Eski yüzler gün yüzüne çıktığında: Angkor Tapınakları

Khmer Krallığının başkenti ve gücünün simgesi olan Angor Wat, Vişnu adına bir Hindu tapınağı iken 13. yüzyılda bir Budist tapınağına çevrildi.
Khmer Krallığının başkenti ve gücünün simgesi olan Angor Wat, Vişnu adına bir Hindu tapınağı iken 13. yüzyılda bir Budist tapınağına çevrildi.

Kamboçya’nın göz bebeği, Güneydoğu Asya’nın en önemli dini ve mimari yapısı, 400 kilometrekareye yayılan alanıyla dünyanın en büyük tapınaklar topluluğu muhteşem Angkor; tarih, kültür ve doğa sevenler için mutlaka görülmesi gereken yerler listesinin en üst sıralarında, sizleri misafir etmek için bekliyor.

Angkor tapınakları’nın geçmişi

Kamboçya’nın kuzeyinde yer alan Angkor şehri, Kimer Krallığı’nın başkenti idi. Krallığın gücünün göstergesi olarak 12. yüzyılda çok geniş bir araziyi kapsayacak şekilde, tapınaklar topluluğu olan Angkor Wat inşa edildi. Angkor şehri Sanayi Devrimi’ne kadar dünyanın en büyük şehri olma unvanını elinde tutmuştu, 1 milyona yakın insan yaşıyordu.Angkor Wat ise hâlâ dünyanın en büyük tapınaklar topluluğu.

Angkor Wat, bugün Kamboçya'nın Siem Reap kentinin 6 km. kuzeyindeki Angkor antik şehrinde 1115-1145 yıllarında Kral II. Suryavarman tarafından yaptırılmış dev bir tapınak-şehirdir.
Angkor Wat, bugün Kamboçya'nın Siem Reap kentinin 6 km. kuzeyindeki Angkor antik şehrinde 1115-1145 yıllarında Kral II. Suryavarman tarafından yaptırılmış dev bir tapınak-şehirdir.
Angkor Tapınakları, Hindu Tapınağı olarak inşa edilmiş olsa da sonradan Budist tapınağına dönüştürüldü.

Yapının inşaatının 30 yıl sürdüğü ve inşaatında yüzlerce insanın çalıştığı biliniyor.

  • Kimerlerin başkenti Phnom Penh’e taşınmasından sonra unutularak yıllarca toprak altında kaldı, ta ki 1858’de Fransız bir doğa bilimci olan Henri Mouhut tarafından yeniden keşfedilene kadar.

1900’lü yıllarda temizlenerek yeniden ortaya çıkarıldı ve Hollywood filmleri sayesinde birden popülaritesi arttı. Tapınaklar, 1992 yılında Angkor Thom şehri ile birlikte Unesco Dünya Kültür Mirası listesine girdi.

Angkor tapınakları’na ulaşım

Angkor Tapınakları ana girişi, Siem Reap şehrine sadece 5,5 km uzaklıkta. Şehir veya ülke dışından gelip Angkor Tapınakları’nı görmek isteyenlerin ana durak noktası olan Siem Reap şehri tam anlamıyla bir turist şehri. Çok fazla konaklama seçeneği var. Burada hem Kamboçya hem de Batı mutfağından örnekler bulabileceğiniz çok sayıda kafe ve restoran, gece turistlerin mekânlar şehri doldurmuş durumda.

Siem Reap ismi Kmercede 'Siyam yenildi' anlamına gelmektedir. Tay Krallığı ile 17. yüzyılda yapılan savaşta, Khmer İmparatorluğu'nun kazandığı zafere atıfta bulunarak şehir bu şekilde isimlendirilmiştir.
Siem Reap ismi Kmercede 'Siyam yenildi' anlamına gelmektedir. Tay Krallığı ile 17. yüzyılda yapılan savaşta, Khmer İmparatorluğu'nun kazandığı zafere atıfta bulunarak şehir bu şekilde isimlendirilmiştir.

Siem Reap’ten ‘tuktuk’ (Güneydoğu Asya’da pek çok yerde görebileceğiniz, önü bisiklet veya motosiklet, arkası iki kişinin oturabileceği şekilde tasarlanmış bir araç) kiralayarak, taksi kiralayarak veya bisiklet kiralayarak Angkor Wat girişine ulaşmanız mümkün.

Burası bir tapınaklar topluluğu ve tapınaklar çok geniş bir alana yayılmış olduğundan içeride gezmeniz için mutlaka bir araca ihtiyacınız var.

Phnom Bakheng, dağ şeklinde bir Hindu ve Budist tapınağıdır.
Phnom Bakheng, dağ şeklinde bir Hindu ve Budist tapınağıdır.

Size rehberlik de edebilecek bir tuktuk şoförü ile anlaşırsanız hem tapınak gezisi sırasında rehberlik almış hem de ulaşım konusunu çözmüş olursunuz.

Kendim gezmek istiyorum derseniz, zaten size girişte bir harita veriyorlar. Yürüyerek her yeri gezmeniz mümkün olmadığı için bisikletle gezmek bir seçenek olabilir. Ancak naçizane önerim; bisiklet konusunda ısrarcı olmamanız, çünkü Kamboçya genel olarak sıcak ve nemli iklime sahip. Dikkat edin, tapınakları gezeyim derken başınıza güneş geçmesin. Sabah erken saatlerde alana gelip bol su tüketmek iyi bir çözüm olabilir.

Konaklama seçenekleri

Angkor Watgirişi için günlük, 3 günlük veya 7 günlük bilet satın alabiliyorsunuz. Bu kadar büyük bir alanı bir günde gezmek mümkün olmadığından önerim 3 günlük bilet almanız olur. 7 gün gerçek anlamda tüm alanı gezmek için iyi bir süre olsa da eğer tarih ve arkeoloji ile ilgilenmiyorsanız, 7 gün biraz fazla gelebilir.

  • 2018 yılı için bilet fiyatları; 1 gün 37, 3 gün 62, 7 gün 72 Amerikan Doları.

Biletleri sadece girişteki bilet ofisinden alabiliyorsunuz. Ve Angkor’a gezi planı yaparken elinizde mutlaka bir harita olmasında fayda var. Haritadan sırayla görmek istediğiniz tapınaklara karar vererek rotanızı ona göre belirleyebilirsiniz.

Angkor’a gelmek için en iyi zaman

Neak Pean başlangıçta tıbbi amaçlar için tasarlanan bir tapınaktır. Tapınağın havuzuna girenin iyileşeceğine inanılıyor ve VII. Jayavarman'ın inşa ettiği birçok hastaneden biridir.
Neak Pean başlangıçta tıbbi amaçlar için tasarlanan bir tapınaktır. Tapınağın havuzuna girenin iyileşeceğine inanılıyor ve VII. Jayavarman'ın inşa ettiği birçok hastaneden biridir.

Angkor’a gelecekseniz iklim açısından en iyi zaman kasım ile mart ayları arası. Kuru, serin sezon olan bu dönem aynı zamanda herkesin de bölgeyi görmek için tercih ettiği dönem. Bu nedenle çok kalabalık olacağını önceden kabul etmeniz gerekir. Benim böyle durumlarda taktiğim yüksek sezon başlamadan veya bittikten 1 ay önce / sonra bu tarz yerlere gitmek oluyor. Ne havadan dolayı çok sıkıntı yaşıyorum ne de o anormal kalabalıkla uğraşmak zorunda kalıyorum. Sabah erken saatler bölgeyi görmek için en uygun saatler. Zaten Angkor Wat’ın gün doğumunda fotoğrafını çekmek isteyeceğiniz için erken derken gerçekten erken gelmenizi öneriyorum. Hava çok ısınmadan ana tapınakları da görebilirsiniz böylece.

Angkor’da mutlaka görülmesi gereken tapınaklar

400 kilometrekare bir alanı gezmek için mutlaka görülmesi gerekenler listesi yapmakta fayda var. Tapınak, şehir, göller derken bu bölgede keşfedilmeyi bekleyen çok fazla yer var.

Angkor Wat

Bölgeye adını veren, her yıl 2 milyondan fazla insanı buraya çeken en büyük ve en iyi korunmuş tapınak olan Angkor Wat hemen girişte sizi karşılayacak. Yapımında Mısır piramitlerinden daha fazla taş kullanılmış olan Angkor Wat, her bir taşındaki taş işçiliğiyle de dikkat çekiyor. Duvarlara işlenmiş rölyefler, simetrik işlemeler, lotus çiçeği formuna benzetilmiş olan kuleleri ile tam bir sanat eseri. Hele bir de içeride dolaşan rahiplere de rastlarsanız, görüntü tamamlanmış oluyor.

Angkor Thom ve Wa Bayon

Ta Prohm, Angkor kasabasında bulunan eski bir tapınaktır. Eskiden “Kralın Manastırı” anlamına gelen Rajavihara olarak biliniyordu.
Ta Prohm, Angkor kasabasında bulunan eski bir tapınaktır. Eskiden “Kralın Manastırı” anlamına gelen Rajavihara olarak biliniyordu.

Bu kocaman arkeolojik alanın merkezi Angkor Thom şehri. Şehrin kapısından girerken geçeceğiniz köprü, köprünün üstündeki heykeller, şehri çevreleyen duvarlar ve ortasında yer alan Bayon Tapınağı ile muhteşem bir eser sizi bekliyor. Şehir duvarlarının ortasında yer alan Bayon Tapınağı kulelerinde yer alan insan yüzleri ile ünlü. İnsan yüzü derken taşlara oyulmuş devasa yüzlerden bahsediyorum. 216 tane gülümseyen devasa yüz size bakıyor ve hepsi birbirinden farklı!

Ta Prohm

İşte Angkor Tapınakları’nın en meşhurlarından biri daha! Onu Angelina Jolie’nin oynağını Tomb Raider filminden tanıyoruz. Bu tapınağın özelliği ağaç köklerinin tapınağı yutmuş olması. Yutmuş olması diyorum çünkü ağaçlar tapınağın üzerinde öyle büyümüşler ki kökler binaları sarıp sarmalamış, restorasyon sırasında da ağaçların bırakılması uygun olanlarını öylece bırakmışlar ve ortaya harika görüntüler çıkmış.

Preah Khan tapınağı

Angkor şehrinin duvarlarından çıkıp girişte olduğu gibi harika heykellerin süslediği bir köprüden çıkarak Preah Khan Tapınağı’na ulaşıyorsunuz. Burası Kimer zamanında eğlencelerinin yapıldığı yer imiş. Ayrıca burada gelişmiş Kimer su sisteminin nasıl işlediğini görebileceğiniz havuzlar yer alıyor.

Neak Pean tapınağı

Angkor Tapınaklarının bulunduğu konum itibariyle en güzel tapınağı Neak Pean olabilir. Göl ve hendek ile çevrelenmiş olan tapınağa uzun bir köprüden geçerek ulaşabiliyorsunuz ve bu köprünün ve çevresinin manzarası muhteşem. Kimerler zamanında bu tapınak ve üzerinde bulunduğu adacık hastane gibi kullanılıyormuş.

Preah Khan, 12. yüzyılda Kral Jayavarman VII'nin babasını onurlandırmak için inşa ettiği tapınaktır.
Preah Khan, 12. yüzyılda Kral Jayavarman VII'nin babasını onurlandırmak için inşa ettiği tapınaktır.

Phnom Bakheng tapınağı

Gün doğumunu Angkor Wat’ta karşıladık, peki ya gün batımı diyenler için işte harika bir tapınak. Tapınak yukarıya doğru tırmanış gerektiren bir tapınak ancak yönü nedeniyle gün batımında Angkor Wat’ın muhteşem manzarası buradan çok güzel izlenebiliyor. Yukarıdaki grubu da tamamlarsanız bu kez büyük tur olan mavi turu tamamlamış oluyorsunuz. İlk gün küçük, ikinci gün büyük turu yapmak oldukça mantıklı.

Bakong, Preal Ko, Lolei tapınakları ve Tonle Sap gölü

Tonle Sap Kamboçya’nın ortasında yer alan büyük bir tatlısu gölüdür.
Tonle Sap Kamboçya’nın ortasında yer alan büyük bir tatlısu gölüdür.

Tonle Sap Gölü, Sieam Reap’e yakınlığı ve göldeki yüzen evlerinin ünü ile hafızalara kazınmış. Gölde yüzen evleri görmek için tekne turları düzenleniyor, ancak bu tekne turlarında görülen yerlerin tamamen turistik olduğu, gerçek olmadığına dair o kadar çok şey okudum ki tekne turu yapmaktan vazgeçtim. Ancak gölü görmek, göre doğru ilerlerken köy yaşamını görmek ve yol üstündeki tapınaklara uğramak kısmı çok daha güzeldi.