Şâzeliyye’nin Suriye’ye açılan kapısı: Muhammed b. Ahmed el-Hâşimî

Selman Sami Yasin
10:00, 22/05/2024, ÇarşambaG: Güncelleme: 10:11, 22/05/2024, Çarşamba
CategoryMecra
Mecra
Şâzeliyye’nin Suriye’ye açılan kapısı: Muhammed b. Ahmed el-Hâşimî
Muhammed b. Ahmed el-Hâşimî.

Mağrib’in incisi Tilimsân’da dünyaya gelen Muhammed b. Ahmed el-Hâşimî, Suriye ve Ortadoğu'da İslâm dünyasının en geniş tarikatlarından olan Şâzeliyye tarikatının yayılmasına imkan sağlamıştır. Kurduğu kütüphane ve ders halkalarının yanı sıra Cezayir topraklarındaki Fransız sömürgeciliğinin yaydığı yıkıcı fikirlere karşı halkı cihad faaliyetlerinde bulunmuştur. O, ilimle geçen hayatında Suriye’deki Şâzeliyye-Derkâviyye tarikatının postnişinliği rütbesini almış, Şam’da tesis ettiği zaviyesi ise Şâzeliyye’nin Aleviyye kolunun Ortadoğu’daki en meşhur merkezi haline gelmiştir.


Tilimsân Dağı
’nın eteklerindeki
Subde
beldesinin kadısı, kucağına aldığı bebeğin
Şâzeliyye
tarikatının önde gelen şeyhlerinden biri olacağından habersiz bir şekilde severken takvim yaprakları 17 Temmuz 1881’i gösteriyordu. Anne ve babasının
Hz. Hasan
’ın neslinden olması bakımından
“şerîf”
kabul edilen
Muhammed Hâşimî
, ilk eğitimini âlim bir zat olan babasının yanında aldı. Babasının vefatıyla birlikte ailesinin geçimini sırtlanan
Hâşimî
muhtelif işlerde çalıştı. Yaptığı işler onun ilimle olan bağını koparmamıştı. Çalıştığı sırada her ne kadar mescitteki ders halkalarına devam etse de merkez
Tilimsân
’ın ilmî yönden oldukça gelişmiş bir şehir olduğunu biliyordu. Böylece dünyaya gözünü açtığı beldeden taşınmaya karar vererek Tilimsân’ın yolunu tuttu. Hayatını idâme ettirmek için önce ufak bir tatlı dükkânı, daha sonra ise bir koku dükkânı açan Hâşimî, on beş sene boyunca ikâmet ettiği bu büyük şehirde; Arapça, Kur’ân, fıkıh, hadis, tefsir ve akâide dair dersler okudu.

Muhammed el-Hâşimî’nin
Şâzeliyye tarikatının
Derkâviyye kolu
na intisap ettiği günlerde
Cezayir
topraklarındaki
Fransız işgali
de devam etmekteydi. Cezayirliler, Fransızlar tarafından her türlü insanlık dışı muameleye maruz kalıyor, en basit hakları dahi ellerinden alınıyordu. İlme olan merakı nedeniyle Mısır başta olmak üzere diğer ülkelerden kitaplar satın alan Hâşimî, Fransızların engeliyle karşılaşıyordu. Ancak bu engellemeler onu yıldırmamıştı. Basit bir
matbaa
kurmayı başardıktan sonra kitap basma işine koyuldu. Kısa süre zarfında artan talepler neticesinde mütevazı bir kütüphaneye sahip olmuştu.
  • Hâşimî’nin kütüphanesi, ticarî bir kurum olmaktan ziyade ders halkalarının kurulduğu, Fransız sömürgeciliğinin yaydığı yıkıcı fikirlere karşı gençleri korumayı hedef edinen bir eğitim ve kültür merkeziydi.


Cezayirli gençlerin nezdinde çağrıları cevap bulan Hâşimî, Fransızlar tarafından defalarca hapse mahkûm edilirken ders halkaları da engellendi.

Cezayir halkı,

Fransız işgali

nin başladığı ilk günden itibaren çeşitli sebeplerle gerek kitlesel gerekse de bireysel olarak göç etmek zorunda kalmışlardı. Cezayirlilerin göç ettiği ülkelerin başında ise

Suriye

gelmekteydi. Zira

Cezayir’in büyük halk kahramanı Emir Abdulkâdir

, hayatının son demlerini Şam topraklarında geçirmiş ve civarında hatırı sayılır bir Cezayir nüfusu oluşmuştu.

  • Her ne kadar Emir Abdulkâdir vefat ettikten sonra göçler azalmış olsa da 1911 senesinde Şam topraklarına Tilimsân’dan son bir kitlesel göç gerçekleşecekti. I. Dünya Savaşı’na hazırlık kapsamında Fransızlar on sekiz yaşını doldurmuş Cezayirli erkeklerin Fransa saflarında savaşmasına dair bir kararname yayınlamışlardı. Hâşimî ve hocası Muhammed b. Yellis’in bu kararnameye sert tepkisi neticesinde Cezayirliler, Fransa ordusuna katılmak yerine Şam’a göç etmeye karar vermişlerdi.
Yanına annesi ve kız kardeşini de alan Hâşimî, hocasıyla birlikte artık
Şam
’daydı. Ancak onun Şam macerası pek de istediği gibi başlamamıştı. Bir süre Cezayirli göçmenlerin yoğun olarak yaşadığı bir mahallede ikâmet eden Hâşimî, Osmanlı tarafından
Adana
’ya sürgün edildi. Zira Osmanlı hükümeti aldığı kararla Cezayirli göçmenleri farklı vilayetlere dağıtıyordu. O, hükümetin aldığı bu kararı protesto etti ve dönemin
Suriye Müftüsü Ebu’l-Yüsr Abidin
ile Adana’da iki sene ikâmet etmeye mecbur bırakıldı.
Hâşimî, iki senelik mecburî ikâmetinin ardından yüzünü tekrardan Şam’a çevirmişti. Günlerce süren yolculuğun ardından bir meçhuller denizine daldı. Ne yapacağını bilemez halde
Hamidiye Çarşısı
’nın önüne geldiğinde
Ebu Kemal Şemistânî
adındaki bir esnaf Hâşimî’yi tanımıştı. Bir süre Ebu Kemal’in evinde ikâmet eden Hâşimî, gün geçtikçe iktisadî durumunu düzeltecekti. Bunun yanı sıra ilmî faaliyetlerine devam ederek Suriye’nin önde gelen birçok âlimlerinden de istifâde etti. Dönemin Şam âlimleri içerisinde tasavvuf yolunun dışında bir âlime rastlamak oldukça nâdir bir durumdu. Hâşimî de Şam’daki bu nimetin farkındaydı.
Şam’da şöhreti günden güne artan Hâşimî, iyi ahlakı ve mütevazılığı ile tanınıyordu. Şeyhi
İbn Yellis
’in vefatından sonra Şâzeliyye-Derkâviyye tarikatının meşhur mürşitlerinden
Ahmed el-Alevî
’ye intisap etti.
Vakit kaybetmeden ikâmet ettiği göçmen mahallesinde bir zaviye açtı. Şeyh Hâşimî,
Emevî Camii
başta olmak üzere Şam’daki camilerde yaptığı irşat faaliyetleriyle birçok kişiyi etkilemeyi başarmıştı. Öyle ki kendisini sevenler ve derslerine devam edenler arasında farklı yollardan insanlar bulunuyordu. İtikâdî meselelerde ağırlıklı olarak ilk dönem selef âlimlerinin yaklaşımlarını benimseyen
Şuayb Arnavut
ile Suriye İhvan-ı Müslimîn teşkilatının kurucusu olan
Mustafa es-Sibaî
onun derslerine devam eden kimselerdi.
  • Osmanlı hükümetinin Suriye’deki otoritesinin zayıflamasına paralel olarak Nakşibendî tarikatının da zayıflaması, Suriye’de Şeyh Hâşimî’nin önderlik ettiği Şâzeliyye-Derkâviyye tarikatının yaygınlaşmasını sağlamıştı.
Şeyh Hâşimî, geriye kalan ömrünü doğduğu Cezayir topraklarından uzakta Şam’da geçirdi. Son nefesine kadar insanlara Kur’ân ve sünnete bağlı olmayı telkin etti.
19 Aralık 1961 senesinde vefat ettiğinde Şâzeliyye tarikatının Ortadoğu’daki en büyük merkezlerinden birini arkasında bırakacaktı.
Emevî Camii
’nde kılınan cenaze namazından sonra naaşı, Müslümanların avuçları üzerinden süzülerek ebedi istirâhatgâhı olan
Dahdah Mezarlığı
’na defnedildi.
Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
GZT
GZT Haberin Sosyal Hali.

Gündemi en anlaşılır, en hızlı ve en görsel haliyle takip etmeye hazır mısınız? GZT özel video içerikleri, nitelikli infografikleri ve fark yaratan yayıncılık anlayışıyla size sıradan haber sitelerinin ötesinde bir deneyim sunuyor. Politikadan kültüre, teknolojiden spora kadar hayatın her alanına dokunan içeriklerle, doğru bilgiye keyifli bir arayüzle ulaşın. Dijital yayıncılığın yeni yüzü GZT ile dünyaya farklı bir pencereden bakın.

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

GZT dünyası her an yanınızda! GZT mobil uygulaması ile son dakika gelişmelerine ve özel içeriklere anında erişin. Sadece haber okumayın; izleyin, keşfedin ve paylaşın. iOS, Android ve Huawei cihazlarınıza kolayca indirebileceğiniz uygulamamızla gündemi cebinize sığdırın. Şimdi indirin, haberdar olmanın en keyifli halini kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mahallesi Fetih Caddesi No:6 Dk:1 Topkapı, Zeytinburnu / İstanbul[email protected](0 212) 612 29 30

Albayrak Medya Siteleri
YASAL UYARI

YASAL UYARI BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BIST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026