S-400’ler gelmeye başladı: Bundan sonra neler olacak?

S-400'ler.
S-400'ler.

Türkiye’nin Rusya’dan satın aldığı S-400 hava savunma sisteminin teslimatı, 12 temmuz itibariyle başladı. İki hafta süren ilk teslimatın tamamlanmasıyla birlikte kurulum ve eğitim çalışmaları da başlatıldı. Sistem, Mürted Hava Meydanı’na geldi. Barış konuşlanması Ankara’da planlanan sistemin asıl görev yapacağı bölge, kurulumun tamamlanacağı 2020 yılı başında ortaya çıkacak. ABD ise, S-400 kararlılığından geri adım atmayan Türkiye’yi, ortağı olduğu F-35 programından çıkarma sürecini başlattı. Peki, bundan sonra neler olacak? Neler ihtimal dahilinde?

Türkiye’nin Rusya’dan satın aldığı S-400 hava savunma sisteminin teslimatı, 12 Temmuz itibariyle başladı. İki hafta süren teslimatların tamamlanmasıyla birlikte kurulum ve eğitim çalışmaları da başlatıldı. Sistem Mürted Hava Meydanı’na geldi. Barış konuşlanması Ankara’da planlanan sistemin asıl görev yapacağı bölge, kurulumun tamamlanacağı 2020 yılı başında ortaya çıkacak. ABD ise, S-400 kararlılığından geri adım atmayan Türkiye’yi, ortağı olduğu F-35 programından çıkarma sürecini başlattı. Türkiye’nin F-35 programından tam olarak çıkarılacağı tarih ile S-400’ün kurulumunun tamamlanma tarihinin birbirine hayli yakın olması, bu süreçte ABD’nin Türkiye’yi ikna çabalarını sürdürme niyetini gösteriyor. S-400 sistemini aktif hale getirme kararlılığındaki Türkiye ise F-35’lere alternatif milli muharip uçak TFX projesine yoğunluk verdi. Hava savunma şemsiyesini S-400 ile açan Türkiye için, teknik açıdan, Rus sistemlerini delmek üzere tasarlanmış olan F-35 uçaklarına ihtiyaç bulunmuyor. Sovyet silah sistemi alması eksen kayması tartışmalarını başlatan Türkiye’nin NATO üyeliği ise, stratejik konumu gereği, tartışmaya açık değil.

S-400 iki haftada getirildi

Her grup malzeme, özenle ve çok sayıda Rus askeri kargo uçağı ile taşındı.
Her grup malzeme, özenle ve çok sayıda Rus askeri kargo uçağı ile taşındı.
  • Rusya, Türkiye ile 11 Nisan 2017’de yapılan sözleşmenin ardından ilk S-400 sistemini teslim etti. S-400 Uzun Menzilli Bölge Hava ve Füze Savunma Sistemi’nin teslimatı 12 Temmuz’da başlatıldı ve iki haftada tamamlandı.

Sistemin tamamı, Mürted Hava Meydanı’na inen Rus Askeri Kargo uçaklarıyla taşındı. Sevkiyatlar kapsamında taşıyıcı araçlar, lançerler, radarlar, komuta kontrol sistemleri ve füze sistemleri ile ilgili kurulum, bakım malzemeleri ile sistem yedekleri Ankara’ya getirildi. Her grup malzeme, özenle ve çok sayıda Rus askeri kargo uçağı ile taşındı. Sevkiyatın tamamlanmasıyla birlikte Rus Devlet Silah Şirketi Rosoboronexport uzmanları kurulum çalışmalarını başlattı. Bir yandan da S-400 filosunda görev alacak personelin eğitimi çalışmaları devam ediyor. De monte olarak getirilen sistem Ankara’da kurulacak.

Barış konuşlanması Mürted'de

Sistemin tesisi için Mürted Üssü, alt yapı ve müştemilatı ile hazır bekliyordu. Mürted Üssü’ne, Rusya Devlet Silah Şirketi’nin istekleri doğrultusunda “özellikli” hangarlar ve rampa yerleri inşa edildi. S-400’lerin muhafazası ve bakımlarının yapılacağı devasa büyüklükteki hangarların yanısıra sistem için komuta kontrol merkezi hazırlandı. Mevcut bulunan bakım hangarlarıyla çok fazla yatırım gerekmeksizin S-400’lere hazırlanan Mürted Üssü’ne bir süre önce de sisteme yönelik çeşitli eğitim ve test araçları getirilmişti. Mürted Üssü, Rusya’dan S-400 tedarikinde ilk bataryanın “barış konuşlanması” yeri olarak planlandı. Rus uzmanların çalışır vaziyette teslim edecekleri S-400 sistemi, Mürted Üssü’nde barış konuşlanmasında bekletilecek. Mürted (Akıncı) Üssü, 15 Temmuz FETÖ darbe girişiminin sevk ve idare edildiği bir üs olarak kullanıldıktan sonra, üsteki filoların Merzifon ve Eskişehir’e nakledilmesi suretiyle boşaltılmıştı. Halen gerek hava savunma tedbirlerine başkentin güvenliğiyle başlanması gerekliliği gerekse üssün mevcut hangarları, uzun pistleri ve geniş alanıyla hayli uygun şartlara sahip olması nedeniyle S-400 sistemleri barış konuşlanması yeri olarak Mürted tercih edildi. Üs, 15 Temmuz 2016 sonrası boşaltıldığında da, Ankara’nın güvenliği için en azından hava savunma filosunun kalması gerektiği uzmanlar tarafından dile getirilmişti.

Konuşlanma seçenekleri

  • S-400 Uzun Menzilli Bölge Hava ve Füze Savunma Sistemi, olası tehdit algılamalarına karşı istenen bölgeye sevk edilerek burada aktif hale getirilebilecek. Ayrıca bir komuta merkezine sahip olan sistem, kurulu olduğu aracın içinden de komuta edilebilecek.

Sistem aktif hale getirildiğinde 600 kilometre genişliğinde bir alanda radar, 400 kilometrekare genişliğindeki bir alanda da füze sistemi etkili olacak. Bu haliyle İzmir’e kurulduğunda menzili Atina’yı aşacak, Mersin ya da Antalya’ya kurulduğunda tüm Doğu Akdeniz’i kontrol edecek. Sistemdeki, azami menzili 400 kilometre olan füzeler 30 km irtifaya kadar çıkabilecek.

Dünyadaki en iyi uzun menzilli sistemler arasındaki S-400, hem hava araçları, hem cruz füzeler, hem de balistik füzelere karşı tam koruma sağlayacak. S-400 sistemlerini korumak üzere kısa menzilli sistemler de Mürted’de hava savunma sistem komutanlığında konuşlandırılacak. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Eğer birileri bize saldırı yaparsa bu saldırı karşısında biz de bu savunma sistemimizi devreye sokacağız” dedi.

2020 yılı başında aktif hale gelecek

Tüm bunların tamamlanacağı takvim olarak 2020 yılı başına işaret ediliyor.
Tüm bunların tamamlanacağı takvim olarak 2020 yılı başına işaret ediliyor.

S-400 sistemlerinin stratejik bir silah olarak öne çıkması yanında Türk savunma sistemlerine yabancı bir ürün oluşu, kurulumu konusunda da hassasiyeti gerektiriyor. Bu doğrultuda sistem; sevkiyatlarının tamamlanması, personelin eğitimi, sistemin kurulumu, Türk savunma sistemine uyumunun sağlanması, sistemin dost-düşman tanıma sistem yazılımının yerlileştirilmesi ve sisteme entegrasyonu, radar frekans sistemlerinin bölgemize yönelik yeniden tanımlanması, NATO sistemlerine uyumun sağlanması, NATO ile yapılacak ortak çalışmalar ve koordinasyonların tamamlanması gibi çok detaylı bir prosedürün ardından devreye alınacak.

Tüm bunların tamamlanacağı takvim olarak 2020 yılı başına işaret ediliyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Nisan 2020’de tamamı yerlerine yerleştirilmiş olacak” demişti. Olası tehdit algılamalarına göre bu sürecin hızlandırılması mümkün olduğu gibi, sistemin hangi bölgelerde aktif hale getirileceği de yine bu süreçte belirlenecek.

S-400 Uzun menzilli füze ve hava savunma sistemine ilişkin idari teşkilatlanma tamamlanırken, teşkilatın başına da bir hava savunma Albay atandı. Teşkilatta görev alacak personelin ilk 100’ü Mayıs ayından itibaren Azerbaycan ve Rusya’da yaklaşık bir ay süren eğitim aldılar. 80 askeri uzman daha Temmuz-Ağustos aylarında eğitim görecek.

Türkiye lig atladı

Türkiye’nin uzun menzilli hava savunma sistem açığını gidermesi, önemli bir güç ve üstünlüğü de beraberinde getirdi. Stratejik bir coğrafyada bulunan Türkiye, aynı zamanda stratejik bir güç haline geldi. Batılı ülkelere sığınan FETÖ, 15 Temmuz’da FETÖ askerleriyle birlikte hareket eden NATO, bölgede işgalini arttıran İsrail, Doğu Akdeniz’de ve Ege’de oldu bitti girişimlerini arttıran Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ve Türkiye’nin bu sisteme sahip olmasını istemeyen Amerikan üst düzey bürokrasisinin Türkiye’ye yönelik yaklaşımlarının hayli değişmesi, bu gücün bölgemizde varlık gösteren tüm ülkeleri daha dikkatli adım atmaya yöneltmesi bekleniyor.

S-400’lerde teslimatın başlamasıyla birlikte ABD ve NATO’dan beklenen endişe ve yaptırımaçıklamaları geldi. Türkiye’ye Patriot satmayan Amerika’ya tek bir kelime etmeyen NATO, ABD ile Türkiye arasında yaşanması olası gerilime dair endişe beyanında bulundu. Türkiye, S-400’ün ilk grup sevkiyatlarının başlatılmasıyla birlikte aktif diplomatik hamleyi de devreye koydu. Türkiye’nin Washington Büyükelçisi Serdar Kılıç, ABD Temsilciler Meclisi nezdindeki açıklamalara yanıt verirken, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar da teslimatın başladığı gün ABD’li muhatabı Mark Esper ile telefonda görüştü. Türkiye’nin NATO müttefiklerine karşı devreye soktuğu aktif diplomaside, S-400 tedarikinin ABD, NATO yada Rusya arasında yapılan bir seçim değil bir zorunluluk olduğu ve Türkiye’nin bölgesel stratejik duruşunda bir değişikliğin söz konusu olmadığı net olarak vurgulanıyor.

Türkiye'ye adil davranılmadı

S-400 sistemlerinin, NATO’nun güneydoğu sınırındaki stratejik konumuyla öne çıkan Türkiye’ye gelmesi, dengeleri de hayli değiştirdi.

  • G-20 Zirvesi’nde, Türkiye’ye adil davranılmadığını itiraf eden ABD Başkanı Donald Trump, ABD’nin Türkiye’ye Patriot satmaması ve Rusya’dan S-400 satın almasına Barack Obama’nın yönlendirdiğini öne sürdü.
Erdoğan ve Trump.
Erdoğan ve Trump.

Türkiye’ye yönelik yaptırım kararlarının uygulanıp uygulanmayacağı konusundaki çalışmalarla bizzat ilgilenen Trump, Pentagon’un aynı gün yapmayı planladığı yaptırım açıklamalarını engelledi. ABD’den Türkiye’ye S-400 sistem teslimatına ilişkin ilk açıklama S-400 teslimatı başlamasından 6 gün sonra geldi. Trump “Türkiye’nin 100’den fazla F-35 savaş uçağı sipariş ettiğini ve daha fazlasını sipariş etmeyi planladığını, ama Rusya’dan S-400 hava savunma sistemleri aldığı için daha fazla F-35 alamayacağını” açıkladı. Bu açıklama, “ilk 100 uçak gelecek mi?” sorularına neden olsa da birkaç gün sonra ABD, Türkiye’nin F-35 programından çıkarılması için sürecin başlatıldığını duyurdu.

F-35 kozu oynandı

F-35.
F-35.

ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon), Türkiye’nin, S-400 alımından dolayı F-35 projesinden çıkarılması için sürecin başlatıldığını açıkladı. ABD ve diğer F-35 ortaklarının, Türkiye’nin program ortaklığını askıya alma ve Türkiye’yi programdan çıkaracak resmi süreci başlatma konusunda mutabık oldukları bildirildi. Buna gerekçe olarak da S-400 ve F-35’lerin birbiriyle uyumlu olmaması ve S-400 sistemlerinin, F-35 savaş uçaklarının en gelişmiş kabiliyetlerini açığa çıkarabileceğinden duyulan endişe gösterildi. F-35 kararının, CAATSA yaptırımlarından bağımsız olduğu da vurgulandı. Türkiye’nin program ortaklığından çıkarılması sürecinin tamamlanması için Mart 2020 tarihi öngörülüyor. ABD’de F-35 eğitimleri gören Türk pilotların da ay sonuna kadar ülkeden ayrılmaları istendi. Pentagon’un açıklamasından kısa süre önce de Beyaz Saray’dan, “Ne yazık ki Türkiye’nin Rusya’dan S-400 hava savunma sistemi satın alma kararı Türkiye’nin F-35 programına katılımını imkansız kılmaktadır” açıklaması geldi.

Lockheed Martın'den uyarı

Lockheed Martin’in Türkiye’nin bir anda çıkarılmasının programı zora sokacağına ilişkin baskıları da bunda etkili oldu.
Lockheed Martin’in Türkiye’nin bir anda çıkarılmasının programı zora sokacağına ilişkin baskıları da bunda etkili oldu.

Amerika’nın, Türkiye’nin F-35 programından çıkarılması sürecinin tamamlanma takvimi olarak Mart 2020’ye işaret etmesi, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın S-400 sistemlerine ilişkin yaptığı “Nisan 2020’de tamamı yerlerine yerleştirilmiş olacak” açıklamasına karşı Amerika’nın konuyu, bu süreç içinde de değerlendirmeye açık bıraktığı şeklinde yorumlandı. Kasım 2020’de ABD’de Trump’ın ikinci kez aday olacağı seçimlerin olması, yine Türkiye’nin F-35 programı kapsamında aldığı mevcut siparişlerin 2 yıllık bir süreyi kapsaması, Türkiye’nin 2020’ye kadar F-35’lere ihtiyacı olmaması gibi ayrıntılar, Başkan Trump’ın Pentagon ile yaptığı çalışmalarda çok hassas bir takvim oluşturduğu şeklinde yorumlandı.

Bununla beraber Amerika’nın Türkiye’yi programdan bir anda çıkarmayıp askıya alma süreci tanımlayarak, Türkiye’nin uluslararası hukuk yoluna başvurmasını erteleme ve engelleme amacı güttüğü ve müeyyideden kaçındığı belirtiliyor. Yine Lockheed Martin’in Türkiye’nin bir anda çıkarılmasının programı zora sokacağına ilişkin baskıları da bunda etkili oldu.

Herkesi mağdur edecek

F-35 programının sağlıklı bir şekilde işleyebilmesi ve yükümlülüklerin yerine getirilmesi için Lockheed Martin’e 2 yıllık bir süre gerekiyor. Bu süre de uçakların yaklaşık yüzde 7’sine ait parçaları üreten Türkiye’nin bazı kritik malzemelerin ise tek tedarikçisi konumunda olmasının yarattığı boşluğun doldurulması gerekliliği. Bu malzemelerin idamesi için ciddi bir yatırım ve üretim süreci gerektiği, bunun da 2 yıllık bir süreyi bulabileceği belirtiliyor. Yine Türkiye’nin programdan çıkarılması halen tek bir tanesi 80 milyon dolar seviyesinde bulunan F-35 uçağında maliyetleri hayli arttıracak.

Bu durum da Türk firmalarının F-35 programı için ucuz malzeme üretmesinden kaynaklanıyor. Halen Türkiye’nin ucuza ürettiği malzemeler sayesinde uçak başına maliyetin yaklaşık 8 milyon dolar azaltıldığı belirtiliyor. Türkiye, F-35 programı için aynı malzemeyi üreten bir Amerikan şirketine göre bazı malzemelerde 10’da 1, bazı malzemelerde 3’te 1’i fiyatına ürün sağlıyor. Ancak Amerika, kendi şirketlerinin daha fazla kazanması için bugüne kadar Türkiye’ye daha fazla malzeme siparişi vermediğinden uçağın maliyetleri de yüksek kalmıştı. Yetkililer, “Bırakın Türkiye’yi programdan çıkarmayı, her malzemede siparişi sadece bir kat arttırmış olsalar, bu uçak fiyatında yüzde 10’luk bir düşüş sağlardı” diyorlar. Halen bir F-35 uçağının satış fiyatı, yaklaşık 80 milyon dolar ile hayli yüksek seviyede.

Mesele teknik değil siyasi

F-35.
F-35.
  • Türkiye, Amerika’nın F-35 kararının, iddia edildiği gibi, teknik nedenlere değil tamamen siyasi nedenlere dayandığını düşünüyor.

Türkiye, mesele teknik olsaydı, NATO nezdinde bir çalışma grubu kurularak teknik açıdan değerlendirilmesi çağrılarının dikkate alınacağı ancak buna kesinlikle yanaşılmamasının tam aksini gösterdiği tezini savunuyor ve Amerika’nın teknik temelli açıklamaları da bu doğrultuda samimi bulmuyor.

Amerika’nın bu yolla, halen Suriye kuzeyi boyunca aktif misyon üstlenen, Doğu Akdeniz ve Ege’deki gelişmeler karşısında sahadaki kararlı varlığıyla güçlü bir konumda bulunan Türkiye’yi bölgede durdurmayı amaçladığı belirtiliyor. Halen bölgede Yunanistan-Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile ittifak halinde hareket eden İsrail, Mısır ile Birleşik Arap Emirlikleri gibi ülkelerin Amerika’yı Türkiye’ye yönelik baskı kurması konusunda yoğun lobi yürüttükleri biliniyor.

Türkiye, S-400'lerden çok daha fazlasıdır

Jens Stoltenberg.
Jens Stoltenberg.

Amerika, S-400 alımı karşısında Türkiye’yi NATO üyeliği ile de tehdit etmişti. Ancak bu tehditten geri adım atıldı. Gerek Beyaz Saray ve Pentagon, gerekse NATO nezdinde, Türkiye’nin NATO’nun güçlü bir ortağı olduğu vurgulandı. ABD Savunma Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Trachtenberg, “Türkiye ile stratejik olarak güçlü bir ilişkimiz var, bu değişmedi. Uzun süreli NATO müttefikleri olarak ilişkimiz çok katmanlıdır ve sadece F-35 projesinin çok ötesindedir” dedi.

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg ise, “Türkiye’nin NATO’ya katkısı ve NATO’nun Türkiye ile iş birliği, F-35’lerden çok daha derin ve kapsamlıdır. S-400 meselesini küçümsemiyorum, ancak bir NATO müttefiki olarak Türkiye S-400’lerden çok daha fazlasıdır. Türkiye, DEAŞ’la mücadelede anahtar bir müttefiktir. Türkiye ayrıca Balkanlarda, Kosova’da ve Afganistan’da birçok NATO operasyonlarına katkı sağlıyor. Bir NATO müttefiki olarak Türkiye, S-400’den çok daha fazlasıdır. Türkiye NATO’nun hava savunma sisteminin entegre bir parçasıydı, öyle olmaya da devam edecek” vurgusunu yaptı.

F-35 savaş uçakları, NATO ittifakı dahilinde Rusya’nın hava savunma sistemlerini delmek üzere görünmez uçaklar olarak tasarlandı. Türkiye’nin S-400 sistemlerine sahip olduğu düşünüldüğünde zaten bu uçaklar artık bir gereklilik olmaktan çıkmış durumda. Bununla beraber Türkiye’nin F-4 savaş uçaklarının yerini alacak yeni nesil uçaklara olan ihtiyacı da, bakım ve onarımla birlikte ertelense de uzun vadede devam ediyor. Bu doğrultuda da, ABD’nin yaptırım kararlılığı sürmesi halinde önümüzdeki süreçte yeni işbirlikleri gündeme gelebilir. Mevcut diplomasisi gereği geniş bir işbirliği ve dostluk ağına sahip olan Türkiye için alternatif çok sayıda sistem var. Rusya da Türkiye’ye SU uçaklarını önermiş durumda.

Caatsa yaptırımları uygulanacak mı?

Amerika’nın F-35 kararının ardından Türkiye’ye karşı CAATSA yaptırımlarının devreye sokulması için başta Pentagon olmak üzere Trump’a büyük baskı uygulanıyor. ABD Savunma Bakanlığı Pentagon’un Türkiye’nin F-35 programından çıkarılması sürecini başlatmasının ardından Başkan Donald Trump Türkiye’ye yaptırım uygulanıp uygulanmayacağı sorusuna “Hayır, şu anda gündemimizde yok” yanıtından kısa bir süre sonra “Henüz bir karar vermedik, bakıyoruz. Pek çok sebeple çok çok zor bir durum. Bir önceki yönetimde daha iyi olabilirdi. Önceki yönetim Türkiye konusunda bazı çok büyük hatalar yaptı ve bu çok kötü oldu. Şu anda duruma bakıyoruz. Henüz bir şey açıklamadık” mesajını verdi. Başkan Trump’ın, Cumhurbaşkanı Erdoğan’la ilişkilerini muhafaza etmek ve stratejik ortak Türkiye’yi koruma eğiliminin ağır bastığı söylense de yaptırım kararlarının devreye konulmasına kesin gözüyle bakılıyor.