Mafyanın içinde büyüyen bir çocuğun Dünya Kupası gol krallığına uzanan hikayesi: Toto Schillaci

​Mafyanın içinde büyüyen bir çocuğun Dünya Kupası gol krallığına uzanan hikayesi: Toto Schillaci
​Mafyanın içinde büyüyen bir çocuğun Dünya Kupası gol krallığına uzanan hikayesi: Toto Schillaci

Sicilya adasında mafyanın kontrolündeki fakir bir mahallede yokluklar içinde büyüyen Salvatore Schillaci’nin Dünya’nın zirvesine uzanan muhteşem başarı hikayesi…

1 Aralık 1964 tarihinde Sicilya’nın San Giovanni Apostolo adlı kasabasında dünyaya gelen Toto Schillaci, İtalyan mafyasının hüküm sürdüğü bu kasabada çocukluğunu geçirdi. Fakir ve sefil halde olan vatandaşların yaşadığı bu bölgede, çocukların oyun oynayıp sosyalleşebileceği bir oyun alanı veya eğitim alabilecekleri iyi bir okul bulunmuyordu. Yaşadıkları bu kötü çevreden kurtulmak isteyen çocukların sığındığı tek aktivite mahalle futboluydu. Yeteneğiyle yaşıtlarının arasında hemen fark edilen Toto Schillaci, yerel takımların alt yapısında oynamaya başladı. Belki de yaşadığı çevrenin etkisinden olacaktır; mazlum ve sessiz bir karaktere sahip olan 10’lu yaşlardaki bu çocuğun, o dönemde bir sezonda 11 tanesi tek maçta olmak üzere 75 gol attığına dair efsaneler vardır ancak bunlar hiçbir zaman kanıtlanamamıştır. 17 yaşına geldiğinde o bölgenin amatör takımlarından olan Amat Palermo, Schilacci’yi kadrosuna kattı. Burada da gollerine devam eden Toto, Sicilya’da Palermo’nun ezeli rakibi olan Messina tarafından istendi ve burada profesyonel kontrata imza attı.

Schillaci’nin Messina’ya imza attığı yıl takım Serie C2’den C1’e yükseldi. Schillaci, Messina’daki ilk yıllarında forma şansı bulamadı. 1984 yılında Messina’yı daha önceden de çalıştıran Francesco Scoglio göreve geldi ve o yıl 19 yaşına basan Toto Schillaci’ye forma şansı vermeye başladı. O yıl ligi 3.sırada bitiren Messina, son maçta Serie B şansını kaçırdı. Bir sezon sonra ise Serie C’yi şampiyon tamamladılar ve Serie B’nin yolunu tuttular. Schillaci o sezon attığı 11 golle Messina’nın şampiyon olmasında en büyük pay sahiplerinden biriydi.

Serie B’deki ilk iki sezonunda toplamda 16 gol atabilen Schillaci’nin kariyerinin dönüm noktası 1988/89 sezonunda ülkemizde Fenerbahçe’de de görev yapan Zdenek Zeman’ın Messina’nın teknik direktörü olmasıyla gerçekleşti. Zeman’ın oynattığı meşhur hücum futbolunun ilk sinyallerinin verildiği o sezonda, Messina’nın attığı 46 golün yarısını atan Schillaci, Serie B gol krallığını kazandı. Sezonun sonunda Toto Schillaci çocukluğunda rüyasında görse inanmayacağı Juventus’a transfer oldu.

Juventus’taki ilk sezonunda takıma ve Serie A’ya çabuk uyum sağlayan o mazlum çocuk, Van Basten’in 19 gol atarak gol kralı tamamladığı Serie A’da 15 gole imza attı. O sezon Dünya’nın en iyi oyuncusu olarak gösterilen Napolili Maradona 16 gol, İtalyan futbolunun yeni yıldız adaylarından Fiorentinalı genç Roberto Baggio da 17 gol kaydetmişti. Juventus ayrıca o sezon Schillaci’nin 4 gol attığı UEFA Kupası’nı ve İtalya Kupası’nı da kazandı. O sezonun sonunda Milli Takım Teknik Direktörü Azeglio Vicini, İtalya’da düzenlenecek 1990 Dünya Kupası’nın aday kadrosunu açıkladı. Baggio ve bizim mazlum çocuk Toto da kadroda kendilerine yer buldular. Ancak önünde Roberto Mancini, Gianluca Vialli, Andrea Carnevale ve Roberto Baggio gibi golcüler bulunan Schilacci’ye hiç şans verilmiyordu. Zaten Toto, o güne kadar hiçbir kupa maçında veya eleme maçında Milli formayı giymemişti. Sadece 1 hazırlık maçında oynamıştı. Ama hiç de tahmin edildiği gibi olmayacak, bu kupa Schillaci’nin Dünya futbol tarihine geçtiği turnuva olacaktı.

İlk maçında Avusturya ile karşılaşan İtalya’da Carnevale ve Vialli’den oluşan çift forvet, 76 dakika boyunca gol bulamadı. Teknik Direktör Vicini, kulübeye döndü ve Schillaci’ye, "Isın oyuna giriyorsun" dedi. O sırada Juventus’tan takım arkadaşı olan yedek kaleci Tacconi, Schillaci’ye dönerek Juventus efsanelerinden İngiliz oyuncu John Charles gibi bir kafa golü atacağını söyledi. Çok geçmeden, sadece iki dakika sonra Schillaci, Vialli’nin sağdan yaptığı ortaya kafaya yapıştırdı ve İtalya turnuvaya galibiyetle başladı. Ancak bu Schillaci’nin bir sonraki maçta ilk 11’de başlaması için yeterli olmadı. İkinci maçta yine Carnevale’nin yerine oyuna sonradan girdi. O maçı Giannini’nin golüyle 1-0 kazandılar. Oyundan çıkan Carnevale memnuniyetsizliği fazla ileri götürünce bir daha İtalya Milli Takımı’nın formasını giyemedi.

Takım gruptan çıkmayı garantileyince son maçta Çekler karşısına Baggio ve Schillaci ilk 11’de başladı. İkisi de birer gol attı ve İtalya maçı 2-0 kazandı. Ancak Schillaci, Sicilyalı olması sebebiyle İtalyan taraftarlar tarafından halen kabullenilmemişti. O sorumluluğu her an üzerinde hissetti. Hatta kupa sırasında tribünlerde açılan "Toto, bir Sicilyalı için hiç fena değil" pankartı bunun göstergesiydi.

Son 16’da Uruguay’ı 2-0’la eledikleri maçta Schillaci, yine golünü atmıştı. Schillaci, çeyrek finalde İtalya’nın İrlanda’yı 1-0 ile elediği maçta yine takımının tek golüne imza attı. Yarı finalde de İtalya’yı Arjantin karşısında 1-0 öne geçirdi ancak sonrasında Caniggia’nın attığı gol, maçı önce uzatmalara sonrasında da penaltılara götürdü. Penaltılarda İtalya Arjantin’e elendi ve final oynama şansını kaçırdı. Schillaci, 3.lük maçında İngiltere karşısında kendi yaptırdığı penaltıyı ağlara gönderdi ve 6 golle Dünya Kupası gol kralı oldu.

Schillaci, çok değil sadece 12 ay önce bir 2.lig futbolcusuydu. 12 ay sonra Dünya’nın zirvesine çıktı. Bu, Sicilya’nın fakir mahallelerinde yetişmiş okula bile gidemeyen bir çocuk için hiç uyanmak istemeyeceği bir rüyaydı.

Schillaci'nin 1990 Dünya Kupası'nda attığı 6 golün tamamını aşağıdaki videoda izleyebilirsiniz;