GündemMusa Sadr'ın mirası hâlâ canlı

Musa Sadr'ın mirası hâlâ canlı

HABER MASASI MECRA 4 DAKİKADA OKUNUR
Musa Sadr'ın mirası hâlâ canlı
Musa Sadr'ın 1978'da Libya'da "kaybolmasının" arkasındaki sır hâlâ çözülebilmiş değil.

Libya’nın başkenti Trablus’un en şık otellerinden Şâti, çok önemli bir misafiri ağırlıyordu. Lübnanlı Şiî lider Musa Sadr, Libya Devlet Başkanı Muammer Kaddafi’nin göreve gelişinin 9’uncu yıldönümü törenlerine katılmak ve Kaddafi’yle görüşmek üzere Trablus’taydı. Sadr’ın konaklaması için alternatifler düşünülürken, Şâti Otel’in seçilmesi zor olmamıştı. Akdeniz’ın kıyısında, dalgaların yaladığı sahilin hemen yanında bulunan bu mekân, Kaddafi’nin sarayına da fazla uzak sayılmazdı.

Musa Sadr (solda), kendisiyle aynı meçhul akıbete uğrayan arkadaşı Şeyh Muhammed Yakub ile...
Musa Sadr (solda), kendisiyle aynı meçhul akıbete uğrayan arkadaşı Şeyh Muhammed Yakub ile...

25 Ağustos 1978 günü Beyrut Uluslararası Havaalanı’ndan Trablus’a gelen Musa Sadr’a yakın çalışma arkadaşlarından Şeyh Muhammed Yakub ve Lübnanlı gazeteci Abbas Bedreddin de eşlik ediyordu. Sadr, Lübnan’ın o sırada içine yuvarlandığı iç savaş sarmalı konusunda Kaddafi’yle istişare etmek ve İsrail’in saldırganlığına karşı Libya’nın resmi desteğini kazanmak istiyordu. 1 Eylül 1969’da Kral İdris es-Senûsî’yi devirerek iktidara gelen Kaddafi, genç yaşına rağmen Ortadoğu’nun sıcak meselelerine hızlı bir giriş yapmış, bölgedeki bütün aktörlerin dikkatini çekmeyi başarmıştı. Musa Sadr da, Kaddafi’nin cevvalliğinden ve heyecanından faydalanmayı mantıklı buluyordu. Sadr’ın planı, Libya’dan sonra diğer Arap ülkelerini de ziyaret ederek, mümkün olan en geniş ittifak cephesini kurmaktı.

Kaddafi, Libya'da yönetime el koyduğunda 27 yaşındaydı.
Kaddafi, Libya'da yönetime el koyduğunda 27 yaşındaydı.

Kaddafi’nin protokol görevlilerinin Sadr ve ekibine sunduğu programa göre, Libya Lideri, Lübnan heyetini 31 Ağustos 1978 Perşembe günü saat 13.00’te kabul edecekti. Trablus’a ayak bastıktan sonra bir süre dinlenen Sadr, ziyaret sebebi olan randevuya kadar vaktini bazı görüşmelerle ve temaslarla geçirmişti.

REKLAM

Sözleşilen saat yaklaştığında, birkaç siyah otomobilden oluşan resmi bir konvoy otelin kapısına geldi. Musa Sadr, Şeyh Muhammed Yakub ve Abbas Bedreddin, kendilerine ayrılan araçlara geçtiler. Konvoyun otelin önündeki ana caddeye çıkışı, Sadr ve beraberindekilerin kayıtlara geçen son görüntüsüydü.

* * *

Musa Sadr’dan bir süre haber alamayan ailesi, merak içinde resmi kanalları yoklamaya başladı. Eşi Pervin ve kız kardeşi Rabab, Sadr’ın 1967’den bu yana liderlik ettiği “Yüksek Şiî İslâm Konseyi”nden yetkililerle el ele vererek başlattıkları girişimlerden bir sonuç alamadı.

Musa Sadr'ın kız kardeşi Rabab Sadr, ağabeyinin ismine kurulan vakfın da başkanlığını yürütüyor.
Musa Sadr'ın kız kardeşi Rabab Sadr, ağabeyinin ismine kurulan vakfın da başkanlığını yürütüyor.

Libya yönetiminin yaptığı resmi açıklamaya göre, Musa Sadr ile Muammer Kaddafi arasında herhangi bir görüşme gerçekleşmemişti. Libyalılar, Sadr ve beraberindekilerin, 31 Ağustos günü Kaddafi ile randevuya gitmek yerine doğruca havaalanına geçtiklerini ve Roma’ya hareket eden bir uçağa binerek İtalya’ya ulaştıklarını savunuyordu. İtalya ise yaptığı karşı açıklamada Lübnan heyetinin hiçbir şekilde Roma’ya inmediğini belirtiyordu. Sonraki süreçte Lübnan’ın Libya ve İtalya’ya ayrı ayrı gönderdiği soruşturma heyetleri de herhangi bir sonuca ulaşamadı.

Musa Sadr, Lübnan siyasetinde bugün hâlâ canlı bir figür.
Musa Sadr, Lübnan siyasetinde bugün hâlâ canlı bir figür.

31 Ağustos 2018 itibariyle, “kaybolmasının” üzerinden tam 40 yıl geçen Musa Sadr ve arkadaşlarının akıbeti, sırrını korumaya devam ediyor. Ailesi, Sadr’ın sağ olduğuna dair iddiaları zaman zaman dile getirse de, şu anda 90 yaşında olması gereken Şiî liderin “bir yerlerde” hâlâ tutuluyor olması düşük bir ihtimal şeklinde değerlendiriliyor.

REKLAM

Bugün genel kabul, Musa Sadr'ın Kaddafi tarafından öldürtüldüğü yönünde.
Bugün genel kabul, Musa Sadr'ın Kaddafi tarafından öldürtüldüğü yönünde.

Musa Sadr’ın Muammer Kaddafi’nin emriyle kaçırılarak öldürüldüğü senaryosu, bugün en çok kabul gören rivayet. Bu konuda da herhangi bir kanıt yok, ancak diğer ihtimallerle kıyaslandığında bunun olabilirlik derecesi daha yüksek. Fakat yine de, “Muammer Kaddafi, resmen ülkeye davet ettiği Sadr’ı neden öldürtsün?” sorusunun cevabını bulmak kolay değil. Üstelik bütün Ortadoğu’nun ve Arap dünyasının dikkati Sadr’ın üzerindeyken…

* * *

İngiliz tarihçi Andrew Scott Cooper’ın 2016’da yayımlanan “The Fall of Heaven – The Pahlavis and the Final Days of Imperial Iran” adlı kitabında, ilginç bir iddia ortaya atıldı. İran Şahı Muhammed Rıza Pehlevi ile Musa Sadr arasında gizli bir iletişim kanalının bulunduğunu belirten Cooper, Şah’ın Sadr’ı İran’a dönerek durumu sakinleştirmesi için iknaya çalıştığını kaydetti. Cooper’a göre, Şah’la Sadr arasındaki iletişimden haberdar olan Ayetullah Humeyni cephesi, Muammer Kaddafi’yle işbirliği içinde Sadr’ı ortadan kaldırdı.

Musa Sadr, birçok temel mevzuda Humeyni'den farklı düşünüyordu.
Musa Sadr, birçok temel mevzuda Humeyni'den farklı düşünüyordu.

Şah rejimiyle Irak’taki Şiî ulema arasında bir iletişim kanalının zaten bulunduğu biliniyor. Bunun en somut kanıtlarından biri, 1978’in ekim ayında, tam da rejim karşıtı gösteriler Tahran sokaklarını sarsarken Şah’ın eşi Farah Diba’nın Necef’e yaptığı ziyaret. Şiî dünyanın en etkili isimlerinden Ayetullah Ebu’l-Kâsım el Hôyî’yi evinde ziyaret eden Farah Diba, ondan “şans getirmesi için” bir yüzük bile almıştı. Şiîler arasında büyük saygınlığı bulunan Hôyî’nin 1979’da gerçekleşen “İslâm Devrimi”ne karşı mesafeli bir tutum takındığı biliniyor. Ayetullah el Hôyî, Musa Sadr’ın büyük saygı duyduğu hocalarından biriydi. Irak Şiî havzalarıyla İran havzaları arasında eskiden beri devam ihtilaflar da göz önüne alındığında, İran’da Pehlevî rejiminin devrilmeye başladığı yıllarda, rejimle Şiî din adamları arasında böylesi bir iletişim imkânsız bir durum değil.

REKLAM

* * *

1928’de, din adamlarıyla ünlü Sadr ailesinin bir ferdi olarak İran’ın Kum şehrinde dünyaya gelen Musa Sadr, temel eğitimini İran ve Irak’ta tamamladı. Lübnanlı kökenlerinin hep farkında olan Sadr, babasının ölümünden bir yıl sonra, 1953’te Irak’ın Necef şehrine yerleşti. 1957’de, 29 yaşındayken ilk kez Lübnan’ı ziyaret eden Sadr, ülkenin güneyindeki Sûr kasabasında ikâmete karar verdi. Böylece 1960’da Lübnan’da yaşamaya başlayan Sadr, halkla sağladığı direkt iletişimle ve kurduğu hayır dernekleriyle adını duyurdu.

Kum'da doğan Musa Sadr, İran ve Irak'ta eğitim aldı.
Kum'da doğan Musa Sadr, İran ve Irak'ta eğitim aldı.

1960’ların sonundan itibaren siyasete ısınan Sadr, Lübnan özelinde Şiîlerin daha aktif şekilde ülke yaşamına katılmalarını ve kendilerini ifade etmelerini savundu. Bu çalışmalar onu Lübnan Hıristiyanlarının çeşitli fraksiyonlarıyla yakınlaştırırken, ülkedeki Sünnî çoğunlukla da dostane temas kurmasına engel olmadı. 1974’te “Mahrumlar Hareketi” ismiyle teşkil ettiği oluşum, kısa zamanda siyasi bir örgüte dönüştü. 1970’lerin Lübnan’ında siyasi ittifaklar ve yakınlaşmalar her gün şekil değiştirirken, Musa Sadr da gittikçe vazgeçilmez ve karizmatik bir politik figüre dönüştü. Mensubu olduğu ailenin Şiîler üzerindeki etkisinden kendisinin kişisel tesirine, Lübnan siyasetinde Musa Sadr’ı göz ardı etmek artık imkânsızdı.

Lübnanlı Sünnîlerin lideri Hasan Hâlid (solda), Sadr ile oldukça yakındı.
Lübnanlı Sünnîlerin lideri Hasan Hâlid (solda), Sadr ile oldukça yakındı.

1975’te patlak veren iç savaş, Musa Sadr’ı silahlı bir Şiî örgüt kurmaya yöneltecekti: “Afvâc el Mukâveme el-Lubnâniyye”. Ya da kısa adıyla: Emel. Askeri eğitim noktasında Yaser Arafat’ın liderliğini yaptığı Filistin Kurtuluş Örgütü’nden destek alan Emel, içinde barındırdığı liberal ve sol renklerle, ilginç bir oluşumdu. Sadr, 1970’de Baas Partisi içindeki bir darbeyle iktidara el koyan Suriye Devlet Başkanı Hâfız Esed’le de iyi ilişkilere sahipti. Nusayrîliğin Şiîlik içinde meşru bir Alevîlik yorumu olarak kabul edilmesi de Musa Sadr’ın girişimiyle mümkün olmuştu.

REKLAM

Musa Sadr, 19 Haziran 1977'de Londra'da öldürülen Ali Şeriati'nin cenaze namazını kıldırırken, Şam.
Musa Sadr, 19 Haziran 1977'de Londra'da öldürülen Ali Şeriati'nin cenaze namazını kıldırırken, Şam.

Ortadoğu’nun yakın tarihi açısından, Musa Sadr’ın önemi, Lübnan Şiîlerinde politik bilinç oluşturması ve kitleleri harekete geçirmesidir. Onun attığı adımların ardından, Şiîler hem siyasi hem de askeri alanda Lübnan’da dikkate değer bir yer edindiler. Hizbullah örgütü de, Musa Sadr’ın bıraktığı mirası devralarak büyüdü ve serpildi. Bunun üzerine, 1979’dan sonra yoğunlaşan İran desteği de eklenince, Sadr’ın açtığı yoldan İran’ın yürüdüğü söylenebilir.

Musa Sadr, ilginç kişiliği ve Lübnan tarihinde oynadığı kritik rolle, hâlâ adından söz ettirmeyi sürdürüyor.
Musa Sadr, ilginç kişiliği ve Lübnan tarihinde oynadığı kritik rolle, hâlâ adından söz ettirmeyi sürdürüyor.

Yine de, birçok tarihçinin dile getirdiği şu husus, gözden uzak tutulmayacak bir gerçektir: Musa Sadr yaşıyor olsaydı, Hizbullah’ın Lübnan siyasetinde ve devlet katmanlarında böylesine tahakküm kurması mümkün değildi. Sadr’ın fiziksel varlığı, İran’ın Lübnan üzerindeki tesirini de sınırlayıcı bir etki meydana getirebilirdi.

YORUMUNUZU YAZIN, SORUNUZU SORUN
{{ entity.comments.quantity }} KİŞİ YORUM YAZDI
İLK YORUM YAZAN SİZ OLUN

HAFTANIN ÖZETİ

Buteflika dönemi bitti
Buteflika dönemi bitti
İslam dünyasında bu haftanın öne çıkan gelişmeleri: Buteflika'nın istifa süreci, Cezayir'de yaşanan gelişmeler, Arap Birliği Zirvesi'nin ayrıntıları, İran'da yaşanan sel felaketinin ardından Ruhani'nin ABD'yi hedef alan açıklamaları, Bangladeş'te küresel iklim değişikliğinin çocuklar üzerindeki etkisi ve Suriye'de kanunsuz bir şekilde alıkonulan in...

PORTRELER

Hacca giden ilk İngiliz Müslüman kadın: Zeynep Cobbold
Hacca giden ilk İngiliz Müslüman kadın: Zeynep Cobbold
İskoçya tepelerinde basit bir mezara gömülü, başı sağ yanına çevrili ve Mekke’ye dönük vaziyette yatan bir kadın... Bu kadının hayattayken son arzusu İslami usullere göre defnedilmekti. İskoçya’daki bu mezarın sahibi, Dunmore Kontu Charles Adolphus Murray ve Leicester’ın ikinci kontunun kızı Lady Gertrude Coke’un kızları Evelyn Cobbold.Onun hikayes...

HAREKETLER

Kazak Milli Hareketi Alaş Orda
Kazak Milli Hareketi Alaş Orda
Şubat 1917 İhtilali ile Rusya’da Çarlık rejiminin çökmesi Türkistan halkları tarafından sevinçle karşılandı. Aydınların millî devlet arayışlarının da önünü açtı. Böylece Türkistan’da 1917’nin sonlarında Alaş Orda ve Türkistan Muhtariyet hükümetleri ortaya çıktı. Ancak, bunlar Ekim devriminden sonra Bolşeviklerin baskısıyla yıkıldı

KARENİN SÖYLEDİĞİ

Kuzey Afrika'nın devrik liderleri
Kuzey Afrika'nın devrik liderleri
15 Ağustos 2005'te çekilen bu fotoğrafta, Libya lideri Muammer Kaddafi, Libya'nın başkenti Trablus'un doğusunda, Akdeniz kıyısındaki Sirte'de gerçekleştirilen bir toplantının ardından müttefikleri; Mısır lideri Hüsnü Mübarek, Cezayir lideriAbdülaziz Buteflika, ile görülüyor.Devlet televizyonundan bildirildiğine göre, Cezayir’in kıdemli Cumhurbaşkan...

MALUMAT

Türklerde Yahudilik: Hazarlar ve Karaylar
Türklerde Yahudilik: Hazarlar ve Karaylar
Yahudiliğin henüz milli bir din hüviyetine bürünmediği dönemlerde farklı milletler, etnisiteler bir takım misyoner faaliyetleri, siyasi baskılar veya siyasi konjonktür gereği Yahudiliği bir din olarak benimsemişler. Günümüzde bir çok bölgede farklı ırktan olan insanların Yahudi olarak kendilerini tanıttıklarını ve Yahudi gelenek ve göreneklerine gö...
YUKARI DÖNÜN

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz