20.356 Takipçi

Politikadan dosya habere, yerel haberden özel çalışmalara kadar haberin sosyal medyasındasınız. Bazen 'ciddi mesele' bazen bir dakikalık videolarla gündeme dair önemli detaylarla buradayız.

ABD ve Çin arasındaki korona savaşı toplum seviyesinde de şiddetini arttırdı

Arşiv
Arşiv

ABD ve Çin devletleri arasında "Covid-19'u kim üretti, kim bütün dünyaya bulaştırdı?" tartışması sürüyor. Devletlerin salgın üzerine siyasi söylemleri doğal olarak vatandaşlarını da etkiliyor. Trump'ın "Çin virüsü" tabiri ABD'deki Asyalıları hedef tahtasına oturttu. Çin hükümetinin "yabancı kaynaklı virüs" açıklamaları sonrası da Çinlilerin yabancılara uyguladığı ayrımcılığın dozu iyice arttı.

Çin yaklaşık üç haftadır sık sık "ülke içi kaynaklı vaka tespit edilmediğini" bildiriyor.

Hatta 18-21 Mart tarihleri arasında 4 gün üst üste yeni vaka tespit edilmedi.

Çin Ulusal Sağlık Komisyonunun 26 Mart verisine göre ise son 24 saat içerisinde ülkede 67 yeni vaka tespit edildi ve vakaların tümünün "yurt dışı kaynaklı" olduğu kaydedildi.

Çin böylece koronavirüsü ihraç eden ülkeden ithal eden ülke konuma geçmiş oldu.

Çin artık yurt dışı kaynaklı vakalar da görüldüğünü savunarak sınırlarını kapatmaya başladı. Çin hükümeti perşembe günü yaptığı açıklamada, 28 Mart'tan itibaren geçerli olmak üzere, Çin vizesi veya oturma izni olan yabancı uyrukluların ülkeye girişinin geçici süreliğine yasaklandığını bildirdi.

Bu açıklamadan önce de Çin yurt dışından gelenlere sıkı bir şekilde karantinaya alıyordu.

Ülkede, ithal vakaların yeni bir salgın dalgası oluşturmasından endişe ediliyor.

Neler olmuştu?

ABD Başkanı Donald Trump, Covid-19’dan sürekli "Çin virüsü" diye söz ettiği için, Başkan'ın bu sözlerinin ABD'de yaşayan onlarca Asyalıya yöneltilen ve salgın sonrası dozu iyice artan ırkçı ve zenofobik (yabancı karşıtı) saldırıları meşrulaştırdığını ve teşvik ettiğini anlatmıştık.

İlginizi çekebilirKoronavirüs, ideoloji ve ırkçılık

Öte yandan dün gerçekleştirilen G7 Zirvesi video-konferansında ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, Çin'in koronavirüsü dünyadan gizlemesini eleştirdi ve yeni tip koronavirüsü "Vuhan virüsü" olarak tanımladı.

Çin Hükümet Sözcüsü Pompeo'nun ifadesini şiddetle kınayarak, "WHO ve uluslararası toplum da Çin'in salgın kontrolü çalışmalarını takdir ediyor. Ne var ki, bu ABD'li politikacı uluslararası fikir birliğine aykırı olarak ve Çin'i damgalamaya ve karalamaya devam ederek, kendi sorumluluğunu Çin'e atmayı amaçlıyor." dedi.

Ters ırkçılık

ABD Başkanı ve Dışişleri Bakanı yeni tip koronavirüsü Çinliler ile ilişkilendirmeye çalışırken ABD halkını da kışkırtmış oluyor evet ama Çin cephesi de bu konuda tamamen masum sayılmaz.

CNN'in haberine göre, Çinliler yabancı uyrukluları toplu konutlara ve iş yerlerine sokmuyor.

Beijing'de yaşayan, bir ABD vatandaşı, geçen hafta güvenlik görevlisi tarafından kendi evine girerken durdurulduğunu aktardı.

Beijing'de bir spor salonunun, "Yabancı arkadaşların buraya girmesi yasaktır." ifadelerini içeren bir uyarı yazısı astığı söyleniyor.

Bazı yabancı uyruklular, uzun süredir Çin'de yaşamalarına rağmen "salgın'da ithal vaka" sonrası benzer ayrımcılıklara maruz kaldıklarını bildirdi.

  • Sadece Şangay'da 9 yüz bin yabancı uyruklu yaşıyor ve Çinlilerden sonra şehrin en büyük popülasyonunu oluşturuyorlar.
  • Öte yandan, Çin'e salgın esnasında girmeye çalışanların yüzde 90'ının okulu veya iş yeri kapanan yurt dışında yaşayan Çinliler olduğu belirtiliyor.

İlginizi çekebilirKoronavirüs karnesi: ABD İran'dan o kadar da farklı mı?
İlginizi çekebilirYaptırım rejimi ve korona: İran'daki salgının sosyal incelemesi

İLGİLİ HABERLER