İki kült arasına sıkışan ülke: Türkmenistan

Türkmenbaşı Niyazov'un 10 milyon dolara mal olan altın heykeli.
Türkmenbaşı Niyazov'un 10 milyon dolara mal olan altın heykeli.
İÇİNDEKİLER

Saparmurat Niyazov, namıdiğer Türkmenbaşı, 21 Aralık 2006 günü vefat ettiğinde, herkeste “Türkmenistan artık normal ve sıradan bir ülke haline gelir” umudu belirmişti. Tabii, “Gelen gideni aratır” diye düşünenlerimiz de yok değildi. Nihayet, ikinci kesim haklı çıktı. Kısa süreli bir “normalleşme”nin ardından, dünyanın hiçbir ülkesine benzemeyen Türkmenistan’da, Türkmenbaşı dönemini aratmayacak ilginçlikler ardı ardına gelmeye başladı.

Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra bağımsızlığını kazanan cumhuriyetlerden biri olan Türkmenistan, şimdiye kadar iki devlet başkanı gördü: Saparmurat Niyazov ve 2007’den beri görevde bulunan Gurbanguli Berdimuhammedov.

Türkemnistan'ın 27 yıllık tarihinde yalnızca iki isim devlet başkanlığı koltuğuna oturdu: Saparmurat Niyazov (Oturan) ve Gurbanguli Berdimuhammedov (Ayakta).
Türkemnistan'ın 27 yıllık tarihinde yalnızca iki isim devlet başkanlığı koltuğuna oturdu: Saparmurat Niyazov (Oturan) ve Gurbanguli Berdimuhammedov (Ayakta).

1991’de Sovyetler Birliği dağıldığında, bir anda ulusal komünist parti teşkilatları tabela değişikliğine gitmiş, parti binaları ve lider koltukları bile değiştirilmeden sadece "komünist" kelimesi "milliyetçi" veya "demokrat" ifadesi ile yer değiştirmişti.

Aralık 1991’de Türkmenistan Komünist Partisi’nin 25’inci kongresinde parti feshedilerek adı Türkmenistan Ulusal Demokratik Partisi (TUDP) olarak değiştirildi ve 1985’den beri partinin başında olan Saparmurat Niyazov da tabelası değiştirilmiş yeni partinin yeni lideri oluverdi. TUDP’in yeni parti programında kültürel, demokratik ve ekonomik reformların gerçekleştirilmesi ve Türkmen ulusal kimliği ve geleneklerin canlandırılmasıyla birlikte ekonomide devletin ağırlığının azaltılması konularına vurgu yapıldı. Komünist liderler bir gecede liberal oldular.

1917'de gerçekleşen Bolşevik Devrim ile kurulan Sovyetler Birliği, 1991'in son günlerinde resmen dağılmıştı.
1917'de gerçekleşen Bolşevik Devrim ile kurulan Sovyetler Birliği, 1991'in son günlerinde resmen dağılmıştı.

1991’de Sovyet şemsiyesinden kurtulan tüm birlik ülkelerinde devlet ve liderler kimlik boşluğunu doldurmak ve yeni kurulan devlete bir meşruiyet zemini sağlamak için yeni milli kimlik politikaları oluşturma çabalarına girişmişti. Bu çabalar özellikle Türkmenistan ve Özbekistan’da abartılmış bir formda, temel amacının dışına çıkarak, bambaşka bir istikamete evrildi.

Türkmenistan’daki bu yeni milli kimlik oluşturma politikaları zamanla devlet baskısı altında resmi milliyetçilik politikalarına dönüştü ve bu dönüşüm Saparmurat Niyazov’un şahsıyla özdeşleşti.

Uluslararası sisteme uyum sağlamak ve ulus devlet kimliğini oluşturmak için, milletleşme politikaları, sağlam bir altyapı oluşturulmadan hızlı bir şekilde uygulamaya konuldu. Bu politikaların başka bir amacı ise, Türkmenistan’daki 5 büyük kabile olan Teke, Yomut, Ersari, Salır ve Sarık kabilelerinin birliğini sağlamaktı.

Türkmenistan'ın sosyal yapısında 5 büyük kabile ön plana çıkıyor.
Türkmenistan'ın sosyal yapısında 5 büyük kabile ön plana çıkıyor.

Saparmurat Niyazov bu süreci özetlerken şöyle diyordu: “Bağımsız ve daimi tarafsız Türkmenistan’ı kurmakla ve değişik kabileleri birleştirmekle, yeni bir millet yaratmıyoruz. Bizim yaptığımız şey, eskiden güçlü olan, fakat zaman içerisinde tarihin cilvesi olarak perdelenen milli öze tekrar dönmektir.”

Ancak Türkmenistan’da, Niyazov’un iddiasının aksine “yeni bir millet” veya Benedict Anderson’un ifadesiyle yeni “hayal edilmiş topluluk” kurulmaya çalışılıyordu.

Saparmurat Niyazov, Türkmenistan'ın yönetimini ele aldıktan sonra ülkede "yeni bir millet" oluşturma çabasına girişti.
Saparmurat Niyazov, Türkmenistan'ın yönetimini ele aldıktan sonra ülkede "yeni bir millet" oluşturma çabasına girişti.

Henüz eski SSCB-yeni Rusya’nın politik yörüngesinden tam olarak kurtulmasa da Azerbaycan, Gürcistan, Özbekistan gibi Türkmenistan da resmi devlet dairelerinde, bürokraside ve diğer etnik kimlikler arasında kullanılan ortak iletişim dili olmasına rağmen Rusçanın etkisinin azaltılması için bir takım tedbirler aldı.

Türkmencenin resmi devlet dili olarak ilan edilmesiyle birlikte Rusça şehir isimleri ve bir takım kavramların Türkmenceye dönüştürülmesi moda haline geldi. Türkmenbaşı bütün bürokratların Türkmence konuşmasını zorunlu hale getirirken, sık sık Türkmence konuşamadığı için azar işiten Dışişleri Bakanı Boris Şıhmuradov’u görevden alarak bu işte ne kadar ciddi olduğunun da mesajını verdi.

Boris Şıhmuradov, 1995-2000 yılları arasında Türkmenistan Dışişleri Bakanı olarak görev yapmıştı.
Boris Şıhmuradov, 1995-2000 yılları arasında Türkmenistan Dışişleri Bakanı olarak görev yapmıştı.

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda 1995 yılında kabul edilen Türkmenistan’ın “baki bitaraplik(daimi tarafsızlık)" ilkesi bağımsızlık sonrası Türkmenistan dış politikasının prensibi olmasının yanında bu ilke, Türkmen milli kimliğinin bir parçası olarak da takdim edilmeye çalışıldı.

Devlet, Rusya’ya ve Türkmen gazı için can atmaya başlayan Batılı ülkelere “Ben dünyada ve komşuluğumda şimdi ve bundan sonraki süreçte gerçekleşecek hiçbir olaya taraf olmayacağım” yeminini ederken, Türkmen halkının da bu ilkeyi içselleştirmesini istiyordu. Bu amaçla başkent Aşkabat’ın en büyük meydanlarından olan Karl Marks Meydanı’nın ismi Tarafsızlık Meydanı olarak değiştirildi, başında ‘tarafsızlık’ kelimesi geçen caddeler, sokaklar, meydanlar oluşturuldu.

Türkmenistan'ın devlet politikasını simgeleyen Tarafsızlık Anıtı ve Tarafsızlık Meydanı. (Shutterstock)
Türkmenistan'ın devlet politikasını simgeleyen Tarafsızlık Anıtı ve Tarafsızlık Meydanı. (Shutterstock)

Resmi tarih yazımının en önemli unsuru şüphesiz Türkmenbaşı’nın “Kur’an’dan sonra Türkmenlerin ikinci kitabı” olarak nitelendirdiği, bizzat kendi kaleminden çıktığı iddia edilen “Ruhname” adlı eserdi.

Türkmenistan’ın her yerinde Türkmenbaşı’nın heykeli ya da resmi yanında Ruhname’nin maketi veya bu kitaptan alınmış kısa cümleler konuluyordu. Ruhname hem ortaokullarda, hem de üniversitelerde Türkmenbaşı’nın ölümünden 2 yıl sonrasına kadar zorunlu ders kitabı olarak okutulmaya devam etti.

Başkent Aşkabat'ta bulunan devasa Ruhname anıtı. (Shutterstock)
Başkent Aşkabat'ta bulunan devasa Ruhname anıtı. (Shutterstock)

25 yılık başkanlık süresi boyunca Türkmenbaşı insanı hayrete düşürecek uygulamalarıyla Türkmenistan tarihinde derin bir iz bıraktı. İşte onlardan bazıları:

• 21 Haziran 1992’de tek aday olarak girdiği devlet başkanlığı seçimini yüzde 99,5’lik oranla kazandı.

• 1997 yılında Türkmenistan Milli Marşı’nın sözlerini yazdı ve marşın sözlerine kendi ismini soktu:

"Türkmenbaşı'nın kurduğu büyük binası

Sonsuz devletim, ciğerim canım

Başların tacısın, dillerin senası (Sesi)

Dünya yaşasın sende yaşa Türkmenistan’ım!"

• Başkent Aşkabat'ta, güneşin hareketiyle dönen, 10 milyon dolarlık Türkmenbaşı Altın Heykeli inşa edildi. Ülke içinde Türkmenbaşı’nın 14 bin civarında heykel, büst ve anıtının yaptırıldığı belirtiliyor.

• Ağustos 2002'de Halk Konseyi, Türkmenbaşı’nı ömür boyu ülkenin başkanı olarak ilan etti ama Niyazov “büyük mütevazılık” göstererek 2008'den sonra cumhurbaşkanlığı seçimlerinin yapılmasının daha uygun olacağını belirtti.

• Tüm kamu kurumlarında Türkmenbaşı’nın heykelinin veya resminin yanı sıra "Kutsal Ruhname odası" tesis edildi.

• Türkmenistan’ın en yüksek noktası olan Ayrıbaba Koytendag Tepesi’nin ismi (3138 m) “Büyük Türkmenbaşı Zirvesi” olarak değiştirildi.

• Sovyetler zamanında ismi Krasnovodsk olan şehrin isimi Niyazov’un onuruna "Türkmenbaşı" olarak değiştirildi.

Türkmenbaşı, Hazar Denizi'ne kıyısı olan bir liman şehri.
Türkmenbaşı, Hazar Denizi'ne kıyısı olan bir liman şehri.

1998’de Türkmenistan’a düşen bir meteora Türkmenbaşı ismi verildi.

• Tüm anaokulu, ilkokul, ortaokul, lise ve üniversitelerde öğrencilerin derse Türkmenbaşı’na bağlılık yemini ederek başlamaları zorunlu hale getirildi.

Türkmenbaşı'nın fotoğrafı tüm televizyon kanallarının üst köşesine zorunlu olarak yerleştirildi.

• 2003 yılı "Türkmenistan’ın ilk cumhurbaşkanı Saparmurat Niyazov’ın kahraman annesi Gurbansultan Ece Yılı"; 2004 yılı da "Türkmenistan’ın ilk cumhurbaşkanı Saparmurat Niyazov’ın kahraman babası Atamurat Niyazov Yılı" ilan edildi.

• Aşkabat dışındaki tüm hastaneleri kapattı. “Neden bu kadar çok hastaneye ihtiyacımız var? İnsanlar hastalandığında Aşkabat'a gelebilirler” diyerek, kolera ve AIDS dâhil olmak üzere tüm bulaşıcı hastalıkları yasa dışı ilan etti ve bunlardan bahsetmeyi de yasakladı.

Aşkabat'ta bulunan "anne & çocuk hastanesi".
Aşkabat'ta bulunan "anne & çocuk hastanesi".

21 Aralık 2006 günü ölümü bile korkuyla açıklanan Saparmurat Niyazov için ülkede günlerce merasimler ve yas törenleri düzenlendi. Kalp ve şeker hastası olan Türkmenbaşı’nın ani ölümü ülkede şok etkisi yaratmıştı. Türkmenbaşı’ın ölümü tüm dünya tarafından ilgiyle karşılandı, çünkü bu eksantrik başkanın ölümünden sonra yerince gelecek kişi ve Türkmenistan’ın bundan sonraki durumunun nasıl gelişeceği merak konusuydu.

Saparmurat Niyazov, 21 Aralık 2006 günü geçirdiği kalp krizi sebebiyle hayatını kaybetti.
Saparmurat Niyazov, 21 Aralık 2006 günü geçirdiği kalp krizi sebebiyle hayatını kaybetti.

1997 yılında sağlık bakanlığı, 2001 yılında ise Türkmenistan Bakanlar Kurulu Başkan Vekilliği görevlerini üstlenen, mesleki olarak tıp doktoru (diş hekimi) olan ve Komünist Parti nomenklaturasından (kilit noktaları elinde tutan bürokratlar) olan Gurbanguli Berdimuhammedov, Niyazov’un ölümünden 2 ay sonra selefi gibi tek başına girdiği seçimlerden yüzde89,23 oy alarak, Türkmenistan’ın yeni başkanı seçildi.

Gurbanguli Berdimuhammedov, seçimi kazandıktan sonra Kur'an ve Ruhname'ye el basarak yemin etmişti.
Gurbanguli Berdimuhammedov, seçimi kazandıktan sonra Kur'an ve Ruhname'ye el basarak yemin etmişti.

Gurbanguli Berdimuhammedov yemin töreninin ilk gününden selefi Türkmenbaşı’yı aratmayacağının sinyallerini veriyordu. "Parlak geleceği" temsilen beyaz bir halı üzerinde yürüyerek ülkenin “iki kutsal kitabı”na, Kur’an’a ve Ruhname’ye yemin ederek göreve başladı. İlk resmi ziyaretini Suudi Arabistan’a gerçekleştiren Berdimuhammedov, umre yaparak “dinine ve Türkmen örfüne bağlı kalacağının” mesajını vermiş oldu.

Sıra, “Türkmenbaşı kültü”nün sosyal hayattan ve insanların zihinlerinden yavaş yavaş silinmesine gelmişti. Berdimuhammedov, selefi gibi öncelikle kendisine ulusu temsilen bir lakap, unvan seçti. Öncelikle “Ulusun lideri” ve “Arkadağ(Koruyucu, sahip çıkan, hami…)" unvanlarını kendisine "layık" gördü ama ikinci unvan sosyal hayatta daha çok kullanılmaya başlandı. Bu bağlamda, başkent Aşkabat’ta 24 ayar altın kaplama, 21 metre yüksekliğinde, kendisini at üstünde gösteren heykelini diktirdi. “Başkent sakinlerinin geri çevrilemeyen istekleri” nedeniyle Aşkabat’ta çok büyük bir park yapılarak “Arkadağ” olarak isimlendirildi.

Başken Aşkabat'taki Berdimuhammedov heykelinin toplam yüksekliği 21 metre.
Başken Aşkabat'taki Berdimuhammedov heykelinin toplam yüksekliği 21 metre.

11 yıldır başkanlık koltuğunda oturan Gurbanguli Berdimuhammedov’un, Türkmenistan medyasında öne çıkarılan "yetenekleri" saymakla bitmeyecek türden. Mesela, Berdimuhammedov, müziğin birçok alanında iddialı.

Gurbangalu Berdimuhammedov'un, torunuyla beraber rap söylediği görüntüler, ülkenin en çok paylaşılan videolarından biri.

Berdimuhammedov sporun her çeşidinde “Türkmenistan’ın en iyisi”: Futbol, basketbol, bisiklet, tenis, golf, ağırlık kaldırma sporları, motor sporları… Hatta Berdimuhammedov bisikletle basket oynayacak kadar iyi bir basketbolcu.

40 civarında kitap kaleme aldı

Beyaz araba zorunluluğu

Berdimuhammedov’un yasakları ve yeni uygulamaları, türüne göre bazen Saparmurat Niyazov’u da aratır durumda. En son başkent Aşkabat’ta renkli arabaları yasaklayarak "Beyaz Aşkabat" için beyaz araba zorunluluğu getirildi.

Berdimuhammedov, "Beyaz Aşkabat" olarak da anılan başkentte renkli otomobil kullanılmasını yasakladı.
Berdimuhammedov, "Beyaz Aşkabat" olarak da anılan başkentte renkli otomobil kullanılmasını yasakladı.

Türkmenistan "Daimi Tarafsızlık" politikasıyla istikrarlı bir ülkeyi andırıyor olsa da insanların hayat şartları, ülkedeki ekonomik durum, temel hak ve hürriyetlerin kısıtlanmış olması ülkenin geleceğiyle ilgili müspet öngörülerde bulunmamıza mani oluyor. Rusya, İran ve Katar’ın ardından kanıtlanmış doğalgaz rezervlerine göre dünyada dördüncü sırada yer alan Türkmenistan, bu rezerv zenginliğine rağmen doğalgaz üretiminde ilk on ülke arasına dahi girememektedir.

Doğal zenginlik ve zengin yeraltı kaynaklarına rağmen çok iyi şartlarda yaşamayı hak eden Türkmen halkı, maalesef Sovyetler sonrasında geçen 27 yılda iki devlet başkanın kişisel kültlerinin ve şahsi uygulamalarının çerçevesine sıkışıp kalmış durumda.