GündemKörfez ülkelerinin özrü kabahatinden büyük

"Körfez ülkelerinin özrü kabahatinden büyük"

Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas'ın Dış İlişkiler Müsteşarı Nebil Şas Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Umman ve Bahreyn'in Washington büyükelçilerinin ABD Başkanı Donald Trump'ın sözde barış planını açıkladığı toplantıya, katılmasına tepki gösterdi.

HABER MASASI AA, MECRA 2 DAKİKADA OKUNUR
Körfez ülkelerinin özrü kabahatinden büyük
ABD Başkanı Donald Trump'ın sözde barış planını açıkladığı toplantıya Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Umman ve Bahreyn'in Washington büyükelçileri de katılmıştı.

Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas'ın Dış İlişkiler Müsteşarı Nebil Şas Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Umman ve Bahreyn'in Washington büyükelçilerinin ABD Başkanı Donald Trump'ın sözde barış planını açıkladığı toplantıya, katılmasına tepki gösterdi.

BEĞEN

ABD Başkanı Donald Trump'ın sözde barış planını açıkladığı toplantıya, meselenin asıl taraflarından Filistin ya da Kudüs'teki kutsal mekanların hamiliğini yapan Ürdün katılmazken Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Umman ve Bahreyn'in Washington büyükelçilerinin katılımı dikkati çekti.

Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas'ın Dış İlişkiler Müsteşarı Nebil Şas, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 3 Körfez ülkesinin toplantıya katılmasına ve sığındıkları bahaneye tepki gösterdi.

Şas, "Söz konusu 3 ülkenin büyükelçilerinin toplantıya katılmaları hoş değildi. Ortaya attıkları bahane de planın içeriğini bilmemeleri ve katılımlarının bu planı onayladıkları anlamına gelmediği şeklindeydi." dedi.

Sözde barış planının açıklanmasının ardından Gazze'de protesto gösterileri düzenlenmişti.
Sözde barış planının açıklanmasının ardından Gazze'de protesto gösterileri düzenlenmişti.

Bu tavrın ABD ve İsrail üzerinde "Arapların plana destek verdiği" izlenimi bıraktığını belirten Şas, bu 3 ülke ile tüm Arap dünyasından sözde barış planına karşı gerçek bir duruş sergilemelerini istedi.

Plan, Filistin meselesini tasfiye etmeyi amaçlıyor

Şas, Trump'ın "birbirine tünel ve köprülerle bağlı adacıklardan oluşan, havaalanı ve limanı olmayan ve başkenti Doğu Kudüs'ün bazı kısımlarından oluşan" Filistin "devletçiği" kurulmasını öngören planının, barışı tesis etmeyi değil Filistin meselesini tasfiye etmeyi amaçladığını dile getirdi.

ABD Başkanı Trump'ın Yahudi asıllı damadı Jared Kushner'in hazırladığı planda Kudüs, İsrail'in bölünmez başkenti olarak kabul ediliyor.
ABD Başkanı Trump'ın Yahudi asıllı damadı Jared Kushner'in hazırladığı planda Kudüs, İsrail'in bölünmez başkenti olarak kabul ediliyor.

Sözde barış planının önceden kamuoyuna sızdırılan bilgilerden daha da kötü olduğunu söyleyen Şas, "Bunu onaylamak mümkün değil, gerçek bir Filistin devletinin kurulmasını öngörmüyor. Filistinlilere ne Kudüs ne de dönüş hakkı; hiçbir şey vermiyor." diyerek planın uygulanmasının olası olmadığını ifade etti.

Filistinli gruplar arasındaki siyasi bölünme

Filistin'deki siyasi bölünmüşlük, tüm çözüm bekleyen sorunlarda olduğu gibi söz konusu plana karşı izlenecek stratejide de temel meseleler arasında yerini aldı.

"Siyasi bölünmüşlüğün sona erdirilmesi ulusal bir zorunluluk haline geldi. Öyle zannediyorum ki, Filistin meselesinin gerçek bir tehlikeyle karşı karşıya olduğu bir zamanda, tüm Filistinli gruplar da birlik sağlanmasını arzuluyor." diyen Şas, Filistinli grupların Gazze'de düzenlemeyi planladıkları toplantının siyasi bölünmüşlüğü sonlandırma yolunda atılmış bir adım olacağını vurguladı.

Filistin meselesinin çözüme kavuşmasındaki en büyük engellerden biri olarak siyasi bölünmüşlük gösteriliyor.
Filistin meselesinin çözüme kavuşmasındaki en büyük engellerden biri olarak siyasi bölünmüşlük gösteriliyor.

Nebil Şas, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas'ın yakında Gazze'yi ziyaret etme konusunda ciddi olduğunu ve bu ziyaretin başarılı olacağını düşündüğünü belirtti.

"Oslo Anlaşması'nı hükümsüz kılıyor"

İsrail'in üzerine düşen hiçbir yükümlülüğü yerine getirmediğine işaret eden Şas, "Bu durumda Filistinlilerin yükümlülüklerine bağlı kalması normal değil. Yüzyılın Anlaşması, İsrail ile Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) arasında imzalanan Oslo Anlaşması'nı hükümsüz kılıyor." diye konuştu.

Şas, geçen hafta Ramallah'ta gerçekleştirilen toplantıda, daha önce alınan "İsrail ile güvenlik koordinasyonun ve ekonomik ilişkilerin durdurulması" kararlarının uygulamaya konulmasının netlik kazandığını dile getirdi.

Sözde barış planına karşı diplomatik düzeyde harekete geçtiklerini kaydeden Şas, bu bağlamda Yüzyılın Anlaşması'nın görüşülmesi için Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyini (BMGK) toplantıya çağırdıklarını, G77, Afrika Birliği, Avrupa Birliği ve Bağlantısızlar Hareketi ülkeleriyle de iletişime geçtiklerini sözlerine ekledi.

Trump'ın sözde barış planı

ABD Başkanı Trump, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile 28 Ocak'ta Beyaz Saray'da düzenlediği ortak basın toplantısında, tek taraflı sözde Orta Doğu barış planını kamuoyuna açıklamıştı.

Sözde barış planı kapsamında Kudüs'ün, İsrail'in "bölünmez" başkenti olarak kabul edileceğini ifade eden Trump, planın bağımsız bir Filistin devleti ve Filistinliler için "son şans" olduğunu iddia etmişti.

Planın açıklandığı toplantıya BAE, Bahreyn ve Umman'ın Washington büyükelçileri de katılmıştı.

YORUMUNUZU YAZIN, SORUNUZU SORUN
{{ entity.comments.quantity }} KİŞİ YORUM YAZDI
İLK YORUM YAZAN SİZ OLUN
BEĞEN

HAFTANIN ÖZETİ

Haşdi Şabi destekçileri ABD Büyükelçiliği'ni bastı
Haşdi Şabi destekçileri ABD Büyükelçiliği'ni bastı
Bu hafta İslam coğrafyasında; Irak'taki Haşdi Şabi taraftarlarının ABD'nin Bağdat Büyükelçiliği'ni baskını, İdlib'de bombardımandan kaçarak camiye sığınan siviller, Müslüman Kardeşler Teşkilatı'nın (İhvan) Mısır muhalefetiyle uzlaşıya varması, 2019 yılında Libya'da yaşanan ölüm ve yıkım, Çin'in Uygur Türklerine yönelik baskı ve zulüm politikası hab...

PORTRELER

Baas'ın Irak'taki son yumruğu
Baas'ın Irak'taki son yumruğu
Amerikan askerlerinin Bağdat’a girdiğini duyan motosiklet tamircisi Hasan el-Jaburi, eline aldığı balyozuyla Firdevs Meydanı’ndaki Saddam Hüseyin heykelini yıkmaya doğru koştuğunda takvimler 9 Nisan 2003’ü gösteriyordu. Baas Partisi’nin Irak’taki son temsilcisi artık tarihe karışmak üzereydi.Saddam Hüseyin, 28 Nisan 1937 tarihinde, Dicle Nehri kıyı...

HAREKETLER

İran'ın sınır ötesi kolu: Kudüs Gücü
İran'ın sınır ötesi kolu: Kudüs Gücü
1979'daki İran İslam Devrimi’nden sonra kurulan İran Devrim Muhafızları Ordusu’nun görevi; rejimi ve var olan düzeni korumak ve sürdürmektir. Kudüs Gücü, ise İran Devrim Muhafızları Ordusu’na bağlı 8 askeri birimden biridir. Sekiz birimin tamamı, İran Devrim Muhafızları Ordusu Genel Komutanı General Hüseyin Selami ve yardımcısı Ali Fedevi’nin komut...

MALUMAT

Yahudi fanatik Goldstein’in İbrahimî Cami Katliamı
Yahudi fanatik Goldstein’in İbrahimî Cami Katliamı
Baruch Goldstein adlı Yahudi fanatiğin 25 Şubat 1994 tarihinde 29 Müslümanı öldürdüğü Harem-i İbrahim Camisi’ndeki katliam, tarihe "El Halil Camii (Harem-i İbrahim) Katliamı" olarak geçti.Harem-i İbrahim Camisi, Yahudi inancına göre Mescid-i Aksa’da olduğuna inanılan “Süleyman Mabedi”nden sonra yeryüzündeki en kutsal mabet kabul ediliyor. İşgal alt...
YUKARI DÖNÜN

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz