"POSTUMUZU SERDİK!". POST ÖYKÜ, 2014'TE BU SLOGAN İLE MATBAANIN YOLUNU TUTTU. ÖYKÜYÜ MERKEZİNDE TUTAN DERGİ; KURMACA METİNLER, MAKALELER, İNCELEMELER VE RÖPORTAJLARI DA SAYFALARINA ALIP, İKİ AYDA BİR SATIŞ ŞUBELERİNİN RAFLARINDA YERİNİ ALIYOR. ŞİMDİ, SİZ BU KAYDI DİNLERKEN POST ÖYKÜ, DİJİTAL DÜNYADA DA YENİ BİR ÖYKÜYE İMZA ATIYOR. ATÖLYELER, İLGİNÇ DOSYALAR VE YAZARLARIN MUTFAĞINDA OLUP, BİTENLER! TÜM BUNLAR VE DAHA FAZLASI SAYFALARDAN EKRANLARINIZA TAŞACAK! POST ÖYKÜ VE GZT'Yİ SOSYAL MEDYA MECRALARI ÜZERİNDEN TAKİP ETMEYE BAŞLAYIN.

20.356 Takipçi
POST ÖYKÜ HAKKINDA

Güneş her sabah dünyayı tazelemektedir

Hikaye hayatın içindedir, yaşayan, yaşanan bir şeydir.
Hikaye hayatın içindedir, yaşayan, yaşanan bir şeydir.

Güneşin ve gecenin ve dünyanın ve âlemin sahibi her an yaratmaktadır. Sanatçı, her eserinde dünyayı kuracağına, kendi gerçekliğini kendi içinden üreteceğine, her daim yeniden yaratılana bakmak, anlamak, idrak etmek ve ilahi plana göre kendini inşa etmek durumunda değil midir?

İçindekiler

- Sanatçılar genellikle eserlerinde dünyayı yeniden kurduklarını söylemeyi severler: Aslında her eserinde bir dünya inşa etmiştir ya da dünyayı yeniden inşa etmiştir. Eseri kendi gerçekliğini kendi içinden üretmiştir…

Halbuki dünya zaten vardır ve bir yasaya bağlıdır.

Sanatçı sahip olduğu anlamları, değer yargılarını ona yüklemek yerine, onu anlamaya çalışmalıdır. Her şeyin bir kaderle yaratıldığı ilkesini aklında tutarak hem makro hem de mikro planda o ilkeyi ve o ilke içinde kendi yerini idrak etmelidir.

Eser, olsa olsa bu arayışın kişisel terennümleridir.

İşte! Güneş her sabah dünyayı tazelemektedir.

İşte! Gece bütün yaraları bir tül gibi sarmaktadır.

Dünya, bağlı olduğu yasaya uygun cevelan etmekte ve her daim yeniden yaratılmaktadır.

Güneşin ve gecenin ve dünyanın ve âlemin sahibi her an yaratmaktadır.

Sanatçı, her eserinde dünyayı kuracağına, kendi gerçekliğini kendi içinden üreteceğine, her daim yeniden yaratılana bakmak, anlamak, idrak etmek ve ilahi plana göre kendini inşa etmek durumunda değil midir?

- Kötü öykü genellikle yazara ne olduğunu anlatır. Olayların, olguların yazarın üzerindeki etkisiyle yazılır.

  • İyi öykü genellikle yazarın olanlardan ne çıkardığını anlatır. Olayların, olguların yazarın penceresinden anlaşılması, adlandırılması ve böylece her şeyin layık olduğu yere konulmasıyla yazılır.

- Kolaj, parçalanmış gerçekliğin bir araya getirilmesi midir; gerçekliğin parçalanması mıdır?

Bu sorunun cevabı her halükarda olumsuzdur. Çünkü gerçeklik bir kez parçalandı mı, bir daha muntazaman bir araya getirmek imkansızdır. Bu yüzden kolaj, sadece muntazam bütünlüğün parodisidir.

- Biçim, bireysel bir tecrübeyi genelleştirerek herkese mal eder.

- Hikaye hayatın içindedir, yaşayan, yaşanan bir şeydir. Dünyaya nereden bakıldığıyla, dünyanın nasıl görüldüğüyle ilgilidir. Yoksa hayattan kopuk, sadece hayale, tasavvura bağlı değildir.

- Varolanlar, olduğu haliyle önümüzdedir. Sanat, olanları, oldukları gibi anlatmaz; varolanların duyum yoluyla muhayyilede oluşan suretlerini anlatır.