Tordemir Yazıları: Dijital Kafes Alphaville 2.0

SADIK YEMNİ
Abone Ol

Zamanımızda ideoloji ve enformasyon gırla ama “asıl” hakkındaki bilgi eksik. Distopik gelecekten çıkış için bize “aşk” lazım yine, yalnız hakikat yolcularının, seyri sülûk erbabının aradığı cinsten olanı…

Alphaville, ünlü Fransız yönetmen Jean-Luc Godard’ın 1965 yapımı olan distopik filminin adı. Bu filmi son elli yıl içersinde en sonuncusu iki ay kadar önce olmak üzere üç-dört kez izledim.

Eddie Constantine, Anna Karina, Akim Tamiroff‘un başrolleri paylaştığı filmde Amerikalı dedektif Lemmy Caution bir başka gezegendeki baskıyla yönetilen bir ülkenin başkenti olan Alphaville’e gelir. Amacı ülke başkanına suikast düzenlemek, kayıp ajan Henry Dickson’u bulmak ve Alpha60’ı imha etmektir.

Bu film gösterime girdiğinde 2001 Space Odyssey – 2001 Uzay Macerası filminin unutulmaz kahramanı olan gelişmiş bilgisayar HAL 9000’i tanımamıza beş yıl bile kalmamıştı.

Profesör Von Braun tarafından imal edilmiş olan Alpha60 isimli başkan insan benzeri bir robottur. Evrensel iyi için çalıştığını sık sık vurgular. Duygusuz, vicdansız ve aşksız bir ortamda hükmetmektedir. Acımasızdır. Bir kadın Alpha60’ın kurallarını bozarsa elli erkek idam ediliyor örneğin. Şehir tabelasında dört kelime yazılı: Sükun, mantık, güven ve tedbir. Şiirsiz romansız bir dünya. Bu ülkenin sakinleri, rahatsızlık verici derecede güçlü beyaz ışıklı ve metalik aksamın bolca kullanıldığı gayri insani bir ortamda yaşıyor. Işıklar içersinde çalışıyor ve uyuyorlar.

60 sayısıyla Sümer-Babil vurgusu yapılan Alphaville modern dünyayı, kapitalizmi ve geleceği sorgulayan bir film. Lemmy Caution otelde resepsiyoniste adının Ivan-Johnson olduğunu ve Figaro- Pravda gazetesinde çalıştığını söyler. Filmin Marksist polisiye olduğu balonuna en çok burada üfürülüyor.

Tordemir Yazıları: Kadim gelecek
Cins

Bu film gösterime girdiğinde 2001 Space Odyssey – 2001 Uzay Macerası filminin unutulmaz kahramanı olan gelişmiş bilgisayar HAL 9000’i tanımamıza beş yıl bile kalmamıştı. Tam elli yıl sonra 2015’te yapılmış olan Ex-Machina filmi ise Godard’ın geçen yüzyılın ortasında ele aldığı kaygıların tescilinden başka bir şey değil. Üç film ve distopik ortamın mimarı üç yapay zekâ, benzer kaygıları dile getiriyor. Teknolojinin acımasız ve kötücül ellerde neden olabileceği yıkım vurgulanıyor.

Alphaville sakinleri giderek daha az kelime kullanıyor.

“Zaman beni yapan özdür. Zaman beni yanında sürükleyen ırmaktır.” şeklinde uçuk zikirlerin seslendirildiği ortamda tıpkı Orwell’ın 1984 romanındaki gibi Alphaville sakinleri giderek daha az kelime kullanıyor.

“Zaman beni yapan özdür. Zaman beni yanında sürükleyen ırmaktır.” şeklinde uçuk zikirlerin seslendirildiği ortamda tıpkı Orwell’ın 1984 romanındaki gibi Alphaville sakinleri giderek daha az kelime kullanıyor.

Emoji diliyle duygularını, on küsur kelimelik mesajlarla derdini ifade eden bugünün insanını çağrıştırıyor epeyce.

Lemmy, Von Braun’un kızı Natacha’ya âşık olur, kızı alıp kaçırır. Arabayla orayı terkederken kıza, “Arkana bakma ve duygularını serbest bırak.” der. Kız arkasına bakmaz, belki de böylece Hz. Lut’un karısının akibetine uğramaz ve dahası biraz zorlansa da “Seni seviyorum” demeyi başarır. Artık özgürdür. Aşk sayesinde dışarı çıkacak ve serbestliği tadacaktır. Bu arada Alphaville kendi kendini imha etmeye başlar. Natacha’nın sözleri onun varlığı için bir yıkımdır.

Tordemir yazıları: Dijital polit büro
Cins

Günümüzde Alphaville 2.0 yapım aşamasında. İnsan 2.0’ın “Dijital Kafes”i olacak. Dijital habitatın inşası son hızla sürüyor. Buna karşı konabilecek mi? Buradan çıkış olacak mı? Zamanımızda ne Ivan kaldı, ne de Johnson.“Seni seviyorum” diyerek yıkılabilecek kaskatı ve otoriter bir sistemi artık hoş bir masal şeklinde bile hayal edemiyoruz. Çünkü kifayetsiz Ivan-Johnson bildirimleri ve GDO’lu aşk ilânlarıyla tıka basa yüklü sosyal medya ortamlarını soluyoruz.

Ayrıca bu çıkış şifresinin gerçeğe yakın bir yanı olsaydı bugün Alphaville 2.0 kurulamazdı. Zamanımızda ideoloji ve enformasyon gırla ama “asıl” hakkındaki bilgi eksik.

  • Distopik gelecekten çıkış için bize “aşk” lazım yine, yalnız hakikat yolcularının, seyri sülûk erbabının aradığı cinsten olanı…

Böylece artık mutlaka konuşulması ve hassasiyetle irdelenmesi gereken bir noktaya varıyoruz. Hakikat yolcuları Alphaville 2.0’a karşı koymayı başarabilecek mi? Bunun için Dijital Kafes’in panzehiri olan iman ve salih amelin yanına ne tür bir yazılım-donanım eklenmesi gerekecek?