Ağır ağır süzülen bir perdenin arkasında: Johannes Vermeer

Girl with a Pearl Earring (İnci Küpeli Kız), 1665 - 1667.
Girl with a Pearl Earring (İnci Küpeli Kız), 1665 - 1667.

17. yüzyılda Avrupa’da egemen üslup olan Barok, Flaman bölgesindeki ülkelerce daha sınırlı bir uyarlamayla benimsendi. Hollanda Altın Çağı olarak anılan bu dönem, İspanya ile yapılan Seksen Yıl Savaşları’nın (1568- 1648) sona ermesiyle eşi görülmemiş bir zenginlik, siyasi ve ekonomik güçle gelen kültürel büyümeye de ev sahipliği yapıyordu. Bu refah sayesinde gelişen orta sınıf, evlerinin duvarlarına asacak resimlerin peşine düşünce, ressamların da kazançları ve sosyal statüleri yükselmeye başladı. 17. yüzyılın başında tabloları satın alabilecek olanlar sadece kilise ve soylularken, 1660’da Hollanda’daki evlerde toplam üç milyon tablo bulunmaktaydı.

Hollanda Altın Çağı’nın en büyük ressamlarından biri olarak anılan Johannes Vermeer, Hollanda’nın refah içinde olan Delft kentinde dünyaya geldi. Hollandalı ressamların çoğu kendilerini yetenekli zanaatkârlardan biraz daha fazla gördükleri için, kendileri veya eserleri hakkında açıklayıcı neredeyse hiçbir şey yazmadılar; bu nedenle Vermeer ve ailesinin hayatı hakkındaki tüm bilgiler, noterler, belediye memurları tarafından hazırlanan resmi belgeler, hukuki evraklar ve ticari işlemlerden oluşur. Bu kaynaklara göre; Digna Balthasars ve Reynier Jansz çiftinin çocukları olarak, 31 Ekim 1632’de Neue Kerk kasabasında Protestan Kilisesi tarafından vaftiz edildi.

  • The Milkmaid (Sütçü Kız), 1657-1661.

  • Hollanda sanatında köklü bir gelenek olarak sütçü kızlar sıkça resimlenirdi, ancak Vermeer’in bu betimlemesi ince ayrıntıları, dinginliği ve anıtsal sadeliğiyle eşsizdir. Pencereden süzülen güneş ışığı Vermeer'in sütü yavaş yavaş bir çömlek kabına ("Hollanda fırını" olarak da bilinir) döken mütevazı hizmetçisinin üstüne düşer ve güçlü gölge-ışık kontrastlarıyla yuvarlak hatları belirginleştirir.

Vermeer, çocukluğunu Delft'in tam kalbindeki Pazar Meydanı'nda bulunan büyük bir evde geçirdi. Vermeer'in ipek dokumacısı olan babası, 1641’de “Mechelen” isimli hanı işletmeye başladı; ikinci işi ise mesleğinden bambaşka sektördeki sanat simsarlığıydı. Baba Reynier 1652'de öldüğünde, genç Vermeer hanı işletmek için annesi ve ablasına yardımcı oldu. Ekonomik olarak zor bir dönemden geçen Vermeer, 1653 yılında zengin bir Katolik ailenin kızı olan Catharina Bolnes ile evlendi. Bu evliliği Catharina'nın annesi Maria Thins’in onaylamamış olmasına rağmen, evlilik sonrasında kayınvalidesinin evinde yaşamaya başladı. Evliliğinin ardından kendi ailesinden uzaklaşan Vermeer’in Catharina olan evliliği boyunca on beş çocuğu oldu.

  • Christ in the House of Martha and Mary (Martha ve Mary'nin Evinde İsa), 1654.

  • İncil, 17. yüzyılın ortalarında Avrupalı ressamlar için en önemli ilham kaynaklarından biri olmasına rağmen, Flaman ülkelerinde natürmort, portre, manzara ve iç mekânlar, dini ve tarihi konuların yerini büyük ölçüde almıştı. Vermeer’in ilk dönem çalışmalarından biri olan bu resim, Martha ve Mary isimli kardeşlerin evinde misafir olan İsa’nın onlara öğüt verdiği, Flaman sanatçılar arasında popüler olan bir temaydı.


Sanat hayatı

Vermeer'in sanatçı olma kararı ve mesleğe nasıl başladığı konusunda hiçbir şey bilinmiyor; bir ressamın yanında çırak olup olmadığı ve eğer olduysa o ressamın kim olduğu da kesin değil. 1653 yılında Delft’in ressamlar loncası Saint Luke’a kabul edildiğine göre, öncesinde birkaç yıl süren zorunlu çıraklık dönemi geçirmiş olmalıydı. Leonaert Bramer, Hendrickvan der Burgh, Pieter van Groenewegen ve Carel Fabritius da dahil olmak üzere birçok isim Vermeer'in ustası olarak öne sürülmüştür.

The Astronomer, 1668.
The Astronomer, 1668.

Vermeer’in loncaya kabul edilmeden önce bilinen erken dönem işleri büyük ebatlı dini ve tarihi içerikli çalışmalarken usta olduktan birkaç yıl sonra resim stilini ve konusunu değiştirerek janr denilen, iç mekânlarda geçen günlük sahneleri çalışmaya başladı. Bu çalışmaları, 1657'de, Delft’in zengin tüccarlarından olan Pieter van Ruijven’nin, Vermeer’in koleksiyonucusu olmasıyla, patronunun toplumsal yükseliş konusundaki iddialı planları aynı zamanlara denk gelmiş olabilir. Ne yazık ki Van Ruijven’in birkaç yıl sonraki ölümüyle zor duruma düşen Vermeer’in 1660'lardaki hayatı hakkında çok az şey biliniyor. Vermeer'in bu dönemdeki eserleri Delft ve yakınlarında yaşayan Hollandalı sanat koleksiyoncuları tarafından iyi biliniyor olmalıydı çünkü tabloları çağdaşlarına göre aslında çok pahalıydı.

  • The Little Street (Delft’te Bir Sokak), 1657-1661.
  • Kırmızı tuğlaları ve çatlak duvarlarıyla tipik Delft sokağı görüntüsü, Vermeer’in günümüze ulaşmış birkaç dış mekân resminden biridir. Yıllar boyunca resmin konumu hakkında çeşitli teoriler öne sürülmüş olsa da sağdaki evin ressamın akrabası Ariaentgen Claes van der Minne'ye ait olduğu düşünülmektedir. Vermeer, ölümünden önce on beş çocuk babası olmasına olduğu bilinse de bu resimde kaldırımda sessizce oynayan iki figür dışında asla çocuk resimlememiştir.

Vermeer’in son yılları hem özel hem de profesyonel yaşamıyla ilgili sorunlarla geçti. Ressamın ekonomik durumu, sürekli büyüyen bir ailenin bakım masraflarının yanı sıra 1672'de başlayan Fransa-Hollanda Savaşı’nın ekonomisinin kötüleşmesine (Ramjaar), dükkânların ve okulların kapanmasına sebep oldu. Delft doğrudan çatışmaya dâhil olmasa da özellikle Fransızlar tarafından istila edilen bölgelerden gelen mültecilerle dolup taştı. Bu şekilde geçen yıllar Vermeer'e hem bir ressam hem de bir sanat tüccarı olarak büyük zarar verdi. Buna rağmen son çalışmaları, üslup açısından dikkate değer bir evrim gösterdi. 1670’li yıllarda resimlediği Astronom ve Aşk Mektubu sanatçının en yenilikçi ve ince işçilikli çalışmaları arasında yer almaktadır.

The Love Letter, 1667-1670.
The Love Letter, 1667-1670.

1675 yılında geçirdiği cinnet sonucu (felç veya kalp krizi olduğu düşünülüyor) 43 yaşında hayatını kaybettiğinde eşi ve hayatta olan on bir çocuğu Vermeer’in biriken borçlarının silinmesi için yüksek mahkemeye başvurdu. Ailesi ve torunlarının ölümünden sonra kısa bir süre sonra unutulup giden Vermeer, 19. yüzyılın sonlarında tekrar keşfedildi. Bugün ona ait olduğu kesinleşen yalnızca 35 adet çalışma vardır.

  • The Art of Painting (Sanatçının Stüdyosu ya da Resim Alegorisi), 1662 - 1668.
  • Vermeer’in en ünlü eserlerinden biri olan bu tablo, yıllar boyunca edinilen deneyimin ve titizlikle yapılan ürünüdür. Ağır bir perdenin arkasından sunulan ressamın çalışma alanında, 17. yüzyıl sanatının ve sanatçılarının durumunu yansıtan alegori ve semboller kullanmıştır. Narin bir görünüme sahip olan figür, ressam ilham vermek için gelen Clio‘dur. Clio’nun defne yapraklarından olan tacı üzerinde çalışan ressamın tuvalinin arkasında, 1648’de Münster Antlaşmasıyla İspanya’dan bağımsızlığını kazanan ‘On Yedi Vilayet’ haritası görünmektedir.