reddettiğini
söyledi.İslâmiyet için isimli eserleriyle komünizme ihtiyaç olmadığını,
yoğun şekilde çalışmalar yaptığı dönemlerde
Mısır komünizm tehlikesi altındaydı. "İslâm’da Sosyal Adalet", "İslâm-Kapitalizm Çatışması"
ve
"Dünya Barışı ve İslâm"
eşitlik ve adalet ilkelerinin İslâm’da en güzel haliyle var olduğunu
anlatmaya çalıştı. Kendi literatürümüzde düşündüğümüz manada sosyalizm
fikriyatından çok, İslâm’ın kendi bünyesinde tam ve mükemmel oluşundan dolayı
yeni bir reforma ihtiyacımız olmadığını savundu her daim.İsrail’in kurulma döneminde Batı dünyasına karşı sert üsluplarla makaleler kaleme alan Seyyid Kutub, o dönemde Müslüman Kardeşler’in manevî lideri haline geldi.

Mecra
İhvân-ı Müslimîn liderleri, dönemleri, etkileri

Seyyid Kutub, Müslüman Kardeşler’in manevî lideri haline geldi.
1954 yılında dönemin
Mısır Cumhurbaşkanı sosyalist lider Cemal Abdunnâsır’a
bir suikast girişiminde bulunulunca ve sebep olarak Müslüman Kardeşler gösterilince
, diğer İhvân-ı Müslimîn üyeleri gibi Seyyid Kutub da gözaltına alındı
.- Hapishane görevlileri tarafından korkunç işkencelere maruz kaldı ve bu ağır sıkıntılardan sonra vücudunda ciddi hastalıklar oluşmaya başladı. Bunun yanında, vücudundaki güç neredeyse tamamen bitmek üzere olduğu zamanlarda hapishane görevlileri onu eğitilmiş köpeklerle kovalamaya başlıyorlardı. Hastalık ve yorgunluktan adım atamayacak hale geldiğinde, köpekler üstüne saldırıp vücudunu parçalıyordu.

Seyyid Kutub, "Yoldaki İşaretler" kitabı sebebiyle 1965 yılında yeniden tutuklandı.
Duruşma zamanı yaklaştığında,
mahkemeyi izlemek için Mısır’dan gelen insan hakları temsilcisinin
Seyyid Kutub’un vücudundaki işkence izlerini görmemesi
için mahkeme iki hafta sonraya ertelendi ve iki hafta sonra kendisine 15 yıl hapis cezası verildi
.
Cemal Abdunnâsır’dan özür dilediği takdirde kendisini serbest bırakacak olmalarına karşın o, asla kendi davasından vazgeçmedi.
1964 yılında serbest bırakılan Seyyid Kutub, . Hapishanede işkencelere devam ediliyordu.
Yoldaki İşaretler
kitabı sebebiyle 1965 yılında yeniden tutuklandıCemal Abdunnâsır’dan özür dilediği takdirde
kendisini serbest bırakacak olmalarına karşın, o asla kendi davasından vazgeçmiyordu
.Hapishanede
İslâm davasından vazgeçmesi için
gözlerinin önünde iki yeğenini öldürdüler. Kız kardeşlerine de
sürekli işkence yapıyorlardı.
Mecra
Panarabizm uğruna: Cemal Abdünnasır
1966 yılında hakkında idam kararı çıktı
. Bu kararı Pakistan, İngiltere, Lübnan, Ürdün, Sudan ve Irak
gibi ülkeler tepkiyle karşılasa da Cemal Abdunnâsır bu kararından vazgeçmedi
ve 29 Ağustos 1966 tarihinde Seyyid Kutub idam edildi
.
Seyyid Kutub, 29 Ağustos 1966'da idam edildi.

Mecra
Mahkeme salonunda direniş
İmtihanlarla dolu bir hayatı şu sözleriyle noktaladı:
“Eğer Allah kanunu ile mahkûm edilmişsem ben Hakk'ın hükmüne razıyım. Eğer batıl kanunlarla mahkûm olmuşsam, ondan çok daha üstün bir düşünceye sahip olduğum için batıldan ve münafıklardan merhamet dilemem.
Allah'a şükürler olsun ki 15 sene cihad ettikten sonra bu mertebeye ulaştım. Ben Allah yolunda yaptığım iş için asla özür dilemem. Namazda Allah'ın birliğine şehadet eden parmağım asla bir tağutun hükmünü onaylayan tek bir harf bile yazmayacaktır.”

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.