Röportaj“Güler yüz Allah-ü Teâla’ya ettiğimiz bir teşekkür, insanlara sunduğumuz bir hediyedir.”
Halit Yerebakan, Röportaj, GZT, 2017
VİDEONUN BAŞLAMASINA SN. KALDI
Doktor

Halit Yerabakan

“Güler yüz Allah-ü Teâla’ya ettiğimiz bir teşekkür, insanlara sunduğumuz bir hediyedir.”

Sağlıklı yaşamın sırlarını anlattığı 'Doktor Geldi' programının sunucusu, Türkiye’nin en genç kalp cerrahisi doçenti olan Halit Yerebakan; doktor olma hikâyesini, Mehmet Öz’le nasıl tanıştığını, sağlıklı yaşamın formülünü, aile yaşantısını ve hakkında bilinmeyenleri GZT okurlarıyla paylaştı.

FOTOGRAF : RECEP ÇELİK GZT 20 NİSAN 2018, CUMA 17 DAKİKADA OKUNUR
BEĞEN

Mühendis olma hayalleri kurarken doktor olma hikâyenizi sizden dinleyebilir miyiz? Hayatım boyunca mühendis olma hayaliyle büyüdüm. Babam bana 4 yaşındayken kıl testeresi almıştı. Onunla küçük kontrplak parçaları keserdim. 5-6 yaşlarında kimya setim oldu. Babamın işleri sebebiyle bilgisayar evimize çok erken girdi. Dolayısıyla çok küçük yaşta bilgisayarla tanışmıştım. 10 yaşında kendime ait bilgisayarım olmuştu.

Herkes babam gibi mühendis olmamı bekliyordu

Masaüstü bilgisayarımın geldiği gün kasanın vidalarını açıp içinde neler var, acaba eksik bir şey var mı, diye bakmışım. Hep bir inceleme ve merak etmeye dayalı bir yapım vardı. Herkes babam gibi mühendis olmamı bekliyordu. Onun yolundan gitmeyi düşündüm. Erkek çocuğun rol modeli çok başarılıysa ya babası ya da ailede başka birisi varsa o olur. Bizim sülalede en başarılı babamız olduğu için bizde babamızın peşinden gitme hayali kurduk. Lisede aynı şeyler devam etti. Tekniğim iyi olduğu için okulda bir şey olduğunda ‘Halit çözer bunu.’ deniliyordu. Lise sonda bu işin ticaretini yapmaya başladım. Toptan fiyatına bilgisayar parçaları alır, onları satardım. O dönem bugünkü gibi internet yok ki, bir tane telefon numarası çeviriyorsun.

8 Ağustos 1982 tarihinde İstanbul’da doğdu.
8 Ağustos 1982 tarihinde İstanbul’da doğdu.

Faks sesi gibi sinyallerin geldiği modemler var. Bilgisayarıma modemi ilk 11 yaşında taktım. Bu ülkede belki de internetle ilk tanışan benimdir, hakikaten o kadar eskiden bahsediyorum.Üniversite imtihanına girdik, sonuçlar açıklanacak. Ankara’da bir arkadaşın evindeyim. O da Tıp fakültesinde okuyor. Tatilde yok efendim güneylere gitmek, yok arkadaşlarınla bir yerlere gitme bizde olmazdı. Biz en fazla arkadaşımızın evine giderdik. Sınav sonucunda bakmak için ÖSYM’nin sitesine girdik. Tıp fakültesini kazandığımı duyduğum anda orada yıkıldım. İstanbul’a telefon açtım, telefona annem çıktı. Tıp fakültesini kazandığımı söylediğimde annem o kadar mutlu oldu ki, baygınlık geçirecek sandım. Ay ben seni zaten rüyalarımda beyaz önlüklü görmüştüm, annem bu modda. Babam benimle konuşmuyor, adam küstü bana. O mühendis ya, ‘elma ağacın dibine düşer’ yaklaşım bu. Ben yeteri kadar ağırlığımı koysaydım, bu elma bu ağacın dibine düşerdi, diyor. Tercih zamanında 9 tane mühendislik ve tek bir tane Tıp Fakültesi tercih ediyorum. Toplam 18 tane tercih yapmam gerekiyor. Ben 10 tercih yapıyorum, beşinci tercihime Tıp fakültesini koyuyorum. Takdir-i İlahi, ben birinci tercihime gireceğime düşünürken, beşinci tercihimle Tıp fakültesine girdim. Tabi benim için hayal kırıklığı oldu. Matematik full, Fizik neredeyse o da full, Kimya bir yanlış, Biyoloji bir net. Olayla hiç alakam yokken bir şekilde Tıp fakültesine girdim.

Mühendis olma hayalleri kurarken doktor olma hikâyenizi sizden dinleyebilir miyiz?
VİDEO / 07:00
Mühendis olma hayalleri kurarken doktor olma hikâyenizi sizden dinleyebilir miyiz?
Sağlıklı yaşamın sırlarını anlattığı 'Doktor Geldi' programının sunucusu, Türkiye'nin en genç kalp cerrahisi doçenti olan Halit Yerebakan; doktor olma hikâyesini, Mehmet Öz'le nasıl tanıştığını, sağlıklı yaşamın formülünü, aile yaşantısını ve hakkında bilinmeyenleri GZT okurlarıyla paylaştı.

Erenköy İlkokulu’nda 3 yıl eğitim aldıktan sonra New York’ta Manlius Eagle Hill ilk ve ortaokulunu tamamladı.
Erenköy İlkokulu’nda 3 yıl eğitim aldıktan sonra New York’ta Manlius Eagle Hill ilk ve ortaokulunu tamamladı.

Prof. Dr. Mehmet Öz’le nasıl tanıştınız ve Mehmet Öz’den iş dışında neler öğrendiniz? Tıp fakültesini girdiğim yıllara dönüyorum. İsteksiz bir giriş yaptım ve babam kayda gelmedi. Birinci hafta dersler boş geçer diye liseli mantığıyla gidiyorum. Gittim okula bunlar ilk gün ders yapmaya başladılar. Başlığı moleküler biyoloji ve genetik koydular. Kendi kendime bu nasıl olacak diye düşünmeye başladım. İkinci hafta dekanımız geldi. Allah rahmet eylesin. Ahmet Sevim Büyükdevrim şeker hastalığında çok önemli bir isim, DETAM’ın kurucusudur. Sınıfa geldi ve hepinizden doktor yapacağım dedi. Amerikan eğitim sistemi uyguluyorum. Siz hastane kokusu alarak büyüyeceksiniz, dedi. Erkekler gömleklerini giyip, kravatlarını takacaklar, kumaş pantolon giyecekler ve beyaz önlüklerini alıp hastaneye gelecekler, dedi. Kızlar dizde etek giyecekler, oje ve ağır makyaj yok, saçlar arkada toplu, üstlerine uygun bir bluz giyecekler. Yani doktor gibi olacaksanız, dedi. Beyaz önlük almaya çıktık, nereden alınır bilmiyorum. Otobüsle giderken işçi kıyafetleri satan bir yer görmüştüm. Beyaz işçi kıyafetleri filan vardı. Kasap önlüğü olduğunu nereden bileceğim. Doktor önlüğü tıp merkezinde satılıyormuş. Annemle doktor önlüğü almaya gittik. Hakiki kasap önlüğü, boru kesim, belden oturtmasız, yandan elini sokacağın cebi olmayan önlüğü aldık. İkinci hafta Cuma günü dediler ki, sizi hastaneye götürüyoruz. Bindik okulun servisine, hastaneye geldik. Hastanenin kapsından içeri girdik. Evet, çocuklar artık torbalarınızdan önlüklerinizi çıkartın ve giyin, dediler. Ben o önlüğü üzerime giydim. Cenabı Allah bir şeyi ihsan etti orada, ne oldu bilmiyorum. O anda etrafımda bir şeyler dönmeye başladı. Değişik bir duygu durumuna geldim. İlk görüşte aşk denir ya, benimki meslekte ilk hissedişte aşk gibi bir şey oldu. Ben bunun için yaratılmışım, dedim. Hastaneden çıkmadım, dersleri ekerdim hastanede kalırdım.

Mehmet Öz
Mehmet Öz

Üniversitemizin hastane çok fazla kalp ameliyatının yapıldığı bir hastaneydi. İstanbul’da önemli bir merkezdi ve Mehmet Öz’ün babası da orada hem damar cerrahı hem göğüs cerrahıydı. Cerrahi bilimlerde bölüm başkanıydı. Ameliyatlara girerken onunla tanıştım ama o dönem Mehmet Öz pek tanınmıyor. Önemli bir cerrah, Amerika’da New York Yankees’in kaptanına kalp nakli yapmış, popülaritesi olan, tanınan bir adamdı. Babasına gittim. Ben oğlunuzun yanına staja gitmek istiyorum, dedim. Kalp cerrahı olmaya birinci sınıfın ikinci döneminde karar vermiştim. İnsan hedefini erken koyduğu zaman yol alabiliyor, biraz daha hızlı gidebiliyor. Oğlumun mail adresi bu, ona yaz dedi. Yazdım ve Mehmet Bey’den birkaç gün sonra cevap geldi.

Ben seni tanımıyorum. Burada öğrenci alım işlerine ben bakmıyorum. Türk olman beni alakadar etmiyor. Burası bir üniversite, sen başarırsan, başarılıysan, özgeçmişin yeterliyse buraya gelebilirsin.

Mehmet Öz

Başvuracağın kişi de şu isim. Resmen kuralları önüme koydu. Sen Türkiye’den babamın yanından yazıyorsun diye sana iltimas geçemem, dedi. Bizim bugün bunu herkese yapabilmemiz lazım. Maalesef ricayla yürütülen bir düzenimiz var. Bu eğitimde doğru değil, bu şekilde doğru adam yetişmiyor. Doğru insana fırsat tanımak lazım. Gençlere hep söylüyorum. Benim yanıma kendisi gelmek isteyen, atlasın gelsin. Mail atıyorlar, maille bir işimiz yok. Türkiye’de maille bir iş yok. Binecek otobüse gelecek. Kendisini kanıtlayacak insana ben destek olurum. Gençlerin rol modele ihtiyacı var. Etik olan, inanan, bilgili, okuyan, yazan doktora ihtiyacı var. Neyse, ben bir özgeçmişi hazırladım.

Craig Smith
Craig Smith

Columbia Üniversitesi
Columbia Üniversitesi

Columbia Üniversitesi’ne başvurdum. Bir hafta içinde beni yaz stajına kabul ettiler. Hocaya haber vermedim, kazandım geliyorum diye. Bindim uçağa gittim. Orada bir kliniğe girdik, orada bir alan var. O alana açılan farklı kapılar var ama arada bir set var. O kapıların her birinde bir profesör var. Birinde Bill Clinton’a kalp ameliyatı yapan Craig Smith, diğerinde İtalyan doktor Michael Argenziano, ötekinde Mehmet Öz, bir diğerinde Yoshifumi Naka, ötekinde Isaac George gibi Amerika’nın iyi kalp cerrahları. Mehmet abi çıktı koridorda telefonla konuşuyor. Ben orada kendimi ifade etmeye çalışıyorum. Doktor Öz’ü görmeye geldim, dedim ama bana müsaade etmediler. Dört gün gittim geldim. Süre geçiyor, sayılı zaman. O zaman beni yaz stajına niye kabul ettiniz. Yurtta kalıyorum. 800 öğrenci var, hepsi farklı farklı ülkelerden. Bilgisayarım yok, yurtta kontörlü masaüstü bilgisayar vardı. Parası neyse verdim, girdim bilgisayara ve dedim ki; "Ben sana şuanda yurttan mail atıyorum. Ben geldim, 4 gündür seni görüyorum ama yanına giremiyorum. Buraya senin için geldim. Benimle görüşmeyeceksen, ben tatilimi yapar, ülkeme geri dönerim."

Michael Argenziano
Michael Argenziano

O maili gördü, 1 saat sonra cevap geldi: Yarın saat yedide odamda ol. Ya yedide hastaneye gidilir mi? Yaz tatiline gelmişiz. İkinci sınıf öğrenciyiz, 20 yaşında adamım. Yaz stajına sabah yedide mi başlanır. Gece uyuyamadım, sabah nasıl uyanacağımı düşünmekten. Saat 6:30 gibi metroya bindim. Öz’ün o kadar erken geleceğini düşünmüyordum. Hastanede ne bir sekreter var, ne bir doktor var hiç kimse yok. Odasında otuyor adam. Kaçta geldiğini sordum. Her sabah 6:30‘da geliyorum, dedi. Niye? 6:30-7:00 arası maillerime cevap veririm, dedi. 7:00’de toplantımı yaparım, 8:00’de ameliyatıma girerim, dedi. Hayat bu. Ne kadar uyuyorsun? Beş saat. Allah, ben Müslümana veririm demiyor. Eşitler arasında ayrım yaptığı zaman belki Müslümanı tercih eder. Yine de imtihan için tercih etmeyebilir. Allah, ben çalışana veririm diyor.

Biz batılı ülkelere gittiğimizde “bunlar bu hale nasıl gelmiş” diyoruz. Onlar gece gündüz çalışmışlar.

Halit Yerebakan

Bizim bugün eksiğimiz o. Biz istiyoruz ki yarın her şey olsun. Benim Tıp fakültesini girmemden bu yana 17 yıl geçti. Hiç durmadım. Hayatımda tatili ilk defa geçen sene yaptım. Tıp fakültesi 6 yıl, ya insan Avrupa yakasında üniversitede okuyacak ve bir Beyazıt’a, bir İstiklal’e gider, değil mi? 6 senede 6 kere gitmemişimdir. Mehmet abinin yanında 2,5 ay kaldım. New York’a kadar gidip merkezini bile görmedim. Velhasıl, Mehmet abi beni odasına çağırdı. Bundan böyle 8:00 ameliyatıma gireceksin. Öğle vakti benimle hasta bakacaksın. Öğleden sonra benimle ikinci ameliyata gireceksin, dedi.

2000 yılında İstanbul Bilim Üniversitesi Tıp fakültesinde eğitime başlayıp başarı bursu ile 2006 yılında tıp eğitimini tamamladı.
2000 yılında İstanbul Bilim Üniversitesi Tıp fakültesinde eğitime başlayıp başarı bursu ile 2006 yılında tıp eğitimini tamamladı.
2003 yılında New York Presbyterian hastanesinde Prof. Dr. Mehmet Öz’ün yanına araştırma asistanı olarak kabul edilmiş ve 3 ay süre ile Prof. Dr. Mehmet Öz’ün yanında çalışmıştır.
2003 yılında New York Presbyterian hastanesinde Prof. Dr. Mehmet Öz’ün yanına araştırma asistanı olarak kabul edilmiş ve 3 ay süre ile Prof. Dr. Mehmet Öz’ün yanında çalışmıştır.

Bir gün Mehmet Öz ameliyata gelmedi. Ameliyat başladı, hastanın göğsünü açtılar. Hoca bu gelmesi lazım. Asistanlarda hoca orada, yanlış anlaşılmasın hoca gelmese de o ameliyatı yapacak nitelikte o asistanlar. Türkiye gibi değil, Türkiye’de kalp cerrahisinde mezuniyet sonrası eğitim var. Hoca 20 dakika sonra geldi. Bana döndü “Çocuklar siz neden ameliyata geç geliyorsunuz?” dedi. Herkes şaşırdı. “Şaka şaka ben dün akşam geç saate kadar Clinton’la yemekteydim. O yüzden sabah biraz geciktim.” dedi. İlk defa orada gördüm geç geldiğini ama önemli bir mazereti vardı. Ameliyathanede çalışan perfüzyonist, kalp akciğer makinesini kullanan teknikerdir. Ameliyathanede hemşire dahil eğitim açısından baktığımız zaman tekniker hemşire pozisyonunda seviyeye sahip. Oradaki hiyerarşik düzenden en son kişi diyebilirim. Perfüzyonist, “cezalısın” dedi. Mehmet Hoca, “Cezam nedir?” dedi. Hocaya, “50 tane şınav çekeceksin. Öyle ameliyata giremezsin” dedi. Hoca ameliyathanede yere yattı, 50 tane şınav çekti. Sonra ameliyat için kollarını yıkadı, girdi ameliyatına. Orada insanlık dersi verdi. Ben bu ameliyathanenin patronu olsam da, buradaki hiyerarşik düzende en son adamdan bir farkım yoktur, dedi. Gözümde akademik kibri yerle bir etti.

Halit Yerebakan ve Mehmet Öz
Halit Yerebakan ve Mehmet Öz

Her hareketinde gördüğüm şu oldu; kibarlık, nezaket, enaniyetin olmayışı, insanlara yardım ve en kötü anında olsam bile güler yüzü dağıtmayı esirgememek. Çünkü güler yüz hem Allah-ü Teâla’ya verdiğimiz bir teşekkür, hem de insanlara sunduğumuz bir hediye. Ben böyle büyüdüm. Hocadan ne ders aldın diye sorarsan. Çok büyük bir cerrah, hayatımda onun kadar antrenmanlı, çalıştığım hocaların hepsinde onun kadar kaliteli ameliyat yapan adam görmedim. Şiir gibi ameliyat yapar. Türkiye’de çok gelişti kalp cerrahi, buradaki hocalarım da çok iyi ameliyat yapıyorlar ama Mehmet hoca bambaşka bir yeteneği olan bir adamdı. Kısacası, boşuna Mehmet Öz olmadı.

Kendimde hep onu aradım. Ben kendime rol model olarak onu seçtim

Kendimde hep onu aradım. Ben kendime rol model olarak onu seçtim. Bugün Halit Yerabakan’da mesleki olarak gördüğünüz her şeyi hocamdan öğrendim. Amerika’dan yaz stajdan dönerken mail attım. Ben dönüyorum. Staj raporum şu şekildedir. Kaldığım sürede şunları öğrenim ve yanınızdan ayrılıyorum. Mailin son cümlesinde, “Sizin gibi bir Türk hekimin varlığından ve sizin gibi birisinden eğitim aldığım için son derece gurur duyuyorum. Size bugün söz veriyorum. Yarın bu meslekte sizi geçtiğimde ‘bu adamı ben yetiştirmiştim’ diye sende benimle gurur duyacaksın.” dedim. Geçtiğimiz yıl İyi Fikir’in son sezonunu yaptık. Onun başında bir video mülakat yaptık. Orada kendisine canlı yayında hatırlattım. Benim ona verdiğim o sözü tutabilmem için benden çok çalıştı, diye söyledim. Belki o gün ben ona bu meydanı okudum ama o söz aslında beni bırakma demekti. Evet, o da bugüne kadarda beni bırakmadı.

Prof. Dr. Mehmet Öz’le nasıl tanıştınız ve Mehmet Öz’den iş dışında neler öğrendiniz?
VİDEO / 20:48
Prof. Dr. Mehmet Öz’le nasıl tanıştınız ve Mehmet Öz’den iş dışında neler öğrendiniz?
Sağlıklı yaşamın sırlarını anlattığı 'Doktor Geldi' programının sunucusu, Türkiye'nin en genç kalp cerrahisi doçenti olan Halit Yerebakan; doktor olma hikâyesini, Mehmet Öz'le nasıl tanıştığını, sağlıklı yaşamın formülünü, aile yaşantısını ve hakkında bilinmeyenleri GZT okurlarıyla paylaştı.

Hastanede yaşadığınız sıkıntılı durumlardan sonra hayata normal bir şekilde dönmek zordur diye düşünüyorum. Bu durumu aşarken “manevi ameliyatınızı” nasıl gerçekleştiriyorsunuz? Bu güzel bir soru gerçekten. Zorluk çektiğim veya özellikle kızdığım anları çabuk unuturum. Hatta 5 dakika sonra neden kızdın diye sorsan, hatırlamayabilirim. Netice itibariyle, ‘İyi olursa Allah’tan, kötü olursa kuldan’ diye halk arasında deyimleşen söylemlerin hiçbirine inanmıyoruz. Bak bugün evimin başköşesinde oturuyorum. Arkamda ‘Ya Şafi’ yazıyor.

Ben yaptığım her şeyde, her ameliyatta, her tedavide, her hasta gördüğümde şifayı da, hastalığı da verenin Allah-ü Teâla olduğu bilinciyle yaklaştığım için bizde moral bozukluğu büyük olmaz.

Halit Yerebakan

Nerede yanlış yaptım da bu böyle oldu, diye tabi düşünürüm.

Tıpta uzmanlık imtihanını kazanarak Yeditepe Üniversitesi Tıp Fakültesi hastanesinde Kalp ve Damar Cerrahisi anabilim dalında ihtisas eğitimi almıştır.
Tıpta uzmanlık imtihanını kazanarak Yeditepe Üniversitesi Tıp Fakültesi hastanesinde Kalp ve Damar Cerrahisi anabilim dalında ihtisas eğitimi almıştır.

Başıma öyle şeyler geldi ki, hastayı taburcu ediyorum. Taburcu olmak istemiyor. Kendini yorgun hissettiği için bir gün daha kalmak istiyor. Tutuyorum, ertesi gün ‘Tamam gidebilirsiniz. Bizim bir işimiz kalmadı.’ diyorum. ‘Oğlum akşam düğüne gidecek, düğünden sonra gelip beni alsa olur mu?’ diyor. Olur, istediği zaman gelsin alsın, diyorum. Oğlu düğündeyken kendisi kriz geçiriyor ve ölüyor. Taburcu ettiğimiz, hastalığında kötü bir seyir olmasını beklemediğimiz hastayı kaybettik. Dolayısıyla yoruluyoruz, keyfimiz yer yer kaçıyor olabilir, yer yer çok mutlu olduğumuz süreçlerde oluyor.

Ben ellerini, parmaklarını öpen cerrahlar biliyorum

Ben ellerini, parmaklarını öpen cerrahlar biliyorum. Küçüklükten beri el yeteneğim olduğu için yatkınım bu işlere, yaptığım işleri oldukça güzel yapıyorum, Elhamdülillah. O da bir Allah vergisi. Bunların Allah’tan geldiğine inandığımız için bizim bir çekincemiz yok. İşimizden eminsek yani abdestimizden şüphemiz yoksa moral bozukluğu çekmiyoruz zaten. Yaptığımız işten emin olduğumuzda hastamızı kaybetsek bile, benim hastalarımın yakınları gelir benim boynumda ağlarlar. Sen elinden geleni yaptın diye sarılırlar. Çünkü ben hastamın elini asla bırakmam.Yoğun bakımından çıkartmadığım hastamın yanından evime gelip yatamam. Bu meslekte yıllarım böyle geçti. Evlendim, bir haftalık balayı iznim oldu. Döndükten sonra ilk gün, pazartesi günü ameliyatımı yaptım. Eve bir sonraki hafta Çarşamba günü, 10 gün sonra geldim. Hep böyle çalıştığım için Cenab-ı Allah, mesleğimde beni bu kadar erken bu noktaya getirdi. 34 yaşında Türkiye’nin en genç kalp cerrahisi doçenti oldum. Allah-ü Teâla, ben çalışana veririm, diyor. Buradan da gençlere nasihat olsun.

Hastanede yaşadığınız sıkıntılı durumlardan sonra hayata normal bir şekilde dönmek zordur diye düşünüyorum. Bu durumu aşarken “manevi ameliyatınızı” nasıl gerçekleştiriyorsunuz?
VİDEO / 04:31
Hastanede yaşadığınız sıkıntılı durumlardan sonra hayata normal bir şekilde dönmek zordur diye düşünüyorum. Bu durumu aşarken “manevi ameliyatınızı” nasıl gerçekleştiriyorsunuz?
Sağlıklı yaşamın sırlarını anlattığı 'Doktor Geldi' programının sunucusu, Türkiye'nin en genç kalp cerrahisi doçenti olan Halit Yerebakan; doktor olma hikâyesini, Mehmet Öz'le nasıl tanıştığını, sağlıklı yaşamın formülünü, aile yaşantısını ve hakkında bilinmeyenleri GZT okurlarıyla paylaştı.

“Allah hiç kimseye gücünün üstünde bir yükümlülük vermez.” (Bakara: 2/286) Allah tarafından insana verilen sabır kuvveti mevcut sıkıntıya kâfi gelecek bir dayanma, güç potansiyeline sahiptir. Bu bağlamda insanlığın en büyük sağlık sorunu “manevi boşluk” diyebilir miyiz? Doğru söylüyorsun. Allah-ü Teâla hiç kimseye taşıyamayacağı yük vermez ama ben küfemde ne kadar boş yer kaldı, bilmiyorum. Hakikaten psikolojik midir, benim deliliğimden mi kaynaklanıyor, bilmiyorum. Patronunum en son beni çağırdı. Matematikte bir problem var, dedi. Sen haftada şu kadar saat ameliyat yapıyorsun. Bu kadar saat yemek yiyorsun, bu kadar saat tıraş oluyorsun, duş alıyorsun, bu kadar saat televizyon programı yapıyorsun, bu kadar saat poliklinikte hasta bakıyorsun, şu kadar saat öğrencilere ders veriyorsun. Hepsini topladım. Senin uykuya günlük 4 saat kalıyor, dedi. Birinden birini eksiltmen lazım. Sen hala bana diyorsun ki ekstra ne yapabiliriz. Ben böyle olmayı, çok çalışmayı seviyorum. Artık kaldırabileceğimden fazla yük kaldırmaya heveslendiğimi hissetmeye başladığım için bir ekip kurdum. O yüzden biraz rahatladım. Sabır konusunda ise, mesleki açıdan her şeye sabrederim. Çünkü kariyer hedefi olan herkesin mesleki olarak karşılaştığı insanlara sabretmesi lazım. Kimse birbiriyle aynı olmadığı gibi hiç kimse birbirinden memnun olmayabilir. Nasıl biz birilerini sevmiyorsak, o insanlarda bizi sevmiyor olabilir. Cenab-ı Allah, bizi öyle bir ortamda tutuyor ki, sevseniz de sevmeseniz de belli insanları idare etmek, belli insanlarla dengeli ilişki kurabilmek zorundasınız.

Kariyerinizde yol alabilmek için önümüzde hep insan yumağından oluşan engeller olur

Kariyerinizde yol alabilmek için önümüzde hep insan yumağından oluşan engeller olur.Dolayısıyla bir kişinin yükseldiğinde başarıyı sindirmesi söz konusuysa, en başta yapması gereken yürüdüğü yoldaki insanlara sabır göstermelidir. Ben bunu istemiyorum, ben şununla anlaşamıyorum, bana şu eziyet ediyor deyip işinden ve geleceğinden vazgeçen çok insan var. Sabretmek altındır,tekkeyi bekleyen çorbayı içer gibi laflar bundan söylenmiştir. Kişisel olarak işin içerisinde olduğumuzda ameliyathane sabır gösteremediğimiz bir yer. Zaman sıkıntısı var, can faktörü var, insan faktörü var. Dolayısıyla orada sabırsızlık gösterebilirsiniz ama ameliyathanenin kapısından çıktığınızda hemen unutacaksınız. Hayatınızın her noktasında sabrettiğiniz sürece yol almanıza müsaade ederler.

Eğer siz gereken sabrı ve iyiliği göstermezseniz ayağınıza mutlaka birileri basar

Eğer siz gereken sabrı ve iyiliği göstermezseniz ayağınıza mutlaka birileri basar. Maneviyata gelince, tıbbi açıdan baktığınızda bu mekanizmaya, insan organizmasına inanmamak, onun yüce yaradanın eseri olduğuna inanmamak mümkün değil. Açıklanabilecek bir durum yok ortada. İşin makro boyutundan mikro boyuta indiğinizde insan aklını kaybedebilir. Mesleki olarak ilerlemeyi soruyorsanız maneviyat eksikliğinde, o biraz tehlikeli bir iş. Benim hep söylediğim bir laf var. Şeytanın inanmayanla işi yok, şeytanın işi inananla, müminle. Maneviyatı olması gereken adam da asıl sıkıntı çıkıyor. Zaten ötekinin ne olduğu belli. İnanmayanın inandığı belli bir doğruluk var. Ona da saygı gösteriyorum ama o tek düze bir durum. İnananın sürekli musallat olan bir şeytanı var. Hep aklını çelmeye çalışan, başka fikirlere yontmaya çalışan bir şeytan. O yüzden biraz kendimize dikkat etmeliyiz. Şeytana uymamak lazım. Şeytana uymamak için bize çocukluğumuzdan beri öğretilen ibadetler çok önemli. Çağımızda bazı şeyleri yanlış yapıyoruz demek ki, dikkat etmemiz lazım. İnsan maneviyatını kaybetmemeli, unutmayın ki başarının en önemli parçasıdır maneviyat. Bizler inanmadan, manevi destek bulmadan hedefimize ulaşamayız. İmtihanlara girişimde Cenab-ı Allah’a haykırışlarımı duysanız keşke. Allah-ü- Teâla’yı unutmamak lazım, akıldan çıkarmamak lazım. Allah bize yeter diyoruz ya, Allah’ın bize yetebilmesi için bizimde Allah’ın gösterdiği yoldan hiçbir zaman ayrılmamız lazım.

Allah tarafından insana verilen sabır kuvveti mevcut sıkıntıya kâfi gelecek bir dayanma güç potansiyeline sahiptir. Bu bağlamda insanlığın en büyük sağlık sorunu “manevi boşluk” diyebilir miyiz?
VİDEO / 07:24
Allah tarafından insana verilen sabır kuvveti mevcut sıkıntıya kâfi gelecek bir dayanma güç potansiyeline sahiptir. Bu bağlamda insanlığın en büyük sağlık sorunu “manevi boşluk” diyebilir miyiz?
Sağlıklı yaşamın sırlarını anlattığı 'Doktor Geldi' programının sunucusu, Türkiye'nin en genç kalp cerrahisi doçenti olan Halit Yerebakan; doktor olma hikâyesini, Mehmet Öz'le nasıl tanıştığını, sağlıklı yaşamın formülünü, aile yaşantısını ve hakkında bilinmeyenleri GZT okurlarıyla paylaştı.

Allah’ın size biçtiği bu rolde, kendini size nasıl hatırlatıyor? Allah’ım çok büyüksün, dediğiniz özel bir hikâyeniz var mı? Çok duygusal bir adamım ama çok duygu körü de bir adamım. Ameliyatta gözüm hiç dolmadı ama hastamı kaybedip ağlamışlığım vardır. Ameliyatta yaptığım çok büyük bir işle, yapabilmeye şükrettiğim var. Bunu bizde genelde çocuk kalp cerrahları yapar.

Ameliyatta gözüm hiç dolmadı ama hastamı kaybedip ağlamışlığım vardır

Çünkü o cerrahlar kendilerini anne karnında yanlış oluşmuş kalbin doğumdan sonra düzeltilmesi, Allah-ü Teâlâ’nın yeryüzündeki bir çocuğun kalbinin düzeltilmesi için seçtiği bir elçi gibi hissederler. Bizde, adam zaten kendine iyi bakmamış, damarı paramparça etmiş, onu onarıyoruz. O işe girdiğinde gösterilmeyen enaniyet ortaya çıkar. Çok büyük iş yaptım ama Allah’ım razı olsun. Yapabildiğim için, becerebildiğim için mutlu olurum, şükrederim ama çok büyük manalar yüklemem.

TRT 1'de yayınlanan ''Halit Yerebakan'la Doktor Geldi'' programını sunmaktadır.
TRT 1'de yayınlanan ''Halit Yerebakan'la Doktor Geldi'' programını sunmaktadır.

‘Kalpleri Taşıyan Adam’ diye bir kitap yazmaya başlamıştım. Amerika’da yüzün üzerinde kalp taşıdım.en aynı zamanda nakil cerrahıydım. Yüzün üzerinde kalp nakli yaptım. Bunların 10-12 tanesi bebekti. 5 aylık bebeğin beyin ölümü sebebiyle kalbini söküp 11 aylık çocuğa takmak. 3 yaşında bir çocuk evde gezerken sehpanın üzerinde duran televizyon başına devriliyor. Beyin ölümü oluyor, onun kalbini Kanada’dan New York’a getirmiştim. İntihar eden, kafasına kurşun sıkan, trafik kazası geçiren çok fazla beyin ölümünün gerçekleştiği bir hasta hikâyesi biriktirdim. 'Cenabı Allah ölümünde hayırlısını versin' diyoruz ya, vücuda zarar veren ölümlerin birçoğu kişilerin kendi tercihleriyle olmuş. Dünya’da Allah’ın yolundan ayrılmakla olmuş. ‘Bataklıkta dolaşana sinek mutlaka bulaşır’ diyoruz ya, yanlış hareket edenin de mutlaka başına bir iş geliyor. O yüzden gençlere özellikle arkadaşlarını iyi seçsinler diyorum.

Hayatta fırsat ve şans hiçbir zaman bitmez. Allah-ü Teâla bir kapıyı kapatıp, öteki kapıyı nasıl açıyorsa, size o şansı mutlaka verir. Er ya da geç, bugün veya yarın verir. Zamanı değildir, doğru an değildir sadece.

Halit Yerebakan

En başta yanlış insan uzak durmak gerekiyor. Yanlış insan getiriyor uyuşturucuyu, yanlış insan getiriyor kötü arkadaşlığı, kötü yerde olmayı, silahı, kavgayı, aileden yoksun bir hayatı hep bu tip insanlar getiriyor.

İstediğiniz kadar iyi okulu kazanın ama ailenizden uzak yaşamayın

Mesela ailesinden uzakta okumak isteyen insanlar görüyorum. Asla ya, asla. İstediğiniz kadar iyi okulu kazanın ama ailenizden uzak yaşamayın. Yaşıyorsanız bile belli yurtlarda kalmaları lazım. 18-24 yaş aralığı kontrolün çok kolay kayabildiği bir kuşak, orada dengeyi iyi tutamazsak hayattaki gayemizden kopabiliriz. Hayattaki gayemizde bizim inancımız, maneviyatımız, başarıya giden yolumuzdaki tüm iyiliklerdir. Onların hepsinden koparız, Allah muhafaza.

Allah’ın size biçtiği bu rolde, kendini size nasıl hatırlatıyor? ‘Allah’ım çok büyüksün’ dediğiniz özel bir hikâyeniz var mı?
VİDEO / 06:22
Allah’ın size biçtiği bu rolde, kendini size nasıl hatırlatıyor? ‘Allah’ım çok büyüksün’ dediğiniz özel bir hikâyeniz var mı?
Sağlıklı yaşamın sırlarını anlattığı 'Doktor Geldi' programının sunucusu, Türkiye'nin en genç kalp cerrahisi doçenti olan Halit Yerebakan; doktor olma hikâyesini, Mehmet Öz'le nasıl tanıştığını, sağlıklı yaşamın formülünü, aile yaşantısını ve hakkında bilinmeyenleri GZT okurlarıyla paylaştı.

Bu yoğunlukta ailenize vakit ayırabiliyor musunuz? Aile yaşantınızdan biraz bahseder misiniz? Bu çocuğun bir dili olsa da konuşsa diyorum. Eşim bana çok söyleniyor, dışarda söylenmez.

Evlenirken eşime ‘önce işim’ demişim. Bunu bir türlü kıramadık

Evlenirken eşime ‘önce işim’ demişim. Bunu bir türlü kıramadık. Hayatımı hep çalışmaya planlamışım, çalışmaya programlamışım. Durduğum an sanki dünyadan kopacakmışım veya ölecekmişim gibi hissediyorum. Çalışmadığım anı yaşamamış kabul ediyorum. Uykuyu kendime zül görüyorum. Sabah erken başlıyor günüm, eğer ameliyat varsa çok daha erken başlıyor. Kızımı bile görmeden gidiyorum. Sabah 7:30 gibi çıkar, 8:00 gibi hastanede olurum. 8:00 de ameliyata başlarım. Açık kalp ameliyatlarımız bizim biraz uzun sürer, 4-5 saat sürer. Öğlen hastalarımı kontrol ediyorum. Belki o gece nöbetçi kalıyorum. Bana bir gününü anlat dediğin zaman problem, benim bir günüm bir günümü tutmuyor. Efendimizin buyurduğu gibi; ‘Dünü ve bugünü aynı olan zarardadır.’ Geçtiğimiz hafta belki bir sefer gördüm kızımı. Eşim dün akşam ‘Sen çok şeyini kaçırıyorsun. Onu görmeden büyüyor.’ dedi. Her gün gelişiyor, büyüyor hakikaten ama o da beni anlayacak diye ümit ediyorum.

Bu yoğunlukta ailenize vakit ayırabiliyor musunuz? Aile yaşantınızdan biraz bahseder misiniz?
VİDEO / 02:41
Bu yoğunlukta ailenize vakit ayırabiliyor musunuz? Aile yaşantınızdan biraz bahseder misiniz?
Sağlıklı yaşamın sırlarını anlattığı 'Doktor Geldi' programının sunucusu, Türkiye'nin en genç kalp cerrahisi doçenti olan Halit Yerebakan; doktor olma hikâyesini, Mehmet Öz'le nasıl tanıştığını, sağlıklı yaşamın formülünü, aile yaşantısını ve hakkında bilinmeyenleri GZT okurlarıyla paylaştı.

Evli ve 1 kız çocuğu babasıdır.
Evli ve 1 kız çocuğu babasıdır.

Herkes sağlıklı yaşam ve kilo vermek için neyin doğru olduğunu aslında çok iyi biliyor. İnsanlar bildiklerini yapma aşamasına nasıl geçebilir? Belli güç seviyesini geçtikten sonra insanların her şeye ulaşabildiğini görüyoruz. Belli güç düzeyi nedir? Geçim sınırıdır. Gelir sahibi olan insanların hepsinin salatalık alma imkânı var mı, marul alma imkânı var mı? Zararlı şeyler pahalı, sağlıklı şeyler ucuz. O zaman köydeki insana niye sağlıklı diyoruz. Köydeki gibi yaşama neden dönelim diyoruz. Oradaki adam senin kazandığın kadar kazanmıyor ki. Peki, bilgi mi eksik? Ya internete giriyorsun, dryerebakan.com'da her türlü bilgi var. Google’da sağlıkla ilgili aradığın en ufak bir bilgiyi her yerde bulabiliyorsun. Bilgiye insan ulaşabiliyor bugün.

Zararlı şeyler pahalı, sağlıklı şeyler ucuz

Zaman mı yok? Çok affedersin ama ha hamburger yemişsin, ha sebzeli krep yemişsin. İkisini yemek için eşit miktarda zaman harcaman gerekiyor mu? Gerekiyor. Sağlıklı yaşamdan bizi ne geride bırakıyor. Ben sana söyleyeyim; değişimden korkmak. Bir insan hayatta bir şeyini değiştirmekten korkuyorsa onu yapamıyor hiçbir zaman. Oturduğun evden ne kadar yılda taşınabiliyorsun? Çok paran var, zamanın var, ne kadar zamanda taşınabilirsin? Taşınabilir misin ya, minimum 10 sene. Çalıştığın işten istifa edebilir misin? İnsan her ayın başında düzenli maaşını aldığı işten istifa edebilir mi? Edemez. Şirkete karşı bir aidiyet mi? Yok, korkusundan. Değişimden korkuyor. Bir yer sana iki katı maaş veriyor icabında, gitmiyorsun. Niye? Orada düzen kurana kadar ne olacak bilemiyorsun. Korkuyorsun. Amerika’da yapılan bir araştırmada, ‘Bir insanın intihar etmek kadar zorlanabileceği başka bir kararı var mıdır?’ diye sormuşlar. Ankette, ‘yaşadığı şehri’ ve ‘işi değiştirmek’ çıkmış. Buradan Amerika’ya gitmeyi 50 kere düşünürsün. Sen diyorsun ki, ‘Herkes sağlıklı yaşamı anlatıyor ama biz neden yapmıyoruz?’ Korkağız da ondan yapamıyoruz. Formülünü sevebileceğin bir çözüm üreteceksin. Ben sana zayıfla demişim şöyle kibrit kutusu kadar bunu ye demişim. Olur mu? Bugün yaparsın, yarın yaparsın, üçüncü gün yapmazsın. Ne yapmak lazım? Belli bir plan dâhilinde sana bilgi verilmesi lazım. Bir yaşam tarzı bilgisi doğru elden verilmesi lazım ve o yaşam tarzını sen kendi hayatına embed edecek şekilde, gömecek şekilde bir organizasyonu kendin yapman lazım.

İnsanın duyguları, düşüncelerinin önüne geçtiği anda yıkılır.

Halit Yerebakan

Sen sevgiyle duyguyu baskılayıp elde ettiğin bilgiyi hayatında uygulayacaksın. Sağlıklı yaşamın tek formülü bu, başka bir şey yok.

Herkes sağlıklı yaşam ve kilo vermek için neyin doğru olduğunu aslında çok iyi biliyor. İnsanlar bildiklerini yapma aşamasına nasıl geçebilir?
VİDEO / 04:26
Herkes sağlıklı yaşam ve kilo vermek için neyin doğru olduğunu aslında çok iyi biliyor. İnsanlar bildiklerini yapma aşamasına nasıl geçebilir?
Sağlıklı yaşamın sırlarını anlattığı 'Doktor Geldi' programının sunucusu, Türkiye'nin en genç kalp cerrahisi doçenti olan Halit Yerebakan; doktor olma hikâyesini, Mehmet Öz'le nasıl tanıştığını, sağlıklı yaşamın formülünü, aile yaşantısını ve hakkında bilinmeyenleri GZT okurlarıyla paylaştı.

YORUMUNUZU YAZIN, SORUNUZU SORUN
{{ entity.comments.quantity }} KİŞİ YORUM YAZDI
İLK YORUM YAZAN SİZ OLUN
C CİHAN DAMLA GZT Editörü

GZT Röportaj’ın sorumlu editörü olarak görev yapıyor. GZT’de Açık Pencere isimli programı hazırlayıp sundu. Her hafta alanında önemli kişilerle röportaj yapan Cihan’a cihan.damla@gzt.com adresinden ulaşabilirsiniz.

BEĞEN
YUKARI DÖNÜN

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz