İranlılar, Suriye konusunda neden sessiz?

HABER MASASI MECRA DAKİKADA-OKUNUR
İranlılar, Suriye konusunda neden sessiz?
Suriye'deki savaş, Esed rejimine destek için bu ülkeye akın eden binlerce İranlının ölümüne yol açtı.
BEĞEN

Suriye’de başlayan halk ayaklanmasının bir savaşa dönüşmesiyle birlikte, ölü sayısının 600 bini çoktan aştığı belirtiliyor. Şu anda uluslararası sistemi meşgul eden sorunların başında gelen Suriye krizi, etkileriyle ve yol açtığı sonuçlarla önümüzdeki on yıllar boyunca hem bölgemizi hem de dünyayı sarsmaya devam edecek gibi görünüyor.

Suriyeliler, 2011'de reform talebiyle sokaklara döküldüğünde, rejime karşı henüz silahlı herhangi bir girişim yoktu.
Suriyeliler, 2011'de reform talebiyle sokaklara döküldüğünde, rejime karşı henüz silahlı herhangi bir girişim yoktu.

2011’in mart ayında Suriye’deki barışçıl gösterilerin başlaması, İran’ın desteklediği Beşşar Esed rejiminin durumuna kanlı bir şekilde müdahalesi ve sonrasında savaşa dönüşen protestolar, şu soruları hep akla getirdi: İranlılar, ülkelerinin böylesine kanlı bir savaşta başrol oynaması konusunda ne düşünüyorlardı? Suriye’den katliam görüntüleri geldikçe, olan biteni kendilerine nasıl izah ediyorlardı? Ülkelerinin bu yıkıcı askeri müdahalesini protesto eden İranlılar var mıydı?

İran, Suriye'deki olayların ilk aşamasından itibaren rejime askeri desteğini yoğunlaştırdı.
İran, Suriye'deki olayların ilk aşamasından itibaren rejime askeri desteğini yoğunlaştırdı.

Şimdiye kadar çok sorulan ancak cevabı pek verilmeyen bu sorulara, İranlı araştırmacı Hamid Haşimi, oldukça kapsamlı bir makaleyle cevap aradı. Muftah.org adlı sitede yayımlanan yazısında Haşimi, İran toplumunu belli sınıflara ayırarak, her bir sınıfın Suriye krizindeki duruşunu irdeledi. Oldukça ikna edici bir çerçeve çizen makalenin can alıcı vurguları şöyle:

1979’da Batı destekli otokrat bir rejimi deviren İranlıların, Suriye’deki olaylara şüpheyle yaklaşmasını ve “Batı komplosu” olarak bakmasını “anlaşılır” bulan Haşimi’ye göre, toplumsal anlamda ilk sınıf “hükümet yanlısı İranlılar”. Geniş bir tabanı oluşturan bu grubun, Suriye politikasını sorgulamak şöyle dursun, gelişmelerden doğru dürüst haberdar bile olmadıklarını, üstelik olayları takip etmediklerini kaydeden Haşimi, bu kesimin zihin konforunu bozmamakta ısrar ettiğini kaydediyor.

General Kasım Süleymani, Suriye ve Irak'taki askeri operasyonların beyni olarak tanımlanıyor.
General Kasım Süleymani, Suriye ve Irak'taki askeri operasyonların beyni olarak tanımlanıyor.

Aralarında rejim karşıtları da bulunmasına rağmen, İranlılık kimliği üzerinden rejime yaklaşan ikinci kesim, “milliyetçiler”. Hamid Haşimi, bunların da “milli menfaat” kavramı çerçevesinde Suriye’deki olaylara göz yumduğu kanaatini ifade ediyor. Bu kesim içindeki Arap antipatisinin de Suriye’yi görmezden gelmeye büyük etken olduğunu savunan yazar, Beşşar Esed rejiminin “İslamcıları” tepelemesinin işlerine geldiğini belirtiyor.

''Reformist'' sıfatıyla iktidara gelen Hasan Ruhani, İran'ın Suriye'de uyguladığı askeri doktrinin yazarlarından.
''Reformist'' sıfatıyla iktidara gelen Hasan Ruhani, İran'ın Suriye'de uyguladığı askeri doktrinin yazarlarından.

Üçüncü toplumsal sınıfı temsil edenler ise “reformistler”. Mevcut İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani’nin 2013’te cumhurbaşkanı seçilmesiyle fiilen iktidara gelen reformistler, normalde Suriye olaylarına sempatiyle yaklaşırken, Ruhani hükümetinin sert retoriğine onlar da boyun eğdi. Hasan Ruhani’nin şu anda Suriye’de uygulanmakta olan askeri doktrini kaleme alanlardan biri olduğunu da düşündüğümüzde, yazara göre, reformistlerin birer savaş çığırtkanına dönüşmesinde anlaşılmayacak bir taraf bulunmuyor.

İran dışında yaşayan rejim karşıtları, zaman zaman ABD ile aynı çizgide yer alıyor.
İran dışında yaşayan rejim karşıtları, zaman zaman ABD ile aynı çizgide yer alıyor.

İran’ın dördüncü toplumsal tabakasında “solcular” var. Hamid Haşimi’nin gözlemlerine göre, İranlı solcular, gidişatı etkileyecek bir güce sahip olmadıkları gibi, dile getirdikleri görüşlerin halkta karşılık bulması da hemen hemen imkânsız. Haşimi, İranlı solcuların, dünyadaki solcuların basit ve silik kopyası olduğu yorumunu aktarıyor.

“Katı Şiiler”, İran toplumunun beşinci ana parçasını oluşturuyor. Bunların da tamamen mezhepsel saiklerle Suriye’deki katliama çanak tuttuğunu kaydeden Haşimi, bu grupların içinde mevcut İran yönetimini gayri meşru olarak görenlerin bile, Suriye olaylarında rejimin yanında saf tuttuğunu belirtiyor. Katı Şiilere göre, Suriye’de yaşananlar, “Vahhabiliğe karşı mücadele” başlığına dâhil.

Herhangi bir siyasal grupla ilişkisi bulunmayan İranlı yeni kuşaklar, ülkenin geleceğini şekillendirmede rol sahibi olacak.
Herhangi bir siyasal grupla ilişkisi bulunmayan İranlı yeni kuşaklar, ülkenin geleceğini şekillendirmede rol sahibi olacak.

Tüm bu sınıflandırmaların ardından, “Peki, geriye kim kaldı?” diye soran Hamid Haşimi, İran toplumu içinde tüm bu grupların içinde yer almayan yeni ve genç bir neslin de yetişmekte olduğunu vurguluyor. Henüz etkili ve yetkili durumda olmayan bu genç neslin, orta vadede İran toplumunun gündemini belirleyecek bir noktaya geleceğini düşünen Haşimi’ye göre, Suriye’de yaşananlar, günün birinde İranlıların hepsi tarafından ayrıntılı bir şekilde tartışılacak.

YORUMUNUZU YAZIN, SORUNUZU SORUN
{{ entity.comments.quantity }} KİŞİ YORUM YAZDI
İLK YORUM YAZAN SİZ OLUN
BEĞEN

HAFTANIN ÖZETİ

Haşdi Şabi destekçileri ABD Büyükelçiliği'ni bastı
Haşdi Şabi destekçileri ABD Büyükelçiliği'ni bastı
Bu hafta İslam coğrafyasında; Irak'taki Haşdi Şabi taraftarlarının ABD'nin Bağdat Büyükelçiliği'ni baskını, İdlib'de bombardımandan kaçarak camiye sığınan siviller, Müslüman Kardeşler Teşkilatı'nın (İhvan) Mısır muhalefetiyle uzlaşıya varması, 2019 yılında Libya'da yaşanan ölüm ve yıkım, Çin'in Uygur Türklerine yönelik baskı ve zulüm politikası hab...

PORTRELER

Pakistan'ın isim babası: Rahmet Ali
Pakistan'ın isim babası: Rahmet Ali
Pakistan’ın bağımsızlık sürecini düşündüğümüzde akla gelen ilk isimler; iki millet teorisini ortaya atan İslam şairi Muhammed İkbal ve bağımsız Pakistan’ın ilk lideri Kaid-i Azam Muhammed Ali Cinnah’tır. Ancak bu iki isimden daha önce Pakistan Devletinin kurulmasının ilk savunucusu, Müslüman milliyetçisi Rahmet Ali'dir. Rahmet Ali, Britanya Hindist...

HAREKETLER

Leşker-i Tayyibe Örgütü
Leşker-i Tayyibe Örgütü
Güney Asya’nın düşman kardeşleri Hindistan ve Pakistan arasında önemli sorunlardan bir tanesi de bölgedeki tansiyonun zaman zaman yükselmesine ve karşılıklı çatışmalara sebebiyet veren yerel örgütlerdir. Bunlardan biri de Leşker-i Tayyibe örgütüdür. Saf, temiz ordu anlamına gelen Leşker-i Tayyibe 1987 yılında kuruldu. Hedefleri arasında; cihadın Al...

MALUMAT

Halep'in savaşzede kedileri ona emanet
Halep'in savaşzede kedileri ona emanet
Muhammed Ala El Celal Suriye’de savaş başlamadan önce Halep’in doğusunda yaşayan bir elektrik teknisyeniydi.Suriye’de 2011’de savaş başladığında, yaşadığı şehirden ayrılma imkânı vardı fakat o, Suriye’de kalmayı ve sivillere yardım etmeyi seçti. Ala, Suriye’de herhangi bir gruba veya partiye bağlı değil, kendi halinde yaşamını sürdüren sade bir vat...
YUKARİ-DONUN

veri-politikasi-aciklama veri-politikamizi inceleyebilirsiniz