LÜGATFransız bitkilimci gözüyle İstanbul'un camileri - Sosyal Medya

Fransız bitkilimci gözüyle İstanbul'un camileri

Fransız bitkilimci gözüyle İstanbul'un camileri
Fransız bitkilimci gözüyle İstanbul'un camileri

Fransa krallık bahçelerinin bitkibilimcisi Joseph Piton de Tournefort,yeni bitkiler bulmak için 1700 yılında, Doğu Akdeniz’e gönderilir ve böylece gördüğü camilere beğenisini uzun uzun anlatır...

📌 Tournefort bu gezisinde sadece bitkilerle ilgilenmez, Tokat’tan Trabzon’a, Kars’tan Erzurum’a Anadolu’yu arşınlarken gözlemlerini de mektup şeklinde kaydedip gönderir. ⠀⠀

Bu uzun soluklu gezide yolu elbette başkent İstanbul’a da düşecektir. İstanbul’u Avrupa’nın tartışmasız en büyük kenti olarak tanımlayan Tournefort, kentin dünyanın en güzel ve en avantajlı yerinde olduğunu, Çanakkale Boğazı ve İstanbul Boğazı’nın ise dünyanın dört bir yanından gelecek zenginlikleri ona ulaştırmak için açıldığını söyler. 🌟🇹🇷⠀⠀

📌 Osmanlı padişahları tarafından yaptırılan camileri ziyaretle şehri adımlamaya başlayan seyyah, hemen Fransa’daki kiliselerle bir kıyasa girişir: “Türlerinin çok güzel örnekleri olan bu yapıların hiçbir eksiği yoktur ve çok iyi korunmuşlardır; oysa Fransa’da tamamlanmış hemen hemen tek bir kilise bile yoktur. Bu kiliselerin çoğunlukla ne meydanı ne de ağaçlıklı yolu vardır.”⠀⠀

🚶🏻Gördüğü camilerin içinde en güzelinin Ayasofya olduğunu söyleyen seyyah, Ayasofya’dan çıkınca otuz-kırk adım uzaklıktaki Osmanlı şehzadelerinin türbelerine uğramayı da ihmal etmez. ⠀⠀

Buradan çıktıktan sonra Süleymaniye Camii’ne gider. İstanbul’un bütün camileri arasında kubbesinin güzelliği bakımından Ayasofya’ya en yakın olanının Süleymaniye olduğunu söyler, hatta Tournefort’a göre, bu caminin dış bölümünün Ayasofya’yı aştığı bile söylenebilir. Seyyahın dikkatini yine avlu düzenlemesi çekecektir: “Süleymaniye’nin çeşmesi çevresinde başka küçük çeşmeler vardır. Çeşmenin bulunduğu avlu çok güzeldir ve ağaçlandırılmıştır.” 🍃 ⠀

İstanbul’da kaldığı birkaç günlük süre içinde oradan oraya koşturup duran Tournefort, bu büyük kenti tanımak için yıllarca burada kalmak gerektiğini söylüyor. Haksız da sayılmaz. Bu şehirde yaşayanlar bile İstanbul’u hakkıyla tanıyamazken…

BEĞEN
YORUMUNUZU YAZIN, SORUNUZU SORUN
{{ entity.comments.quantity }} KİŞİ YORUM YAZDI
İLK YORUM YAZAN SİZ OLUN
  • ZPOR
  • BİLİM & TEKNOLOJİ
  • AKTÜEL & KÜLTÜR
YUKARI DÖNÜN

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz