İstanbul'daki İtalya: Taksim Cumhuriyet Anıtı

Taksim Cumhuriyet Anıtı, İstanbul, Taksim Meydanı'nda bulunan anıt.
Taksim Cumhuriyet Anıtı, İstanbul, Taksim Meydanı'nda bulunan anıt.

Resmi bir tanım olmasa da Taksim Meydanı’nın İstanbul’un merkezi olduğu hemen herkesçe kabul görmüş bir uzlaşmadır. Burada meydanın merkezinde değil ama insan hareketinin en yoğun olduğu kısmının merkezinde Cumhuriyet Anıtı bulunur. Cumhuriyetin daha ilk yıllarında bile kendini en açık şekilde gösteren Türk İtalyan dostluğu ülkemiz açısından son derece önemli bu anıtta da görkemli bir yansıma buluyor.

Yapıt iki İtalyan sanatçının iş birliğiyle gerçekleştirilmiştir. Bunlardan bir tanesi geç Osmanlı ve özellikle erken Cumhuriyet döneminde İstanbul ve Ankara başta olmak üzere birçok kentimizde yapıları yer alan Mimar Giulio Mongeri’dir (1873-1953). Mongeri banka, kilise, iş hanı, konut gibi çok farklı işlevlerde yapılar tasarlamış ancak Cumhuriyet anıtı kariyerinde çok farklı bir yer tutuyor. Ona ait olduğu her geçen tarafından bilinmese de muhtemelen, mimarın en tanınan eseri.

Burada dönemin üslubunu yansıtan, geçmeli taşlarla iki renkli kemer açıklığı gibi unsurlarla, Klasik Osmanlı’yı çağrıştıran Birinci Ulusal Mimarlık Akımı çizgilerini taşıyan ve dışında da sivri kemerlerle yine tarihsel değinmeler yapan simgesel bir kapı ana kütleyi oluşturuyor. Çevresinde ise Taksim meydanının asıl işlevine uygun şekilde su oyunları için planlanmış bir düzenleme var. Ancak su ile ilgili kısımlar tamamlanmamış ve hayata geçirilememiş.

Anıttaki heykeller ise İtalya’nın o dönemde çok tanınan isimlerinden biri olan Pietro Canonica’ya (1869-1959) ait. Canonica 90 yılı bulan ömrüne sanatçılık ve devlet adamlığını da sığdırmış çok yönlü bir kişilik. Kendisine dönemin Cumhurbaşkanı tarafından yaşam boyu senatör olarak görev verilmiş. Roma’da ünlü Villa Borghese parkında sanatçıya hediye edilen ev bugün içinde Mustafa Kemal Atatürk ve İsmet İnönü heykellerinin de bulunduğu bir müze durumunda.

Canonica bu anıttan hemen önce İzmir’de ve Ankara’da günümüze değin meydanlarda Mustafa Kemal Atatürk heykellerini teslim etmiş, ülkemizi tanıyan ve seven bir heykeltıraştı. Taksim Anıtı heykellerinin sanatının zirvesi olmasını arzu ettiğini dile getirmişti. Verilen siparişe uygun olarak oluşturduğu bronz kompozisyonlarda anıtın kalbini oluşturan kemerden Mustafa Kemal önderliğinde iki tarafa doğru yönelen figür grupları gözlemlenebiliyor. Mustafa Kemal bunlardan birinde askeri kıyafetle Kurtuluş Savaşında, diğerinde ise sivil kıyafetle yeni kurduğu Cumhuriyet ortamında betimlenmiş.

İtalyan heykeltıraş Pietro Canonica'ya yaptırılan, iki genç Türk; Hadi Bey ve Sabiha Hanım'in yardımlarıyla, anıt 1928'de tamamlanmıştır.
İtalyan heykeltıraş Pietro Canonica'ya yaptırılan, iki genç Türk; Hadi Bey ve Sabiha Hanım'in yardımlarıyla, anıt 1928'de tamamlanmıştır.

Yapının tüm malzemesi yani doğal taşları da İtalya’dan getirilmiştir. Yine pembe renkli ancak çok daha dayanıklı bir taş olan granitten yapılması planlanırken uygulama İtalya’nın Trentino bölgesi kökenli "rosso di Verona" (Verona kırmızısı) taşı kullanılarak yapılmış. Mimar Sinan’ın bazı eserlerinde de yalnızca iç mekânlarla sınırlı rastladığımız bu taş ammonit adı verilen fosilleri barındırmasıyla da tanınıyor.

Malzeme atmosfer koşullarına çok dayanıklı olmadığı için burada dış mekânda kullanım sonucu yıpranınca salyangoza benzeyen fosiller son zamanlarda daha net görünmeye başladı. Bu durum bir yandan restorasyon gerektiriyor ama bir yandan da renkli görüntülere sahne oluyor. Haznelerde kullanılan beyaz taşlar "bianco perlino" (inci beyazı) adı verilen ve yine aynı çevreden gelen bir fosilli kireç taşı. Yeşil kaplamalar ise Canonica’nın doğum yerinden hiç uzak olmayan, Torino yakınlarındaki Susa’dan çıkan "verde Alpi" ismiyle anılan serpantinit. Dokusu yılan derisini andırdığı için böyle bir isim verilmiş.