Dünyanın çatısı: Katmandu

Katmandu, Nepal cumhuriyetinin başkenti ve en büyük şehridir.
Katmandu, Nepal cumhuriyetinin başkenti ve en büyük şehridir.

Uçağınız Nepal’in başkenti Katmandu’ya yaklaşmaya başladığında yolcuların cam kenarlarına doğru yığılıp hangisi diye sormaya başlayacaklar. Dünyanın en yüksek noktası ya da "Gökyüzünün Alnı"nı görmek için bir telaş saracak herkesi. "Gökyüzünün Alnı" yerel dilde Sagarmartha yani Everest…

Nepal’i pek çok insan Everest’ten ötürü duymuştur. Zira ülkede süregelen iç karışıklıklardan ötürü Nepal, uzun yıllar dışa kapalıydı. Sonrasında Katmandu ve Everest sayesinde tüm geçimi turizme bağlı bir ülke haline döndü.

Ben bu ilk ziyaretimi Katmandu ve Bırathnagar’a yapacağım. En başında söyleyeyim Hindistan’ı gördüyseniz, Nepal sizi daha çok heyecanlandırmalı.

1.500.000 nüfuslu Katmandu'da UNESCO tarafından koruma altına alınan çok sayıda Budist ve Hindu tapınağı bulunmaktadır.
1.500.000 nüfuslu Katmandu'da UNESCO tarafından koruma altına alınan çok sayıda Budist ve Hindu tapınağı bulunmaktadır.

Katmandu tarihin ve dini ritüellerin harmanlandığı dünyanın en kalabalık şehirlerinden birisi. Her köşede yanan tütsüler ve hava kirliliği Katmandu’yu sarmış durumda. Pek çok insan maskeyle dolaşıyor. Kendi gezim boyunca buna ihtiyaç duymadım ama temiz hava konusunda hassas bir yapınız varsa tavsiye ederim.

Katmandu’ya vardığım ilk gün Thamel bölgesinde bir otele yerleştim. Bölge Katmandu’nun kalbi niteliğinde; daracık sokaklarda hiç durmadan devam eden bir keşmekeş mevcut. Çok fazla İngilizce konuşan olmadığından otelinizin adresini mutlaka bir kenara not edin. Çünkü Katmandu sokaklarının büyüsüne kapılıp kaybolacağınızı garanti edebilirim. İlk sabah biraz yürüyerek çevreyi tanımak istiyorum. Ana caddelerden yaptığım yürüyüşle Katmandu Durbar’a (Katmandu Meydanı’a) çıkıyorum. Giriş 700 rupi. Meydanın girişinde pek çok insan rehberlik hizmeti vermek için yaklaşıyor. Bölge ülkelerinden olan alışkanlığım sebebiyle hemen pazarlık yapıp bir rehber kiralıyorum. Hem gezerken hem de bazı yerlere girip çıkarken rehberlerin büyük faydası dokunuyor. Üstelik farklı bir kültürde nelerden hoşlanıp ne yaptığınızda size kızacaklarını bilmediğiniz durumlarda rehberler epey yardımcı oluyor. Bana, Katmandu Durbar’ı gezdiren rehber de oldukça kibar bir beyefendiydi. Gerçi bu cümleyi Nepallilerin geneline söyleyebiliriz. Çünkü oldukça kibar ve yardımsever insanlar.

Katmandu Vadisi'ne ilk yerleşim MÖ 100 yıllarına rastlar.
Katmandu Vadisi'ne ilk yerleşim MÖ 100 yıllarına rastlar.

Şehirde, Katmandu Durbar gibi iki ana meydan daha mevcut. Bunlar, zamanında bu şehirde hüküm sürmüş üç kralın saraylarının bulunduğu meydanlar. Her bir meydanda muhteşem ahşap işçiliklerin olduğu bir birinden güzel eserler ve tapınaklar var. Fakat her üç meydan da birbirine çok benziyor. Ve birbirleri arasındaki mesafe oldukça uzak. Kathmandu Durbar, Patan Durbar ve Bhaktapur Durbar. Katmandu Durbar daha merkezi bir konumda olsa da benim dikkatimi daha çok Bhakthapur Durbar çekiyor. Diğer meydanlara nazaran daha sakin ve düzenli bir alan. Sanırım uzak olması sebebiyle turistlerin bir kısmı buraya gelmekten vazgeçiyor. Bense Bhakthapur Durbar’ı, Katmandu listemin üst sıralarına yazıyorum.

Meydanda pek çok anıt ve saray var. Depremden kalan ne varsa rehberimle detaylı olarak geziyoruz. Turumuzun sonuna yaklaştığımızda ise Kumari’nin sarayına geliyoruz. Kumari bir Hindu tanrıçası. Küçük kızlar arasından seçilen ve zorlu bir süreç sonrası reenkarnasyon geçirdiğine inanılan çeşitli festivaller dışından sarayından çıkarılmayan bir tanrıça. Fotoğrafını çekmek kesinlikle yasak. Eğer görmek istiyorsanız da biraz bahşiş vermeniz gerekli. Katmandu Durbar’ı gezmek neredeyse bir tam gün alıyor. Meydanda bulunan kafe de rehberimle birlikte bir mola veriyoruz. Kendisi yanıma girmek istemese de ikna ediyorum. Karşılıklı bir kahve dostluğu pekiştirir.

Vadideki en eski nesnelerin yapılış tarihi, milattan birkaç yüzyıl olarak belirlenmiştir.
Vadideki en eski nesnelerin yapılış tarihi, milattan birkaç yüzyıl olarak belirlenmiştir.

Durbarlar konusunda her bir yapıyı tek tek anlatmak istesek oldukça uzun olacağı kesin. Her bir meydanı gezmek için en az yarım gün gerek. Fakat Katmandu da bu meydanlardan çok daha fazlası var. Zira bu kentte Hinduizm ve Budizm iç içe geçmiş şekilde. Şehir, iki dine dair dünyanın başka hiçbir yerinde göremeyeceğiniz şeyler barındırıyor.

Belki biraz iddialı bir cümle olacak ama Katmandu tek başına bir Hindistan eder!

Nepal, Güney Asya'da Çin ile Hindistan arasında yer alan bağımsız bir ülkedir.
Nepal, Güney Asya'da Çin ile Hindistan arasında yer alan bağımsız bir ülkedir.

Swayambhunath Stupa Nepal’de bulunan en önemli Budist tapınaklarından. Maymunlar tapınağı da denilen bu tapınağın en önemli özelliği merdivenleri. Zira merdivenleri çıkmak yarım saatten fazla alacaktır. 365 basamaktan olduğunu söyleseler de bana hiç bitmeyecekmiş gibi geldi. Tapınağa çıkarken her yerde maymunlar var. Kendi hallerinde dolaşan, birbirleriyle oynayan maymunlar elinizde yiyecek bir şey gördüklerinde bir anda hırçınlaşabiliyor. Eğer sevmeye niyetlenirseniz, ummadığınız bir sertlikle de karşılaşabilirsiniz. Budha’nın küllerinden bir parça bu tapınakta olduğu için Budistler için burası, bir hacılık makamı. Katmandu da Bouddhanath Stupa’dan sonra en önemli Budist tapınağı. Girişte 200 rupi ödedikten sonra tapınağı gezmeye başlıyorum. Dilek havuzundan Budistlerin eğitim gördüğü okula geçiyorum. Öğrencilerden bir kaçını fotoğraflayıp günün geri kalanında bir başka yer görebilmek ümidiyle adımlarımı hızlandırıyorum.

Nepal’de geçirdiğim beş günden sonra artık ülke kültürüne iyice alıştığımı söylemem mümkün. Bir tuktuk çevirip gideceğim yerlere gitmeye başladım. Üstelik nereleri gezmem gerektiği ve nerelerin eksik kaldığı konusunda da net bir fikrim oluştu. Artık Nepal’deki son iki günümde boşa harcayacak vaktim olmadığını düşünerek sabahın erken saatlerinden akşam saatlerine kadar dolaşmalıydım. Görmem gerekenler listemin en başında yer alan Pashupatinath Tapınağı’na gidiyorum. Tapınak, Hinduların en önemli tapınaklarından birisi. Bagmati nehrinin kenarındaki tapınağa yalnızca Hindular girebiliyor. Fakat etrafında bulunan diğer her şey oldukça dikkat çekici. Bagmati nehri Ganj nehrinin kollarından biri olduğundan Hinduların ölü yakma törenleri burada geçekleşiyor. Günün her saati ölü yakma işlemlerinin gerçekleştiği bu tapınağı Hindistan’daki Varanasi’den ayıran en büyük fark rahatlıkla fotoğraf çekebiliyor olmanız.

Bulunan en eski yazıtın tarihi MÖ 185 olarak bulunmuştur.
Bulunan en eski yazıtın tarihi MÖ 185 olarak bulunmuştur.

Nehrin kıyısındaki ölü yakma törenlerinden bir kaçına şahitlik ediyorum. İlk başta makinemle fotoğraf çekmesem de rehberim bir sakınca olmadığını söyleyince bu deneyimi fotoğraflıyorum. Daha sonra küçük tapınakların arasında oturmuş Sadhuların fotoğraflarını çekmek istediğimde benden hemen para istiyorlar. Tüm geçimlerini turistlerden aldıklarıyla sağlayan bu insanlar aslında birer Sadhu değil sadece fotoğraf çektirmek için kendilerini boyamış insanlar. Rehberim beni gerçek bir Sadhu görmek için nehrin biraz daha yukarısında bulunan mağaralara götürüyor. Kendilerini tanrıya adamış ve meditasyon yaparak hayatlarını geçiren, saçlarını hiç kesmeyen bu insanlara Sadhu deniyor. Gördüğüm gerçek Sadhular tapınağın etrafındakilere göre oldukça sadeler. Onlar da bahşiş kabul ediyor ama en azından açgözlü değiller.

Ülkenin sınırları içinde dünyanın en yüksek noktası olan Everest tepesi yer alır. Başkenti Katmandu'dur.
Ülkenin sınırları içinde dünyanın en yüksek noktası olan Everest tepesi yer alır. Başkenti Katmandu'dur.

Katmandu’ndaki son günümü birkaç parça hediyelik eşya almaya ayırıyorum. Thamel’in zamanında hippiler mesken tuttuğu için adı Freak st. olan sokaklarında geziyorum. Kendime hatıra bir Nepal bıçağı birkaç parça keten gömlek alıyorum. Turistlerin alışveriş yapması için burada birçok güzel şey mevcut. Üstelik oldukça da uygun. En önemlisi kazıklanıyormuş hissine kapılmıyorsunuz. Katmandu havalimanına geldiğimde çok özleyeceğim bu şehre tekrar gelmek için kafamda planlar kurmaya başlıyorum bile.geçirmekten oldukça zevk alıyorlar. Günün neredeyse her vakti bahçelerde dinlenen, sohbet eden insanlar mevcut.