On Binlerce Sivile Ölüm Yağdıran Amerikan Sortileri

ABD Hava Kuvvetleri'nden F-16 Fighting Falcon (Savaşan Şahin) savaş uçağı.
ABD Hava Kuvvetleri'nden F-16 Fighting Falcon (Savaşan Şahin) savaş uçağı.

20. yüzyılın sonlarından itibaren Amerikan diplomasisine giren, farklı kullanımlarıyla birlikte İngilizcede “perpetual war”, “endless war”, veya “forever war” şeklinde tarif edilen ve Türkçeye “sonsuz savaş” olarak tercüme edebileceğimiz mefhum, Amerika’nın özellikle 11 Eylül’den sonra İslam dünyasına yaptığı müdahaleyi izahta belki de en temel meşruiyet kaynağı olmuştu. Sonsuz savaş tabiri, başlangıcı ve muhtemel neticesi olan bir savaşı değil de daha çok Amerika’nın kendisine tehdit olarak gördüğünü vurması durumunu izah ediyordu. Özellikle ana başlık olarak kullanılan “sonsuz savaş” ifadesi, mevzu İslam ülkeleri olunca bir alt başlığa geçiyor ve “terörle savaş” tabirine bürünüyordu. Dönemin başkanı George Bush, 11 Eylül saldırılarından birkaç gün sonra yaptığı açıklamada belirli sınırların, hudutların ve zamanın olmadığı yeni bir savaş türünün başladığını ilan etmişti.

Terörle savaşımız el-Kâide’yle başlayacak, ama orayla sınırlı kalmayacak”, “Amerikalılar tek bir savaş değil, daha önce gördüğümüz hiçbir şeye benzemeyen uzun bir harekat beklemeliler.

Eski ABD Başkanı George W. Bush, 20 Eylül 2001'de Teröre Savaş konusunda Kongre'ye konuşurken.
Eski ABD Başkanı George W. Bush, 20 Eylül 2001'de Teröre Savaş konusunda Kongre'ye konuşurken.

Bush’un açıklamaları sonrasında yaşanan gelişmeler bunun gerçekten de küresel boyutta bir harekat olduğunu göstermiş oldu. 2017 yılında Amerika Savunma Bakanlığı,küresel çapta tam 80 ülkede 8 bin özel operasyonculara sahip olduğunu ilan etmişti. Sınırları devasa büyüklükteki bu operasyon içerisinde başka ülkelerin de varlığı kaçınılmazdı. Bush’un yukarıdaki sözlerine ilaveten söylediği kimi ifadeleri bunu biraz da zorunlu kılmıştı

“Artık her bölgede her milletin vereceği bir karar var: Ya bizimlesin ya da teröristlerin yanındasın.”

2016 yılında ABD Özel Kuvvetleri, dünyanın %70'ine konuşlandırıldı. ABD Özel Harekat kuvvetlerinin 2016 yılında operasyon gerçekleştirdiği ülkeler. / Kaynak: Statista.
2016 yılında ABD Özel Kuvvetleri, dünyanın %70'ine konuşlandırıldı. ABD Özel Harekat kuvvetlerinin 2016 yılında operasyon gerçekleştirdiği ülkeler. / Kaynak: Statista.

Bernie Sandes'ın 11 Eylül 2020'de attığı
Bernie Sandes'ın 11 Eylül 2020'de attığı

Amerika’ya göre terörün varlığı devam ettiği müddetçe savaşın da mevcudiyeti gerekiyordu. Bu maksat için akıtılan paralar, yapılan propagandalar olmuştu. 2016 ve 2020 yıllarında Amerika başkanlık seçimlerine katılan ama başarı elde edemeyen Bernie Sanders’ın 11 Eylül 2020 tarihli bir tweetinde ifade ettiği gibi bu savaş Amerika’ya yaklaşık 7 trilyon dolar para kaybettirmişti. Bernie Sanders’ın seçim kampanyasında da kullandığı üzere sonsuz savaş Amerika için kayıptan başka bir şey değildi.

Afganistan misalinde de olduğu gibi Amerika’nın 20 yılın ardından buradan mağlup ayrılması kendisi için bir hayal kırıklığıydı belki ama bu sonsuz savaşın sonu için bir sebep değildi. Amerikan askerlerinin tahliye operasyonlarının yapıldığı Kabil Hamid Karzai Uluslararası Havalimanı yakınlarında düzenlenen intihar saldırısı neticesinde 13 ABD askeri ölmüş,DEAŞ/Horasan tarafından üstlenilen bu saldırı Amerika’ya aslında tam da ihtiyaç duyduğu şeyi vermişti: Afganistan’da varlığını devam ettirmek..

 26 Ağustos 2021'de,nKabil Hamid Karzai Uluslararası Havalimanı yakınlarında düzenlenen patlamada 13 ABD askeri öldü.
26 Ağustos 2021'de,nKabil Hamid Karzai Uluslararası Havalimanı yakınlarında düzenlenen patlamada 13 ABD askeri öldü.

Amerika’nın Afganistan’da belki birlikleri kalmamıştı ama askerlerini öldüren DEAŞ’la mücadele bahanesiyle hava sahası hakimiyetini de bırakmamıştı. Her kapıyı açan maymuncuk anahtarı gibi kullandığı DEAŞ, başka İslam ülkelerinde de misallerini gördüğümüz üzere Amerika’nın bir kez daha işine yaramıştı. Amerika dilediği noktayı vuracak ve DEAŞ bahanesi ile bunu perdeleyecekti. Vurdukları kimi zaman belki karşı cephenin askeri olacaktı ama çoğu kere de siviller hayatını kaybedecekti. Amerika’nın 20 yıllık İslam dünyası işgali bu gerçeği net rakamlarla ortaya koyuyordu.

Zemari Ahmedî'nin vurulan aracı.
Zemari Ahmedî'nin vurulan aracı.

Amerika özellikle 20 yıl boyunca terör bahanesiyle çok sayıda yeri vurmuş, korkunç sayıda bir sivil kaybına sebep olmuştu. Örneğin Amerika’nın Afganistan’dan çekilmeden hemen önce Kabil’de bomba yüklü diye vurduğu aracın aslında bomba değil, ailesine su taşıyan yardım derneği vazifelisi Zemari Ahmedî’ye ait olduğu ortaya çıkmış, ABD’nin bu saldırısında 7’si çocuk, 10 kişi hayatını kaybetmişti. Bu, yaşanan sivil kayıplarının en yenilerinden biriydi. Bunun gibi on binlerce saldırı ‘yanlışlıkla’ nice sivilin hayatına mâl olmuştu. Afganistan’da yaşanan son olaydan sonra açıklama yapan ve sivil kayıplarının varlığını kabul etmek zorunda kalan ABD Merkez Kuvvetler (CENTCOM) Komutanı McKenzie“yürekten özür diliyorum” demişti. Tabi dilenecek özürlerle temizlenmeyecek, affedilemeyecek nice başka durumlar ortadaydı. Kaldı ki hayatını kaybeden 7'si çocuk 10 kişinin akrabaları, ABD'nin taziye ve özrünü kabul etmediklerini de belirtmişti.

20 yıl boyunca öldürülen Amerikan askerlerinin sayısı net bir şekilde bilinebiliyor, ‘terörle mücadele konusundaki fedakârlıkları’ dünyaya başarıyla pazarlanıyorken, öldürülen siviller üstünkörü genel rakamlarla geçiliyordu. Kollarını yaymış dev bir ahtapotun, bulunduğu resife yayılması gibi, İslam ülkelerinin üzerine çöken Amerika’nın tam olarak nasıl bir sivil kaybına yol açtığı da Londra Üniversitesi’ne bağlı bir teşekkül olan Airwars tarafından ortaya konmuş oldu. Çatışma bölgelerindeki askerî faaliyetlerin ve buna bağlı olarak gerçekleşen sivil kayıpların takibini yapan Airwars’un tespit ettiği kadarıyla Amerika, yedi büyük çatışma bölgesinde en az 91.340 hava saldırı gerçekleştirmiş, yapılan dakik araştırmaya göre ise bu saldırılar neticesinde en az 22,679 kişi hayatını kaybetmişti. Çoğu kere nokta atışı yapıldığı iddia edilen bu hava saldırılarına Amerika’nın müttefikleriyle birlikte bir de diğer kara saldırılarının sebep olduğu sivil kayıplarını ekleyince karşımıza çıkan rakam şüphesiz milyonla ifade ediliyordu.

Amerika tarafından gerçekleştirilen 91.340 adet hava saldırısının yıllara göre dağılımını gösteren grafik.
Amerika tarafından gerçekleştirilen 91.340 adet hava saldırısının yıllara göre dağılımını gösteren grafik.

Airwars tarafından hazırlanan rapor Amerika’nın saldırısına maruz kalan 7 bölgeyi (Afganistan, Irak, Suriye, Libya, Somali, Pakistan ve Yemen) ele alırken, bunu üç kategori altında inceliyor. 2001-2021 Afganistan ile 2003-2009 Irak işgalleri bunların birincisini, DEAŞ sebep gösterilerek 2014-2021 Irak, 2014-2021 Suriye ve 2016 Libya saldırıları ikincisini, çeşitli terör unsurları sebep gösterilerek vurulan 2007-2021 Somali, 2002-2021 Yemen, 2004-2018 Pakistan ve 2014-2019 Libya ise bu kategorinin üçüncüsünü meydana getiriyor. Amerikan ordusunun resmî açıklamalarından elde edilen bilgiler muvacehesinde 20 yıl boyunca 91.340 hava saldırısının tespitini yapan Airwars, bunların analizini de başarılı bir şekilde yapıyor.

Paylaşılan verilerde özellikle Irak işgalinin olduğu 2003 yılına ait hava saldırıları 18.695 rakamı ile dikkat çekerken, bir diğer dikkat çekici rakam da 2015 ile 2017 yılları arasında, DEAŞ’a yapılan 9 binden fazla hava operasyonlarında karşımıza çıkıyor. Bu saldırılarda hayatını kaybeden sivillerin sayısını tespit noktasında Airwars’un metodu da aslında son derece açık ki bu da, kendi kaynaklarından başka güvenilir olarak gördüğü kurumların datalarından bu saldırılar neticesinde meydana gelen kayıpların rakamlarını bir araya getirmekten başka bir şey değil. 2014 yılında kurulan ve bu tarihten sonra meydana gelen sivil kayıplarının kayıtlarını tutan Airwars, kurulduğu tarihten önceki yıllar için de 2001’den 2021 yılına kadar kemiyet ve keyfiyet cihetinden çeşitlilik arz eden, sivil kayıplarıyla alakalı takibat yapan kurumların datalarına başvurur. Mesela Afganistan için 2006 yılından sonraki bilgiler noktasında Birleşmiş Milletler Afganistan Yardım Misyonu’nun (UNAMA) verileri, 2001 ile 2005 yılları arasında da Amerikan sol fraksiyonunun köklü yayın organlarından The Nation’ın verileri kullanılır. 2003 ile 2013 yılları arasında Irak’taki sivil kayıplarıyla alakalı Iraq Body Count’ın verilerinden istifade ederken, kurulduğu tarih olan 2014’ten itibaren verileri kendi takip eder. Libya, Yemen, Somali veya Pakistan gibi ülkelerde de benzer metod takip edilir. Kalem kalem paylaşılan veriler bu dataların dakîk bir şekilde birleştirilmesiyle meydana gelir.

Amerikan hava saldırıları neticesinde hayatlarını kaybeden asgarî sivil kayıplarının yıllara ve ülkelere göre dağılımını gösteren grafik.
Amerikan hava saldırıları neticesinde hayatlarını kaybeden asgarî sivil kayıplarının yıllara ve ülkelere göre dağılımını gösteren grafik.

Airwars’un paylaştığı veri tablolarında sadece Amerika tarafından yapılan ve de hava saldırısı neticesinde öldürülen insanların kayıtları yer alırken, kendilerinin de ifade ettikleri kadarıyla özellikle Irak işgalinin ilk yıllarında yapılan saldırıların ve buna bağlı olarak yaşanan sivil kayıpların hava saldırısında mı yoksa başka bir ağır silah neticesinde mi olduğu konusunda ayrım yapmak imkansızdır. Irak örneğinde de olduğu gibi bir koalisyon kuvvetinin mevcudiyeti, Amerika’nın her ne kadar buradaki başat rolü biliniyor olsa da tam tespiti imkansız hale getirir. Dolayısıyla bütün bunlar göz önüne alınarak Amerika tarafından yapılan hava saldırılarında öldürülen sivil kayıpların en az 23 bin ile ulaşılan asgarî bir rakam olduğunu hatırlatmak gerekir. Yaklaşık en az 6 bin sivil ölümü ile bu saldırıların en kanlı olduğu yılı ise işgalin başlangıç yılı olan 2003 oluşturur. İkinci sırayı ise en az 5 bin sivil kaybı ile 2017 alır. Bu iki yıla ait sivil kayıpların azamî tahmin rakamı ise on binlerle ifade edilir.

Amerikan hava saldırılarının sebep olduğu asgarî sivil kayıpların ülkelere göre dağılımını gösteren grafik.
Amerikan hava saldırılarının sebep olduğu asgarî sivil kayıpların ülkelere göre dağılımını gösteren grafik.

İşgal yıllarından başka, yukarıda da bahsettiğimiz gibi DEAŞ’la mücadele adı altında Amerika’nın bölgede yaptığı hava saldırıları büyük sivil kayıpların yaşanmasına sebep olmuştu. II. Dünya Savaşı’ndan bu yana en yoğun şehir savaşları 2016 ve 2017 yıllarında Irak’ın Musul ve Suriye’nin de Rakka şehirlerinde yaşanmış, karadaki müttefiklerine destek sağlayan Amerikan uçaklarının bombardımanı neticesinde sadece Rakka’da binlerce sivil hayatını kaybetmişti.

  • Durum böyleyken, 11 Eylül’den bu yana sivil ölümleriyle alakalı ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) veya Amerika Savunma Bakanlığı tarafından herhangi bir rakam açıklaması olmamış, fakat DEAŞ’a karşı olan Amerika öncülüğündeki koalisyon güçlerinin saldırıları esnasında yaklaşık 1500 sivilin ölümüne sebep olunduğu kabul edilmişti. Tabi bu rakam gerçek rakamın yanında bir hiçti.

ABD'nin Terörle Mücadelede Aktif Düşmanlık Alanları Dışındaki Saldırılarının Özeti (20 Ocak 2009-31 Aralık 2015). Pakistan, Yemen, Libya ve Somali'deki terörle mücadele saldırılarında 64 ila 116 sivil öldürüldü.
ABD'nin Terörle Mücadelede Aktif Düşmanlık Alanları Dışındaki Saldırılarının Özeti (20 Ocak 2009-31 Aralık 2015). Pakistan, Yemen, Libya ve Somali'deki terörle mücadele saldırılarında 64 ila 116 sivil öldürüldü.

Bunun dışında terörle mücadele operasyonları kapsamında Amerika, 2009 ile 2015 yılları arasında Yemen’de, Somali’de, Pakistan’da ve Libya’da en az 64, en fazla da 116 sivilin ölümüne sebep olduğunu 2016’da kabul etmişti. Bu rakamlar da mevcut rakamları minimize etme teşebbüsünden başka bir şey değildi. İçinde bulunduğumuz günümüz dünyasının sağladığı teknik imkanlar, yaşanan sivil kayıplarının tespiti konusunda bir alternatif meydana getiriyordu. Uluslararası kamuoyunda aleyhine yapılacak bir propagandanın tesirini en aşağı seviyeye indirmek için bu durumu kabul etmek ve sivil sayısını olabildiğince düşük göstermek aslında öteden beri kullanılan bir politikadan başka bir şey değildi.