Yahudilerin ateşe verdiği Devabişe ailesinin yakınları adalet peşinde

İşgal altındaki Batı Şeria’da yer alan Nablus’a bağlı Duma köyündeki Devabişe ailesinden geriye 10 yaşındaki Ahmet kaldı.
İşgal altındaki Batı Şeria’da yer alan Nablus’a bağlı Duma köyündeki Devabişe ailesinden geriye 10 yaşındaki Ahmet kaldı.

İşgal altındaki Batı Şeria’da yer alan Nablus’a bağlı Duma köyündeki Devabişe ailesinin yaşadıkları, işgalin ve Yahudi yerleşimcilerin Filistinlilerin hayatını nasıl derinden etkilediğini gözler önüne seriyor. Bir grup Yahudi yerleşimci 31 Temmuz 2015’te Duma köyüne baskın düzenleyerek, Devabişe ailesine ait evi ateşe verdi. Saldırı sırasında evde bulunan 1'i bebek 2 çocuktan oluşan 4 kişilik aile alevler arasında kalırken Devabişe ailesinden geriye, bugün 10 yaşında olan Ahmed kaldı. Duma köyündeki Devabişe ailesine ait ev, saldırının ve vahşetin boyutunu gözler önüne seriyor. Saldırıda şehit olan baba Saad’ın ağabeyi Nasır Devabişe saldırıya ilişkin davanın 5 yıldır devam ettiğini ancak kendilerini tatmin edecek bir cezanın verilmeyeceğini düşündüklerini dile getirdi.

İşgal altındaki Batı Şeria’da yer alan bir köyde 2015’te Yahudi yerleşimciler tarafından evlerinde yakılarak şehit edilen Devabişe ailesinin yakınları, saldırının üzerinden geçen 5 yıla rağmen gelmeyen "adalet kırıntısını" bekliyor.

İsrail'in işgali ve ablukası altındaki Filistin topraklarında kime sorsanız, İsrail işgalinin baskısı ve zulmüne ait bir hikayesi vardır.

Nablus’a bağlı Duma köyündeki Devabişe ailesinin yaşadıkları, işgalin ve Yahudi yerleşimcilerin Filistinlilerin hayatını nasıl derinden etkilediğinin en iyi göstergelerinden biri.

Bir grup Yahudi yerleşimci 31 Temmuz 2015’te Duma köyüne baskın düzenleyerek, Devabişe ailesine ait evi ateşe verdi.

4 kişilik aileden geriye 10 yaşındaki Ahmed kaldı

Saldırı sırasında evde bulunan 1'i bebek 2 çocuktan oluşan 4 kişilik aile alevler arasında kaldı.

Ailenin 18 aylık bebeği Ali Devabişe evde yanarak hayatını kaybederken, baba Saad (31) ve anne Riham (28) ağır yaralı olarak hastaneye kaldırıldı.

Vücutlarının büyük kısmı yanan Saad ve Riham tedavi gördükleri hastanede yaşamını yitirdi.

Vücudunun büyük kısmı yanan Ahmet saldırının izlerini taşıyor.
Vücudunun büyük kısmı yanan Ahmet saldırının izlerini taşıyor.

Devabişe ailesinden geriye, bugün 10 yaşında olan Ahmed kaldı.

  • Saldırıdan sağ kurtulmayı başaran ancak vücudunun yüzde 60’ı yanan Ahmed, Yahudi yerleşimcilerin vahşetinin izlerini taşıyor.

Yüzünün bir kısmı yanan Ahmed, aynaya her baktığında o dehşet dolu saldırıyı hatırlatan izleri görüyor.

Katliamın yaşandığı ev, kanlı gecenin izlerini taşıyor

Duma köyündeki Devabişe ailesine ait ev, saldırının ve vahşetin boyutunu gözler önüne seriyor.

Evde, yangın nedeniyle siyaha bürünmüş duvarlar, yanmış eşyalar ve Ali’ye ait bir bebek arabasının yanı sıra bir de biberon göze çarpıyor.

 Devabişe ailesine ait ev, vahşetin boyutunu tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor.
Devabişe ailesine ait ev, vahşetin boyutunu tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor.

Devabişe ailesi, o kanlı gecenin faillerinin gereken cezayı çekmesini beklese de İsrail mahkemesi, saldırının üzerinden 5 yıl geçmesine rağmen henüz kararını açıklamadı.

Köy sakinleri, saldırıyı 10’dan fazla Yahudi yerleşimcinin gerçekleştirdiğini söylese de yıllardır devam eden davada sadece 1 sanık yargılanıyor.

Şehit Saad’ın ağabeyi Nasır Devabişe, AA muhabirine üzerinden 5 yıl geçmesine rağmen saldırıyı unutamadığını söyledi.

Hemen her gün kardeşinin şehit edildiği eve geldiğini ve her gelişinde yaşadıkları acının katlanarak arttığını belirten Devabişe, o gece karşılaştığı manzarayı anlatmakta kelimelerin yetersiz kalacağını aktardı.

Saldırıda şehit olan Saad’ın ağabeyi Nasır Devabişe, neredeyse her gün saldırının izleriyle birlikte kardeşinin hatıralarını taşıyan evi ziyaret ediyor.
Saldırıda şehit olan Saad’ın ağabeyi Nasır Devabişe, neredeyse her gün saldırının izleriyle birlikte kardeşinin hatıralarını taşıyan evi ziyaret ediyor.
  • Ağabey Devabişe, hayatını kaybeden minik Ali'nin naaşını elleriyle taşıyarak, hastaneye götürdüğünü ancak ağır bir şekilde yanan bebeğin görüntüsünün gözlerinin önünden gitmediğini söyledi.

"Yahudi yerleşimciler bu saldırıyla bizi üç kez yaktı"

Devabişe, Yahudi yerleşimcilerin saldırısının hayatlarını derinden etkilediğini dile getirerek, şöyle devam etti:

"Yahudi yerleşimciler bizi üç defa yaktılar. İlkinde Devabişe ailesini bedenen yaktılar. Saad’ı Riham’ı Ali’yi ve Ahmed’i. Ahmed ciddi yanık izleri ile kurtulabildi. Ahmed bu izleriyle hayat boyunca yaşananların hatırası olarak yanımızda kalmaya devam edecek.

İkinci olarak ailenin geleceğini de yakmış oldular. Güzel bir hayat, güzel bir gelecek düşleyen ailenin umutlarını yaktılar. Ve son olarak ailemizin mazisini de yaktılar. Çünkü maziye korkunç bir vahşetin izlerini bıraktılar."

Ahmed'in amcası Nasır, vahşetin izlerini taşıyan Ahmet'in hayat boyunca yaşananların hatırası olarak yanlarında kalacağını belirtiyor.
Ahmed'in amcası Nasır, vahşetin izlerini taşıyan Ahmet'in hayat boyunca yaşananların hatırası olarak yanlarında kalacağını belirtiyor.

İsrail hastanesinden 4 milyon liralık fatura

Saldırının ardından İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun yangından yaralı kurtarılan Ahmed’i tedavi gördüğü hastanede ziyaret ettiğini ve bazı vaatlerde bulunduğunu söyleyen Devabişe, "Netanyahu, katliamın sorumlusu olan katillerin yakalanacağı ve mahkemeye sevk edileceği sözünü verdi. Ayrıca aileye tazminat ödenmesi ve Ahmed’in tedavisinin üstlenilmesi vaadinde bulundu. 17 kişi (Yahudi yerleşimci) tutuklandı, 16’sı serbest bırakıldı ve sadece bir kişi suçlandı." ifadelerini kullandı.

Devabişe, Netanyahu’nun verdiği sözleri tutmadığını ve Ahmed’in tedavi gördüğü İsrail hastanesinin kendilerine 2 milyon yeni İsrail şekeli (yaklaşık 4 milyon Türk lirası) fatura gönderdiğini aktardı.

İsrail hükümeti tedavi masrafları noktasında verdiği sözü tutmadı.
İsrail hükümeti tedavi masrafları noktasında verdiği sözü tutmadı.

Saldırıya ilişkin davanın 5 yıldır devam ettiğini ve mahkeme sürecinde Yahudi yerleşimcilerin takibatına maruz kaldıklarını kaydeden Devabişe, "5 yıldan fazladır mahkemelerde sürünüyoruz. 70’ten fazla duruşmaya katıldık. İsrail mahkemelerinin baskılarına, Yahudi yerleşimcilerin takibatına maruz kaldık. Yahudi yerleşimciler mahkemenin önünde Devabişe ailesi karşıtı sloganlar atıp, bizi terörist olmakla suçladılar." diye konuştu.

Yahudi yerleşimcilerin ölen kişiler aleyhinde "insanlık dışı" sloganlar attığını kaydeden Devabişe, şunları söyledi:

"Yaptıklarıyla gurur duyuyorlardı. Hatta olaydan 7 ay sonra faillerden birinin düğününde Ali’nin göğsüne bıçak saplanmış bir şekilde fotoğraflarını taşıdılar. Ellerinde kalaşnikoflar, silahlar ve Devabişe ailesinin evine attıkları molotof kokteylleriyle eğlendiler. Tüm bunlara rağmen mahkemeye gitmeye devam ettik."

"Mahkemeden adil bir ceza çıkacağını düşünmüyoruz"

Ağabey Devabişe, bir sonraki duruşmanın 12 Temmuz’da görüleceğini ve davaya ilişkin kararın açıklanmasını beklediklerini ancak kendilerini tatmin edecek bir cezanın verilmeyeceğini düşündüklerini dile getirdi.

"Hakimin vereceği karar ne olursa olsun yaşadıklarımızı unutturmayacak, yaşanan vahşetin failleri hakkıyla cezalandırılmayacak." diyen Devabişe, şunları kaydetti:

"Şu anda yargılanan faili idam etseler dahi Ali’yi Riham’ı ve Saad’ı geri getiremezler. Ayrıca biz failin bir kişi olmadığına, birden fazla olduğuna eminiz. Diğer faillerin de ortaya çıkması, bir Devabişe ailesinin yaşadıklarının bir daha yaşanmaması ve başka Ahmedlerin benzer acıları yaşamaması için mücadeleye devam edeceğiz."

"Saldırıyı düzenleyenler Filistinli olsa süreç çok farklı işlerdi"

Söz konusu saldırının Yahudi yerleşimciler tarafından değil de bir Filistinli tarafından işlenmiş olması durumunda İsrail mahkemesinin çok farklı bir tutum sergileyeceğini vurgulayan baba Devabişe, "Bize göre bu sadece göstermelik bir mahkeme. Çünkü işgal devleti çifte standart uyguluyor. Bu vahşeti işleyenler Filistinli olsaydılar, öldürülmüş ya da müebbet hapse mahkûm edilmiş ve evleri yıkılmıştı. Sadece failler değil tüm aileleri ve akrabaları da cezalandırılmış olurdu." değerlendirmesinde bulundu.