20.356 Takipçi

Birinci sınıf bir kültürün, birinci sınıf bir düşüncenin, birinci sınıf bir duyarlılığın dergisi Cins, hem edebiyat dünyamızın önde gelen isimlerini hem de yeni kalemleri ağırlıyor. Her ay bayilerden ulaşabileceğiniz Cins Dergisi, dijital dünyaya da yeni bir kapı aralıyor. Sayfalara sığdıramadığımız kıymetli yazılar, merak ettiğiniz yazarlar ile ‘Cins’ sohbetler, dergiden ekrana yansıyacak röportajlar ve tabi podcast! Şimdi sizi, Cins’i tüm sosyal medya mecralarından ve GZT.com adresi üzerinden takip etmeye davet ediyoruz.

Olmak için koşmak ve olanın kaçma çabası

Olmanın peşinde koşanlar varken kendinden kaçmak mümkün müdür?
Olmanın peşinde koşanlar varken kendinden kaçmak mümkün müdür?

NBC, “soru”nun peşinde gidiyor. Sanatın ve sanatkarın esas istikameti de bu. Soru... Sorun etmeden, “soru”nun peşinde cevap aramak... Cevap vermek değil. Ya da illa da cevap bulmak değil. Tek mesele sorunun hakkını vererek aramak. Eserden cevap çıkarsa ne ala. Çıkmazsa da cevabı arayanların asırlık yolculuğuna bir katkı sunulmuş olur.

İçindekiler
Altın Palmiye ödüllü Türk film yönetmeni Nuri Bilge Ceylan, 26 Ocak 1959'da dünyaya geldi.
Altın Palmiye ödüllü Türk film yönetmeni Nuri Bilge Ceylan, 26 Ocak 1959'da dünyaya geldi.
“Cannes’da da ödül aldım, tamam ben buyum” demiyor.
“Cannes’da da ödül aldım, tamam ben buyum” demiyor.
NBC, NBC olmak istiyor muydu?
NBC, NBC olmak istiyor muydu?

NBC öyle söylediği için öyle değil. Birileri söylediği için hakikat şekillenmez. Bazıları sadece söyler. Oysa NBC gibiler yaşadığını ifade eder. Eseri, hayatı ve sözü birbiriyle çelişen insandan sanatkar olmaz. “Ben oldum” diyenden de eser çıkmaz. Sanat, topyekün bir olgunlaşma sürecidir. Kimse kendi kendine var olamaz. Kişiyi besleyen her şey başkalarına bağlıdır. Başkaları var olduğu için biz de varız. İnsanlar arasında mutlak bir ilişki zemini vardır. Sanat eserini insandan insana ulaştıran, ulaştırması gereken nüans da burası. NBC,

"İnsan ilişkisi zayıflıklar üzerinden kurulur." der mesela. Tartışmalı bir husus. Evet, her insan zayıf noktasından, yumuşak karnından iletişime daha çok açıktır. Kalıcı mıdır? Sonuca bağlı. Fakat burada mühim olan, sanatın, insandan insana bir etkileşim aracı olduğunun idrak edilmesidir.

Yalnızca arayış içinde olan bir insan sürekli farklı şeyler dener. Bu da sanatın temel prensibidir. Aramayan, sanat yapamaz. Sanat yaptığını iddia eden cevap diretemez. Kendince cevap üretir, fakat dayatamaz. Sanatı sanat yapan ve bütün zamanlara ulaştıran en mühim nokta göreceliliğidir. Formülü olan şey aramayı sonlandırır. Sonucu belirlenen şey yolu tıkar. Hayat, sonu görünmeyen yolu açık bir istikametse, sanat da öyledir. Hâliyle, sanat yolu bitirmemenin de adıdır. Bitmemesi gereken yolun kararlı yolcuları ancak sanat yapabilir.

Sanatkarı, eserinin ve yaklaşımını değerlendirdiğimiz, eleştirdiğimiz her satırda esasında izleyiciye de paye veriyoruz.
Sanatkarı, eserinin ve yaklaşımını değerlendirdiğimiz, eleştirdiğimiz her satırda esasında izleyiciye de paye veriyoruz.

Hep bu minvalde sanatkârdan bahsediyoruz ama bir de muhatabımız var. Yani sanat eserinin hedef kitlesi. Esasında her insan, ama meraklısı öncelikli olmak üzere, sanatkârın ve sanat eserinin üzerine düşen yükü hafifletmesi gereken de bu kitledir. Sinema için izleyicidir. İzleyici de sanatkarı ve sanat eserini rikkatle ve dikkatle takip etmeli. Kendisi de aynı yolun yolcusudur. İzleyici olmazsa sinemacının ve eserinin bir manası kalmıyor. Ya da eksik kalıyor.

Mesuliyeti doğru şekilde dağıtırsak doğru istikameti de sağlamış oluruz. Bu bakımdan, sanatkarı, eserinin ve yaklaşımını değerlendirdiğimiz, eleştirdiğimiz her satırda esasında izleyiciye de paye veriyoruz.

Son olarak...

NBC’ye, “sizinle aynı havayı solumak onur verici" gibi anlamsız laflar eden gençler; yapmayın. Adam da bunu anlatmaya çalıştı. NBC’ye yüklenen “hayatın anlamını çözmek” misyonu sakat, çok sakat… Her biriniz NBC olabilirsiniz. Daha fazlası hatta... Ol sebepten her birimiz hayatımıza ve yolumuza bakalım. Duygumuzu ifade etme yolunu bulalım. Gerisi kendinden gelir...