Bulutların üzerinde bir icat: Uçak

1902 Wright Planör, 700'den fazla uçuşundan birinde.
1902 Wright Planör, 700'den fazla uçuşundan birinde.

İnsanın kendi fiziki sınırlarını aşma isteği bugünkü teknolojik gelişmelerin temelini oluşturmuştur. Bu istek, bizi yer yer denizin içinde uzun süre kalabilmeye götürmüş, yer yer bulutların üzerine çıkarmıştır. Şimdi dünyanın her yerinde kullanılan, insanların bir yerden bir yere gitmesini yarayan, savaşlarda getirdiği üstünlükle dünyaya hâkimiyeti sağlayan uçağın tarihine bir göz atalım isterim.

Elbette ilk uçak denemeleri uçağın bildiğimiz bugünkü haliyle olmadı. Önce bu işle uğraşanlar havada bir cismin kaç metre yükseklikte duracağını ve havada kalacağı süreyi düşündüler. Bunu yapmaya çalışırken de yine bir taklit unsuru olarak doğayı önlerinde buldular. Kuşların uçuş biçimi ve fizyolojik yapısını incelediler. Bu durum onları yapılacak olan şeyin havada dengede durma kabiliyeti üzerine düşünmeye yönlendirdi. Bu durum ise bu işle uğraşan insanları uzun bir süre meşgul etti. Sırasıyla "ornikopter", "planör" gibi uçmaya aracı olacak şeyler yapıldı.

Birçoğu Geroge Cayley'i ilk gerçek bilimsel hava araştırmacısı ve uçuşun temel ilkelerini ve güçlerini anlayan ilk kişi olarak görüyor.
Birçoğu Geroge Cayley'i ilk gerçek bilimsel hava araştırmacısı ve uçuşun temel ilkelerini ve güçlerini anlayan ilk kişi olarak görüyor.

1804 yılına gelindiğinde Geroge Cayle tarafından planörlerle uçuş gerçekleştirildi.

Bu uçuş denemelerinde kuş üzerinden bir düşünce geliştirildiği için kontrolden ziyade denge üzerine kafa yoruldu. Bu gelişmelerden sonra ise 1890 yıllarına geldiğimizde 230 metre yüksekliğe çıkabilen Otto LIenthal’i görüyoruz. Burada ilk defa uçarken aracı kontrol etme fikrinin ideal uçağı bulma düşüncesinde yer almaya başladığını fark ediyoruz. Yine bu dönemde Avrupa’da çok sayıda uçuş denemesi gerçekleştirildi. Ve yine Amerika’da Octave Chanute uçak yapımı ve kanatların belirlenmiş bir sabitlikle uçmaya çalışmasını sağlamak için denemeler yaptı. Yaptığı denemeler ve derleyip toparladığı bilgiler, uçağın çok hızlı gelişmesi ve ideal yapısını bulmasında etkili oldu. Bu çalışmaları yapanlar Chanute’nin bilgi havuzundan yararlandı.

Bu konuda çeşitli denemeler yapan başka bir kişi de Samuel Langley’di.

Wright Kardeşler, Orville, Wilbur, tarihte ilk defa motorlu uçak uçuran Amerikalı kardeşlerdir.
Wright Kardeşler, Orville, Wilbur, tarihte ilk defa motorlu uçak uçuran Amerikalı kardeşlerdir.

Uçak yapımına giden bu yolda eksik olan en önemli şey motordu. Motor adı konulamayan eksiliğin giderilmesine yardımcı oldu. İnsanın kadim mitolojik ögelerden gelen uçma isteği motorla birlikte gerçek oldu. Buradan anladığımız başka bir şey de toplumların mitolojilerinin gerçeğe dönüşme isteği bilinçaltından teknolojiye evrilebiliyor.

Orwille ve Wright kardeşler 1903 yılında planörün motorlu olabileceğini dünyaya göstermiştir.

Bunu yaparken geçmiş deneylerin yararlı ve yararsız kısımlarını iyi tahlil etmişlerdir. Bu çalışma ve analiz sonucunda planöre uygun olabilecek bir araba motoru aradılar. Bu arayışın öncesinde ise planörün havada durma esnasındaki eksikleri ve kusurları üzerine çalışma yapıp gövdenin en ideal şeklini çıkardılar. Daha sonra araştırdıkları araba motorlarının kendilerine yetmemesiyle yeni bir çaresizlikle baş başa kaldılar. Yine ilkel bir yönüyle insan, çaresiz kalınca gerekeni yapmıştır. Kendileri yeni bir motor tasarladılar.

18 Ağustos 1871 yılında Alphonse Pénaud, ilk defa yapısal dengeli model uçağı Tuileries Bahcesi, Paris'te Société de Navigation Aérienne kurumu gözetiminde 11 saniyede 40 m uçurarak havacılıkta yeni bir çığır açmıştı.
18 Ağustos 1871 yılında Alphonse Pénaud, ilk defa yapısal dengeli model uçağı Tuileries Bahcesi, Paris'te Société de Navigation Aérienne kurumu gözetiminde 11 saniyede 40 m uçurarak havacılıkta yeni bir çığır açmıştı.

1903 yılında yaptıkları bu uçuş denemesiyle başarılı olmuşlardı. Buradaki başarı çoğumuzun bugün kolayca düşünebildiği şekilde bir uçma denemesi değil elbette.

Buradaki başarıdan kasıt 10 fit yükseklikte, 12 saniye süresince, 120 metre kadar yol alabilmeleridir.

Bu başarıdan sonra Orwille ve Wright kardeşler’in yaptığı bu hava aracı 1903 yılında dönemin bir nevi patent veren kurumu olarak hizmet veren Uluslararası Havacılık Fedarasyonu tarafından sıkıntısız olarak uçabilen bir araç olarak kabul edilmiş, bunun da üzerine çıkarak teknik olarak daha başarılı olan "Wright Flyer III" isimli aracı yapmışlardır.

Burada belki de insan olarak bizi ilgilendiren en önemli şey teknolojik gelişmelerin ahlaki boyutu. Prof. Dr. İlhan Kılıç’ın bir sözünü hatırlamamızda fayda var: "Teknoloji üreten ahlakını da belirler." Bu söz üzerinden uçak hayatımıza dahil olur. İnsanları bir yerden bir yere götürür. Eşyaları da. Hatta dünyadan da çıkarıp başka yerlere götürür…