Cins'ten üç film önerisi

​Güvercin Hırsızları, Osman Doğan’ın ilk uzun metraj filmi.
​Güvercin Hırsızları, Osman Doğan’ın ilk uzun metraj filmi.

Osman Doğan’ın ilk uzun metraj filmi olan Güvercin Hırsızları 30. Ankara Uluslararası Film Festivali’nde “en iyi film” ödülünü alarak adından övgüyle söz ettirmiş bir yapım.

Küçük bir ilçede yaşayan 16 yaşındaki Mahmut’un tek uğraşı güvercinlerini beslemek ve arkadaşlaryla beraber başkalarının taklacı güvercinlerini çalmaktır. Mahmut bir gün kaçan güvercinlerinden birinin peşine düşer. Kaçan güvercinini bir çatıda yuva yapmış hâlde bulduğunda ise hayatında bir kırılmaya sebep olacak 8 yaşındaki İsmail’le tanışır. Mahmut artık güvercinleri İsmail’in hayalleri için çalacak ve ona yardım edecektir. Osman Doğan’ın ilk uzun metraj filmi olan Güvercin Hırsızları 30. Ankara Uluslararası Film Festivali’nde “en iyi film” ödülünü alarak adından övgüyle söz ettirmiş bir yapım.

Van Gogh: Sonsuzluğun Kapısında

Vincent van Gogh’un Arles’teki son zamanlarını ve hayatının bilinmeyenlerinin anlatıldığı filmin yönetmen koltuğunda Julian Schnabel oturuyor. Senaryosunu yönetmen Schnabel ve Jean-Claude Carrière’nin birlikte kaleme aldığı biyografik yapımın oyuncu kadrosunda Oscar Isaac, Rupert Friend, Mads Mikkelsen gibi isimler yer alıyor. 2019’un adından en çok söz ettirmiş filmlerinden olan bu yapım, ünlü ressamın sanatına büyük bir tutkuyla bağlandığı bir dönemi oldukça başarılı bir şekilde ve Van Gogh gibi bir ressama yakışır bir sanat diliyle beyaz perdeye yansıtıyor.

The Terminal

Krakozhia isimli hayali bir ülkenin vatandaşı Viktor Navorski, ülkesinde darbe olması ve Amerika tarafından pasaportunun geçersiz sayılması nedeniyle Amerika’daki bir havaalanında mahsur kalıyor. Bu mahsur kalışla beraber Viktor’un trajikomik hikâyesi de başlamış oluyor. Henüz ülkesindeki iç karışıklık sona ermeden ne ülkesine dönebilen ne de Amerika’ya giriş yapabilen Viktor havaalanında yaşamaya ve tuhaf bir şekilde de buna alışmaya başlar ve günün birinde de hostes Amelia’ya âşık olur. Gerçek bir hikâyeden esinlenerek çekilen film, Viktor Navorski’nin acıklı olduğu kadar komik ve bir o kadar da ilginç hikâyesiyle beraber, Tom Hanks’in oyunculuğuyla da akıllarda yer etmiş bir yapım.