Hamas’ın füze kapasitesi
15:20, 08/10/2023, Pazar

Hamas'ın askeri kanadı İzzeddîn el-Kassâm Tugayları tarafından işgal altındaki topraklara ilk füze 2001 yılının 26 Ekim’inde atıldı.
İkinci İntifada döneminde İsrail’e atılan ilk füze olan Kassâm 1 ile başlanan süreç bugün yerini yüksek menzilli, tahrip gücü kuvvetli füzelere bırakmıştı. Peki oradan bu noktaya nasıl gelinmişti?
Hamas'ın
askerî kanadı İzzeddîn el-Kassâm Tugayları
tarafından işgal altındaki topraklara ilk füze 2001 yılının 26 Ekim’inde atılmış ve
“Kassâm 1”
ismini taşıyan bu füzeyle Sderot
şehri vurulmuştu.- Oldukça ibtidâî olan bu füze sadece birkaç kilometrelik bir menzille düşük kapasiteli bir patlama etkisi taşıyordu. Tabi Hamas’ın füze kapasitesi burada sınırlı kalmamıştı. 2021 yılının Mayıs ayı Hamas’ın bu noktadaki gücünü de göstermişti.
İsrail
tarafından Gazze’ye
yapılan saldırıya cevap sadedinde Tel Aviv’e
130
füze atılmıştı. Bu, Tel Aviv’e
yapılan saldırıların bu tarihe kadar gerçekleştirilmiş en kapsamlı olanıydı.İsrail’e
verilen bu gözdağı burayla da sınırlı kalmamıştı. İzzeddîn el-Kassâm Tugayları’nın
askerî sözcüsü olan Ebû Ubeyde
bu gelişmelerden birkaç gün sonra yaptığı açıklamada Ayyâş 250

Mayıs
savaşı gerçekten de önemli bir gövde gösterisi mesabesindeydi. Hamas’ın
dar imkânlarına rağmen böylesine tahrip gücü yüksek füzelere nasıl sahip olduğu ise akıllarda beliren soru olmuştu.Tabii bu, 20 yıllık bir birikim neticesinde mümkün olabilmişti. Yukarıda da bahsettiğimiz gibi İkinci İntifada döneminde İsrail’e atılan ilk füze olan Kassâm 1 ile başlanan süreç bugün yerini yüksek menzilli, tahrip gücü kuvvetli füzelere bırakmıştı. Peki oradan bu noktaya nasıl gelinmişti?
70 cm
uzunluğunda 8 cm
genişliğinde olan ve menzili 3 kilometreden fazla
olmayan Kassâm 1,
başlığında bir kilo kadar patlayıcı taşıyordu. Hedefi
isabet
noktasında çok da randımanlı değildi. Buna rağmen Kassâm 1
yine de karşı cephede ciddi bir huzursuzluğa yol açmıştı.- Bu ilk füzeyi geliştirme çalışmaları bir yıl sonra Kassâm 2 ile neticelenmişti. 2002 yılında ilk atış da İsrail üzerine olmuştu. 5 – 6 kilogram patlayıcı taşıyan bu füzenin menzili ise 9 kilometreden 12 kilometreye kadar uzanıyordu.
2005
yılında üretilen Kassâm 3
ise 17 kilometrelik menziliyle bu serinin en gelişmiş füzesi olmuştu. Füze geliştirme projeleri sürekli devam ediyordu.80 kilometrelik
menziliyle M75 Ben Gurion Havalimanı
’nı vuran ilk füze olmuştu. İlk defa 2014
yılında atılan S55
ise Hamas’ın
elindeki bir diğer füzeydi. Aynı yıl kullanılan ve 80 kilometre
menzile sahip olan J80
İsrail ile yapılan mücadele tarihinde Tel Aviv’e
atılan ilk füze olmuştu.
Bir sonraki yıl olan
2015
yılında sahasının ilk füzesi R160
boy göstermiş, Hayfa’yı
vurmasıyla büyük bir ses getirmişti. 120 kilometre menzile sahip olan A120
ise İsrail tarafında can almıştı.
İlerleme tüm hızıyla devam ediyordu. Ayyâş 250
bunun en bariz misali olmuştu.- Tabi direniş cephesi bir hayli sınırlıydı. Buna rağmen önemli ilerlemeler kaydediliyordu. El-Cezîre’nin prestijli programlarından, Tâmir el-Mishâl tarafından sunulan “Mâ Hafiye A’zam” programının bir bölümü dikkatleri ilginç bir noktaya çekmişti.
Program, Hamas’ın kendi imkânlarıyla yaptığı füzelerle alakalıydı. Hamas şüphesiz dışarıdan destek alıyordu, bu bilinmeyen bir durum değildi. Mısır’da Sîsî’nin iktidara gelmesiyle Refah Sınır Kapısı’nın kapatılması, Gazze’ye malzeme sağlayan tünellerin imha edilmesi, aynı şekilde denizden boru çekilerek bu tünellere deniz suyu basılması direniş cephesini zor durumda bırakan gelişmelerdi.
2014
yılında yapılan İsrail
saldırısı dışarıdan desteği büyük ölçüde kesilen Hamas’ı
yok etmekten başka bir maksat
taşımıyordu. Tabi hesaplar hiç de istenildiği gibi gitmemişti. 51 gün
devam eden İsrail
saldırısı Gazze’de
ciddi bir yıkıma yol açarken, İsrail’in hesap edemediği bir durum Hamas
için durumu krizden bir fırsata
çevirmişti.
Cephane ihtiyacı
içerisinde olan Hamas
için bu fırsat İsrail’in Gazze’ye
attığı ve patlamayan füze, roket
gibi şeylerle olmuştu. Hamas’ın
cephane ihtiyacını gidermesi bununla sınırlı da kalmamıştı.2005
yılında İsrail Gazze’deki yerleşim yerlerinden geri çekildiğinde arkasında bıraktığı su şebekesi
için kullanılan madeni borular
da Hamas tarafından füzeye çevrilmek üzere buradan çıkartılmıştı.Hamas’a
bağlı dalgıçlar
tarafından suyun derinliklerine inilerek bulunan geminin en can alıcı noktası da geminin kullanılmamış
bol miktarda mühimmat
ile dolu olması olmuştu.
Harcanan ciddi bir emek ve zaman ile bunların su altından çıkarılması, sonrasında
silah atölyelerinde işlenerek
kullanıma hazır hale getirilmesi sağlanmış, özellikle Mayıs savaşında bunlar İsrail’e karşı kullanılmıştı.
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.