GündemUnutulan vatan: Doğu Türkistan

Unutulan vatan: Doğu Türkistan

HABER MASASI MECRA 2 DAKİKADA OKUNUR
Unutulan vatan: Doğu Türkistan
Çin'in "Sincan Uygur Özerk Bölgesi" olarak adlandırdığı Doğu Türkistan'ın başkenti Urumçi'de 2009'da düzenlenen protestolardan bir kare.
BEĞEN

Çin tarafından “Sincan Uygur Özerk Bölgesi” ismiyle tanımlanan Doğu Türkistan bölgesindeki Müslümanlar, İslâm dünyasının uzak bir köşesinde, var olma savaşını sürdürüyor. Geçtiğimiz günlerde medyaya yansıyan haberlerle bir kez daha gündemimize giren Doğu Türkistan Müslümanları, Çin’in asimilasyon politikalarının direkt hedefi konumunda.

Kaşgar'ın merkezindeki tarihi İydgah Camii'nde bayram namazından çıkan Müslümanlar.
Kaşgar'ın merkezindeki tarihi İydgah Camii'nde bayram namazından çıkan Müslümanlar.

Çin’in en son, Kaşgar ve çevresinde 120 binden fazla Müslüman Uygur Türkü’nü “eğitim kampı”na aldığı bildirildi. Uygurları resmi ideoloji çerçevesinde eğitmek, onları kendi kültürlerinin temel kodlarından ayrıştırmak ve Çin’in öngördüğü kalıplarla şekillendirmek üzere tasarlanan söz konusu kamplar, yüksek düzeyde güvenlik önemleriyle korunuyor. Dışarı sızan kısıtlı bilgiler, kamplarda özellikle Komünist Parti’nin öğretileri çerçevesinde yoğun bir endoktrinasyon faaliyeti yürütüldüğünü gösteriyor.

Çin, Doğu Türkistan şehirlerinde askeri önlemleri üst düzeyde tutuyor.
Çin, Doğu Türkistan şehirlerinde askeri önlemleri üst düzeyde tutuyor.

Çin yönetimi, Doğu Türkistanlılara yönelik muameleyi “terörizmin köklerini kazımak” şeklinde açıklıyor olsa da, pratikteki uygulamalarla Uygur Türkleri’nin özellikle dinî anlamda kimliklerinden soyutlanmasının amaçlandığı kaydediliyor. Bu bağlamda ramazan ayında devlet memurlarına, öğrenci ve öğretmenlere getirilen oruç yasağı, sakal ve başörtüsüne uygulanan kısıtlamalar, dinî eğitim veren kurumların kapatılması, genç Uygur’ların camilerde cemaate devam etmesi konusundaki engellemeler, Çin’in hayata geçirdiği “önlemler”den bazılarını oluşturuyor.

Uygur Türkleri, Doğu Türkistan bölgesindeki en büyük Müslüman grubu oluşturuyor.
Uygur Türkleri, Doğu Türkistan bölgesindeki en büyük Müslüman grubu oluşturuyor.

Uygur Türklerinin, ülkede nüfusun yüzde 90’dan fazlasını oluşturan Han’larla (Türkçede ‘Çinli’ olarak adlandırılan etnik grup) evlenmeye zorlanması da, Çin yönetiminin Doğu Türkistan’a yönelik bir başka asimilasyon yöntemi. Özellikle Uygurlu kızların Han erkekleriyle zorla evlendirilmesi, son yıllarda tanık olunan bir uygulama. Bunun dışında bölgeler arasında seyahat yasağı, dışarıdan nüfus ikamesi, mülk edinme konusunda getirilen kısıtlamalar ve banka hesaplarının bloke edilmesi de, Doğu Türkistan Müslümanları için artık rutin haline gelmiş muameleler arasında. Okulların kapısında nöbet tutan Çinli polislerin, öğrencilerin telefonlarını kontrol ederek “zararlı” içerik araştırması yapması ise, neredeyse her yerde rastlanan bir durum.

Çin yönetimi, Doğu Türkistan'daki Müslümanların sakal uzunluğuna bile müdahale ediyor.
Çin yönetimi, Doğu Türkistan'daki Müslümanların sakal uzunluğuna bile müdahale ediyor.

Çin’in altı özerk bölgesinden biri olan Doğu Türkistan’a geçtiğimiz on yıllar boyunca sistematik olan Han’lar yerleştirildi. 1940’ların başında bölgedeki Han kökenli nüfus yüzde 10’dan az iken, 2000’lerin başında Hanların oranı yüzde 45’e kadar çıktı. Müslüman Uygurların nüfusu ise kademeli olarak azaltılarak (ve çocuk sahibi olmalarına katı engellemeler getirilerek) yüzde 47’e kadar düşürüldü. Uygurlar, 1940’larda Doğu Türkistan nüfusunun yüzde 78’ini teşkil ediyordu. Doğu Türkistan bölgesinde 10 milyona yakın Uygur'un yaşadığı tahmin ediliyor.

Dinî kimliklerini korumak, Doğu Türkistan Müslümanları için hayati bir mücadele.
Dinî kimliklerini korumak, Doğu Türkistan Müslümanları için hayati bir mücadele.

Doğu Türkistan bölgesi, Çin’in en önemli uranyum, petrol, doğalgaz, altın ve bakır kaynaklarına ev sahipliği yapıyor. Tarım anlamında da büyük potansiyel barındıran bölge, tarihi İpek Yolu üzerinde yer almasıyla da dikkatleri çekiyor. Çin yönetimi, bölgenin bağımsızlığını kazanmasından ve böylece bu kıymetli kaynaklardan mahrum olmaktan çekiniyor. Uygurlara yönelik uygulanan asimilasyon politikalarının temelinde, “Müslümanları dönüştürerek rejime kazandırmak suretiyle, bölgenin kopuşunu engellemek” amacının olduğu kaydediliyor.

Çin yönetimi, 2009'dan sonra Doğu Türkistan'daki askeri kontrolü daha da artırdı.
Çin yönetimi, 2009'dan sonra Doğu Türkistan'daki askeri kontrolü daha da artırdı.

Zaman zaman kanlı çatışmaların da yaşandığı Doğu Türkistan bölgesi, 2009’da Çin hükümetinin askeri operasyonlarıyla karşı karşıya kaldı. Bölgede başlayan dar kapsamlı bir halk ayaklanmasını müdahale için gerekçe gösteren Çin yönetiminin söz konusu operasyonlarından sonra çok sayıda Uygur tutuklanmıştı. Olaylarda da en az 200 kişi hayatını kaybetmişti.

YORUMUNUZU YAZIN, SORUNUZU SORUN
{{ entity.comments.quantity }} KİŞİ YORUM YAZDI
İLK YORUM YAZAN SİZ OLUN
BEĞEN

HAFTANIN ÖZETİ

Tunus parlamentosunda Gannuşi dönemi
Tunus parlamentosunda Gannuşi dönemi
İslam coğrafyasında bu hafta, Tunus'ta Nahda Hareketi lideri Raşid el-Gannuşi'nin Meclis Başkanı seçilmesi, Hindistan'ın tartışmalı cami kararına karşın Pakistan'ın Sihlerin tapınaklarını güvence altına alması, Ürdün'ün 25 yıldır kira karşılığı İsrail'de duran El-Bakura ve El-Gamr" arazilerinin kontrolünü ele alması, İslami Cihad ile İsrail arasın...

PORTRELER

Afrika'da İslam'ı ihya eden âlim: Ebubekir Efendi
Afrika'da İslam'ı ihya eden âlim: Ebubekir Efendi
Sömürgeci devletler arasındaki rekabetin en hararetli döneminin yaşandığı 18. yüzyılda milyonlarca Müslüman, Hollandalılar tarafından Cava Adaları’ndan esir olarak getirildi ve tecrit edildi. Ümit Burnu’nun ilk Müslümanları olan bu halk, Güney Afrika’da yerleşik hayata geçseler de 143 yıl boyunca ana dillerinden, dinlerinden ve geleneklerinden kopu...

HAREKETLER

Leşker-i Tayyibe Örgütü
Leşker-i Tayyibe Örgütü
Güney Asya’nın düşman kardeşleri Hindistan ve Pakistan arasında önemli sorunlardan bir tanesi de bölgedeki tansiyonun zaman zaman yükselmesine ve karşılıklı çatışmalara sebebiyet veren yerel örgütlerdir. Bunlardan biri de Leşker-i Tayyibe örgütüdür. Saf, temiz ordu anlamına gelen Leşker-i Tayyibe 1987 yılında kuruldu. Hedefleri arasında; cihadın Al...

MALUMAT

Yahudi fanatik Goldstein’in İbrahimî Cami Katliamı
Yahudi fanatik Goldstein’in İbrahimî Cami Katliamı
Baruch Goldstein adlı Yahudi fanatiğin 25 Şubat 1994 tarihinde 29 Müslümanı öldürdüğü Harem-i İbrahim Camisi’ndeki katliam, tarihe "El Halil Camii (Harem-i İbrahim) Katliamı" olarak geçti.Harem-i İbrahim Camisi, Yahudi inancına göre Mescid-i Aksa’da olduğuna inanılan “Süleyman Mabedi”nden sonra yeryüzündeki en kutsal mabet kabul ediliyor. İşgal alt...
YUKARI DÖNÜN

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz