GündemLübnan’ın Turgut Özal’ı Refik Hariri

Lübnan’ın Turgut Özal’ı Refik Hariri

HABER MASASI AA, REUTERS, MECRA 3 DAKİKADA OKUNUR
Lübnan’ın Turgut Özal’ı Refik Hariri
Lübnan halkı, Refik Hariri'yi unutmuyor.
BEĞEN

Geçtiğimiz pazar günü düzenlenen genel seçimler, Ortadoğu’nun en ilginç ülkelerinden Lübnan’ı bir kez daha manşetlere taşıdı. Seçimlerin sonucu, siyasi gözlemcilerin beklentileri doğrultusunda gerçekleşmiş olsa da, Lübnan, küçücük yüz ölçümüne tamamen zıt güçlü etkisiyle Ortadoğu siyaseti içindeki sıra dışı yerini hep koruyacak. Lübnan’ın söz konusu etkisi, birçok uluslararası denklemin tam ortasında, paylaşılmayan bir konumda bulunmasından kaynaklanıyor.

Lübnanlı seçmenler, geçtiğimiz pazar günü sandık başına gitti. (Houssam Shbaro / AA)
Lübnanlı seçmenler, geçtiğimiz pazar günü sandık başına gitti. (Houssam Shbaro / AA)

Nüfusu sayılamayan ülke

Lübnan’ı tanımaya girişen herhangi biri, başvuracağı hiçbir kaynakta, ülkenin nüfusuyla ilgili net bir veriye ulaşamayacaktır. Son yıllarda yapılan tahminler de resmi bir veri olmaktan çok, yuvarlak ifadelerdir. Bu nedenle, en resmi belgelerde bile nüfusu ifade eden rakamın yanında “ortalama” notu görülür. Bu ilginç durumun kökeni, Lübnan’ın Fransız Mandası altında yönetildiği 1930’lu yıllara kadar uzanmaktadır.

Lübnan'ın ilk bağımsızlık günü... General Fuad Şebab, Cumhurbaşkanı Bişara Huri'ye Lübnan bayrağını teslim ediyor.
Lübnan'ın ilk bağımsızlık günü... General Fuad Şebab, Cumhurbaşkanı Bişara Huri'ye Lübnan bayrağını teslim ediyor.

Lübnan’da en son yapılan resmi nüfus sayımının tarihi 1932. Fransız manda yönetimi, ülkenin siyasi iskeletini bu nüfus sayımının sonuçlarına göre oluşturdu. O zamanın demografik dengeleri, Lübnan’da cumhurbaşkanlarının Maruni Hıristiyan, başbakanların Sünni Müslüman, meclis başkanlarının da Şii Müslüman olmasını öngörüyordu.

Lübnan'da 1975-1990 arasında devam eden iç savaşta yaklaşık 230 bin insan hayatını kaybetti.
Lübnan'da 1975-1990 arasında devam eden iç savaşta yaklaşık 230 bin insan hayatını kaybetti.

Aradan geçen yaklaşık 90 yıllık süreçte Lübnan’ın dengeleri çoktan değiştiği halde (örneğin, Hıristiyanların genel nüfus içindeki oranlarının yüzde 35’e gerilediği tahmin ediliyor), kurulan siyasal sistemin bozulmaması için nüfus sayımına da gidil(e)miyor.

Lübnan tarihinde başbakanlık koltuğuna oturan isimlerden Refik Hariri’nin çarpıcı hikâyesi, ülkenin gerilimli iç siyaseti hakkında da birçok ipucuyla dolu.

REKLAM

Sayda’nın fakir çocuğu

1 Kasım 1944’te, Lübnan’ın güneyindeki Sayda şehrinde fakir bir çiftçinin oğlu olarak dünyaya gelen Refik Hariri, temel eğitimini memleketinden tamamlamasının ardından üniversite öğrenimi için başkent Beyrut’a gitti.

Refik Hariri
Refik Hariri

Kısa bir süre Beyrut Arap Üniversitesi’nde okuyan Hariri, 22 yaşındayken çalışmak üzere Suudi Arabistan’a gitti. O dönemde Suudi Arabistan, Lübnan ve Mısır başta olmak üzere Arap dünyasının dört bir yanından gelen çalışanlara ev sahipliği yapıyordu.

Suudi Arabistan’da önce öğretmenlik yapan Hariri, 1970’lerin başından itibaren inşaat sektörüne girdi. Suudi kraliyet ailesine yakın bazı isimlerden, özellikle de Prens Fahd bin Abdulaziz’den büyük yakınlık gören Hariri, 10 yıl gibi kısa bir zaman içinde Ortadoğu’nun sayılı zenginlerinden biri haline geldi.

Refik Hariri ve ileride eğitim bakanlığı da yapacak olan kız kardeşi Behiye Hariri
Refik Hariri ve ileride eğitim bakanlığı da yapacak olan kız kardeşi Behiye Hariri

1975’te Lübnan’da patlak veren ve tam 15 yıl boyunca devam eden yıkıcı iç savaş boyunca, Refik Hariri ülke içindeki farklı çizgilerden politikacıların finansörlüğünü yaptı. İç savaşı sona erdiren 1989 Taif Barış Konferansı’nda da hazır bulunan Hariri, ateşkesin ilânından sonra aktif siyasete atılarak 1992’de başbakan oldu.

Vesayet altında siyaset

Başbakan Hariri’nin dosyasının öncelikleri ülkeyi yeniden imar etmek, Müslümanlarla Hıristiyanlar arasında gerilim sona erdirilmesi ve İsrail’le kapsamlı bir barış anlaşmasının müzakeresiydi.

15 yıl boyunca devam eden iç savaş, Lübnan'ı adeta yerle bir etti.
15 yıl boyunca devam eden iç savaş, Lübnan'ı adeta yerle bir etti.

Ancak iç savaştan önce Lübnan’a yerleşen Suriye istihbaratı ve ordu birlikleri, Hariri’yi rahat bırakmayacaktı.

REKLAM

Hariri’nin karşısına ilk önce Hıristiyan Cumhurbaşkanı Emile Lahoud çıktı. Suriye’nin kontrolünde hareket eden Lahoud, Hariri kabinesini çalışamaz duruma getirince, 1998’de Başbakan çareyi istifa etmekte buldu.

Emile Lahoud
Emile Lahoud

2000 yılında yeniden başbakanlık koltuğuna oturan Hariri, bu defa İsrail’in uzun bir işgalin ardından çekildiği Güney Lübnan’ın imarı sorumluluğuyla karşı karşıyaydı. Ancak yine Suriye-İran-Hizbullah engelini aşmayı başaramadı. 2004’te, Suriye’nin baskısıyla cumhurbaşkanının görev süresinin uzatılması girişimini protesto için istifasını sunan Hariri, 14 Şubat 2005’te Beyrut’un merkezinde konvoyuna düzenlenen bombalı saldırıyla yaşamını yitirdi.

Refik Hariri'nin yaşamını yitirdiği patlamanın hemen sonrası.
Refik Hariri'nin yaşamını yitirdiği patlamanın hemen sonrası.

Suriye birlikleri, aynı yılın nisan ayında Lübnan’dan çekildi. Bu, 29 yıllık bir işgalin de sonuydu. Suriye ve İran vesayetinden bağımsız siyaset yapma çabası suikastla neticelenen Refik Hariri, Lübnan’ın imarına ve dünyaya açılmasına yaptığı katkılardan ötürü, birçok kaynakta “Lübnan’ın Turgut Özal’ı” olarak anılır.

Başkent Beyrut'ta bulunan Refik Hariri heykeli.
Başkent Beyrut'ta bulunan Refik Hariri heykeli.

Siyasetin tek seçeneği

Refik Hariri’nin kendisi gibi başbakanlık yapan oğlu Saad, Lübnan siyasetinin -en güçlü değilse de- en önemli aktörlerinden biri. Refik Hariri’nin eğitim bakanlığı da yapan kız kardeşi Behiye Hariri de yine Lübnan siyaset sahnesinin göz ardı edilemeyecek figürlerinden.

Saad Hariri. (Houssam Shbaro / AA)
Saad Hariri. (Houssam Shbaro / AA)

Ellerinde tuttukları finans ve medya kaynaklarının da etkisiyle, Hariri ailesi, ülkedeki Sünni halkın tek seçeneği durumunda. Daha önce başbakanlık görevinde bulunmuş olan Fuad Sinyora ve Necib Mikati gibi bazı isimler de öne çıkmaktaysa da, bunların hiçbiri Hariri’lerin ağırlığına sahip değil.

REKLAM

Fuad Sinyora (Solda) ve Necib Mikati
Fuad Sinyora (Solda) ve Necib Mikati

Lübnan siyasetindeki Sünnileri Suudi Arabistan, Şiileri İran, Maruni Hıristiyanları da Fransa destekliyor. Sünnilerle Şiiler arasındaki gerilimden ötürü, her üç kesimle de diyalog kurabilen tek ülke Fransa. Lübnan’ı eski mandası olarak her zaman önemsemiş bulunan Fransa, iç siyasetin her alanına müdahale etmeye çalışmasıyla da dikkat çekiyor.

YORUMUNUZU YAZIN, SORUNUZU SORUN
{{ entity.comments.quantity }} KİŞİ YORUM YAZDI
İLK YORUM YAZAN SİZ OLUN
BEĞEN

HAFTANIN ÖZETİ

General Hafter'den IŞİD'li militan itirafı
General Hafter'den IŞİD'li militan itirafı
Bu hafta İslam dünyasında, Libyalı emekli General Halife Hafter'ın yakaladıkları IŞİD militanlarını yeniden ülkelerine gönderdiklerini itiraf etmesi, İran'daki sistem sorunu, Ürdün Kralı Abdullah'ın halası Prenses Besme'nin işadamı kocası Velid el Kurdî'ye gönderilen "teslim ol" çağrısı, KKTC'de hükümeti kurma görevinin UBP Başkanı Ersin Tatar'a ve...

PORTRELER

Kölelikten sultanlığa: Şemseddin İltutmuş
Kölelikten sultanlığa: Şemseddin İltutmuş
Şemseddin İltutmuş, Delhi Sultanlığı’nın ilk Türk hükümdarı ve asıl kurucusu olarak bilinir. Kutbettin Aybek'in ölümünden sonra, Delhi-Türk Sultanlığı tahtına Lahor'daki taraftarlarının desteğiyle devlet işlerinde yeteri kadar yetkinliği olmayan Aybek'in oğlu Aram Şah çıktı ancak Aram Şah iktidarına Delhi soyluları tarafından karşı çıkıldı. Delhi'd...

KARENİN SÖYLEDİĞİ

Kuzey Afrika'nın devrik liderleri
Kuzey Afrika'nın devrik liderleri
15 Ağustos 2005'te çekilen bu fotoğrafta, Libya lideri Muammer Kaddafi, Libya'nın başkenti Trablus'un doğusunda, Akdeniz kıyısındaki Sirte'de gerçekleştirilen bir toplantının ardından müttefikleri; Mısır lideri Hüsnü Mübarek, Cezayir lideri Abdülaziz Buteflika, ile görülüyor.Devlet televizyonundan bildirildiğine göre, Cezayir’in kıdemli Cumhurbaşka...

MALUMAT

Bir etnik kıyım hikayesi: Moriskolar
Bir etnik kıyım hikayesi: Moriskolar
Endülüs (İber Yarımadası) toprakları Müslümanlar tarafından 711-714 yılları arasında, Emevi iktidarı döneminde, Tarık Bin Ziyad’ın komutasında fethedilmiştir.Müslüman fatihler Vizigot Krallığı’nın baskılarından bıkmış olan yerli halkın desteğini de alarak kısa sürede bütün yarımadayı fethetmiş ve Pirenelere kadar ilerleyerek Fransa sınırına yaklaşm...

NE OKUMALI?

Azrail'in Vilayetine Yolculuk sonrası başkalaşmak
Azrail'in Vilayetine Yolculuk sonrası başkalaşmak
2018 yılında Zeynep Özel ve Zeynep Akçora çevirisiyle Ketebe Yayınları tarafından dilimize kazandırılan İranlı düşünür Celal Ali Ahmed imzalı "Azrail'in Vilayetine Yolculuk" isimli eserde, bir "Acem"in sosyalist düşünceyle başlayan hayatının, yaptığı İsrail gezisi ile farklı bir yöne evrilmesi konu ediliyor. Bu kitabı okuduğum da aklıma en çok sevd...
YUKARI DÖNÜN

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz