MecraKaraçay sürgününün 75. yılı

Karaçay sürgününün 75. yılı

SAMİR BABAOĞLU MECRA 2 DAKİKADA OKUNUR
Karaçay sürgününün 75. yılı
Stalin rejimi tarafından Karaçay Türklerinin yurtlarının sürülmesinin üzerinden tam olarak 75 yıl geçiyor.

Sovyetlerin ilk yıllarında Stalin’in "Yeni Ekonomi Planı" çerçevesinde gerçekleştirilen kolektivizasyon politikaları ve sonrasında 1937-1938 repressiya döneminde rejimin çeşitli sindirme, katliam uygulamalarına maruz kalan halklardan biriydi Karaçaylar.

Buna rağmen İkinci Dünya Savaşı’nın başlamasıyla birlikte Hitler Almanyası’na karşı "ortak vatan"ın savunması için ön cepheye koşanlar da Karaçaylardı.

1939 sayımına göre 150 bin nüfuslu Karaçay Özerk Bölgesi’nde 70.301 Karaçay Türkü yaşıyordu. 1941’de İkinci Dünya Savaşı başladığında Karaçay bölgesinde de seferberlik başlatıldı ve ilk olarak 15.600 kişi ön cepheye, 3 bin kişi de arka cephede işçi orduları denilen gruba katıldı.

 2 Kasım 1943’de başlanan sürgünde 68,614 Karaçay Türkü Kazakistan ve Kırgızistan'a sürüldü.
2 Kasım 1943’de başlanan sürgünde 68,614 Karaçay Türkü Kazakistan ve Kırgızistan'a sürüldü.

Sovyet arşiv verilerine göre savaşın ilk yıllarında Karaçay bölgesinden cepheye giden askerlerden 8 bini arkasında bir iz bırakmadan öldü veya kayboldu. Genç erkekler Almanlarla ön cephede savaşırken geride kalan Karaçay bölgesindeki insanlar da keçe, koyun derisi, kürk şapka, yün çoraplar ve askerlerin işine yarayacak muhtelif bireysel eşyalar toplayarak, toplamda 6 vagon malzemeyi savaş bölgelerine gönderdiler. Lakin Alman orduları karşısında tutunamayan Sovyet birlikleri geri çekilmeye başladı. 1942 yılının Ağustos ayında Alman orduları Kafkasya’ya kadar geldiler. Karaçay Özerk Bölgesini de işgal eden Alman orduları “Karaçay Ulusal Komitesi” adı altında bir komite kurdular. İşgal sırasında Almanların bölgeye yönelik ılımlı politikaları Stalin tarafından şiddetle karşılandı ve 5.5 aylık Alman işgali sonrası Karaçaylar yine Sovyet rejimi ile baş başa kaldılar. Stalin’e göre Karaçay Türkleri Almanlarla işbirliği yapmıştı ve bunun da cezası ödenmeliydi. Sadece işbirliği yapanlar değil, işbirlikçilerin küçük çocukları, anneleri, babaları ve tüm aile fertleri de cezalandırılmalıydı.

REKLAM

Sürgünün acısını yansıtan bir resim eseri.
Sürgünün acısını yansıtan bir resim eseri.

Cezalandırma SSCB İç İşleri Halk Komiserliği'nin (NKVD) raporuyla 12 Ekim 1943 tarihli SSCB Yüksek Sovyetler Birliği Başkanlığı kararı ile başlatıldı.Karara göre Karaçay Türkleri yaşadıkları bölgeden sürgün edilerek Kazakistan ve Kırgızistan Sovyet Cumhuriyetlerine yerleştirilecekti.

Kararın uygulanması 2 Kasım 1943’de başlandı ve 68,614 kişinin sürgünü için ordu birlikleri seferber edildi. 2 Kasım gecesi saat 2 sıralarında bölgeye gelen NKVD birlikleri ve askerler önce tutuklama işlemlerine başladılar ve ilk gün 1000 civarında Karaçay Türkünü tutukladılar.

Sürgün için hazırlanan vagonlara doldurulan Karaçayların Kırgızistan ve Kazakistan’a meşakkatli yolculuğu başlandı. 1943 yılının Aralık ayında Güney Kazakistan’a, Cambul bölgesine ve Kırgızistan’ın Frunze bölgesine 12.500 erkek, 19,444 kadın ve 36.670 çocuk olmak üzere eski Karaçay Otonom Bölgesi'nden 68.614 kişi yerleştirildi.

Karaçay Sürgünü'yle ilgili çizilmiş bir eser. (Resim: Rüstem Eminov)
Karaçay Sürgünü'yle ilgili çizilmiş bir eser. (Resim: Rüstem Eminov)

14 yıl süren sürgün hayatı, Stalin’in ölümünden sonra Komünist Parti’nin başına geçen Nikita Kruşçev’in sürgün edilen halkların geri dönüşünün başlatılması gerektiği konusundaki kararıyla 1956 yılında son buldu. Aynı yıl Moskova’da 10 Karaçay temsilcisi ile bir araya gelen Kruşçev, Karaçayların kendi topraklarına geri dönüşleri için gerekli işlemlerin yapılacağına ve onlara karşı işlenmiş olan haksızlıkların ortadan kaldırılacağına dair temsilcilere söz verdi.

Karaçay bölgesine ilk geri dönüş treni 3 Mayıs 1957 yılında geldi. 2 Mayıs hâlâ Karaçaylar arasında “Karaçay Halkının Yeniden Dirilişi Günü” olarak kutlanır.

REKLAM

Karaçay-Çerkes Cumhuriyeti'nin Uçkeken bölgesinde sürgünün anısına yapılmış heykel.
Karaçay-Çerkes Cumhuriyeti'nin Uçkeken bölgesinde sürgünün anısına yapılmış heykel.

Sürgün öncesinde Karaçay Özerk Bölgesi de idari yapı olarak lağv edildi ve geri dönen Karaçaylar kendilerini 12 Ocak 1957 yılında yeni idari yapı olan Karaçay Çerkes Özerk Bölgesi’nin sınırları içinde buldular.

1992 yılına kadar yaşayan Karaçay Çerkez Özerk Bölgesi, 1992 yılında Rusya Federasyonu’na bağlı Karaçay-Çerkez Cumhuriyeti statüsü aldı.

Sürgüne uğramış diğer Sovyet halkları gibi Karaçaylar’ın hakları da resmi olarak 14 Kasım 1989’da tanındı. SSCB Yüksek Sovyeti tarafından “zorla yurtlarından sürülmüş halklara karşı yasadışı eylemlerin tanınması ve onların haklarının iadesi” ile ilgili bir deklarasyon imzalandı.

Son nüfus sayımına göre Karaçay-Çerkes Cumhuriyeti’nin 194 bini Karaçaylardan, 150 bini Ruslardan ve 56 bini Çerkeslerden oluşmaktadır.

Karaçaylar her sene sürgünün başlangıcı olan 2 Kasım'ı çeşitli tedbirlerle anıyor ve sürgün sırasında vefat eden soydaşları için dualar okuyorlar.
Karaçaylar her sene sürgünün başlangıcı olan 2 Kasım'ı çeşitli tedbirlerle anıyor ve sürgün sırasında vefat eden soydaşları için dualar okuyorlar.

Çeşitli dönemlerde Kafkas halklarına karşı yürütülen sürgün, soykırım ve asimilasyon politikalarından nasibini alan Karaçay Türkleri 1943’deki sürgünün travmasını hâlâ kendi bünyelerinde yaşıyor ve hafızanın diri tutulması için 2 Kasım gününü çeşitli tedbirlerle anıyorlar.

YORUMUNUZU YAZIN, SORUNUZU SORUN
{{ entity.comments.quantity }} KİŞİ YORUM YAZDI
İLK YORUM YAZAN SİZ OLUN

Eski Sovyetler, Kafkasya ve Orta Asya`nın dünü ve bugünü ile yakından ilgileniyor.

HAFTANIN ÖZETİ

General Hafter'den IŞİD'li militan itirafı
General Hafter'den IŞİD'li militan itirafı
Bu hafta İslam dünyasında, Libyalı emekli General Halife Hafter'ın yakaladıkları IŞİD militanlarını yeniden ülkelerine gönderdiklerini itiraf etmesi, İran'daki sistem sorunu, Ürdün Kralı Abdullah'ın halası Prenses Besme'nin işadamı kocası Velid el Kurdî'ye gönderilen "teslim ol" çağrısı, KKTC'de hükümeti kurma görevinin UBP Başkanı Ersin Tatar'a ve...

PORTRELER

Hacca giden ilk İngiliz Müslüman kadın: Zeynep Cobbold
Hacca giden ilk İngiliz Müslüman kadın: Zeynep Cobbold
İskoçya tepelerinde basit bir mezara gömülü, başı sağ yanına çevrili ve Mekke’ye dönük vaziyette yatan bir kadın... Bu kadının hayattayken son arzusu İslami usullere göre defnedilmekti. İskoçya’daki bu mezarın sahibi, Dunmore Kontu Charles Adolphus Murray ve Leicester’ın ikinci kontunun kızı Lady Gertrude Coke’un kızları Evelyn Cobbold.Onun hikayes...

HAREKETLER

Kazak Milli Hareketi Alaş Orda
Kazak Milli Hareketi Alaş Orda
Şubat 1917 İhtilali ile Rusya’da Çarlık rejiminin çökmesi Türkistan halkları tarafından sevinçle karşılandı. Aydınların millî devlet arayışlarının da önünü açtı. Böylece Türkistan’da 1917’nin sonlarında Alaş Orda ve Türkistan Muhtariyet hükümetleri ortaya çıktı. Ancak, bunlar Ekim devriminden sonra Bolşeviklerin baskısıyla yıkıldı

KARENİN SÖYLEDİĞİ

Kuzey Afrika'nın devrik liderleri
Kuzey Afrika'nın devrik liderleri
15 Ağustos 2005'te çekilen bu fotoğrafta, Libya lideri Muammer Kaddafi, Libya'nın başkenti Trablus'un doğusunda, Akdeniz kıyısındaki Sirte'de gerçekleştirilen bir toplantının ardından müttefikleri; Mısır lideri Hüsnü Mübarek, Cezayir lideriAbdülaziz Buteflika, ile görülüyor.Devlet televizyonundan bildirildiğine göre, Cezayir’in kıdemli Cumhurbaşkan...

MALUMAT

Azerbaycan'da 28 yıl sonra zorunlu din dersi
Azerbaycan'da 28 yıl sonra zorunlu din dersi
1991’de bağımsızlığın ilan edilmesinden sonraki ilk cumhurbaşkanlığı seçimi öncesi cumhurbaşkanlığına adaylığını koymuş Ebülfez Elçibey’in liderliğini yaptığı Azerbaycan Halk Cephesi Partisi’nin programına “Maneviyat ve Din” bölümü eklenmişti. Bu bölümde zaruretler arasında gösterilen maddelerden biri de orta okullarda ve üniversitelerde din dersle...

NE OKUMALI?

Azrail'in Vilayetine Yolculuk sonrası başkalaşmak
Azrail'in Vilayetine Yolculuk sonrası başkalaşmak
2018 yılında Zeynep Özel ve Zeynep Akçora çevirisiyle Ketebe Yayınları tarafından dilimize kazandırılan İranlı düşünür Celal Ali Ahmed imzalı "Azrail'in Vilayetine Yolculuk" isimli eserde, bir "Acem"in sosyalist düşünceyle başlayan hayatının, yaptığı İsrail gezisi ile farklı bir yöne evrilmesi konu ediliyor. Bu kitabı okuduğum da aklıma en çok sevd...
YUKARI DÖNÜN

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz