Çevirisi yapılsa başka bir dilde asla karşılığını bulamayacak şiirler

İbn Haldun'un "Coğrafya kaderdir" cümlesini bilmeyenler olabilir. Bu cümleyle zaten ömrünün bir döneminde bir şekilde karşılaşmış olanlar ise, artık bu karşılaşmadan önceki insandan farklıdır. İbn Haldun'dan bugüne coğrafya​, kaderimiz olmaya devam ediyor.

"Coğrafya kaderdir" öyle bir cümle ki; ilk okumada şaşırtır, ikinci okumada düşündürür ve üçüncü okumada nihayet insan, cümlenin yükünü kabullenir.

Elimizdeki kıymetli emaneti murdar etmeye çalışan nasip ve nesepten yoksunlar yüzünden bugün coğrafyamız; dayanması zor acılarla cebelleşiyor.

Coğrafya kader ise; bu coğrafyanın ortak düşmanları var ve bu düşmanlara sözü aşacak bir sözle cevabımız olması gerekiyor.

Bizim tınımızı taşıyan, bize ait olan, yerelliğinden utanmayan bir dil ve estetiğe ihtiyacımız var.
Biz, yemek yemeye gittiğimiz restoranda, yemek bittikten sonra gayri ihtiyari olarak elimizdeki peçeteyle masanın üzerini silen insanlarız. Belki garsonun işini kolaylaştırmak için, belki de kendi göbeğimizi kendimiz kesmeye alışkın olduğumuz için, belki de sadece insaniyet....

Kaderimiz olan coğrafyamızı kıymetli kılan ve çevirisi yapılsa başka bir dilde karşılığını asla bulamayacak şiirlere tam da bu noktada bıraktık sözü...