GündemTrablus'ta köşeye sıkışan Hafter çıkış yolu arıyor

Trablus'ta köşeye sıkışan Hafter çıkış yolu arıyor

Libya'nın doğusundaki silahlı güçlerin lideri Halife Hafter'in başkent Trablus'tan çekilmek için güvence ve devlette önemli bir göreve getirilme talebi, Trablus'ta yaşadığı hezimetlerin ardından "onurlu bir çıkış arayışı" olarak değerlendirildi. Giryan kentindeki yenilgi ve UMH güçlerinin başkentin güneydoğusundaki Terhune kentinin idari sınırına doğru ciddi ilerleme kaydetmesi Hafter güçlerinin bocaladığını gözler önüne serdi. UMH birliklerinin Terhune'de denetimi sağlaması, Hafter güçlerinin ön cephesinin doğal olarak yıkılması anlamına geliyor.

HABER MASASI AA, MECRA 4 DAKİKADA OKUNUR
Trablus'ta köşeye sıkışan Hafter çıkış yolu arıyor
Libya'nın doğusundaki silahlı güçlerin lideri Halife Hafter'e bağlı güçler.

Libya'nın doğusundaki silahlı güçlerin lideri Halife Hafter'in başkent Trablus'tan çekilmek için güvence ve devlette önemli bir göreve getirilme talebi, Trablus'ta yaşadığı hezimetlerin ardından "onurlu bir çıkış arayışı" olarak değerlendirildi. Giryan kentindeki yenilgi ve UMH güçlerinin başkentin güneydoğusundaki Terhune kentinin idari sınırına doğru ciddi ilerleme kaydetmesi Hafter güçlerinin bocaladığını gözler önüne serdi. UMH birliklerinin Terhune'de denetimi sağlaması, Hafter güçlerinin ön cephesinin doğal olarak yıkılması anlamına geliyor.

BEĞEN

Libya'nın doğusundaki silahlı güçlerin lideri Halife Hafter'in başkent Trablus'tan çekilmek için Ulusal Mutabakat Hükümeti'nden (UMH) "güvence ve devlette önemli bir göreve getirilme" talebi, Trablus'un güneyinde yaşadığı hezimetlerin ardından "onurlu bir çıkış arayışı" şeklinde değerlendiriliyor.

Birleşmiş Milletler (BM) Libya Özel Temsilcisi Gassan Selame, geçen günlerde Fransız Liberation gazetesine verdiği röportajda, Hafter'in Trablus'tan çekilmek için UMH'den "güvence ve devlette önemli bir göreve getirilme" talebi olduğunu dile getirdi.

BM, basında geniş yankı uyandıran bu ifadeden kaçınmaya çalışsa da Hafter'in sözcüsü Ahmed el-Mismari"Hafter'in hiçbir zaman makam pazarlığı yapmadığı ve yapmayacağı" açıklamasında bulundu.

Buna karşın Giryan kentindeki yenilgi ve UMH güçlerinin başkentin güneydoğusundaki Terhune kentinin idari sınırına doğru ciddi ilerleme kaydetmesinin ardından sahadaki yaşanan gerçekler, Hafter güçlerinin bocaladığını gözler önüne seriyor.

Hafter'in başkent Trablus'tan çekilmek için güvence ve devlette önemli bir göreve getirilme talebi de yaşadığı hezimetlerin ardından "onurlu bir çıkış arayışı" olarak nitelendiriliyor.

Ulusal Mutabakat Hükümeti'ni destekleyen savaşçılar, Khalifa Haftar güçleriyle çatışırken, Trablus kırsalındaki Ain Zara bölgesi.
Ulusal Mutabakat Hükümeti'ni destekleyen savaşçılar, Khalifa Haftar güçleriyle çatışırken, Trablus kırsalındaki Ain Zara bölgesi.

3 aşamada Trablus savaşı

Hafter güçleri ve uluslararası meşruiyete sahip UMH birlikleri arasında Trablus ve çevresinde 5 ayı aşkın süredir devam eden çatışmalar 3 aşamada ele alınabilir.

Hafter güçlerinin ülkenin batısındaki birçok kenti ele geçirdiği ilk aşamayı, UMH birliklerinin toparlanıp kaybedilen bölgelerde yeniden denetimi sağlamaya başladığı ikinci aşama takip ediyor.

Üçüncü aşamada ise UMH birliklerinin saldırı, Hafter güçlerinin de savunmaya geçtiği görülüyor.

Hafter güçlerinin hızlı ilerleyişi

Hafter güçleri 4 Nisan'da başlatılan Trablus saldırısı kapsamında ülkenin batısındaki kentlerin büyük bölümünü ele geçirdi. Sabrata, Surman, Giryan ve Terhune kentleri rekor sayılacak bir hızla savaşmadan Hafter güçlerinin kontrolüne girdi.

Hafter güçleri, Nisan ayındaki hızlı ilerleyişi esnasında mühimmat takviyesi yapıyor.
Hafter güçleri, Nisan ayındaki hızlı ilerleyişi esnasında mühimmat takviyesi yapıyor.

Saldırının ilk haftasında Trablus'un güneyindeki Verşefane bölgesinde yer alan Aziziye, Zehra, Saidiye ve Amiriyye kentleri kontrol altına alındı.

Terhune 9. Tugayı'nın katılımı Hafter'in elini güçlendirdi. Hafter güçleri, Terhune'deki tugaya ait birliklerle başkente doğru ilerledi ve bu eksendeki Suk el-Hamis, Suk es-Sebt, Suk el-Ehad, Es-Sebia beldelerini ele geçirdi.

Trablus'un güney mahalleleri tek tek düşüyordu ve doğudan gelen bu ilerlemeyi püskürtecek bir güç yok gibi görülüyordu. Kasr Bin Gaşir Mahallesi'nin ardından Hafter güçleri Ayn Zara ve Vadi er-Rebi mahallelerinde büyük ilerleme kaydetti. Daha sonra, bölgedeki bazı uyuyan hücrelerin de Hafter güçlerine destek vermesiyle Es-Sevani Mahallesi ele geçirildi.

Hafter güçleri, Trablus Havalanı'na kadar ilerledi.
Hafter güçleri, Trablus Havalanı'na kadar ilerledi.

Hafter güçlerinin ilerlemesini stratejik önemdeki eski Trablus Havalimanı'na yönelik saldırı takip etti. Hafter'in saldırısından birkaç gün sonra Trablus adeta son nefesini vermeye hazırlanan yaralı bir av gibiydi.

UMH birliklerinin saldırıları püskürtmesi

Saldırıların ikinci haftasında Trablus'un doğusundaki Misrata, batısındaki Zaviye ve Zintan kentlerinden UMH birliklerine destek ulaşmaya başlayınca başkent rahat bir nefes aldı. Aynı zamanda doğudan gelen Hafter güçleri durduruldu ve başkentin merkezi çevresinde savunmaya geçildi.

Hafter'e bağlı savaşçılar karşısında pozisyon alan UMH birlikleri.
Hafter'e bağlı savaşçılar karşısında pozisyon alan UMH birlikleri.

İkinci aşamada ise saldırının başında kaybettiği bölgeleri geri almaya başlayan UMH güçleri, Aziziye başta olmak üzere Verşefane bölgesindeki beldelerde yeniden kontrolü sağladı. Eski havalimanı yakınlarındaki Sevani Mahallesi de Hafter güçlerinden kurtarıldı.

UMH birlikleri bu dönemde ayrıca Hafter güçlerinin havadan ve karadan bin kilometrelik tedarik hattını kesti. Hafter güçlerinin mühimmat deposu olarak kullandığı Cufra Hava Üssü hedef alındı. Mühimmat ve yakıt eksikliği çeken Hafter güçlerinin, çatışmaların ön cephelerinde yaşadığı sıkıntılar daha da arttı.

Hafter güçlerinin mühimmat deposu olarak kullandığı Cufra Hava Üssü.
Hafter güçlerinin mühimmat deposu olarak kullandığı Cufra Hava Üssü.

Bu durum, Hafter güçlerinin birçok cephede teslim olmasını, motivasyonlarındaki düşüşü ve bir kısmının çatışma bölgelerinden doğudaki ailelerinin yanına kaçmasını da açıklıyor.

Trablus savaşını neredeyse birkaç gün içinde sona erdirmenin eşiğine gelen Hafter güçleri, aylardır sivillerin ve göçmenlerin ölümüne yol açan hava saldırıları dışında elle tutulur herhangi bir ilerleme elde edemedi.

Sivil ve göçmenleri hedef alan bu saldırılar, Hafter ve komutanlarını, Uluslararası Ceza Mahkemesinde (UCM) savaş suçları nedeniyle yargılanma tehdidiyle karşı karşıya getirdi, Fransa başta olmak üzere uluslararası müttefiklerini zor durumda bıraktı.

Hafter batı eksenindeki tüm cephelerde (Sevani, Zehra, Aziziye, Kerimiyye, Saidiye, Amiriyye, Hira) geriledi. Bu bağlamda kırılma noktası niteliğindeki gelişme, Hafter güçlerinin, operasyon merkezi niteliğindeki başkentin güneyinde yer alan Giryan'ı 26 Haziran'da sürpriz bir saldırı sonucunda kaybetmesiydi.

Ulusal Mutabakat Hükümeti'ne (UMH) bağlı savaşçıların zafer sevinci.
Ulusal Mutabakat Hükümeti'ne (UMH) bağlı savaşçıların zafer sevinci.

Hafter güçlerinin saldırıdan savunmaya geçişi

Hafter birliklerinin saldırılarını durdurduktan sonra kaybettiği bölgeleri yeniden ele geçirmeye başlayan UMH güçleri, üçüncü aşamada Hafter'e ait bölgelere yönelik saldırılar düzenlemeye başladı. Hafter güçleri de saldırıdan savunma pozisyonuna geçti.

Ağustos ayının ilk günlerinde UMH birlikleri Trablus'un doğusundaki bölgelerden başkentin güneydoğusundaki Terhune'nin eteklerine kadar ilerledi ve ilk kez 9. Tugayı şehrin idari sınırlarının dışına kadar geri çekilmek zorunda bıraktı.

UMH birlikleri daha önce görülmemiş şekilde Terhune ve çevresinde yer alan 9. Tugay'ın mevzilerine yönelik saldırılarını yoğunlaştırdı.

Buna karşın 9. Tugay da başkentte nüfusun yoğun olduğu bölgelere havadan saldırdı ve UMH birliklerinden alıkoyduğu askerleri ölümcül işkencelere maruz bıraktı.

Terhune'de kadim askeri taktiğinin uygulanması

UMH'nın ana hedefi Hafter güçlerini başkentin güney banliyölerinden uzaklaştırmak olsa da Terhune kilit nokta özelliği taşıyor. Giryan'ı kaybettikten sonra Hafter güçlerinin yoğun harekat merkezi olarak öne çıkan Terhune'de denetimin sağlanması, Hafter güçlerinin ön cephesinin doğal olarak yıkılması anlamına gelecektir.

Hafter'e bağlı savaşçılarla çatışan Ulusal Mutabakat Hükumetine bağlı güçler.
Hafter'e bağlı savaşçılarla çatışan Ulusal Mutabakat Hükumetine bağlı güçler.

Terhune ele geçirildiğinde Hafter güçleri artık tüm cephelerden kuşatılmış, mühimmat yolları kapatılmış olacak. Böylece 9. Tugay kendi şehrini korumak için birliklerini başkent Trablus'tan geri çekmek zorunda kalacak.

Bu, M.Ö. 218-201 yıllarında Kartaca Savaşı'nda Romalıların, Kartacalıların komutanı Hannibal'e karşı tedarik ulaşımını engelleyerek savaşta galip geldiği askeri taktiği hatırlatıyor.

Terhune'ye yönelik saldırı ayrıca UMH'nin başkentini de kurtaracak. Böylece savaş meydanı Trablus'un güney banliyölerinden Terhune'nin mahalle ve sokaklarına doğru yön değiştirecek.

YORUMUNUZU YAZIN, SORUNUZU SORUN
{{ entity.comments.quantity }} KİŞİ YORUM YAZDI
İLK YORUM YAZAN SİZ OLUN
BEĞEN

HAFTANIN ÖZETİ

Mursi'nin küçük oğlu kalp krizinden vefat etti
Mursi'nin küçük oğlu kalp krizinden vefat etti
Bu hafta İslam coğrafyasında, Mısır'ın eski Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi'nin oğlu Abdullah Mursi'nin kalp krizinden vefatı, İsrail'in Batı Şeria'nın El Halil kentinde inşa halindeki "Ümmet Camisi"ni yıkması, Afganistan'da 2019'un ilk yarısından itibaren 4 bin sivilin öldürülmesi, Azez'e aynı gün içinde 2 defa bombalı saldırı düzenlenmesi, Keşmir'in...

PORTRELER

Direnişin Kahraman Sesi: İmam Alimsultanov
Direnişin Kahraman Sesi: İmam Alimsultanov
1944 yılında Çeçenler ve İnguşların, Stalin rejimi tarafından Kuzey Kafkasya’dan sürülmesi nedeniyle İmam’ın ailesi de memleketinden uzakta yaşıyordu.Alimsultanov, 1957 yılında Kırgizistan’da dünyaya geldi. Bir süre sonra Çeçenistan’a döndü ve başkent Grozni'deki bir ortaokuldan mezun oldu. Alimsultanov daha sonra Rostov Politeknik Enstitüsü’nde zi...

HAREKETLER

Baas Partisi: Bir ihtilaflar tarihi
Baas Partisi: Bir ihtilaflar tarihi
Yunan Ortodoks Mişel Aflak ve Sünnî Müslüman Salahaddîn el Bitâr tarafından, 7 Nisan 1947’de Suriye’nin başkenti Şam’da kurulan Baas (“Diriliş”) Partisi, Ortadoğu’nun geçtiğimiz yüzyılına damgasını vuran siyasal hareketlerden biridir. 1963’te Suriye ve Irak’ta arka arkaya iktidara gelen partinin tarihi, aynı zamanda bir ihtilaflar ve bölünmeler tar...

KARENİN SÖYLEDİĞİ

Srebrenitsa Soykırımı'nın sarılmayan yaraları...
Srebrenitsa Soykırımı'nın sarılmayan yaraları...
Srebrenitsa, Bosna -Temmuz 1995: 2. Dünya Savaşı’ndan bu yana gerçekleştirilen en acımasız soykırımlardan biri Temmuz 1995’te Bosna Srebrenitsa’da yaşandı. 5 günlük bir süreçte Sırp kuvvetleri, kaplıcaların bulunduğu küçük bir kasabanın kontrolünü ele geçirdi ve Müslüman erkekleri ailelerinden ayırdı. 7.000 den fazla yetişkin erkek ve çocuk, çevre...

MALUMAT

Kıbrıs'ın bekçisi: Hala Sultan
Kıbrıs'ın bekçisi: Hala Sultan
“Akdenizin nûru” demek yetersiz kalır belki de. Çünkü o sevgili Peygamberimizin çokça sevdiği süt teyzesi Ümmü Harâm Hazretlerinin ta kendisidir.Peygamber Efendimizin ona beslediği muhabbet öylesine derin ve sevgi doludur ki hadislerde rivayet edilenlere göre Kuba Mescidi’ni ziyaret ettiğinde Ümmü Harâm'ın evinde konaklar, yemek yer, hatta çoğu zam...

NE OKUMALI?

İslam ve Modern İnsanın Çıkmazı
İslam ve Modern İnsanın Çıkmazı
Farklı alanlarda bilim insanı yetiştirmiş, eğitimli bir aileden gelen İranlı alim Seyyid Hüseyin Nasr, akademik eğitimini Amerika’da farklı okullarda tamamladı. MIT’de fizik alanında aldığı lisans eğitimi ve Harvard Üniversitesi’ndeki bilim tarihi doktorasından sonra İran’da ve Amerika’da çeşitli akademik görevlerde bulundu. Hem Doğu’da hem de Batı...
YUKARI DÖNÜN

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz