Bir Endülüs rüyası: Sevilla

Sevilla, İspanya'nın güneybatı kesiminde Endülüs özerk bölgesinin merkezi ve en büyük şehridir.
Sevilla, İspanya'nın güneybatı kesiminde Endülüs özerk bölgesinin merkezi ve en büyük şehridir.

Baharın tüm sıcakkanlılığıyla içimize dolmaya başladığı mayıs ayı İspanya'yı gezmek için yılın en uygun zamanı demek hiç de yanlış olmaz. Güneşin ihtiraslı yüzünü henüz göstermediği yaz ayları başlamadan önce tatlı bir serinlik ve pırıl pırıl güneş eşliğinde Avrupa’da gezebileceğiniz en güzel şehir İspanya'nın Flamenko cenneti Sevilla. Akdeniz ikliminin hüküm sürdüğü tüm İspanya’da olduğu gibi Sevilla, ilkbaharda gezginlerin favori adresi.

İÇİNDEKİLER

Sanatı ve şehri besleyen bir nehir

Atlas Okyanusundan 87 km kadar içeride, Guadalquivir Nehrinin doğu yakasında yer alır.
Atlas Okyanusundan 87 km kadar içeride, Guadalquivir Nehrinin doğu yakasında yer alır.

İspanya’nın Endülüs özerk bölgesinin sanat, kültür ve turizm merkezi olarak bilinen Sevilla, Avrupa’nın en büyük üçüncü katedraline de ev sahipliği yapıyor. Şehrin göbeğinden geçen romantik Guadalquivir Nehri denizin yokluğunu hiç hissettirmiyor. Operanın ilham perisi Sevilla, Bizet’in ‘Carmen’i, Mozart’ın ‘Figaro’nun Dügünü’ dahil 100’ü askın operaya ruh vermiş büyüleyici bir şehir.

Sevilla’nın esas önemi 1492’de Amerika Kıtası’nın keşfi sonucu, resmi olarak Amerika ile ticarete yetkili tek limanı olmasından kaynaklanır.

Sevilla çok kısa zamanda dünyanın en önemli limanı olur ve Avrupa’nın her yanından tüccarları, bankacıları, din adamlarını ve hırsızları kendine çeker.

Bu zenginlikle birlikte elbette sanat da gelişir; eşsiz güzellikte barok tarzı binalar yapılır, zengin tüccarların ve ailelerinin tablolarını yapmak üzere ressamlar şehre akın eder.

Operaların şehri

İspanya’nın en yetenekli sanatçıları arasındaki Zurbaran, Murillo ve Valazquez bu dönemde Sevilla’da ortaya çıkarlar. Bu üretken sanat ortamı Rossini’nin Sevil Berberi, Bizet’in Carmen Operası, Mozart’ın Figaro’nun Dügünü ve Don Juan Operası’nın bestelenmesine ve gösterilmesine vesile olur. Bu operaların konusu Sevilla’da geçmektedir.

Başkent Madrid'in yaklaşık 550 km güneybatısına düşer.
Başkent Madrid'in yaklaşık 550 km güneybatısına düşer.

Akdeniz mutfagı'na Endülüs dokunuşu

Sevilla’da özellikle Endülüs mutfağına has yöresel yemekleri tadabileceğiniz birçok kafe ve restoran da bulunuyor. Endülüs mutfağının meşhur sebzeli ve kremalı soğuk çorbası olan "Gazpacho", una bulanmış balıkların zeytin yağında kızartılarak pişirildiği "Pescaito frito"; nohut ve çeşitli sebzelerden yapılan "Cocido Andaluz" gibi yemekler geleneksel lezzetler arayanlara önerilerim arasında.

Santa Cruz

Sevilla Katedrali gibi önemli tarihi yapıtlara ev sahipliği yapan bu bölge şehrin Yahudi Mahallesi olarak anılıyor. Aynı zamanda şehrin en turistik bölümü de denilebilir.

Sevilla Kadetrali

Dünyanın en büyük üçüncü katedrali olan bu tarihi yapıt, aynı zamanda dünyanın en büyük gotik katedrali unvanına sahip! Eski bir caminin yerine yapılmıştır. Christopher Columbus’un mezarı da burada yer alıyor.

Alcazar Sarayı

Geçmişte de bir kültür merkezi, Müslüman İspanya'nın başkenti ve Yeni Dünya'ya düzenlenen keşif seferlerinin başlangıç noktası olarak önem taşır.
Geçmişte de bir kültür merkezi, Müslüman İspanya'nın başkenti ve Yeni Dünya'ya düzenlenen keşif seferlerinin başlangıç noktası olarak önem taşır.

Katedralin hemen yanında yer alan Alcazar, görkemli bahçeleri olan bir saray. Alcazar Sarayı 14. Yüzyılda Sevilla Müslümanların yönetiminde iken yapılmıştır. Süslü tavanları, terasları ve muhteşem bahçesi gerçek bir hazine gibi korunmaktadır.

Maria Luisa Park

Guadalquivir nehri boyunca uzanan bu park aynı zamanda şehrin en kalabalık mahallesinin yanında kuş sesleri ile huzur dolu anlar geçirebileceğiniz bir yer.

Casa de Pilatos

Plaza de Pilatos’un yanında yer alan bu bina, 16. yüzyılda Avrupa'nın çevresini dolasan Tarifa Markizi için yapılmıştır. Endülüs saraylarının prototipi gibidir.