Kâbe’yi yüzerek tavaf eden genç

1941 selleri sırasında çekilen bu kare, Kâbe'nin en sıra dışı fotoğraflarından biridir.
1941 selleri sırasında çekilen bu kare, Kâbe'nin en sıra dışı fotoğraflarından biridir.

2015’te 86 yaşında vefat eden Bahreynli Şeyh Ali Avadî, 1941’de Mekke’yi basan seller sırasında 12 yaşındayken arkadaşlarıyla hemen Kâbe’ye koşmuş, sonra da kendisini tutamayıp sulara atlamıştır. Çok iyi bir yüzücü olan Ali'nin aklına Kâbe’yi yüzerek tavaf etme fikri gelince kardeşi ve arkadaşları da hemen Ali'ye katılır ve daha sonra pek çok yerde kullanılan o tarihi fotoğraf ortaya çıkar.

İÇİNDEKİLER

Kâbe’nin eski fotoğraflarına bakmaya meraklıysanız, bir kare mutlaka çok dikkatinizi çekmiştir: Sel sularının Kâbe’nin yarısına kadar yükseldiğini gösteren bir karedir bu; ön kısımda da yüzerek tavaf yapan bir genç dikkat çeker. Siyah-beyaz olduğu için görüntü çok kaliteli olmasa da, manzaranın ilginçliği bu fotoğrafı sıra dışı ve unutulmaz kılar.

Bu karenin kahramanı olan kişi, 2015’te 86 yaşında vefat eden Bahreynli Şeyh Ali Avadî’den başkası değildir. 1941’de Mekke’yi basan seller sırasında 12 yaşında olan Şeyh Ali, arkadaşlarıyla hemen Kâbe’ye koşmuş, sonra da kendisini tutamayıp sulara atlamıştır.

İlginizi çekebilirKâbe örtüsünün serüveni

1941’de Mekke’yi basan seller sırasında 12 yaşında olan Şeyh Ali, arkadaşlarıyla hemen Kâbe’ye koşmuş, sonra da kendisini tutamayıp sulara atlamıştı.
1941’de Mekke’yi basan seller sırasında 12 yaşında olan Şeyh Ali, arkadaşlarıyla hemen Kâbe’ye koşmuş, sonra da kendisini tutamayıp sulara atlamıştı.

Hikâyenin devamını ve bu unutulmaz anları kendisinden dinleyelim:

“O yıl Mekke’ye olağanüstü bir yağmur yağmış, şehrin her yeri sular altında kalmıştı. Bir hafta boyunca yağmur durmamıştı. O sırada ben Mekke’deki Ummu’l-Kurâ Üniversitesi’nde öğrenciydim. Yağmur devam ederken etraftaki her şeyin seller tarafından sürüklendiğini gördüm. Bir haftanın sonunda yağış biraz hafifleyince, kardeşim Hanîf’le birlikte iki arkadaşım Muhammed ve Haşim’i de yanıma alıp Kâbe’de neler olduğuna bakmaya karar verdim. Tunuslu öğretmenimiz Abdurrauf da bizimle birlikte Harem’e geldi.

  • Kâbe’yi sular içinde görmek hepimizi çok şaşırtmıştı. Ben çok iyi bir yüzücü olduğumdan, birden bire aklıma yüzerek Kâbe’yi tavaf etme fikri geldi. Kardeşim ve arkadaşlarım da hemen bana katılmayı kabul etti.
Ali Avadi, Kabe'de yüzerken çekilmiş fotoğrafıyla birlikte.
Ali Avadi, Kabe'de yüzerken çekilmiş fotoğrafıyla birlikte.

Suda kulaç atmaya başladığımızda, Kâbe’nin etrafındaki polisler hemen alarma geçti. Bizim Haceru’l-Esved’e zarar vermeye çalıştığımızı düşünmüşlerdi. Uzun dil dökmelerin ardından, onlara niyetimizin sadece yüzerek tavaf etmek olduğunu anlattım. Ben yüzmeye devam ederken, arkadaşlarım fena halde yorularak Kâbe’nin kapısına oturdular ve kurtarılmayı beklediler.

Yüzerek tavaf ederken hem büyük bir sevinç duyuyordum, hem de büyük bir korku yaşıyordum.

Polislerin beni silahla vurabileceklerinden endişelenmiştim, ama sonradan silahlarında kurşun olmadığını öğrendim. Mekke’de yaşayan ihtiyarlara Kâbe’yi hiç böyle görüp görmediklerini sorduğumda ise, hayatlarında ilk kez bu çapta bir sele şahit olduklarını anlattılar.”

1941'deki afette sel suları, Kâbe'nin bütün tavaf alanını kaplamıştı.
1941'deki afette sel suları, Kâbe'nin bütün tavaf alanını kaplamıştı.

Şeyh Avadî, yüzerek tavaf yaparken çekilmiş o fotoğrafını daha sonra birçok yerde gördüğünü ve çok şaşırdığını da anlatıyor:

“Yirmi yıl önce oğlum Abdulmecid hac için Mekke’ye gitmişti. Hediyelik eşya satılan bir dükkânda, benim o fotoğrafıma rastlamış. Mekke ve Kâbe tarihiyle ilgili neredeyse her kitapta aynı fotoğraf mevcut”.