Bugün Turgut Cansever’in mimarisi neden hâlâ referans kabul ediliyor

Ahmet Eren Keskin
11:00, 02/10/2020, CumaG: Güncelleme: 19:11, 18/12/2025, Perşembe
Bugün Turgut Cansever’in mimarisi neden hâlâ referans kabul ediliyor
Turgut Cansever gençlik yıllarında maket çalışması yaparken.

Turgut Cansever, farklı platformlarda fikirleri ve mimarisi hakkında çok şey yazılan, üretilen ve tartışılan sıradışı mimarlardan biri. Kendi yazılarından onun mimarisini ve düşünce yapısını anlamaya çalıştığımızda Cansever’in mimarlık alanındaki çalışmalarını ‘’bilinci biçimlerin dünyasına yansıtma çabası’’ olarak tanımladığını görüyoruz.

1920 yılında Antalya’da doğan mimar, Galatasaray Lisesi’ni bitirdi. Daha sonra girdiği sınavla Devlet Güzel Sanatlar Akademisi’nde mimarlık okumaya hak kazandı.


Ardından üniversitedeki ilk iki yılında,
Sedat Hakkı Eldem ile tanışan
Cansever; Eldem’in hayatının belirleyicisi olduğunu ve ona mimar olma konusunda ilham verdiğini ifade ediyor.
Turgut Cansever, 1946 yılında İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi Yüksek Mimarlık Bölümü'nden mezun olduktan sonra Sedat Eldem'in asistanı olarak görev aldı, hatta "Yapı, Türk Evi ve Türk Bahçeleri" konulu kitaplarının hazırlanmasına katkıda bulundu. Cansever'e göre bu harika deneyim;
ona disiplini öğretirken bir yandan da yazma becerilerini geliştirdi.
1950-1951 yılları arasında Devlet Güzel Sanatlar Akademisinde öğretim görevlisi olan Cansever; bu sırada, Fransa’yı ve Avrupa'nın önemli ülkelerini ziyaret etti. 1960’da Frank Lloyd Wright, Le Corbusier, Walter Gropius, Alvar Aalto ve Mies van der Rohe gibi önde gelen mimarları inceleyerek;
kendisine doçentlik ünvanını kazandıracak olan ‘’Modern
Mimarinin Temel Meseleleri’’ isimli tezini yayımladı
. Bu tez aynı zamanda
Türkiye’deki ilk sanat tarihi tezi
olarak tarihe geçti. Ülkemizde tarihselcilik akımının önemli bir temsilcisi olan sanatçı; ‘
’Bilge Mimar’’
olarak da anılıyor.

Cansever, eğitim hayatının başlangıcı hakkında şu ifadeleri kullanıyor:






1948 yılında Mimar Cahide Tamer ile birlikte restorasyon projesini üstlendiği
Sadullah Paşa Yalısı,
Cansever'in
profesyonel meslek hayatının ilk önemli tecrübesi oldu
. İstanbul’un
en eski ve en dikkat çekici ahşap yalılarından
olan bu yapıda pek çok yenileme çalışması yapıldı. Ayrıca duvar kağıdı ve yağlı boya ile kapatılmış olan kalem işleri tekrar ortaya çıkarıldı.

Turgut Cansever bu projeyle ilgili yorumlarını şu cümleleri ile ifade ediyor:


Mesleğini başarılı bir şekilde sürdüren Cansever, 1951 yılında liseden de arkadaşı olan
Abdurrahman Hancı ile beraber bir mimarlık ofisi kurdu
. İki mimarın birlikte tasarladığı yapılar incelendiğinde en önemli eserleri olarak Büyükada’da inşa edilen
Anadolu Kulübü Oteli
öne çıkar. Bina tasarımında; Cansever’in Batı seyahati sürecinde incelediği, önde gelen mimarlardan biri olan
Le Corbusier’in etkileri
görüldüğü gibi
yerel mimariyi değerlendirilme kaygısı
da fazlasıyla ön planda.
Bahçeye kısmına bakıldığında ise Türk evlerinin getirdiği mimari bir kazanç
olan arka-iç bahçeye bakma durumu
referans alınmış ve hayat-ev planlamaları da değerlendirilerek balkonlar; odaların ön kısmına yerleştirilmiş. Bu balkonlar aynı zamanda bahçeyi
güneşten koruma işlevini de üstleniyorlar.

Yapının yol cephesinde;
Türk-Osmanlı mimarisini andıran, kafes biçiminde tasarlanmış,
birbirini tekrarlayan, açık ve kapalı
güneş koruyucuları
dikkat çekiyor. Cansever bu açılıp kapanabilen güneş koruyucuların kullanımını
‘’adeta uyanan bir insanın gözünün açılması’’
olarak betimliyor.

Cansever’in bir diğer önemli eseri ise
Bodrum’un en değerli bölgelerinden
birinde geleneksel bir Türk evi olan Ertegün Evi’nin
restorasyonudur. Orijinal halinde tek bir kapı ile birleştirilen ve iki yapıdan oluşan Ertegün Evi; 1973 senesinde
eski yapıdan tamamen bağımsız bir ek yapı
ile yazlık konuta dönüştürüldü.


Eski yapı taştan inşa edilmiş olup dar pencerelerden oluşurken, yeni yapılan ekte
yuvarlak beton kolonlar, ahşap bölücü duvarlar ve kapıların
yanı sıra
yaşam alanına ışık ve hava sirkülasyonu sağlayan, meşe ağacından üretilmiş panjurlar
kullanıldı. Plan şeması olarak incelendiğinde ise yapıda restorasyondan sonrasında eski bina ile yeni bina arasında
, iç mekanlara serbest bir akış
elde edildiği görülüyor.


Turgut Cansever’in iki kanatlı tarihi
Salih Efendi Konağını
koruyarak tasarladığı bu yazlık konut projesi,
1980 yılında Ağa Han Ödülü kazandı
.


Cansever’in
1980 yılında Ağa Khan Ödülü’ne layık görülen
bir diğer projesi ise 1951-197 yılları arasında inşa edilen, Ertuğ Yener ile beraber tasarladığı
Türk Tarih Kurumu binasıdır.

Tasarımda önemli bir rol oynayan ve
mekanları etrafında toplayan iç avlu; Osmanlı yapılarından bir karakter olarak
dikkat çekiyor. Modern malzemelerin geleneksel bir anlayışla bilinçli bir şekilde kullanıldığı bir konsepte sahip olan bu binada; betonarme iskelet sistem, Ankara taşı, cilalı Marmara mermeri ve alüminyum çerçeveler kullanılmış. Yapıda
Osmanlı medreselerinin biçimsel organizasyonunu
anımsatan koyu kırmızı taş duvarlar, dış kütle, tektonik karakter ve mimari kimlik; yapıyı çevresindeki binalar arasında bir odak noktası haline getiriyor.


Turgut Cansever, kendi satın aldığı arazi üzerine bir tatil köyü tasarlaması ile
projenin hem mimarı hem müteahhiti hem de uygulayıcısı
oluyor. Tatil Köyü’nde yapıya kendi mimari kimliğini katarak büyük bir mimari önem kazandıran Cansever; tasarımını aşamasında
köyün ve
binaların düzenindeki mükemmelliği
ticari bir cazibe olarak kullanma düşüncesi
üzerine çalışmış. Müşteriler arsa içerisine inşa edilecek evleri için istedikleri alanı seçmekte serbestlermiş. Tek koşul,
yeni yapılan yapının, komşu yapıların deniz manzarasını kesmemesi olmuş
.

Yunan, Bizans ve Osmanlı
mimarisinden etkilere sahip olan Demir Tatil Köyü; çeşitli formlara
sahip 9 farklı tipteki 35 villadan
oluşuyor. Her biri farklı özelliklere sahip olsa da
ortak bir dilin ürünü
olan bu villalarda malzeme olarak
yerel taşlar, ahşap ve biraz da çıplak beton
kullanılarak
modern bir görünüş
hedeflenmiş. 1992 yılında Ağa Han Ödülü’ne layık görülen tatil köyü projesi aynı zamanda
Turgut Cansever’in üç kez Ağa Han Ödülü kazanan tek mimar
ünvanını almasını da sağlıyor.



Bu yazının başlığı yazardan bağımsız editoryal olarak hazırlanmıştır.




Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
GZT
GZT Haberin Sosyal Hali.

Gündemi en anlaşılır, en hızlı ve en görsel haliyle takip etmeye hazır mısınız? GZT özel video içerikleri, nitelikli infografikleri ve fark yaratan yayıncılık anlayışıyla size sıradan haber sitelerinin ötesinde bir deneyim sunuyor. Politikadan kültüre, teknolojiden spora kadar hayatın her alanına dokunan içeriklerle, doğru bilgiye keyifli bir arayüzle ulaşın. Dijital yayıncılığın yeni yüzü GZT ile dünyaya farklı bir pencereden bakın.

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

GZT dünyası her an yanınızda! GZT mobil uygulaması ile son dakika gelişmelerine ve özel içeriklere anında erişin. Sadece haber okumayın; izleyin, keşfedin ve paylaşın. iOS, Android ve Huawei cihazlarınıza kolayca indirebileceğiniz uygulamamızla gündemi cebinize sığdırın. Şimdi indirin, haberdar olmanın en keyifli halini kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mahallesi Fetih Caddesi No:6 Dk:1 Topkapı, Zeytinburnu / İstanbul[email protected](0 212) 612 29 30

Albayrak Medya Siteleri
YASAL UYARI

YASAL UYARI BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BIST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026