Heybenizde bulunmasında yararlar olan kitaplar

Carl Jung’un tüm eserlerini heybeye koyabilirsiniz.
Carl Jung’un tüm eserlerini heybeye koyabilirsiniz.

Sir Efendi’nin bu eserindeki iddiaları antropoloji ve mitoloji çalışmaları alanında daha sonra çürütülmüş ya da geliştirilmiş olsa da, birleştirici tek bir teori sunması ve insanlık tarihine dair bir anlatı sunması bakımından maceracıların heybesinde bulunmayı hak ediyor. Okunur mu, orası size kalmış.

İÇİNDEKİLER

1. Altın Dal, James G. Frazer

Okuması pek güç bu eseri genelde Avrupa’nın yerli halklarının mitolojileri ve 19. yüzyılın hasat şarkıları süslüyor.
Okuması pek güç bu eseri genelde Avrupa’nın yerli halklarının mitolojileri ve 19. yüzyılın hasat şarkıları süslüyor.

Sayın Sir Frazer, 1890’lardan 1920’lere değin yaptığı karşılaştırmalı mitoloji çalışmalarında dinin büyünün ve bilimin uzun ve meşakkatli tarihlerinin ele verdiği ortaklıkları, hatta ortak kökenlerini inceliyordu.

Mevsim dönüşleri, bereketli yağmurlar, sağlam bir hasat ile tanrıların, büyücülerin, kralların ilişkisini fedakarlık ve kurban kavramları üzerinden temellendirdiği dillere destan ve okuması pek güç bu eseri genelde Avrupa’nın yerli halklarının mitolojileri ve 19. yüzyılın hasat şarkıları süslüyor.

Sir Efendi’nin bu eserindeki iddiaları antropoloji ve mitoloji çalışmaları alanında daha sonra çürütülmüş ya da geliştirilmiş olsa da, birleştirici tek bir teori sunması ve insanlık tarihine dair bir anlatı sunması bakımından maceracıların heybesinde bulunmayı hak ediyor. Okunur mu, orası size kalmış.

2. Dört Arketip, Carl Jung

20. yüzyılın şımarık çocuğu Freud elinden gelse hepimizi bilinçaltına kaçıran çocuksu ve histerik, tamamlanmamış ve asla tamamlanamayacak insan müsveddelerine çevirecekti. Ama Jung öyle mi? Arketipler ve ortak bilinçaltı kavramlarını psikiyatri biliminin gündemine sokarak analitik bir yöntem geliştirmeye çalışıyordu. Benim üretmediğim, zihnimde hazır bulduğum ama benim ben oluşum nedeniyle nesnelliği ve evrenselliği tekilleşmiş arketiplerin teşhis edilmesi ve onları rüyalar ve insanlığın uzun hikayesinin hülasası olan mitler vasıtasıyla dinlenmesiyle insanın önce kendini, sonra insanı, son olarak da insanlığı sağaltabileceğini söylüyordu Jung. Arketiplerin kendilerini gösterdikleri alanlar olarak rüyalar ve mitlere başvurması, onu anlatının ilgili birimleri olan sinema ve edebiyatta da sevilen ve aranan bir adam yaptı. Jung’un tüm eserlerini heybeye koyabilirsiniz.

3. Kahramanın Sonsuz Yolculuğu, Joseph Campbell

Campbell’in kitabı: Heybeye.
Campbell’in kitabı: Heybeye.

Arketipçi eleştirinin mümtaz simalarından Campbell’in bu eseri; Prop’un teşhis ettiği tekrarlayan motifleri, Frazer’in öncü çalışmasında mitlerin ayinsel kökenleri ile bereket kültü ve fedakarlık ilişkileri çözümlemesi ve Jung’un insan karakterleri olarak arketipleri sunmasıyla alana yaptıkları müstakil katkıları hem sistemleştirmiş hem de derinleştirmiştir.

Doğuş, erginlenme ve dönüş çemberini, yoldaki engel ve tuzakları dünyanın dört bir yanından masallar üzerinden inceleyerek irfani denebilecek denli derinlikli, felsefi bir tavırla ele alıyor. Bugün Hollywood Campbell’ın Kahramanın Sonsuz Yolculuğu kitabını didik didik ederek, masal, mit ve lejendlerin ortak izleğini yeniden üretiyor. Yaratıcı yazarlık kurslarının tavsiye listesinde yine bu kitap ilk sırada geliyor.

Bütün bunların işaret ettiği yere bakarsak, klasik anlatılar şekil değiştirerek dünya üzerindeki günlerini sürmeye devam etmekte, Campbell’in kitabı: Heybeye.

4. Yazarın Yolculuğu, Christopher Vogler

“Öyle ağır kitaplar okuyamıyorum canım, daha hafif ama bilgilendirici bir kitap yok mu?” diyenler olabilir. Sizleri de düşündük. Vogler’in kitabı senaristlere yol göstermek üzere hazırlanmış arketipçi anlatıcı sürecini özetleyen, filmler üzerinden örnekler veren keyifli bir metin. Arketiplerden kahraman, rehber, eşik gardiyanı, haberci, biçim değiştirici, gölge, müttefik ve üçkağıtçı işlenmiş. Yolculuğun aşamaları ise sıradan dünya, maceraya çağrı, çağrının reddi, rehberle karşılaşma, ilk eşiği geçiş, sınavlar müttefikler düşmanlar, mağaranın derinliklerine yaklaşma, çile, ödül, dönüş yolu ve diriliş olarak bölümlenerek anlatılmış. Bunları okuduğunda aklına hemen Galib dedeciğimin Hüsn ü Aşk’ı gelenler yaşadı, onlar zaten olayı kavramışlar. Diğerleri içinse, fark ettiniz, yukarda olayın basamaklarını özetledik. Gerisi sizde.

5. Kudretli Kelimeler, Northrope Frye

Edebiyat eleştirisinin güçlü kalelerinden biri olan Frye daha çok Eleştirinin Anatomisi adlı kitabıyla bilinir. Bu kitabında eleştiri kuramları ve tekniklerine değinir. Bu kitabın eğlenceli yanı mevsimlerle edebi eserleri eşleştirip yaza romantizmi, sonbahara trajediyi, kışa ironiyi ve ilkbahara da komediyi uygun görmesidir. Bu kitabın bizim için önemli yanı ise edebiyatta halen mitin ve arketiplerin izlerini sürebildiğimizi söylediği bölümüdür. Ama bir maceracıya bu kadar okkalı kitaplar okutmak kahramanımızın nefesini kesebilir. Onun yerine aynı yazarın Kudretli Kelimeler’ine bakılabilir. Frye’a göre mitolojik düşünce ile edebi düşünce neredeyse aynı şeydir. Onun bu bağlama oturttuğu Büyük Şifre nam çalışması Kitab-ı Mukaddes’in mit ve metaforun diliyle yazıldığını savunuyordu. Kudretli Kelimeler’de ise Sayın Frye aynı temayı daha da genişleterek önceki kitabında başladığı işi tamamlıyor. Betimleyici, kavramsal, retorik ve mitsel dil biçimlerini irdeleyen Frye mitsel ya da edebi dilin üstünlüğünü vurguluyor. Her macerapereste lazım vesselam.

6. Sanatın Tabiatındaki Başkalaşım, Ananda Coomaraswamy

Gelenekselci ekolün kurucu babalarından Seylanlı filozof Coomaraswamy’nin çalışmaları daha ziyade Hint sanatı ve bu sanatın sembolizmi üzerine kurulu. Ancak Sanatın Tabiatındaki Başkalaşım nam eseri sanatın ilahi ve ritüelistik kökenine dair şimdiye dek yazılmış en kapsamlı ve en ikna edici tartışmayı içeriyor. Coomaraswamy’nin sanat eserinin üretimine dair şu söyledikleri bile tek başına kitabı heybenizde niçin bulundurmanız gerektiğiyle ilgili bir ipucu verebilir:

“Kendi istek ve düşüncesiyle, Yoga tatbikatına has muhtelif usullerden yararlanarak, mahlûk görüntülerinin ve fani hislerin dikkat dağıtıcı etkilerini gidererek resim yapan bir kişi, tekâmülî kaideler ile ilmi ve dini kitaplarda yapılan açıklamalardan yararlanarak meleğin şeklini veya Tanrı’nın görüntüsünü gözünün önüne getirmeye, onu tasavvur etmeye başlar. Zihin kendi kendisine, bu şekli sanki çok uzak mesafeden görüyormuş gibi üretir veya çizer. Yani bu resimleri, sanat çeşitlerinin düzenli faaliyetler biçiminde mevcut olduğu Cennet’ten, gerçeğin doğrudan yaşanmasının mümkün olduğu tek yer olan ve görenle görülenin müştereken buluştuğu kalpteki esasen mevcut özel ve gizli alandan görerek çizer. Bu şekilde tasavvur edilerek ve içten gelen bir hisle bilinen gerçek bilgi ve saf görüntü, hakikat aleminden yansımış gibi, ya da bir rüyada görülmüş gibi ortaya çıkar.”

7. Savaş Metafiziği ve Sembolik Silahlar, Rene Guenon

Gelenekselci ekolün büyük ustası Guenon’un bu heybeye girecek eserleri ziyadesiyledir. Ancak Guenon okumaya görece kolay bir yerden başlamak için bu eser pek makbuldür. Klasik dünyada savaşın ve zaferin anlamı, savaşçının ve kumandanın metafizik bir sistem içindeki konumu, zafer takının, kılıcın, şimşeğin, çift boynuzun sembolik anlamlarını incelediği bu kısacık çalışma, epik bir savaşa giren siz değerli civanmertler, şövalyeler için biçilmiş kaftan. Bundan sonra Alemin Hükümdarı, Geleneksel Formlar ve Kozmik Devirler, İnsan ve Halleri sizi bekleyen yeni duraklar.

8. Doğuş ve Yeniden Doğuş, Mircea Eliade

Eğer bir maceraya çağrılırsanız, yanınızda olmasını isteyeceğiniz insanlardan biri kuşkusuz Eliade olurdu. İsminin dinler tarihçisi olarak anılıyor olması üzücü, çünkü bir macerada yaşlı bilge adam arketipini bihakkın yerine getirebilirdi. Dinler tarihi, dinlerin fonksiyonu, din ve inanç sistemleri, masallar, mitler, arketipler üzerine yazdıkları, bir maceraperestin neredeyse tüm hallerini kapsıyor, açıklıyor. Doğuş ve Yeniden Doğuş nam eseri de inisiye olmanın anlamını, neye işaret ettiğini ve farklı bağlamlarda hangi şekilleri aldığını inceleyen bir çalışma. Savaşçılar kadrosuna girebilmek için öldürülmesi gereken bir canavar, girilmesi gereken tehlikelerle dolu karanlık bir mağara, neslin devamı için gerekli olan yeni kuşakların dayanıklılıklarının kanıtlanması; büyücülerin, rahiplerin, evliyanın aralarına alacakları adayın kulağına ilk “sırlar üflemesi”, adaylarını “içeriye” almadan bazı zorlu sınavlardan “kapılardan” geçirmesi… Bunların hepsi erginlenme ritüelleridir ve inisiye olmuş kişilerin eşiğin ucundan geçerek yeniden doğmasının araçlarıdır. Sevgili kahraman, erginleşme törenin hakkında biraz daha bilgi almak istersin herhalde?

  • Sevgili kahraman, elin değmişken heybene, Levi Strauss’un Mit ve Anlam’ını ve Karen Armstrong’un Mitlerin Kısa Tarihi’ni de ekleyiver. Yola gidiyorsun, “gencadamsın lazım olur”. “Hep kuram hep kuram yeter” diyorsan Heft Peyker, Hazreti Ali Cenkleri, bir dolu ve bir boş seyahatname koy heybene. Boş seyahatnameye defter de deniyor. (A.E)