20.356 Takipçi

"Postumuzu Serdik!". Post Öykü, 2014'te bu slogan ile matbaanın yolunu tuttu. Öyküyü merkezinde tutan dergi; kurmaca metinler, makaleler, incelemeler ve röportajları da sayfalarına alıp, iki ayda bir satış şubelerinin raflarında yerini alıyor. Şimdi, siz bu kaydı dinlerken Post Öykü, dijital dünyada da yeni bir öyküye imza atıyor. Atölyeler, ilginç dosyalar ve yazarların mutfağında olup, bitenler! Tüm bunlar ve daha fazlası sayfalardan ekranlarınıza taşacak! Post Öykü ve GZT'yi sosyal medya mecraları üzerinden takip etmeye başlayın.

Boris Indrikov: Yapmak istediğim şeyi yapıyorum

Ilüstratör Boris Indrikov
Ilüstratör Boris Indrikov

Leningrad’da 1967’de doğru. Moskova’da yaşıyor ve çalışıyor. 1991’den 1997’ye kadar ilüstratör olarak çalıştı. Genelde fantastik realizm üzerine çalışmakta.

İçindekiler

Çizmeye nasıl başladınız? Kısaca anlatır mısınız?

Annem ben çocukken okulda resim dersi verirdi. Yani çocukluğumdan beri sanatla iç içeyim. Sanatın yanında matematik ve fiziğe de ilgim vardı ve mühendis olmaya karar verdim. Bu sebeple 1990’da MISIS -Ulusal Bilim ve Teknoloji Üniversitesi-nde okumaya başladım. Sanatçı olma düşüncesi üniversite okurken kafamda belirginleşti. Bir gün kendi kendime sordum: “Ne olmak istiyorsun be adam?!” Cevabım sanatçı olmak oldu. Sonrasında üniversiteyi bırakıp sanatçı -ressam- olmaya karar verdim. O günden beri hep yapmak istediğim şeyi yapıyorum.

Sanatçı kişiliğinizi nasıl ifade edersiniz?

Ukiyo-e denilen Japonların theater woodcut’ı gibi yeni sanat akımlarından etkilenme eğilimindeyim. Ayrıca Mısırlıların yarım kabartma ve yontmaları, modernist sanat akımları ve Art Nouveau, Jugendstil, Sürrealizm -Bosch’tan Salvador Dali’ye, Avustralya Aborjin sanatı ve daha fazlası. Sanatın dilinin Yaratıcı ile konuşma dilimiz olduğuna inanıyorum. Benim için resim yapmak meditasyon gibi bir şey ve bir çeşit ritüel.

Çizim süreciniz nasıl işliyor, biraz bahseder misiniz?

Öncelikle özel bir teknoloji kullanarak rastgele bir yapı oluştururum. Sonrasında kanvastaki şekillere ve desenlere bakarak kanvası okurum. Yani bu görsel sonraki resmimin kaynağını oluşturur. Bu meditasyon süreciyle benzer bir şey. Ama bir dağın tepesinde lotus pozisyonunda gözlerimi kapatarak oturmak yerine kanvasın karşısında dururum. Kanvasın yüzeyinde beliren rastgele desen ve boyanın (kanvasın üstüne işlediği malzeme) doğal değişikliklerini tararım ve onları çizgilerin ahengine dönüştürürüm. Çıktı her zaman müphemdir. Bu macera da heyecan verici ve büyüleyicidir bu yüzden.

Dünya çapında takdir ettiğiniz ve takip ettiğiniz çağdaş sanatçılar kimlerdir?

Alfons Mucha, Michael Parkes, Gennady Spirin, Olga Dugina, Andrej Dugin, Vladislav Erko ve Aleksander Sigov.

Favori kitap ve yazarlarınızı öğrenebilir miyiz?

Lao Tzu’dan Tao Te Ching, Dostoyevski’den Karamazov Kardeşler, Çehov, Carlos Castaneda ve Julio Cortazar.