‘Türkiye yeni fikirlerin, teknolojilerin merkezi olacak’

Anatolia.Asia CONSULTING GROUP Ömer Wilson.
Anatolia.Asia CONSULTING GROUP Ömer Wilson.

Uzun yıllara yayılabilecek dijital dönüşüm pandemi nedeniyle haftalar hatta günler içerisinde yaşandı. Salgınla mücadele edebilmek için tüm dünya evlerine kapandı, evden çalışma ve uzaktan eğitim modelleri hayatımıza iyiden iyiye yerleşti, E-ticaret hızla büyüdü. Dijital altyapısı güçlü olan şirketler bir adım öne çıktı. Zayıf olanlar ise hızla dönüştü. Peki Türkiye bu küresel değişimin neresinde? Dünyanın en önemli veri merkezlerinden biri olan Singapur merkezli Digital Realty üst düzey yöneticisi ve Anatolia.Asia Consulting Group kurucusu Ömer Wilson pandemi nedeniyle veri trafiğinde yüzde 30 artış olduğunu kaydetti. Türkiye’nin ise yaşanan dönüşümde yeni fikirler ve yeni teknolojiler üreten önemli bir merkez haline geleceğini belirtiyor.

Dijitalleşmede hızlı yaşanan dönüşümü nasıl yorumluyorsunuz, bu dönüşüm ne kadar kalıcı?

Zor günlerden geçiyoruz. İş ve eğitim alanında 2 yılda çok büyük değişimden geçtik. Pandemi nedeniyle edinilen yeni alışkanlıklar hayatımızdan gitmeyecek gibi yer edindi. Uzaktan eğitime çocuklar alıştı, evden çalışma modeli çalışanların için kolaylık, işverenler için maliyet avantajı sağladı. Bu dönemde teknoloji devleri yüksek karlar elde etti. Veri trafiğinde genel olarak yüzde 30’luk artış oldu.

Dijitalleşmeyle birlikte siber saldırılar da arttı. Buna göre altyapılar da güçlendi mi?

'Gençlerimizin kendine güvenmesi lazım.'
'Gençlerimizin kendine güvenmesi lazım.'

Güçlendi ama tehlike de ona göre arttı. E-ticaret tarafında inanılmaz bir trafik artışı yaşanıyor. Bankacılık tarafında da aynı şekilde. Artık şubeye gitmeden hesap açabiliyorsunuz. Siber saldırılar ne kadar artarsa savunma sistemleri de ona göre artıyor. Veri trafiği yüzde 30 artınca saldırı yapılacak noktalar da tüm dünyada büyüdü. Ancak veri paylaşımında Türkiye dünyada üst sıralarda. Türkiye genç nüfusundan dolayı sosyal medya kullanımında çok aktif. Bunlar yeni startuplar açısından bir avantaj. Ama aynı zamanda da bir tehlike, neden tehlike, çünkü bütün verilerimizi artık gerek sosyal medya, gerek bankacılık, gerekse eğitim üzerinden sürekli paylaşıyoruz. Aslında farkında değiliz ama özümüzü paylaşıyoruz. Veri aslında bugünün petrolü, yakıtı. Verilerimizi karşıdaki teknoloji şirketlerinin o veriyi nasıl kullandığını bilerek paylaşmamız lazım. Veri paylaşımı açısından genç nüfusumuz nedeniyle büyük bir potansiyele sahibiz.

Zaman zaman sosyal medyada da çeşitli akımlar var, ve herkes bu akımlara kapılıp geçmiş ve bugüne ait fotoğraflarını paylaşıyor. Teknoloji şirketleri bu verileri nasıl kullanıyor?

Veri bugünün petrolü. Teknoloji şirketleri o veriler sayesinde sizin şemanızı çıkarıyor. Pandemide karına kar katan teknoloji şirketleri için veriler petrol gibi kıymetli. Teknoloji şirketleri bu veriler sayesinde büyüme sağlıyor. Bu veriler olmadan büyüme sağlayamazlar. Bu paylaşımlar hem iyi hem kötü, hem de tehlikeli. Bu veriler sayesinde holografik ikizimizi çıkarıyorlar. Bu holografik ikiz bizim verimizden öğrettikleriyle hareket ediyor. İnternette karşınıza bir reklam gelir, reklamın nasıl geldiğini anlayamazsınız, ama sizin paylaşımlarınızdan artık sizi sizden daha iyi tanıyorlardır. Şu an sizin bir şemanız var önümüzdeki dönemde holografik asistanlar olacak. Bu verilerle sizin alışveriş alışkanlıklarınızı ve siyasi tercihlerinizi çıkarıyorlar. Yapay zekayı eğitiyorlar. Paylaşılan verinin sizin için tehdit oluşturup oluşturmayacağını düşünerek paylaşmanız gerekiyor. Sosyal medya alanları ücretsiz ama aslında hiçbir şey ücretsiz değildir. Teknolojiyi bilerek kullanmak gerekir.

Türkiye’de bilişim ve teknoloji alanında önemli gelişmeler yaşanıyor. 4. Unicorn’u çıkardık, teknoloji şirketlerimiz uluslar arası borsalarda işlem görmeye başladı. Dışarıdan nasıl görüyorsunuz Türkiye’de teknoloji alanında yaşanan gelişmeleri?

Ben çok açık görüyorum. E-ticarette, oyun alanında muazzam aşamalar kat edildi. Bunlar küçük şeyler değil, zor şeyler her ülke başaramaz. Ama Türkiye’de zaten o potansiyel vardı. Türkiye dinamik bir ekonomi, genç bir nüfus. Türkiye artık yeni fikirlerin, yeni teknolojilerin ortaya çıktığı bölgesel bir merkez haline geliyor.

Türkiye yazılım ve kodlama eğitimine son yıllarda çok fazla önem veriyor. Bunu nasıl karşılıyorsunuz?

Bunlar çok önemli adımlar. Ama Türkiye’nin biraz daha bunun üzerinde düşünmesi gerekiyor. Gençleri fazla kodlamaya yönlendirirsek muazzam bir kodlama ordusu çıkar, ülke için güzel, ama sürekli kod yapamayacaklar. Dijitalleşme çok arttı diyoruz yani kodlama her alana girecek. Yani mutlaka teknolojide bilişimde çalışmasına faaliyet göstermesine gerek yok. Sağlık alanında, medya alanında faaliyet gösterse de buna ihtiyacı olacak düşüncesinden yola çıkıyoruz. Ama buna biraz karşıyım çünkü yapay zeka artık kendi kodunu kendi yazacak hale gelecek.

Teknoloji dünyasına karşı güzel temel bir düşünce tarzı ama bizim kaybetmememiz gereken buradaki Türkiye’deki gençlerin geleneksel ve genetiklerinden gelen “mana” düşüncesini birleştirmeleri. Mana alemleriyle teknolojiyi birleştirdiği zaman Türkiye’nin farklı bir söz söyleyeceği fırsat çıkacak. Unicorn çıkarma nedeni ne, fikir. O fikir nasıl gelecek teknoloji ve geleneksel mana. Bu örneği çok veririm, Singapur inanılmaz bir büyüme katetti, dünyada pek eşdeğeri yok ama şu an sıkıntı yaşıyor biraz. Singapur’da gençler kodlamayı müthiş yapıyorlar, dünyada örneği çok azdır ve ona göre zaten ülke şirket gibi gidiyor inanılmaz yatırım alıyor. Ama şimdi diyorlar ki bize yeni fikirler lazım. Yapay zekanın üretim alanına bu kadar fazla yerleşmesi bir yandan risk bir yandan da bir fırsat getiriyor. Bunu çok daha sağlıklı bir şekilde değerlendirip bir potada eritip Türkiye için fırsata dönüşecek bir modele çevirmemiz gerekiyor. Bu şekilde bakamayan ülkeler sadece büyük kodlama ordularına sahip ülkeler olacak sadece.

Yapay zekanın giremeyeceği alan kalmayacak artık. Yeni teknoloji hep korku salar. Bu dönem farklı. Her dönem derler farklı ama bu dönem gerçekten farklı. Yapay zeka nerede olması lazım nerede olmaması lazım. Bu verilerin hangisi lazım, hangisi değil? Hangi sektörler insanlara bırakılması lazım? Bunlar yeni yeni tartışılan konular.

Gençlerimizin kendine güvenmesi lazım. Bölge olarak, tarih olarak, mana olarak bu toprakların benzeri çok az.