İstanbul Cihangir’de Art Deco apartmanların karakteristik özellikleri
10:00, 10/03/2023, CumaG: Güncelleme: 13:53, 15/01/2026, Perşembe
Cihangir Caddesi’ndeki Art Deco apartmanlar
İstanbul’un birçok semti Art Deco akımının etkileyici örneklerine ev sahipliği yapıyor. Bu yazımızda Cihangir’deki Art Deco’ya has üslupsal özellikleri yansıtan apartman tipi yapı örneklerini inceleyeceğiz.
Geometrik süslemeleri
ile Art Deco, 1920'lerde, savaş sonrasında İstanbul'da ilk olarak apartman tipi
yapılarda tercih edilmeye başlıyor, popülerliğini ise 1930’lu
yıllarda kazanıyor ve şehrin çeşitli semtlerinde farklı fonksiyonlara sahip yapıların tasarımlarında görülüyor. Art Deco karakteristik özellikleriyle geleneksel ve modern öğretinin
bir sentezi
olarak, Cumhuriyet döneminin başlarında İstanbul'a modern bir çehre kazandırmak
için en uygun sanatsal ifadelerden biri oluyor. Daha önceki yazılarımızda da belirtmiş olduğumuz gibi, 1925’te adlandırılmasından önceViyana
ve Glasgow’da Art Deco’nun
ilk örnekleri görülüyor. 1900’lü yılların başında Art Deco olarak nitelendirilebilecek tasarımlar gerçekleştiriliyor olmasına rağmen, 1925’te Paris’te
düzenlenen Uluslararası Dekoratif Sanatlar Sergisi
ile Art Deco
popülerliğini kazanıyor.Türkiye’de Art Deco akımının ortaya çıkışı
Avrupa'dakine benzer
bir yol izliyor. İstanbul’daki mimari faaliyetler, 18. yüzyılın ortalarında, Türk modernleşmesinin
ilk dönemlerinden bu yana, Avrupa mimarlığındaki gelişmeleri izliyor. Art Deco
, özellikle İstanbul’da, konut mimarisinde
, 1930'lu yıllarda uygulanıyor ve ilgi görüyor. Bu yıllarda, İstanbul'da inşa edilen birçok apartmanın balkon korkulukları, giriş kapıları ve dekoratif kabartmaları
, Art Deco akımının zikzak motifleri, şerit desenleri, kesişen kareler ve ok şekilleri
gibi en karakteristik özelliklerini yansıtıyor. Art Deco üslubunda tasarlanmış yapılarda görülen, yaygın Mezoamerikan
etki, ziggurat
veya basamaklı piramit
formu oluyor. Söz konusu kademeli tasarım eğilimi Art Deco apartmanların çatı parapetlerinde
dikkat çekiyor.1920 ile 1940
yılları arasında İstanbul’da Art Deco üslubunda inşa edilen yapılar, şehrin orta üst sınıflarının
oturduğu özellikle Talimhane, Ayaspaşa, Maçka-Nişantaşı, Şişli, Cihangir gibi semtlerde görülüyor. Apartman tipi yapılar Art Deco’dan önce inşa edilmeye başlamış olmasına rağmen, üslubun İstanbul’da yaygınlaşmaya başlaması ile şehirde eş zamanlı olarak apartman tipi yapılar da yaygınlaşıyor. Beyoğlu bölgesinden sonra Maçka, Teşvikiye, Nişantaşı ve Cihangir
gibi semlerde de Gayrimüslim
kesimden sonra Müslüman-Türk
kesimin de apartman tipi yapıları tercih etmeye başlaması ile apartmanların sayısı giderek artıyor. 1930’lu yıllarda, İstanbul’un yeni gelişen bölgelerinde yabancı mimarların yanı sıra Türk mimarlar tarafından da apartman tipi yapılar yoğun olarak inşa ediliyor.İstanbul’da, 19. yüzyılın ortalarından itibaren belediye yönetmelikleri olmasına rağmen, yapıların modern yaşam ile uyumlu tasarlanmamış olduğu görülüyor. Geleneksel
ahşap
evlerin yangına sebebiyet vermesi
kaynaklı dezavantajından ötürü İstanbul Belediyesi tuğla (kâgir) yapımına
yöneliyor. Tuğla (kargir) yapılar, 19. yüzyılda
birçok Avrupalı ve gayrimüslimin yaşadığı Pera, Cihangir, Galata ve Şişli
civarında inşa ediliyor. Bu bölgelerde 19. yüzyılda apartmanlar, alışveriş pasajları ve ticari yapılar Osmanlı-Yunan
mimarları tarafından tasarlanıyor. Bu yapıların üslup dili ne Neo-Klasik
ne de Geleneksel Türk Mimarlığı’nın
yeniden canlandırılmış bir versiyonu oluyor. 20.yüzyılda, yeniden şekillendirilen yerleşim alanının mimarisinde, bugünün terminolojisinde "Art Deco"
olarak tanımlanan "modern" tarz
öne çıkıyor. 1930'ların başında
, İstanbul’da, Şişli, Nişantaşı, Ayaspaşa, Cihangir, Moda
gibi mahalleler yoğun olarak yerleşime
açılıyor. Apartmanlarda yaşamayı tercih eden üst orta-sınıf aileler
kısa süre sonra bu mahallelere taşınmayı tercih ediyor. Avrupa’da Art Deco üslubunda inşa edilen apartmanlar ile İstanbul’dakiler karşılaştırıldığında mimari nitelikleri ve düzeyleri, kitle biçimlenişi ve plan şeması açısından benzerlik görülüyor. İstanbul’daki bu yapıların tipik özellikleri, cephelerinde stilize edilmiş pilastrlar, geometrik motifli balkon ve pencere parapetleri
, genellikle yapıların giriş katında gözlemlenen köşeleri pahlı pencereler
, geometrik motif kompozisyonuna sahip metal konstrüksiyonlu
kapılardır.

Art Deco yapıların cephe tipolojileri incelendiğinde bazen tamamıyla
asimetrik ve simetrik
, bazen de bir katın asimetrik diğer katın ise simetrik olduğu
cephe düzenlenmesine, geometrik ve ışınsal bezemelerin görüldüğü çatı alınlıklarına, dairesel pencerelere, kenarları kırık tepe camına rastlanıyor. İstanbul’daki Art Deco yapıların girişinde kırık kenarlı (pahlı)
tasarıma sahip tepe camına sıklıkla rastlanıyor. Yapıların cephelerinde görülen stilize pilastırlar, geometrik motifli
balkon ve pencere korkulukları, chevron motifleri, zikzak motifi,
güneş doğuşu veya güneş ışınlarının görüldüğü stilize güneş motifi
, ok şekilleri, üst üste binen kareler, serpme çiçek,
pişmiş toprak malzemeli (Terakota, terracotta) frizler, yatay dekoratif bantlar, dikey çizgiler kademeli çatı parapeti ve pahlı pencereler
de Art Deco üslubunu işaret eden diğer özelliklerdendir. Art Deco üslubunda tasarlanmış yapılarda görülen güneş ışını motifinin
gücü yansıttığı bilinmekte, 1930’lu yılların, İstanbul Art Deco’sunda, ışınsal motifler
dikkat çekmektedir. Art Deco üslubu işaret eden, stilize güneş doğuşunu, güneş ışınlarını simgeleyen
bu motif, günümüzde hala varlığını sürdüren Cihangir’deki yapılardan, Lenger Sokak ile Güneşli Sokak
kesişiminde konumlanan 21 numaralı yapıda
ve Yeni Yuva Sokak 28 Numarada
konumlanan yapıda görülüyor. Art Deco akımını işaret eden tasarımlarda görülen bezeme ögeleri,
özgün
olabileceği gibi, eski üslupların motiflerinin yalınlaştırılıp geometrikleştirilmesiyle
de elde ediliyor. Bazı Art Deco apartmanlarda, Antik Yunan, Roma ve Rönesans
mimarisinde görülen dentil, sütun, konsol, yumurta frizi, kilit taşı
gibi ögelerin stilize
edilerek kullanıldığı görülüyor. Bu Neo-Klasik ögeleredünya Art Deco’sunun
örneklerinde de rastlanıyor. Lenger Sokak konumlanan 15 numarada konumlanan Güneş Apartmanı söz konusu duruma örnek teşkil ediyor.Art Deco, İstanbul’un kozmopolit geçmişini göz ardı etmeksizin İstanbul mimarisindeki şeklinde vurgulandığı gibi, İstanbul'da
modernleşme eğiliminin
sinyalini veriyor. Bu üslup klasik ve modern
öğreti arasındaki varlığıyla İstanbul’un tarihi geçmişi
ile olan bağlarını yansıtıyor. Şehrin gelecekteki modern imajı, çağdaş yaşamın ihtiyaçlarını karşılayacağı umulan yeni apartman blokları ile öngörülüyor. Bu yapılar, 1930'ların ortalarına kadar neredeyse Cumhuriyet'in en popüler
mimarlığı haline geliyor. Art Deco ve Streamline Modern, Lüküs Hayat
adlı 1930'lu yılların popüler müzikalinde de “Şişli’de bir apartman yoksa eğer halin yaman, nikel kübik mobilyalar duvarda yağlı boyalar"
statü
sembolü olarak görülüyor. Gerçekten de üst-orta sınıf için
, apartmanlar, modern arabalar, nikel mobilyalar
ve yağlı boya tablolar
statüyü temsil ediyor. İstanbul genelinde gözlenen bu durum Cihangir'de de görülüyor. Cumhuriyetin ilanından sonraki yıllarda, yanan ve yıkılan ahşap yapıların yerine çok katlı Art Deco yapılar inşa ediliyor. Art Deco üslubunda tasarlanmış yapılara İstanbul’da en fazla Cihangir
semtinde rastlanıyor.Yeni Yuva Sokak 6 numarada
konumlanan, zemin üzeri dört kattan meydana gelen, ara parsel yapısı olan apartman, Art Deco’nun birçok özelliğini yansıtıyor. Apartmanın balkon parapetleri üzerinde yer alan zikzak motif
Amerika’daki Art Deco yapılarda sık rastlanan “chevron” motifi
ile benzerlik gösteriyor. Kademeli çatı parapeti
ve eğrisel çizgilerden meydana gelen apartmanın demir giriş kapısı
da yine Art Deco anlayışı işaret ediyor. Kapının üzerinde, çerçeve içine alınmış kademeli bir tasarıma sahip köşeleri pahlı
açıklık, Art Deco üslubu işaret ediyor. Cihangir'de inşa edilmiş bazı apartman tipi yapılarda, Paris’te Art Deco üslubunda inşa edilmiş apartmanların bazı detayları görülüyor. Cihangir’deki başka yapılarda da görüldüğü gibi bu yapıda da Paris’teki
örneklerde görülen spiral bezemelimodern balkon korkuluklarına
yer veriliyor.İkinci Sigorta Han
adlı ara parsel yapısı olan apartmanın cephesinde dikey bir şekilde yer alan zikzak motifler ve eğrisel, geometrik form dünyasına dayalı giriş kapısı
Art Deco üslubunu işaret ediyor. Giriş kapısının kırma köşeli tasarıma
sahip olması İstanbul’daki Art Deco üslubunda tasarlanmış yapılarda en çok karşılaşılan özelliklerden biri olarak karşımıza bir kez daha çıkıyor. Apartmanın cephesinde yer alan stilize pilastır
ve geometrik motiflerden meydana gelen balkon korkulukları
da İstanbul’daki Art Deco yapılarda sıkça görülüyor.
Havyar Sokak 19 numaralı
yapıda görüldüğü gibi, Cihangir’deki apartman giriş kapılarında Edgar Brandt
tasarımlarını hatırlatan geometrik desenli ferforje
kullanılıyor. Dörtgen, beşgen
gibi geometrik şekillerin kullanıldığı cephelerin, Cihangir bölgesinde genellikle az katlı
konutlarda kullanılmış olduğu dikkat çekiyor. Havyar Sokak’ta bulunan söz konusu konutun cephesinde dörtgen geometrik
detaylar görülüyor. Cephenin geometrik ögelerinin daha sonradan yenilendiği, giriş kapısı üzerinde bulunan cam üzeri soyut eğrisel çizgilerle oluşturulan bölümün ise orijinalliğini koruduğu, giriş kapısının ise orijinal tasarımına sadık kalınarak yerine yenisinin yapılmış olduğu biliniyor. Bu yapıda görüldüğü gibi, Cihangir’deki apartman giriş kapılarında Edgar Brandt
tasarımlarını hatırlatan geometrik desenli ferforje
kullanılıyor.
Art Deco’nunpopülerliğini yitirmesi
, Avrupa ülkelerinde de olduğu gibi Türkiye’de de Bauhaus öğretisi ve pürist, rasyonalist-fonksiyonalist
yaklaşımın belirmesi ile gerçekleşiyor. İstanbul’daki yapılarda Art Deco üslubun giderek sadeleşmesi ve Bauhaus öğretisi ile bir arada kullanılması, Art Deco-Bauhaus sentezinin
oluşumunu gündeme getiriyor. Cihangir Bölgesi’nde, Kumrulu Yokuşu’nda
konumlanan, 1932 tarihli Mühendis Derviş Bey Apartmanı
, streamline
anlayışında tasarlanmış, Art Deco-Bauhaus sentezini yansıtan
çok katlı bir apartman tipi yapıdır. Art Deco-Bauhaus sentezini yansıtan yapıların cephesinde sıklıkla kullanılan taraklanmış mermer sıvanın
Mühendis Derviş Bey Apartmanı’nda da kullanıldığı görülüyor. Dönem şartları çerçevesinde yapının bütün inşaat aksamının malzeme ve işçiliğine itina edilmiş olduğu biliniyor. Art Deco üslubunu yansıtan yapılarda sıklıkla rastlanan apartmanın girişindeki ve bitişindeki kornişte yer alan kademeli tasarım
dikkat çekiyor.Cihangir’de,
Güneşli Sokak 36 numarada
konumlanan apartman, Art Deco–Bauhaus sentezinin
özelliklerini yansıtıyor. Yapının giriş kapısı Art Deco üslubu işaret ediyorCihangir mahallesi,
Lenger Sokak, 8 numarada
konumlanan yapıda da Art Deco–Bauhaus sentezinin
özelliklerinin birçoğu dikkat çekiyor. Kalın denizlik ve söveler, farklı tip sıva kullanımı gibi özellikler yapının Bauhaus anlayışına yakın tasarımına Art Deco karakter katıyor. Söz konusu sentezin Büyükada’daki
örneklerinde de sıklıkla görülen yuvarlatılmış köşeler
bu yapıda da karşımıza çıkıyor.Bu yazının başlığı yazardan bağımsız editoryal olarak hazırlanmıştır.
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.