Nilhan Sultan, Röportaj, GZT, 2017
VİDEONUN BAŞLAMASINA SN. KALDI
Tanınan Kişi

Nilhan Osmanoğlu

“İslam’dan uzaklaştıkça özümüzden hızlıca kopuyoruz”

Sultan Abdülhamid Han'ın 5'inci kuşak torunu, sürgün sonrasında İstanbul’da doğan ilk sultan olan Nilhan Osmanoğlu; Abdülhamid Han’ı, ailesinin yaşadığı sürgünü, Osmanlı’da kadının yerini ve daha birçok konuya dair düşüncelerini GZT okurlarıyla paylaştı.

FOTOGRAF : SERCAN GÜÇLÜ GZT 20 NİSAN 2018, CUMA DAKİKADA-OKUNUR
BEĞEN

Sürgün sonrasında İstanbul’da doğan ilk sultan olan Nilhan Sultan kimdir? Nilhan Osmanoğlu Vatansever, 25 Nisan 1987 doğumluyum. Herkes yaşımın büyük olduğunu zannediyor ama daha genciz. Aile içerisinde sürgünden sonra burada doğan ilk sultan unvanı taşıyorum. Dünya genelinde yaşayan 13 tane sultan, 25 tane şehzade var. Onun dışında 2 tane çocuğum var. Halkla İlişkiler Reklamcılık mezunuyum. İşletme yüksek lisansı yaptım. Bizim soyumuz aslında sultan Abdülhamid Han’ın en büyük oğlu Mehmet Selim Efendi’ye dayanıyor. Sonrasında Selim Efendi’nin Beyrut’a sürgünü söz konusu, ailemde Beyrut sonrasında Şam ve aftan sonra Türkiye’ye dönüşleri söz konusu oluyor.

Nilhan Osmanoğlu, 1987 İstanbul’da doğdu.
Nilhan Osmanoğlu, 1987 İstanbul’da doğdu.

Necip Fazıl'ın, “Abdülhamid'i anlamak her şeyi anlamak olacak.” dediği dünyanın son hükümdarı Abdülhamid Han’ı nasıl anlayabiliriz? Aslında bundan kısaca bahsetmek çok zor. Çünkü özellikle şu dönem Sultan Abdülhamid Han’ı anlamaya çalıştığımız bir dönem. Çalıştığımız diyorum çünkü şu anda yeni yeni kapılarını araladığımızı düşünüyorum. Kendisini anlamamız için aslında o dönemde almış olduğu, bugüne intikal eden tedbirlere de bakmak lazım.

Sultan Abdülhamid Han'ı anlamanın birçok kapıyı açacağını düşünüyorum.

Sultan Abdülhamid Han
Sultan Abdülhamid Han

Öyle derin projeler içindeymiş ki, kendisini daha bugün anlayabiliyoruz. Burada aynı zamanda ilmi siyaset ve feraset sahibi olduğunu görüyoruz. Onu anlamanın birçok kapıyı açacağını düşünüyorum. İnşallah, devlet büyüklerimiz ilmi siyaset hamleleri yolunda kendilerini örnek alırlar. İlmi siyasi boyutunu anlatacak çok örnek var. Bugün Kudüs, Musul, Kerkük’ü, Filistin’i konuşuyorsak, Sultan Abdülhamid Han’ın aldığı önlemleri, tedbirleri de aynı bölge üzerinde görüyoruz. Aynı zamanda geçmişimizle hiçbir zaman bağlarımızı koparamayacağımızı da görüyoruz. O yüzden onu daha iyi anlamamızı temenni ediyorum. Gençlerimiz zaten bu yönde çok hevesliler, okuyorlar. Allah’a şükürler olsun hiçbir şey eskisi gibi değil. En azından anlamaya çalışıyorlar ama ileriki dönemlerde daha iyi olacağına inanıyorum.

Nilhan Osmanoğlu: “İslam’dan uzaklaştıkça özümüzden hızlıca kopuyoruz.”
VİDEO / 02:27
Nilhan Osmanoğlu: “İslam’dan uzaklaştıkça özümüzden hızlıca kopuyoruz.”
Sultan Abdülhamit Han'ın 5'inci kuşak torunu, sürgün sonrasında İstanbul'da doğan ilk sultan olan Nilhan Osmanoğlu; Abdülhamit Han'ı, ailesinin yaşadığı sürgünü, Osmanlı'da kadının yerini ve daha birçok konuya dair düşüncelerini GZT okurlarıyla paylaştı.

Osmanlı, birçok görüşü, fikri kendi çatısı altında toplayan bir medeniyet. Farklı görüşlere karşı olan hoşgörüsüzlüğümüz, tahammülsüzlüğümüz nasıl bu duruma geldi? Aslında bunun çok kısa bir cevabı var.

Biz İslam’dan uzaklaştığımız zaman hoşgörüden, tevazudan, edepten her şeyden uzaklaşmış oluyoruz.

Nilhan Osmanoğlu

İslam’dan ne kadar uzaklaşırsak kendi değerlerimizden, özümüzden kopmuş oluyoruz.

Osmanlı Hanedanı'nın ''sultan'' unvanını taşıyan hayattaki kadın üyelerinin en gençlerinden biridir.
Osmanlı Hanedanı'nın ''sultan'' unvanını taşıyan hayattaki kadın üyelerinin en gençlerinden biridir.
Sultan 2. Abdulhamid Han’ın 5. kuşak torunudur.
Sultan 2. Abdulhamid Han’ın 5. kuşak torunudur.

Osmanlı İmparatorluğu'nda kadının toplumdaki yeri geleneksel birçok nedenden dolayı kısıtlı olduğu biliniyor. Osmanlı’da kadının yeri ve önemi nedir? Bu soru bana da fazlaca gelen bir sorudur. ‘Feminist misiniz?’ diye soruyorlar. Diyorum ki, bu bir düşünce akımıdır. Aslında bizi ataerkil değil anaerkil bir toplumuz. Yani anneler bizim için çok değerlidir.

Sultan Abdülhamid Han
Sultan Abdülhamid Han

Bu bizim dinimizin gereğidir. Zaten açıp Kuran-ı Kerime baktıkları zaman aslında kadın haklarının erkek haklarından daha üstün olduğunu görürler. O yüzden feminizm gibi düşünce akımlarına bizim ihtiyacımız yok. Yine özümüze döndüğümüz zaman aslında kadınların değeri de ortaya çıkar. Tabi bize yansıtılan oryantalist bir düşünce, batı algısı, kendi yaptıklarını biz yapıyormuş gibi göstermeleri ve bu şekilde lanse etmeleri. Bunu araştırıp gördüğümüz zaman, haremi gezdiğimiz zaman, aklıselim bir insan olarak yazan dualara baktığımız zaman, o hünkâr sofralarında eğlenceler yapıldığına dair iftiralar atılıyor.

Sultan Abdülhamid Han
Sultan Abdülhamid Han

Hangi padişah o ayetlerin yazıldığı yerde eğlence düzenleyebilir.

Hangi padişah o ayetlerin yazıldığı yerde eğlence düzenleyebilir? İnsanın bunu söylemeyi önce vicdanı kabul etmemesi lazım. O yüzden bu oryantalist düşüncelerden sıyrılıp aslında kadına verilen değeri, kendi özümüzdeki gibi buna da geri döneceğimize inanıyorum. Şunu da eklemeden geçemeyeceğim. Padişahlar tahta çıktığı zaman sadece annelerinin ellerini öperler. “Cennet annelerin ayağının altındadır.” lafı bizim için çok önemlidir. O yüzden bu oryantalist düşünceden kesinlikle ilerleyen zamanlarda da kurtulacağımıza inanıyorum.

Hayvan ve bitkilere çok düşkün olan, uyumadan önce polisiye roman okuyan, abdestsiz yere basmayan, saraya sahne kurdurup tiyatro ve opera sahneletip izleyen Abdülhamid Han’ı farklı kılan şey neydi? Söylediğiniz gibi Abdülhamid Han’a sanatsal yönüyle de bakmak lazım. Belki bizim yaptığımız yanlış, tamamen kusursuz görmek istememizdir. İnsan olduğunu, hataları olabileceğini unutuyoruz ve körü körüne bağlanıyoruz. Aslında o bir insandı ve hataları olabilirdi. Operayı sevmesi dinimize aykırı gibi yorumlar yapanlar var. Ben bunları gerçekten saçma buluyorum. Sultan Abdülhamid Han, evrensel bir padişahtı. Birçok toplumu kendi çatısı altında toplayabilmesi için zaten bunu yapması gerekiyordu. İslam süzgecinden geçirerek kendi hayatına adapte etmiş ve bundan zevk almıştır. O yüzden zorlaştırmamak, kolaylaştırmak gerektiğine inanıyorum.

Osmanlı, birçok görüşü, fikri kendi çatısı altında toplayan bir medeniyet. Farklı görüşlere karşı olan hoşgörüsüzlüğümüz, tahammülsüzlüğümüz nasıl bu duruma geldi?
VİDEO / 02:51
Osmanlı, birçok görüşü, fikri kendi çatısı altında toplayan bir medeniyet. Farklı görüşlere karşı olan hoşgörüsüzlüğümüz, tahammülsüzlüğümüz nasıl bu duruma geldi?
Sultan Abdülhamit Han'ın 5'inci kuşak torunu, sürgün sonrasında İstanbul'da doğan ilk sultan olan Nilhan Osmanoğlu; Abdülhamit Han'ı, ailesinin yaşadığı sürgünü, Osmanlı'da kadının yerini ve daha birçok konuya dair düşüncelerini GZT okurlarıyla paylaştı.

Lefke Avrupa Üniversitesi, İletişim Fakültesi, Halkla İlişkiler ve Reklamcılık Bölümü mezunudur.
Lefke Avrupa Üniversitesi, İletişim Fakültesi, Halkla İlişkiler ve Reklamcılık Bölümü mezunudur.

Abdülhamid Han’ın dünyanın dört bir yanına yayılan istihbarat ağını nasıl kurulduğu hep merak edilmiştir. Bu istihbarat ağı nasıl kuruldu? Hala birçok ülkenin temellerini oluşturuyor. Abdülhamid Han’ın kurmuş olduğu istihbarat bir örnek teşkil ediyor. Başka ülkeler FBI, İtalyan istihbaratı daha güçlü diye bunları paketleyip bize satmaya çalışmışlar ama bunların hepsi bizim değerlerimiz. Yani Abdülhamid Han’ın kurdurduğu istihbarat ağı olmasa, devleti 33 sene yönetmenin imkânı olamazdı. Severek anlattığım, bu hikâyeyi anlatmadan geçemeyeceğim. Sultan Abdülhamid Han barışçıl bir politika izlemişti. Hiçbir devlete savaş açma lüksü yoktu, o dönemde bile. Hiçbir elçiye tokat atma şansıda yoktu. Diğer ülkelerin elçileri de, ‘Biz barış içerisindeyiz. Neden sultandan istediğimizi alamıyoruz?’ diye toplanıp veryansın ettikleri bir gün, o elçilerin başındaki Fransız elçi ‘Ben gidip sultandan istediğimi alacağım. Sizde göreceksiniz.’ diyor.

Yıldız Sarayı
Yıldız Sarayı

Sonrasında Yıldız Sarayı’na geliyor. Sultan Abdülhamid Han sarayında oturuyor ve Yıldız bahçesine doğru arkası dönük bir şekilde atını izliyor. Elçi içeri giriyor. Sultan Abdülhamid Han gel işareti yapıyor ve ona atını anlatmaya başlıyor. Bu at şöyle koşar, cinsi şöyle diyerek at hakkında yarım saat bahsediyor. Elçide çok hevesli bir şekilde dinliyor. Sultan Abdülhamid Han diyor ki, ‘Ben çok üzgünüm. Çünkü bu atın eşi öldü.’ bunu duyan elçi büyük hevesle hemen atılıyor ‘Ben size bu atın eşini getirebilirim.’ diyor. Sonrasında süresinin bittiğine dair ziline basıyor ve yaverini çağırıyor. Abdülhamid Han yaverine, ‘Bize bir iyilik yapacak. Parasını fazlasıyla verin. Dönsün ve bize atımızı getirsin.’ der. Elçi büyük bir hevesle ülkesine geri dönüyor. Diğer elçiler kendisini bekliyor ve ne aldığını bekliyorlar. Adam durup bir düşünüyor, ‘Vallahi bende bilmiyorum. Cebim dolu, elim boş geldim.’ diyor. Sultan Abdülhamid Han 33 sene boyunca Ali’nin tekkesini Veli’ye, Veli’nin takkesini Ali’ye giydirerek bu ülkeyi yönetmiş. Buradaki sır da, bu elçinin atlara olan zaafını bilmesidir.

Alatini Köşkü
Alatini Köşkü

Oradaki teşkilatlanmanın içerisindeki ajanı Sultan Abdülhamid Han’a haber veriyor. 33 sene boyunca elçiye bile ayrı bir plan, onu hakkında ayrı bir istihbarat. Bu olmasaydı devlet nasıl yönetilirdi? O yüzden suçlandığı en büyük konulardan biri de, jurnalci olduğudur. Sonrasında Alatini Köşkü’ne sürüldüğü zaman ‘Gerçekleri öğrenmek istiyorsanız. Jurnalleri açıp bakmanız yeterli.’ diyor ve İttihat ve Terakki gerçekler ortaya çıkmasın diye ilk Yıldız yağmasında ortadan kaldırıp, yakıp yıkıyor. O yüzden onunda değerini iyi bilmek lazım. Bugüne örnek olması gereken konulardan bir tanesi.

Enderun eğitimi veren, Nilhan Sultan Enderun Eğitim ve Araştırma Derneği’nin kurucusudur.
Enderun eğitimi veren, Nilhan Sultan Enderun Eğitim ve Araştırma Derneği’nin kurucusudur.
Babaannesi Kösem Sultan hakkında bilgilerini okuyucularıyla paylaştığı ''Kadın Padişah Mahpeyker Kösem Sultan” adlı romanın yazarıdır.
Babaannesi Kösem Sultan hakkında bilgilerini okuyucularıyla paylaştığı ''Kadın Padişah Mahpeyker Kösem Sultan” adlı romanın yazarıdır.

Yenilikçi bir padişah olan Abdülhamid Han döneminde okuma yazma oranının 5 kat artmıştır. Aynı zamanda öğretmen yetiştirmek için 32 tane okul yaptırmıştır. Osmanlı’da öğretmen nasıl yetiştiriliyordu? Eğitim sistemimizdeki eksiklerden birinin de bunun olduğunu düşünüyor musunuz? Aslında Abdülhamid Han 32 eserden çok daha fazlasını yaptı. Belki üniversite çapında saydıklarınız. 1152 eserin yarısı zaten okul, mektep, kız okulları, eczacılık fakültesi, çoban okulu bile var bu dönemde. Görüyoruz ki çocuklar kendi yetenekleri alanında eğitiliyorlar. Çocuklara yaş sınıflarına göre sınıf atlatıyoruz. Bizim en büyük eksikliğimiz budur.

Hiçbir balık uçmaya, hiçbir kuş yüzmeye zorlanmaz.

Oysa Osmanlı döneminde Enderun’un kapısında ‘Burada hiçbir balık uçmaya, hiçbir kuş yüzmeye zorlanmaz.’ yazar. Yani çocukların kendi yeteneklerine göre yönlendirme söz konusu, yaşlarına göre değil. Bizim yaptığımız en büyük hataların bir tanesi bu. Osmanlı’da uygulamalı bir eğitim söz konusuydu fakat biz maalesef ezberci bir eğitime zorlanan bir toplumuz. O yüzden ortaokulda, lisede öğrendiğimiz hangi bilgi aklımızda ama yaşayarak öğrendikten sonra hayata adapte olmak çok daha kolay. Enderun sisteminin içeriği böyle bir şey baktığınız zaman.

Abdülhamit Han’ın dünyanın dört bir yanına yayılan istihbarat ağını nasıl kurulduğu hep merak edilmiştir. Bu istihbarat ağı nasıl kuruldu?
VİDEO / 04:39
Abdülhamit Han’ın dünyanın dört bir yanına yayılan istihbarat ağını nasıl kurulduğu hep merak edilmiştir. Bu istihbarat ağı nasıl kuruldu?
Sultan Abdülhamit Han'ın 5'inci kuşak torunu, sürgün sonrasında İstanbul'da doğan ilk sultan olan Nilhan Osmanoğlu; Abdülhamit Han'ı, ailesinin yaşadığı sürgünü, Osmanlı'da kadının yerini ve daha birçok konuya dair düşüncelerini GZT okurlarıyla paylaştı.

Okumayı sevmeyen bir millet olarak ecdadımızı yanlış bilgilerin verildiği dizilerden, filmlerden tanır olduk. Yapılan işleri nasıl buluyorsunuz? ‘Her şerde bir hayır vardır.’ diyerek başlamak istiyorum. Muhteşem Yüzyıl’ı eleştirdik. Ben çok fazla eleştirmedim açıkçası, çünkü bu milletin özünü, genini hiçbir zaman değiştiremezler. Pis su akıp geçecektir, hiçbir zaman aşağıya işlemeyecektir. Ben buna her zaman inandım. O yüzden gerçeği öğrenmelerine vesile olacaktır, diye baktım. Kanuni Sultan Süleyman Han gerçekten uluslararası çapta çok kötü lanse edildi. Aynı zamanda uluslararası çapta da çok kötü lanse edildi. Bir millet kendisine bunu nasıl yapabilir, anlamış değilim. Bizim zaten başka bir düşmana ihtiyacımız yok. Zaten bunları bize düşman yapmıyor, biz kendimize yapıyoruz. Bu dizilere tarihsel bir gerçeklik olarak kesinlikle bakmamak lazım. Daha önce de söylediğim gibi körü körüne bağlanmamak lazım, doğruyu açıp biz kitaplardan öğreneceğiz ama dizilerden öğrenmeyeceğiz. Çünkü tüm diziler reyting kaygısı içerisindedir ister istemez. O yüzden biz daha fazla kitaplara yönelirsek daha iyi olur diye düşünüyorum.

İngilizce ve Arapça bilen Nilhan Sultan Osmanoğlu’nun Hanzade isminde bir kızı ve Mehmed Vahdeddin isminde bir oğlu vardır.
İngilizce ve Arapça bilen Nilhan Sultan Osmanoğlu’nun Hanzade isminde bir kızı ve Mehmed Vahdeddin isminde bir oğlu vardır.

Tarihte insanın iyi yetişmesi için hiçbir masraftan ve güçlükten kaçınmayanlar, başarının ve medeniyetin zirvesine yükseldiler. Osmanlı da böyle yaptı. Böyle aileden gelen bir sultan olarak bu devirde çocuklar nasıl yetiştirilmelidir ve nelere dikkat edilmelidir? Benim 2 tane evladım var, Hanzade ve Mehmet Vahidettin. Dünyanın en zor sorumluluğu anne olmak.

Dünyanın en zor sorumluluğu anne olmak.

Çünkü bir evlat yetiştiriyorsun. Vatanına, milletine hayırlı olsun istiyorsun. Aynı şekilde Allah’ını seven bir evlat istiyorsun. Bunu ortaya çıkarmak en zor iş. Her şeyi elimin kenarıyla itiyorum, bu gerçekten saygı duyulması gereken bir konum diye düşünüyorum. Allah’ını seven bir çocuk olmaları benim için en önemli şey. Doktor olsun, mimar olsun, öğretmen olsun, ne istiyorsa onu olsun ama Allah’ını seven ve ondan korkan evlat olsun. Ben elimden geldiğince muhakeme yeteneği yüksek çocuklar olsun diye arkalarında duruyorum ve destekliyorum. Yani doğruyu ve yanlışı kendileri bulmalılar. Verdikleri kararın sonuçlarına katlanmayı küçük yaşta dahi öğrenmesi gerekiyor. O yüzden körü körüne bağlanmaz, körü körüne sevmez, açıp okuyup araştıran bir nesil yetiştirmeyi Allah izin verirse istiyorum.

Okumayı sevmeyen bir millet olarak ecdadımızı yanlış bilgilerin verildiği dizilerden, filmlerden tanır olduk. Yapılan işleri nasıl buluyorsunuz?
VİDEO / 03:00
Okumayı sevmeyen bir millet olarak ecdadımızı yanlış bilgilerin verildiği dizilerden, filmlerden tanır olduk. Yapılan işleri nasıl buluyorsunuz?
Sultan Abdülhamit Han'ın 5'inci kuşak torunu, sürgün sonrasında İstanbul'da doğan ilk sultan olan Nilhan Osmanoğlu; Abdülhamit Han'ı, ailesinin yaşadığı sürgünü, Osmanlı'da kadının yerini ve daha birçok konuya dair düşüncelerini GZT okurlarıyla paylaştı.

YORUMUNUZU YAZIN, SORUNUZU SORUN
{{ entity.comments.quantity }} KİŞİ YORUM YAZDI
İLK YORUM YAZAN SİZ OLUN
C CİHAN DAMLA GZT Editörü

GZT Röportaj’ın sorumlu editörü olarak görev yapıyor. GZT’de Açık Pencere isimli programı hazırlayıp sundu. Her hafta alanında önemli kişilerle röportaj yapan Cihan’a cihan.damla@gzt.com adresinden ulaşabilirsiniz.

BEĞEN
YUKARİ-DONUN

veri-politikasi-aciklama veri-politikamizi inceleyebilirsiniz