M. Luther King barışı, Malcolm X adaleti öne çıkardı

Martin Luther King ve Malcolm X.
Martin Luther King ve Malcolm X.

ABD'deki Müslüman toplumunun önde gelenlerinden imam Siraj Wahhaj, Malcolm X’in hem kendisi hem de Afro Amerikan toplumu üzerinde muazzam bir etkisi olduğunu belirtti. İmam Siraj Amerika’da siyahilerin en fazla saygı duyduğu iki isim bulunduğuna işaret ederek, "Bunlardan biri Hıristiyan Martin Luther King diğeri de Müslüman Malcolm X'tir." dedi. Siraj, "Martin Luther King, şiddet karşıtı barışçı hareketi savundu, Malcolm X ise barıştan daha çok adaletten bahsetti. Yani, Martin Luther King barışı, Malcolm X adaleti öne çıkardı." ifadelerini kullandı.

İÇİNDEKİLER

New York Brooklyn’de bulunan Takva Camisi'nin kurucusu ve Amerika'daki Müslüman toplumunun önde gelenlerinden imam Siraj Wahhaj, Malcolm X'le ilgili AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.

Malcolm X’in hem kendisi hem de Afro Amerikan toplumu üzerinde muazzam bir etkisi olduğunu belirten Wahhaj, ömrü boyunca onun ayak izlerini takip ettiğini, hayatı hakkında da yıllardır gençlere dersler verdiğini anlattı. Wahhaj, şöyle devam etti:

"Malcolm X'ten öğrenebileceğimiz en büyük derslerden biri değişme kapasitesidir. Hikayesine baktığımızda, uyuşturucuya, suça karışmış bir mahkumun hayatını dönüştürerek nasıl Amerika ve dünya için bir ışık haline geldiğini görürüz. Siyasi hareket İslam Milleti (Nation of Islam) içinde bulunduğu 12 yıl boyunca, hor görülen siyahi Amerikalılara renkleriyle, kendileriyle gurur duymalarını öğretti. Hacdan sonra, gerçek Müslümanlığı seçtikten sonra da adalet için mücadelesini sürdürmeye devam etti."

Amerika’da siyahilerin en fazla saygı duyduğu iki isim bulunduğuna işaret eden Wahhaj, "Bunlardan biri Hıristiyan Martin Luther King diğeri de Müslüman Malcolm X'tir." dedi.

Malcolm X, 1963'te Harlem'de bir mitingde konuşma yapıyor.
Malcolm X, 1963'te Harlem'de bir mitingde konuşma yapıyor.

"Malcolm X ise barıştan daha çok adaletten bahsetti"

Amerika’da, Martin Luther King'in Malcolm X'e göre sivil haklar konusunda ana akım medyada daha fazla öne çıkarıldığı yönündeki değerlendirmelere ilişkin de İmam Wahhaj şunları kaydetti:

"Amerika geneline bakınca bu doğru olabilir ancak Afro Amerikalılar içinde ne kadar doğru olduğuna pek emin değilim. Afro Amerikalılar içinde bir kişi olsun ki Malcolm X'i tanımasın, ne yaptığını bilmesin. Martin Luther King, şiddet karşıtı barışçı hareketi savundu, bu iyi bir şeydi. Malcolm X ise barıştan daha çok adaletten bahsetti, gerekirse bu konuda mücadele edilmesi gerektiğini anlattı, daha militandı. Yani Martin Luther King barışı, Malcolm X adaleti öne çıkardı."

Martin Luther King, "I have a dream" "Bir hayalim var" konuşması sırasında kalabalığa hitap ediyor.
Martin Luther King, "I have a dream" "Bir hayalim var" konuşması sırasında kalabalığa hitap ediyor.

Martin Luther King’in de hayattayken medya tarafından "aşırıcı" olarak yansıtıldığına işaret eden Wahhaj, "Ölümünden sonra biraz daha farklı noktaya çekildi. Mevcut sistem bir yönüyle onu aklayarak daha az militan bir yere koydu." değerlendirmesinde bulundu.

"Irkçılık sorununu BM üzerinden çözmek için yollar aradı"

Malcolm X'in 1964'teki Mekke ziyaretinden sonra ırkçılık konusunda büyük bir değişim geçirdiğini vurgulayan Wahhaj, ırkçılık sorununu Birleşmiş Milletler (BM) üzerinden çözmek için yollar aradığını belirtti.

Wahhaj, şu ifadeleri kullandı:

"Malcolm X, sivil veya vatandaşlık hakları denilen kavramları daha ileri aşamaya taşıdı, Tanrı tarafından verilen insan haklarının daha büyük olduğunu düşündü. Bir tarafta dünyaya özgürlük ve adalet diye konuşan öte yandan eski köleleri olan kendi vatandaşlarına adaletsizlik yapan Amerika'nın iki yüzlülüğünü uluslararası toplumun önüne sermek istedi. Bu Amerika için büyük bir utançtı, Malcolm bunu vurguladı."

Malcolm X'in, ardında adalet için mücadele eden bir miras bıraktığına dikkati çeken Wahhaj, 55 yıl önce suikasta uğramasının ardından adının ve fikirlerinin daha bilinir hale geldiğini vurguladı.

Malcolm X, 1965 yılında konuşma yapmak üzere geldiği Manhattan’daki Audubon Ballroom salonunda uğradığı suikast sonucu yaşamını yitirdi.
Malcolm X, 1965 yılında konuşma yapmak üzere geldiği Manhattan’daki Audubon Ballroom salonunda uğradığı suikast sonucu yaşamını yitirdi.

Wahhaj, "Bugün yeryüzünde nereye giderseniz gidin, herkes Malcolm X'i, belki 55 yıl önce bilinmediği kadar tanıyor. Nasıl Nelson Mandela'yı hapisten çıkana kadar kimse tanımıyordu, Malcolm X de öldükten sonra daha fazla tanınmaya başladı. Daha 40 yaşına ulaşmadığı ve sadece bir yıl gerçekten bizim anladığımız manada Müslüman olarak yaşadığı hayatını bugün bilmeyen bir İslam ülkesi bulamazsınız." diye konuştu.

"Cesaret, doğruluk ve hakkı söylemek onun en büyük mirasıdır"

Trump yönetiminin Müslümanlara, siyahilere, göçmenlere karşı ön yargılı olduğuna da değinen Wahhaj, hala Amerikalı siyahi bir Müslüman olarak havaalanlarında sakıncalı biri gibi sorgulandığını anlattı.

Wahhaj, "Biz ülkede değişimin adresi olmalıyız. Makamlara, insanları taciz etmeyecek yetkilileri getirme süreçlerine yani siyasete dahil olmalıyız, siyasi olarak daha zeki davranmalıyız." şeklinde konuştu.

Malcolm X'in inandığı davasında sebatkar ve ısrarcı olduğunun altını çizen Wahhaj, şöyle devam etti:

"Malcolm, asla pes etmedi, asla doğruyu söylemekten çekinmedi. Çok cesurdu, güce karşı her zaman gerçeği haykırdı, bunu çok az insan yapabilir. Bu onun yoluydu, cesaret, doğruluk ve hakkı söylemek onun en büyük mirasıdır, ben bunun için onu çok seviyorum. Ve ölümü üzerinden 55 yıl geçmesine rağmen bugün insanlar bu nedenle Malcolm X'in hala toplum üzerindeki etkisini konuşuyor."