Son Hattatlar’ın resmî geçiti

Mehmed Emin Vehbi Efendi levhası.
Mehmed Emin Vehbi Efendi levhası.

Bugünlerde M. Uğur Derman’ın koordinatörlüğünde, Ketebe Yayınları tarafından yayına yeniden hazırlanan bu müstesna çalışma, güzel yazı sanatımıza hizmet etmiş son hattatlarımızın hâl tercümelerini, resimlerini ve seçme eserlerinin birer fotoğrafını ihtiva ediyor. 1955 yılındaki Millî Eğitim Bakanlığı Yayınları’nın baskısının esas alınarak hazırlandığı çalışma, bugünün şartlarıyla yeniden gözden geçirilmiş. O yıllarda matbaa teknolojisinin el vermediği hatların orijinallerine ulaşılarak arşiv taraması da yapılmış. Orijinal baskıda olmayan ama ismi geçen hatların da baskıya eklenmesi ve hattatların portrelerinin vasıflı olarak yeniden çizilmesi de kitabı özel kılıyor.

İbnülemin Mahmud Kemal İnal, Osmanlı’nın son döneminde yetişmiş ilim ve kalem ehli biri olarak kültür dünyamızda önemli bir yeri doldurur. Cumhuriyet döneminde de etkinliklerini yoğun biçimde sürdüren İbnülemin, Son Sadrıâzamlar, Son Asır Türk Şairleri, Hoş Sadâ ve Son Hattalar ile bir devrin kapanışının şaşalı dökümünü sunduğu önemli eserleriyle geçmişi bugün de görebilmemizi sağlar.

  • Tüm bunları hatırlatmamızın nedeni Ketebe Yayınları’nın Son Hattatlar adlı eseri yeniden okurla buluşturuyor olması. Eser, gelenekli sanatlar, hüsn-ü hat üzerine çalışan ve düşünen herkesin kütüphanesinde yer alması gereken evladiyelik bir çalışma olarak raflarda yerini aldı.

Her zamanın kıymetlerini takdir eder

Bu önemli çalışmayı daha iyi anlayabilmek için kısaca İbnülemin’in hayatından da bahsetmek gerekiyor. Tarihimizin önemli kişiliklerinden İbnülemin Mahmut Kemal İnal, 1870 yılında babası Mühürdar Mehmed Emin Paşa’nın İstanbul Mercan’daki konağında doğar. Bu konakta aldığı özel derslerle kendini yetiştirir. Hocalarından biri de Mehmet Akif’tir. İbnülemin, gençlik yaşlarından itibaren kalem erbabı olur.

İbnülemin Mahmut Kemal İnal
İbnülemin Mahmut Kemal İnal

33 yıllık memuriyet hayatında da farklı görevlerde bulunur. Babasından kendisine kalan Mercan’daki konağı ise adeta bir ilim ve kültür akademisi olarak kullanır. Burada gerçekleşen meşhur pazartesi toplantılarında kültür sanat sohbetleri ve fasıllar yapılır. Yahya Kemal, Faruk Nafiz Çamlıbel, Yusuf Ziya Ortaç, Prof. Kâzım İsmail Gürkan, Prof. Mükrimin Halil Yınanç, Hasan Ali Yücel, Hakkı Tarık Us, Alaeddin Yavaşça, Dr. Nevzat Atlığ bu toplantıların müdavimlerinden sadece bazıları... Hasan Ali Yücel’in kendisi için söylediği şu ifadeler ise aslında İbnülemin’in bugün ve geçmiş arasında kurduğu köprüyü gösterir niteliktedir: “Mahmud Kemal Bey, mazi gibi görünen haline rağmen tamam ile bugündür. Çünkü o, sanat, fikir ve umumiyetle hayatın her cephesi ile alâkasını muhafaza etmiş; kendinden sonra gelen bütün nesillerle münasebetini devam ettirmiş; her zamanın her türlü liyakat ve kıymetlerini takdir etmekten geri durmamıştır.”

Kalemin güzelleri bir arada

Biz yeniden Son Hattatlar’a gelelim. Bu eseri, Osmanlı’nın son dönemi ve Cumhuriyet döneminde yaşayan hattatların resmî geçidi olarak da tanımlayabiliriz. İbnülemin’in verdiği isimle Kemâlü’l-Hattâtîn’de kendisinin bizzat tanıştığı veya kaynaklar üzerinden yaşam hikâyelerine ulaştığı hattatların biyografileri ve eserlerinden örnekler yer alıyor. Bu sayede de özellikle Osmanlı’nın son döneminde ve Cumhuriyet yıllarında yetişmiş bu önemli sanatkârlar sadece ketebe kaydında yer alan bir isim olmaktan çıkıyor. Bu isimlerin arasında Aliyyü’l-Mısrî Efendi, Çarşanbalı Ârif Efendi, Mehmed Emin Vehbi Efendi, Sultan Abdülmecid, İbrahim Sükûtî Efendi, Ömer Vasfi Efendi, Şerife Ayşe Hanım gibi birbirinden önemli hattatlar yer alıyor. Öte yandan kitapta sayısız anekdotun da yer aldığını, bu sayede o günlerin kültür dünyasını ve ilişkilerini anlamak için sayısız ipucu olduğunu da belirtelim.

İmza kıymeti tanıtmaya kafi

Bu kitap hakkında kuşkusuz yayınlandığı zaman da oldukça çok şey yazılmış.Ufak bir tarama yaptığımızda karşımıza çıkan gazete küpürlerinden birinde şu cümleler yer alıyor: “İlk sahifesini Ahmed Karahisari’nin meşhur besmelesi ile açan büyük kıtada 800 küsur sahifelik muhteşem bir eser... İçinde son 170 sene içinde gelip geçmiş 350’ye yakın hattatın hayatını topluyor, eserlerinden nümuneler veriyor. İsmi Son Hattatlar... Üzerindeki imza, kıymetini tanıtmağa kâfi: İbnülemin Mahmud Kemal İnal.”

Sultan Abdülmecid’in H. 1271 (1854) tarihli hilyesi (Abdurrahman el-Uveys Koleksiyonu-Şârika-BAE).
Sultan Abdülmecid’in H. 1271 (1854) tarihli hilyesi (Abdurrahman el-Uveys Koleksiyonu-Şârika-BAE).

Aynı dönemde Nihad Sami Banarlı da bir köşe yazısında “Kitabında müellifin üslûbundan imlâsına kadar eski bizi, yâhut hakiki bizi hassâsiyetle muhafaza eden birçok ince hususiyetler yer almış” cümleleriyle kitabı anıyor. İbnülemin Mahmud Kemal İnal, kitabın mukaddimesinde, yazıyı “elin dili” olarak tanımlıyor. Eserinde de Osmanlı yazı medeniyetinin muhteşem tablolarından birini oluşturan hat sanatının kalem güzellerini olanca güzellikleriyle gözler önüne seriyor. Son Hattatlar’da 11’i kadın olmak üzere 329 hattat yer aldığını da ekleyelim.

Sayısız sanatkâr sayısız anektod

Bugünlerde M. Uğur Derman’ın koordinatörlüğünde yayına yeniden hazırlanan bu müstesna çalışma, güzel yazı sanatımıza hizmet etmiş son hattatlarımızın hal tercümelerini, resimlerini ve seçme eserlerinin birer fotoğrafını ihtiva ediyor.

1955 yılındaki Milli Eğitim Bakanlığı Yayınları’nın baskısının baz alınarak hazırlandığı çalışma, bugünün şartlarıyla yeniden gözden geçirilmiş. O yıllarda matbaa teknolojisinin el vermediği hatların orijinallerine ulaşılarak, arşiv taraması da yapılmış. Bu sayede eserlerin daha sağlıklı biçimde incelenebilmesine olanak sağlıyor. Orijinal baskıda olmayan ama ismi geçen hatlar da baskıya eklenmesi ve hattatların portreleri vasıflı olarak yeniden çizilmesi de kitabı özel kılıyor.